-Defne
Gözlerimi yavaşca araladığımda hastanedeki odamın tavanıyla karşılaştım. Daha bakmam gereken 5 hasta vardı ve ben uyukluyordum! Hızlıca otomattan bir kahve alıp koridorda ilerlemeye başladım. Cebimden telefonumu çıkartıp kamerayı açtım. İnstagram'a story atmak önemliydi. Dora'nın ameliyatından sonra bir süre burada kalmamı rica etmişti Semra Hoca. Kameradaki kızıl saçlarıma baktım. Kenan severdi bu saçlarımı. 'Kızılcık' derdi sürekli bana. Kenan demişken,karşıdan gelen kişi Kenan mı? Yanındaki kızda kim? Hızlıca ilerledim ve Kenan'ı görmemiş gibi yapıp hızlıca yanından geçtim. Şaka gibiydi. Olamazdı. Kimdi o kız? Sevgilisi yoktu Kenan'ın. Ya sevgili yaptıysa? Stres ile koridorda ilerlerken kahvemden bir yudum almamla püskürtmem bir oldu. O anlık dalgınlıkla yanlış kahveden almış olmalıydım. Yüzümü ekşittim
"İğrenç!" Arkamdan Kenan'ın sesini duydum,
"Kızılcık?" Sakince arkama döndüm.
"Kenan?" Şaşkın bir şekilde bana baktı.
"Ne oldu?"
"Kahveyi yanlış almışım." Dedim.
"Kahveyi yanlış almışsın.." diyerek tekrar etti.
"Evet." Dedim ve arkamı döndüm. Kolumu tuttu.
"Kızılcık,bir sorun mu var?" Sinirlerimi bozmuştu.
"Hayır!" Ona döndüm. "Hem senin bir sevgilin var sonuçta. O baksın sana." Şaşkınlıkla bana döndü
"Benim bir sevgilim yok.." devam etti. "Ama istersen olabilir." Şaşırmıştım. Hemde çok. Bu bir çıkma teklifimiydi. O zaman evet evet evetti fakat bilemiyorum yani...
"Şey.. Neden istemeyeyim ki?" Saçmalıyordum..
"Neden istemeyesin?" Diye bir cevap verdi. Evet, bu aylarca beklediğim,göreve gittiğinde yolunu gözlediğim, yaralandığında yaralarını sardığım o adamdı.
Kenan'dı.
Derin bir nefes aldım ve duvarın kenarına koydukları o sandalyelerin birine geçtim. Aynı şekilde Kenan'da peşimden oturdu. Anlamamış gibi yapmak istiyordum. Pek hazır sayılmazdım. Ama tek bir sözüne bakardı kabul etmem...
"Bak Defne," dedi ve devam etti. Zordu sanki onun için konuşmak. "Belki her anında yanında olamam, görevim çıkar,belki de şehit düşerim. Ama vazgeçmem Defne,senden,sevdandan,aşkından vazgeçmem." Ne diyebilirim ki bu adama... Hayır demek ihtimaller dahilindemiydi? Şehit düşmek.. Her düşündüğümde canımı yakan o düşünceyi kabullenip bir adama gönül bağlamak peki.. Gözlerimin dolduğunu hissediyordum.
"Savaşacağım." Dedim. "Sonuna kadar. Ama sende savaşavaksın Kenan. Benim canımı yakmayacaksın. Hele bi şehit ol ve canımı yak.. Yanında biterim!" Gülümsedi Kenan. Bunu düşünmek benim yüreğime taş basmak gibi gelsede o korkmuyordu tabii. Vatan askeri vatan uğruna canını vermekten korkmazdı. Ellerini uzatıp gözümden akan bir damla yaşı sildi ve kollarını açıp 'sarıl' dermiş gibi baktı. Sarıldım ona. Varlığını hissetmek mutluluk vericiydi. Gözlerimden akan damla damla yaşlara aldırmadan sarıldım ona. Ben olarak, Defne olarak sarıldım ona. Güçlü davranmaya çalışmadan. Artık bir adam vardı, canımdan çok sevdiğim..