1 Gün Sonra
Herkes bahçede toplanmış, albayın emir vermesini bekliyorduk. Albayın emir verdiği kişi Jessica'nın sorgusunu yapacaktı. Albay yavaşca elini kaldırdı ve beni gösterdi
"Hayat, sen yapmak istermisin sorguyu kızım?"
"Sormanıza gerek bile yok,albayım" dedim
"Harika," dedi ve saatini çıkardı "Saat 15.00'da sorguya al onu."
"Emredersiniz albayım" dedim
"Dağılabilirsiniz" dediği anda Doruk yanıma geldi
"Halledebilecekmisin, üsteğmen?" bu adam beni basit lokma mı sanıyordu?
"Sen beni basit lokma mı sandın,komutan?" dedim
"Basit lokma olmadığını yüzüne bakınca görebilirim" ellerimi yüzüme götürdüm
"Ne var yüzümde?" dedim.
"Gördüğüm hem güçlü hemde çok güzel olan nadir kadınlardansın,üsteğmem" dedi
"Çok mu kadın gördün,komutan?" dedim
"Kadınlara bakmam,üsteğmen" dediği anda saatimi çıkartıp saate baktım 14.55. Yavaşça Doruk'a döndüm
"Bana bak Doruk. İstersen sokağa çık karşına ilk çıkan kızla evlen. Şahsen beni hiç ama hiç ilgilendirmez." ilgilendirir,Doruk. Yırtarım o kızı.
"Şu an çok daha önemli işlerim var." dedim.
"Doğru. Sena eşlik edeceğim. Albay öyle dedi." demediğine yemin edebilirim!
"Eminimki demiştir."
"Dedi." derin bir nefes aldım ve koridorda bana sülük gibi yapışan Doruk ile yürümeye başladık. Sorgu odasına geldiğimizde birlikte içeri girdik. İki odadan oluşuyordu. Birinde cam vardı sadece. Dışarıdan bakınca içeriyi görebiliyordun fakat içerden bakınca dışarıyı göremiyordun. Doruk camlı odada kaldı, ben ise asıl sorgu odasına girdim. Jessica karşımda duruyordu fakat artık ne onu koruyabilecek korumaları,neden silahları vardı. Girdiğim anda aklıma Dora vurulduğunda dinledigim şarkı geldi ve mırıldanmaya başladım.
"Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur"
"Ne?" dedi. Mırıldanmak devam ettim.
"Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur"
"Ne diyorsun sen?" hâlâ devam ediyordum
"Sadıkane belki ol alemde serdar olur"
"Anlamıyorum!" artık sesli bir şekilde söylüyordum ve kapıdan geçerek karşısındaki sandalyeye geçtim
"Yar olur,ağyar olur,serdar olur, dildar olur" (Sagopa Kajmer-Gölge Haramileri)
"Ne ima ediyorsun" derin bir nefes aldım
"Neden yaptın?"
"Neyi?" Şimdi anladım, ya cidden salaktı,yada salağa yatıyordu. Bence 2. Şık
"Salağa yatma,Jessica"
"Benim bir suçum yok" Hahahaa! Ne komik şaka ama!
"Daha önce ölmesine sebep olduğun çocukların hesabını kim verecek?"
"Ben doğru olanı yaptım."
"Doğru olan masum çocukları sebepsiz yere öldürmek miydi peki?"
"Evet" dediği anda yavaşça ayağa kalktım ve kafasını sorgu masasına vurdum.
"Emin misin,Jessica?"
"Bırak beni,manyak!"
"Kes sesini!" deyip yerime oturdum. Yavaşca kafasını okşadı
"Pes ediyorum. Sor,söyleyeceğim."
"Neden felan diye sormayacağım. Başka bir saldırı planınız var mı?"
"Yok,henüz hesaplamamıştık" inanma Hayat,inanma derin bir nefes aldım
"Emin misin,Jessica?"
"Yemin ederim! Yemin ederim olmayacak!"
"Eğer olursa,arkadaşlarında seninle aynı yere düşecek. Söylesende,söylemesende. Emin misin"
"Yemin ederim!"
"Harika!" deyip ayağa kalktım.
"Bana ne olacak" Suratına doğru yaklaştım
"Hapislerde çürüyeceksin." dedikten sonra kapıdaki polise seslendim.
"Sorgu bitmiştir! Atın bunu hapise!" dedim
"Emredersiniz komutanım!" dedi. Camlı odaya geçtiğimde Doruk beni bekliyordum.
"İyi iş çıkardın, üsteğmen."
"Ne sandın,komutan?"