Yeni bölümle geldim. Umarım diğer bölümü beğenmişsinizdir. Bu bölümde Eslem'in hayatından bahsedeceğim biraz. Umarım beğenirsiniz. İyi okumalar dilerim...
Seviliyorsunuz...
Bölüm şarkısı: Ferdi Özbeğen-Başkası mı var
Biraz eski bir şarkı ama ben seviyorum.
♡♡♡♡♡♡♡♡♡
İkisine bana şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Eminim ki böyle bir şey diyeceğim akıllarının ucundan bile geçmedi. Bende bu sessizlikten sıkıldığım için "Bir şey söylemeyecekmisiniz?" Dedim. Gözlerim ikisinin arasında gidip geliyordu. Transa mi girdiler?
Naz "Bindallını ne renk seçeceksin?" Dedi. nE ben şok oldum. Gözlerimi pörtletip Naz a baktım. Hatice ise bana sırıtmakla meşguldü. Bende , Naza cevap olarak "Olmayacağını bildiğin halde neden soruyorsun?" Dedim. Hatice enseme bir tokat yapıştırdı ve "Eslem ateşin yok dimi kanka?" Dedi. "Yok ya nerden çıkarıyorsun böyle şeyleri?" Dedim. Naz , Haticeye "Hatice , Karan Hoca , Eslemin ayarlarıyla oynamış belli ki" dedi ve göz kırptı. Bende "Onu bunu bırakın da sınıfa çıkalım. Bu günde bir bitse de eve gitsek" dedim.
-3 hours later-
Sonun da okul çıkışı olmuştu sonun da eve gidecektim. ŞÜKÜRRRR. Kızlarla vedalaştım ve okuldan çıktım. Naz ve Haticeyi , babaları almıştı. Bende kendim gidecektim eve. Kulaklıklarımı taktım ve Sezen Aksu-Tutuklu şarkısını açtım ve yürümeye başladım. Ne de olsa ben eve gidene kadar 25 dakika geçerdi. Şarkılarımla dolu dolu 25 dakikaaaa. Otobüsle gidebilirim ama yürümeyi tercih ediyordum.
Ben Eslem DAĞDELEN 18 yaşındayım. 12. Sınıf sayısal öğrencisiyim. Mimar olmak istiyorum. Annem Esila ÜNLÜ 36 yaşında Diş Doktoru. Babam o ise ben 5 yaşında iken bizi bırakıp başka bir kadınla yurt dışına gitti bir daha da onu hiç görmedim görmekte istemiyordum. Bu yaşıma kadar baba sevgisi görmedim annem de zaten hayatına başka birini almadı. Baba sevgisi görmediğim gibi anne sevgisinden de çoğu zaman mahrum kaldım annem yanımda olmasına rağmen. Çoğu zaman hastanede ya da hastane imkanı çok olmayan yerlere seminer gibi vermek için şehir dışında olurdu ben çok kalabalık yerleri sevmediğim için onunla gitmezdim o gittiği zaman 1 haftadan önce dönmedi ve ben evde kalırdım.
Annemin ailesi ben yeni doğduğum zamanlarda yeni ölmüşlerdi trafik kazası yüzünden. Dayım da ya teyzem yoktu.
Baba tarafı deseniz Annem boşandıktan sonra hiç görüşmedik ve Denizliden başka bir şehire yani Aydına yerleşmiştik. Bu Aydın da çok güzel bir hayat sürüyorduk, annem işinde gücünde ben ise okuyordum.
Neyse eski defterleri açmak gelmiyordu içimden. Midem bulandırdı eskileri düşündükten sonra. Hayatımda yerini asla edilemeyeceği kişileri düşünmek istemezdim.
Sezen Aksunun şarkısı bittikten sonra
Gülşen- Bir taraf seç adlı şarkısı geldi.
Kalbinde biliyor ödünç alınmaz aşk
Neden hep zoru seviyor
Neden olanla yetinmez aşk
Gündelik heyecanmıydı söyle
Bir anlık bi telaş
Kalbinde kanıyor aykırı bir aşk
Bir taraf seç o ben olayım
...
