İçeriğe geç

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 15 · 3 dk okuma

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 15

Doğa mı? Asla

"Ben gelmiyorum."

Lara bunu son on dakika içinde on üçüncü kez söylüyordu.

Alessandro sabırlı bir şekilde gülümsedi.

"Gitmeniz gerekiyor."

"Hayır."

"Bu Bellanova değerlendirmesinin bir parçası."

"Yine de hayır."

Sofia başını hafifçe eğdi.

"Bayan Lara, doğayı sevmiyor musunuz?"

Lara dehşete düşmüş gibi görünüyordu.

"Doğa mı? Ben sivrisineklerin yaşadığı hiçbir yere gitmem."

Kerem hemen araya girdi.

"Merak etme, seni korurum."

Lara ona döndü.

"Sivrisineklerden mi?"

"Hayır, doğadan."

"Komik değildi."

"Biraz komikti."

İpek ise sessizce takvime bakıyordu.

"Aslında..." dedi yavaşça, "birkaç günlüğüne şehirden uzaklaşmak iyi gelebilir."

Lara sanki ihanete uğramış gibi ona baktı.

"İpek!"

İpek omuz silkti.

"Ne? Sürekli çalışıyoruz."

Ege de beklenmedik şekilde başını salladı.

"Katılıyorum."

Lara etrafına baktı.

"Harika. Hepiniz aklınızı kaçırmışsınız."

---

İki gün sonra.

Sabah saat yedi.

Maison D'Elior'un önünde büyük bir minibüs duruyordu.

Lara elinde kahvesiyle araca bakıyordu.

"Ben hâlâ bunun kötü bir fikir olduğunu düşünüyorum."

Kerem valizini bagaja koydu.

"Maceraya açık olmalısın."

"Ben klimalı maceraları severim."

İpek gülümseyerek arkadaşının koluna girdi.

"Bu kadar kötü olmayacak."

Lara dramatik bir şekilde iç çekti.

"Bu cümle genelde her şey kötü olmadan hemen önce söylenir."

---

Yaklaşık üç saat sonra grup dağların arasında, göl kenarında kurulmuş büyük bir kamp alanına ulaştı.

Manzara gerçekten muhteşemdi.

Yeşillikler, göl, dağlar...

İpek büyülenmiş gibi etrafına bakıyordu.

"Çok güzel."

Ege onu izliyordu.

"Evet."

İpek döndü.

"Manzarayı mı diyorsunuz?"

Ege bir an durdu.

"... Evet."

İpek hafifçe gülümsedi.

Öte yanda Lara ise durumdan hiç memnun değildi.

"Burada internet çekmiyor."

Kerem sırıttı.

"Trajik."

"Telefonum yüzde yirmi şarjda."

"Çok üzücü."

"Kerem."

"Efendim?"

"Şu an empati kurmanı istiyorum."

"Deniyorum."

---

Alessandro herkesi topladı.

"İlk görev!"

Kimse bu iki kelimeyi duymaktan hoşlanmamıştı.

"İkişerli takımlar oluşturacaksınız."

Lara anında İpek'in koluna yapıştı.

"Biz."

"Hayır." dedi Alessandro neşeyle.

"Takımları biz belirledik."

Lara yavaşça gözlerini kapattı.

"Tabii ki."

Alessandro listeyi okumaya başladı.

"İpek ve Ege."

İpek şaşkınlıkla Ege'ye baktı.

Ege sakin görünmeye çalışıyordu.

"Lara ve Kerem."

"İtiraz ediyorum." dedi Lara.

"Reddedildi." dedi Sofia.

"Meral Hanım ve Mert."

Meral Hanım derin bir nefes aldı.

Mert ise oldukça memnun görünüyordu.

"Harika."

"Hiç harika değil."

---

İlk görev basitti.

Ormandaki belirli noktalardan malzemeler toplayacaklardı.

Kazanan takım akşam yemeği görevinden muaf tutulacaktı.

Lara bunu duyunca bir anda motive oldu.

"Tamam. Kazanıyoruz."

Kerem şaşırdı.

"Az önce kampı sevmiyordun."

"Yemek yapmak istemiyorum."

"Anladım."

---

İpek ve Ege beklenmedik şekilde çok iyi bir takım olmuşlardı.

İpek haritayı okuyordu.

Ege ise yön buluyordu.

"Sağa dönmemiz gerekiyor." dedi İpek.

Ege durdu.

"Haritayı ters tutuyorsunuz."

İpek aşağı baktı.

"... Bu bilgiyi kendime saklayacağım."

Ege ilk kez yüksek sesle güldü.

İpek şaşkınlıkla ona baktı.

"Yine güldünüz."

"Galiba."

"Bu kamp size iyi geliyor."

"Emin değilim."

İpek gülümsedi.

"Ben eminim."

---

Öte yanda Lara ve Kerem çoktan kaybolmuşlardı.

"Bu senin suçun."

"Nasıl benim suçum?"

"Çünkü özgüvenli görünüyordun."

"Bu mantıklı değil."

Lara kollarını göğsünde kavuşturdu.

"Şu an suçlayacak birine ihtiyacım var."

Tam o sırada Lara ayağına takılan bir köke çarpıp dengesini kaybetti.

Ancak yere düşmeden önce Kerem onu tuttu.

İkisi birkaç saniye boyunca oldukları yerde kaldılar.

Lara bir anda ne kadar yakın olduklarını fark etti.

"Şey..."

Kerem de ilk kez ne söyleyeceğini bilememişti.

Tam o sırada Lara çığlık attı.

"ÖRÜMCEK!"

Kerem refleksle irkildi.

"Nerede?"

"Orada!"

İki saniye sonra şehrin en karizmatik CEO'su olduğu söylenen Kerem Sönmez'in de örümcekten korktuğu ortaya çıkmıştı.

Lara birkaç saniye ona baktı.

Sonra kahkahalarla gülmeye başladı.

"Sen... sen örümcekten mi korkuyorsun?"

Kerem gururunu toparlamaya çalıştı.

"Beklemiyordum."

Lara hâlâ gülüyordu.

"Bu hayatımda gördüğüm en komik şey."

Kerem iç çekti.

"Bu bilgi burada kalacak."

Lara sırıttı.

"Asla."

---

Kamp alanına döndüklerinde ise Meral Hanım ve Mert çoktan kazanmıştı.

"Nasıl?" diye sordu Lara.

Meral Hanım omuz silkti.

"Birlikte çalıştık."

Mert gülümsedi.

"Oldukça uyumluyuz."

Meral Hanım hemen itiraz etti.

"Abartmayın."

Ama yanaklarının hafifçe kızarması başka bir şey söylüyordu.

Ve kampın daha ilk günüydü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.