İçeriğe geç

Okul

Bölüm 15 · 3 dk okuma

Okul

Bölüm 15

15.bölüm

Alo"

"Alo cemal alper'in adamları senin sevgilini yani ceren'i kaçırdı"

"Ne

"malesef ki cemal kaçıran kişilerden biri Alaz"

"Konum at"

İlahi bakış açısı

Cemal, Suat'ın söyledikleriyle sarsıldı. Gözleri karardı, kalbi ağzına geldi. Ceren... Ceren Kaçırılmıştı. Ve Alaz... Derin bir nefes aldı, zihnini toplamaya çalıştı. "Konum at," dedi sakin bir sesle. Telefonun ekranında beliren konum, onu şehrin karanlık sokaklarına, terk edilmiş bir depoya götürdü.

Cemal, depoya vardığında gece yarısını çoktan geçmişti. Ay ışığı, paslı demir kapının üzerindeki grafitileri aydınlatıyordu. İçeri girdiğinde, Ceren'i bir sandalyeye bağlı halde buldu; gözleri korkuyla doluydu, ama Cemal'e umutla baktı. Alaz, köşede duruyordu, yüzünde pişmanlık izleriyle. "Neden?" diye sordu Cemal,

Alaz başını öne eğdi. "baskı... korku," diye mırıldandı. "Alper'i idam edilirken gördüm aynı duyguyu Alper'de yaşadı."

Cemal, Ceren'in bağlarını çözdü ve onu sıkıca kucakladı. "Seni asla bırakmayacağım," dedi, gözlerinde yaşlarla. Ceren, ona minnettarlıkla sarıldı. Alaz cemal'e bakıp "Alper idam edildi, ben de onun intikamını alıyorum"cemal alaz'a yumruk atıp Ceren ile cemal ve koşmaya başladı alaz "Seninle sonra görüşeceğiz, senin iliğini kemiğini kurutacağım"diye bağırdı

Cemal ve Ceren, Alaz'ın tehditlerini arkalarında bırakarak, geceye karıştılar. Şehrin sokakları, onların kaçışlarına tanık oluyordu. Her adımda, Cemal'in zihninde Alaz'ın sözleri yankılanıyordu. "Senin iliğini kemiğini kurutacağım." Ancak Cemal'in tek düşündüğü şey, Ceren'in güvenliği ve onunla birlikte geçireceği gelecekti.

Ceren, Cemal'in sıcaklığında huzur bulmuştu. Onun güçlü kolları, ona dünyadaki tüm kötülüklerden korunma hissi veriyordu. Cemal'in adımları, onları şehrin gürültüsünden uzak, sessiz bir parka götürdü. Burada, yıldızlar altında, bir banka oturdular. Ceren, başını Cemal'in omzuna yasladı ve derin bir nefes aldı. "Cemal, bu gece olanlar... çok korktum," dedi usulca.

Cemal, onun elini tuttu. "Biliyorum, güzelim, Ama şimdi güvendesin. Seni koruyacağım, ne pahasına olursa olsun." Ceren, gözlerini Cemal'e dikti. "Seninle her şeyi aşabiliriz, değil mi?" diye sordu. Cemal, ona kararlı bir bakışla baktı. "Evet, birlikte her şeyi aşabiliriz."

Aradan saatler geçti ve sabahın ilk ışıkları ufukta belirmeye başladı. Cemal ve Ceren, parktan ayrılıp, şehrin uyanmaya başladığı sokaklarda yürüdüler. Cemal, Ceren'i evine götürdü ve kapıda ona veda etti. "Seni yarın arayacağım," dedi. Ceren, ona minnettar bir gülümsemeyle baktı. "Teşekkür ederim, Cemal. Sen olmasaydın..."

Cemal, onun sözünü keserek, "Her zaman yanındayım, Ceren. Unutma," dedi ve ardından döndü, kendi evine doğru yola çıktı.

Cemal'in aklında, Alaz'ın sözleri ve Alper'in idam edilişi dönüp duruyordu. Adaletin yerini bulması gerekiyordu. Alaz'ın yaptıklarının cezasız kalmaması gerekiyordu. Cemal, bu düşüncelerle dolu bir şekilde evine vardı. Kapıyı açtığında, sessizlik onu karşıladı. Yalnızlığı, ona Alaz'la hesaplaşma zamanının geldiğini hatırlattı.

Ertesi gün, Cemal, Alaz'ın peşine düştü. Şehrin karanlık köşelerinde, Alaz'ın izini sürdü. Ve nihayet, bir akşamüstü, Alaz'ı buldu. Alaz, bir kafede oturuyordu, yüzünde endişeli bir ifadeyle. Cemal, onun masasına yaklaştı ve karşısına oturdu.

"Alaz," dedi Cemal, sesinde soğuk bir kararlılıkla. "Seninle konuşmamız gereken bazı şeyler var."

Alaz, Cemal'in gözlerine baktı. "Cemal, ben... pişmanım," dedi. "Yaptıklarım için özür dilerim. Ama artık geri dönüş yok."

Cemal, ona sert bir bakış attı. "Pişmanlık yetmez, Alaz. Senin yüzünden neler yaşadık, biliyor musun? Ceren'i kaçırdın."

Alaz, başını eğdi. "Biliyorum, Cemal. Ve cezamı çekmeye hazırım."

Cemal, ona uzun bir süre baktı. Sonra kalktı ve Alaz'a son bir söz bıraktı. "Umarım, pişmanlığın seni daha iyi bir insan yapar, Alaz. Ama unutma, adalet her zaman yerini bulur."

Cemal, kafeden ayrıldı ve Alaz'ı kendi kaderiyle baş başa bıraktı. Cemal'in adımları, onu yeni bir başlangıca, Ceren'le birlikte kuracakları huzurlu bir geleceğe götürdü.

1 saat sonra

Alaz'la konuştuktan sonra eve gittim Alaz'a son bir fırsat vermiştim umarım bunu değerlendirirdi .Annem beni karşıladıklarını sonra "hoşgeldin oğlum" başımı sallayıp içeri girdim. Ayakabılarımı çıkardıktan annemle salondaki koltuğa oturduk.

"Oğlum neler oldu"

"Anne Alper'in adamı Alaz Ceren'i kaçırdı bende Alaz''a haddini bildirip ceren'i kurtardım"

O sırada telefonum çaldı arayan 0 546 189 55 97 diye bir numaraydı telefonu açtım

"Direkt atacağım konuma gel" telefonu kapattım

1 saat sonra

Arayan kişinin yanına vardığımda uçurumun kenarına geldiğimi fark ettim.

"Hoşgeldin" dedi sertçe. Yanına gittim "sende kimsin?" Bana yaklaştı "Ben Emine seda Yıldırım, seninle hesaplaşmamız gerekiyor, otur uçurumun kenarına" uçurum kenarına oturdum. Hemen konuştu. 'İlk sorum şu Alper neden idam edildi, eğer cevap vermezsen kafana silah dayayacağım" sustum... Bir süre sonra kafama silah dayadı "Konuşsana Amına koyduğumun evladı" Bu kadına hiç güvenemiyordum en sonunda "Alper annemi tecavüz etti, o yüzden idam cezası aldı." Kadın elini tetiğe koydu. "Daha başka neler yaptı" demişti ki ayağa kalkıp kadının elinden silahı aldım.

Bölüm sonu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.