Tenimi kokunu , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Tenimi kokuna , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Yanlış varsa götürür hayat doğruları
Yine de sorarım elbet kendime hep aynı zor soruları
Gündelik heyecanmıydı söyle
Bir anlık bir telaş
Hakkım da değilsin üstelik
Kalbinde kanıyor aykırı bir aşk
Bir taraf seç o ben olayım
...
Tenimi kokuna , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Tenimi kokuna , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Şarkılar sırasıyla çalmıştı ve bende evin yakınlarına gelmiştim. Evimizin karşısındaki evi yeni boşaltmışlardı. Sağ ve solumuzdakilerde yaklaşık 6 aydır boştu ama karşı ev okullar açılmadan hemen önce boşaltılmıştı. Oturan çiftler ise öğretmendi tayinleri çıktığı için gitmişlerdi.
Bu arada bu mahallede benden başka çocuk da yoktu. Oturan çiftlerin çoğu yaşlı ve yeni evlilerdi çocukları var ise de burada değillerdi. Evin önüne geldiğimde çantamdan anahtarlarımı ve kulaklıklarımın kutusunu çıkardım ve kulaklıklarımı çıkararak kutusuna koydum ve cebime salladım.
Anahtarı kapının deliğine soktum ve çevirdim. İçeri girdim hemen odama çıktım ve çantamı çıkarıp çalışma masamın üzerine koydum.
Üzerimi çıkardım ve rahat şeyler giydim. Annem daha bu saatte gelmezdi. Zıkkımlanma saatim geldiği için telefonumu ve kulaklıklarımı şarja takıp hemen mutfağa indim ve kendime noodle hazırladım ve yedim. Yemeğimi yedikten sonra kendime soğuk kahve yapıp odama çıktım ve balkona çıktım.
Evimiz iki katlıydı ben yukarı katta ve balkonu ana yola bakan odada kalıyordum. Tabi annemin odasının da balkonu vardı ama o arkaya bakıyordu. Odam siyah ve beyaz renk ağırlıkları fazla olan bir dekorasyona sahipti. Çalışma masam , kitaplığım , yatağım , bir koltuk ve iki tane de puf vardı biri siyah ve biri beyaz.
Balkona çıktım ve odam havalansın diye balkon kapısını açtım. Kapı dediysem de sürgülü iki tarafa açılan cam kapıydı.
Balkonu kendi zevkime göre dizayn etmiştim. Balkon demirleri beyazdı ve üzerine abartı olmayacak şekilde yapay çiçekli sarmaşıklarla süslemiştim. Bir kaç saksı ve bitki türü vardı. Bir masa iki sandalye ve bir hamak vardı. Balkon benim için ideal büyüklükteydi.
Masama oturdum ve kahvemi içmeye başladım. Kahvenin bitmesine yakın eve poşetleri gelen annemi gördüm ve hemen aşağıya indim kapıyı açtım ve elindeki poşetlerini yarısını alarak mutfağa gittim.
Poşetleri masaya bıraktım ve anneme "Günün nasıl geçti anne?" Dedim. Annem de "İyiydi ama yorucuydu. Ya senin güzün nasıldı güzel kızım?" Dedi. Walla anne ne sen sor ne ben söyleyeyim Karan Hocayla neyse "İyiydi Anne dersler işte aynı" dedim. Tam mutfak kapısından çıkacakken Annem "Eslem karşıya komşu taşınıyormuş. Dün iki kişi evi geziyorlardı. birisi Hikmet amca evin sahibi idi diğerini tanımıyorum" dedi. Bende uzatmadan "Hayırlısı Anne" dedim ve mutfaktan çıktım.
Odama çıktım. Kitap ve defterlerimi alıp balkona çıktım. Ders çalışmaya niyet ettim dedim ve başladım.
♡♡♡♡
Ders çalışmaya başladığımda saat 17.14 idi şimdi ise saat 19.45 idi. Resmen nefes almadan ders çalışmıştım. Kafamı kaldırdığımda karşı eve nakliye arabası gelmişti ve mobilyaları eve taşıyorlardı. Pek dikkat etmedim ve toparlanıp odaya geçtim.
