-Hayat
Sordum kendime,yarım kalan aşklar tamamlanabilir mi? Ya da bizimkisi bir aşk mıydı? Ben onu seviyordum. Anlamak zor olmamalıydı. Çok seviyordum. Kendime itiraf edemedim,ama seviyordum. Neydi yarım kalan aşklar? Ya da ben çok mu salağım? Galiba öyleyim. Adım Hayat'tı ama ben Doruk'a göre üsteğmen,Aylâl'a göre Mavi'ydim. Bana göre ben eskiden Hayat'tım. Sonra yavaş yavaş Üsteğmen oldum. Dün ise tekrar Hayat. Bir mucize lazımdı bana. Bir mucize. O mucize gelsin ve beni tekrar Üsteğmen yapsın. Ben sevmiyordum Hayat olmayı. Önümdeki dilekçeye tekrar baktım
Sayın Albay,
Kadınlar yatakhanesinde bir takım sorunlar yaşıyorum ve bu konudan rahatsız olduğumu açıkça belirtmek isterim. Ricam,bir lojman evinde oturmaktan yana. Gereğinin yapılmasını arz ederim.
İmza:Hayat Doğa Taş
Evet,mesleği bırakmıyordum fakat askeriyeden ve Doruk'tan ne kadar uzak,benim için o kadar rahattı. Kağıdı imzaladım ve dilekçe kutusuna bıraktım. Derin bir nefes aldım ve arkamı dönerek yemekhaneye doğru ilerledim. Açıkça konuşmak gerekirse saçma bir sebepten dolayı kızmıştım Doruk'a fakat pişmandım. Ama son zamanlarda iki kere karakola düşmem.. Her neyse.. Doruk haklı. Saçma bir sebepten bağırdım ve kızdım ona.. Ama yinede bana Hayat demesi.. Her neyse. Yemekhaneye girdiğimde çıkan yemeğim ıspanak olduğunu görünce derin bir iç çektim. Şu dünyada sevmediğim iki şey vardı. Çiçekler ve Ispanaklar. Çiçeklerden bir tek orkideyi severdim. O da çiçeklerin anası olduğu için. İlerledim ve bir tabak alıp içine en sevgili bakışlarımı atarak ıspanak koydum. Bizim karşıda oturuyordu. Yanlarına ilerledim. Caner ve Kenan birşeyler konuşuyor,Aylâl ve Dora telefondan birşeylere bakıyor,Doruk ise garibim Gece'nin başını şişiriyordu. İlerledim ve Dora'nın yanına oturdum. Kenan
"Sonra da bu dedi ki komutanım ben ne alaka-" dediği anda beni gördü ve
"Hoşgeldin yenge-" dediği anda ensesine bir tane yapıştıran tabiki bendim! Yenge ne?
"Yenge ne Kenan?" dedim. Kim Milyoner Olmak İster'de milyonluk soruyu bilmiş gibi bir hali vardı
"Sizsiniz komutanım!" Ne?
"Hangi akıllı dedi sana Hayat'a yenge de diye?" diye sordum
"Doruk komutanı-" dediğinde ensesine indiren bu sefer Doruk'tu
"Hani Hatırlamıyorum diyecektin,lan!" dediğinde yemekhaneye giren Defne'ydi.
"Ay napıyorsunuz Kenan'a!" diyerek bizim yanımıza geldi
"Kızılcık,sorun yok" dedi caner.
"Tamam ben yemek alıp geliyorum!" dedi ve hızlıca Kenan'ın omzuna iki kere vurdu ve yemeklerin oraya geçti. Bu ıspanak mıydı neydi? İğrenç görünüyordu. Bu arada midemin aşırı hassas olduğunu söylemiş miydim? Ağzıma bir kaşık attım ve o an herşey durdu. Büyük ihtimalle kusacaktım. Tüm gücümle koşarak tuvalete gittim ve midemde ne var ne yok çıkarttım. İşim bittiğinde çıktım ve bir de ne göreyim, tüm tim kapıda..
---------------------------------------
Derin bir nefes aldım ve zorla gülümsedim karşımdaki time
"Mavi..?" dedi Aylâl
"Efendim Aylâl?" dedim
"İyi görünmüyorsun." dedi
"Hayır,gayet iyiyim" gözüm arkada duran Doruk'a takıldı. Sanki iyi olduğumdan emin olmak ister gibi bakıyordu. Yavaşça yemekhaneye ilerledim. Artık ıspanak kokusu almaya tahammülüm yoktu. Sevmiyorum kardeşim seni. Sev-mi-yo-rum. Bilal yarın burada olacaktı ve sorun şu ki o günün siniri ile telefonu fırlattığım için artık bir telefonum yoktu.
"Doruk" dedim. O bana Üsteğmen demiyorsa,bende ona Komutan demeyecektim..
"Üsteğmen?" dedi. Evet Üsteğmen dedi.
"Özür dilerim." dedim.
"Ne?"
"Özür dilerim"
"Hayır." dedi
"Ne hayırı? İnsan gibi özür diledik işte!"
"Üsteğmen,yapma. Bak bana bağır,çağır,trip at,yüzüme taş at, ama benden özür dileme"
"Komutan,haklı olmadığım bir konuda sana saldıramam. Ama eğer affetmek istemiyor-" dediğim anda yine yaptı.. Yine.ben Doruk'un sırtındayım,yine ayaklarım havada ama bu sefer olmaz. Gücümü arkaya verdim ve takla atarak yere indim.
"Bu kadar basit olmaz herhalde!" diye bağırdım. Tekrar geldi ve tam alacakken koluna tekme attım. Bu sefer uzun sürmedi çünkü çoktan Gece gelmiş ve benim de duyabileceği şekilde Doruk'a
"Yengeyi sinirlendirmeyelim" demişti. Bir dakika,yenge mi?
"YENGE Mİ?" evet,baya baya bağırarak söylemiştim bunu.
"Ay pardon yeng- Hayat" dedi Gece. Sonra arkasını döndü ve tam gidecekken bana doğru geri döndü
"Yenge- ay Hayat komutanım ve sevgili tim. Hazırlanın,sınır ötesi göreve gideceksiniz" dedi. Ama benim gözüm arkada birbirlerinin gözlerine bakan Dora ve Caner'deydi. Doruk,benim bir yere baktığımı anlamış olmalı ki benim baktığım yere kafasını çevirdi
"Nereye bakıyorsun, Üsteğme-" dedi ve o da gördü. Bir farklı bakıyorlardı sanki. Bunu Doruk'ta anlamış olmalı ki,yavaşça Dora ve Caner'in yanına doğru ilerlemeye başlamıştı. Hiç bir şey olmamış gibi yapıp caneri kolundan tuttu ve sakince ilerlemeye başladı.
"Abi,abi! Hayat birşey yap! Kesin dövecek!" dedi. Ne yapayım ki ben. Yapabileceğim tek şeyi yaptım ve Doruk'a yetişip Caner'in kolunu tutan elini kavradım. El ele yürüyorduk. Anlamamıştı ne yaptığımı. Bana boş gözlerle bakıyordu
"Komutan bey benimle gelirmisiniz?" diye sordum. Sakinleşmişti.
"İstediğin yere,Üsteğmen hanım" dedi. Bu adamı sevdiğimi asla kendime itiraf edemeyeceğim,ama size edeyim.
Ben bu adamı seviyorum.
--------------------------------
Yazarın Notu!
Merhabaaaa! Nasılsınız cenlarımm? Yeni bölüm nasıldı? Açıkçası ben yazarken çok keyif aldım 😋Sizi seviyorum ve kocaman opuyorumm 😘😘😘😘