İçeriğe geç

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 1

İlk İş Günü

"Defalarca aradım. Açmıyor."

İpek telefonu masanın üzerine bırakırken derin bir nefes verdi.

Karşısında oturan Lara, elindeki çayı karıştırıyordu.

"Kira günü yarın."

"Biliyorum."

"Elektrik faturası da üç gün önce geldi."

"Biliyorum."

"Ve buzdolabında sadece yarım limon var."

İpek başını masaya koydu.

"Onu da biliyorum."

Küçük apartman dairesinin salonunda birkaç saniyelik sessizlik oluştu.

Yirmi dört yaşındaki İpek Yılmaz, üniversitede moda tasarımı okumuştu. Mezun olduktan sonra kendi markasını kurmayı hayal etmişti ama hayat pek de planladığı gibi gitmemişti.

Yakın arkadaşı ve ev arkadaşı Lara Erdem için de durum farklı değildi.

Lara moda tasarımı yerine tekstil bölümünden mezun olmuştu. Çok yetenekliydi ama bir o kadar da sabırsızdı.

İkisi yaklaşık bir yıldır çeşitli işlerde çalışarak geçinmeye çalışıyordu.

Fakat son birkaç ay gerçekten zordu.

Lara ayağa kalktı.

"Tamam. Ağlamak yok."

"Ben ağlamıyorum."

"Ruhun ağlıyor."

İpek istemsizce güldü.

Tam o sırada telefonu çaldı.

Ekrandaki ismi görünce şaşkınlıkla doğruldu.

Meral Hanım

İpek hemen telefonu açtı.

"Meral Teyze?"

Meral Hanım, İpek'in çocukluğundan beri tanıdığı bir aile dostuydu.

Aynı zamanda şehrin en prestijli terzi evlerinden biri olan Maison D'Elior'un sahibiydi.

"İpekciğim, seni rahatsız etmiyorumdur umarım."

"Hayır."

"Sana bir teklifim var."

İpek ve Lara aynı anda birbirlerine baktılar.

"Atölyede işler çok yoğunlaştı. Güvenebileceğim insanlara ihtiyacım var. Eğer isterseniz sen ve arkadaşın yarından itibaren başlayabilirsiniz."

İpek ayağa fırladı.

"Gerçekten mi?"

"Elbette."

"Geliyoruz!"

Telefon kapandığı anda salonda birkaç saniyelik sessizlik oluştu.

Sonra...

İki kız aynı anda çığlık attı.

---

Ertesi sabah.

Şehrin merkezindeki Maison D'Elior her zamanki gibi kalabalıktı.

Lüks takım elbiseler, özel dikim elbiseler ve dünyanın dört bir yanından getirilen kumaşlar...

Lara vitrinin önünde durmuştu.

"Burası gerçekten gerçek mi?"

İpek gülümsedi.

"İçeri girelim."

Meral Hanım onları sıcak bir şekilde karşıladı.

"Hoş geldiniz kızlar."

Kısa bir turdan sonra ikisini çalışma alanına götürdü.

"Bir şeyi baştan söylemeliyim."

İpek dikkatle baktı.

"Nedir?"

Meral Hanım'ın yüzündeki gülümseme biraz soldu.

"Maison D'Elior zor bir dönemden geçiyor."

Lara şaşırdı.

"Nasıl yani?"

Meral Hanım derin bir nefes aldı.

"Üç ay sonra İtalya merkezli lüks moda şirketi Bellanova Fashion Group, Türkiye'deki tek resmi iş ortağını seçecek."

İpek heyecanlandı.

"Bu inanılmaz bir fırsat."

"Evet."

Meral Hanım devam etti:

"Eğer anlaşmayı kazanırsak, Maison D'Elior dünyanın en prestijli moda evlerinden biri hâline gelecek."

Lara hemen sordu:

"Kaybedersek?"

Meral Hanım birkaç saniye sustu.

"Muhtemelen mağazayı kapatmak zorunda kalacağım."

Sessizlik.

İpek ve Lara şok içinde birbirlerine baktılar.

"Ne?"

"Son iki yıldır işler eskisi kadar iyi gitmiyor. Bu anlaşma bizim son şansımız."

Tam o sırada mağazanın kapısı açıldı.

İçeri uzun boylu, koyu saçlı ve son derece ciddi görünen bir adam girdi.

Üzerindeki siyah takım elbise kusursuz görünüyordu.

Meral Hanım başını kaldırdı.

"Bay Akman."

Adam kısa bir baş hareketi yaptı.

Ege Akman.

Şehrin en büyük holdinglerinden biri olan Akman Holding'in CEO'su.

Soğuk, mesafeli ve iş dünyasının en zor insanlarından biri olarak biliniyordu.

Lara fısıldadı:

"Bu adam hiç gülüyor mu?"

İpek cevap veremeden kapı tekrar açıldı.

Bu kez içeri sarışın, mavi gözlü ve son derece rahat tavırlı başka bir adam girdi.

Yüzünde kendinden emin bir gülümseme vardı.

Kerem Sönmez.

Sönmez Group'un CEO'su.

Ve Ege Akman'ın en büyük rakibi.

İki adamın bakışları anında birbirini buldu.

"Ege."

"Kerem."

Lara hemen İpek'e döndü.

"Tamam. Bunlar kesin kavga edecek."

Kerem gülümseyerek ceketini çıkardı.

"Şaşırdım Akman. Moda anlayışın gelişiyor."

Ege ifadesiz bir şekilde cevap verdi.

"En azından başkalarını taklit etmiyorum."

Meral Hanım iç çekti.

"Başlıyoruz..."

İpek ve Lara şaşkınlıkla ona baktı.

Meral Hanım açıkladı:

"Bu ikisi çocukluklarından beri rakip."

Kerem duyacak kadar yüksek sesle konuştu:

"Çünkü bazı insanlar kaybetmeyi kabullenemiyor."

Ege cevap verdi:

"Bazı insanlar da büyüyemiyor."

Lara başını iki yana salladı.

"Kesin kavga edecekler."

Meral Hanım gülümsedi.

"Hayır."

Bir saniye durdu.

"Umarım."

Ve tam o anda mağazanın arka tarafında büyük bir gürültü duyuldu.

İlk iş günü resmen başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.