Akşam yemeği için anneme yardım etmek için mutfağa indim. Annem "Eslem karşı eve mobilyaları getirmiş" dedi tabakaları masaya yerleştirirken. "Gördüm anne" dedim. Annem ise "Bi yarım saat önce çöp atmak için dışarıya çıktığımda gördüm. Hikmet amcayla selam verdim , yerleşmiş komşumuz. Galiba öğretmenmiş" dedi. Bende "Seni görmedim dışarıya çıkarken" dedim."Ben seni gördüm derse baya dalmışsın" dedi annem de. Yemek yemeye başladık.
Yemek yerken Annemi doktor arkadaşı evlerine kahve içmek için arayıp davet etmişti. Anneme söyleyip ben gitmeyecektim. Sonunda yemeği yemiş ve sofrayı topmaıştık. Annem ise hazırlanıp çıkmıştı ve beni anlayışla karşılamıştı.
Annemin gittiğin de saat 20.50 idi. Bende kendime kahve yapıp odama çıkmıştım. Telefonumu alıp balkona çıktım. Üzerime siyah crop ve altıma dar bir short giymiştim.
Hava biraz esiyordu ama çok değil. Nakliye arabası gitmişti ve evin ışıkları yanıyordu. Ama perdeler kapalıydı. İçimden gelen bir dürtüyle. Gece yürüyüşü yapmak geldi ve içeri girip üzerime bir ceket aldım.
Saçımda dağınık topuz yapmıştım.
Kulaklıklarımıda alıp aşağıya indim. Siyah spor ayakkabılarımın giydim ve evin anahtarlarını da alıp evden çıktım. Anneme haber vermene gerek yoktu sanırım. Küçük bir kaçmaktan bisi olmaz dimiggggggg?
Kapının önünde durduğumda karşı evin alt katta olan camının perdesinin birinin yarısına kadar aralık olduğunu ve bir karaltı olduğunu gördüm.
Biraz korkmuştum. Biri beni mi dikizliyordu yoksa bana mı öyle geliyordu. Yok ya Eslem kimse yok dimi ya dimi dimi.
Kesinlikle kendimi kandırmaya çalışmıyorum.
Kendimi toparlayıp evin önünden ayrıldım. Telefonumu sessize alıp kulaklıklarımı takıp müzik açtım ve yürümeye başladım.
♡♡♡♡♡♡
Evden ayrılalı 25 dakikadan fazla olmuştu. Bu kadar yeter diyip eve doğru adımladım. Evin yakınlarına geldiğimde ayağıma bir küçük çakıl taşı denk geldi ve başımı eğerek onu ite ite yürümeye başladım kulaklıklarımı çıkardım ve cebime koydum.
Evin tam oraya geldiğimde biri beni aniden kendine çekti ve kafasını boynuma gömdü. Kalbim korkudan maratona çıkmıştı bile. Hemen konuşmaya başladı "Eslem neredeydin? Arıyorum , mesaj atıyorum neden bakmıyorsun haaa?" dedi. Ben şok oldum. Bu Karan Hocaydı. NEEEEGGGGGGGGG. Bu Hoca bu saatte neden burada acep?
Hemen "Hocammm" dedim şaşkınlık nidasıyla. "Burada ne işiniz var?" Dedim. Karan Hoca ise "Evim burada Eslem" dedi. Ben bir şok daha geçirdim. "Nasıl yani ?" Dedim. "Sizin evin karşısına yerleştim ama sizin eviniz olduğunu bilmiyordum. Bir haftadır otelde kalıyordum ve burayı buldum. Yani öğrencimin evinin karşısını. Akşam üstü seni balkonda ders çalışırken gördüm" dedi. Her şey teker teker anlaşılıyordu böylece.
"Söyle bakalım Eslem neden telefonlara bakılmıyor?" . "Hocam telefonum sessizdeydi ondan duymamışımdır" dedim. Karan Hoca da "Bundan sonra telefonun hep açık olsun. Ve bu saatte yanın da birisi olmadan dışarıya çıkma" dedi. Bende
"Tamam Hocam. Şey Hocam mahalledeyiz yanlış anlaşılır" dedim.
Karan Hoca derin bir nefes aldı ve benden ayrıldı. "Peki siz bu saatte neden dışarıdasınız ?" Dedim. Karan Hoca ise "Sana ulaşamayınca endişelendim ve burada beklemeye karar verdim" dedi. "Özür dilerim Hocam bilmiyordum bir daha olmaz" dedim. Karan Hoca ise "Bir daha yapmayacak olduğun şeyler listesine yeni şeyler katılıyor" dedi. Benim aklıma hemen sınıfta yaşadığım ve sonrasında ise spor odasından ki yaşadığımız şeyler geldi aklıma.
Yüzüm yanmaya başladı utançtan. Yüzümün kızardiğına bahse girerim. Rezil rezil rezillllll Eslem. Karan Hoca "Ne oldu?" Dedi. Bende "Yok bisi Hocam" dedim. Karan Hoca da "İyi öyle olsun bakalım Eslem" dedi. Bende başımı salladım. Karan Hoca "Hadi içeri geç durma sokakta daha fazla" dedi. Bende "Tamam Hocam. Hayırlı olsun güle güle oturu" dedim.
Karan Hoca da "Teşekkürler Eslem" dedi. Arkamı döndüm ve eve adımladım. Bahçeye girdim ve kapıya yürüdüm. Anahtarı cebimden çıkardım ve kapının deliğine soktum , açtım. Kapıyı açtıktan sonra Karan Hocaya döndüm ve hala bıraktığım yerde duruyordu. "İyi akşamlar Hocam" dedim. Karan Hoca da "İyi akşamlar Eslem" dedi ve eve girdim.
Eve girdim ve ayakkabılarımı çıkarıp ayakkabılığa koydun. Odama çıktım ceketimi çıkardım ve yatağa oturdum telefonumu aldım ve sessizden çıkardım. Telefona bildirimler cevapsız çağrılar doldu. WhatsApp'a ait 20 cevapsız mesaj ve
30 cevapsız çağrı vardı.
Hepside Karan hocanın dı. WhatsApp a girdim ve attığı mesajlara baktım.
0547: Eslem neredesin?
0547: Eslem cevap ver.
0547: Neden bakmıyorsun?
0547: Endişeleniyorum Eslem.
0547: Neden evden tek çıktın?
0547: Eslem şakanın sırası değil
0547: Polise giderim bak.
Gibi bir çok mesaj vardı. Hepsine de görüldü attım ve Karan Hocanın numarasını "Matematiğin Babası" olarak kayıt ettim ve sohbetinden çıktım ki profili gözüme takıldı. Erkoların klasik arabanın kaportasına yaslanmış ve yandan çekilmis bir foto vardı. Arkadaki manzara resmi de gözümden kaçmadı Hocam. Sonra Hocayı dikizlemekten var geçtim.
Saat daha 22.00 dı. Bir duş alsam iyi gelecekti. Hızlıca kıyafet seçtim dolabımda ve odamdan çıkıp koridorda ilerledim odamda banyo yoktu. Ve banyoya vardım ve kısa bir banyo yapıp çıktım. Üzerime gecelik olarak bunları giydim ve saçıma havluyu sararak odama gittim.

(Gecelik)
Odama gittiğimde dolabımda saç kurutma makinesini çıkardım ve makyaj masama oturdum. Uzun kahverengi saçlarımı kurutmaya başladım. 15 dakikanın sonunda uzun gür saçlarım kurulmuştu. Makyaj masamın başından kaltim ve saç kurutma makinesini yerine koydum ve susadığım fark ettim ve mutfağa indim. Şu içtim ve kendime portakal suyu koyup tekrar odama döndüm.
Saat daha çok erken olduğu için aklıma kitap okumak geldi ve yarım bıraktığım kitabımı alıp balkona çıktım ve hayatıma oturup bacaklarımı kendime çektim.
Bir süre kitap okumuştum ve baya dalmıştım ve beni korkutan ses telefonumun bildirim sesiydi. Hemen oturduğum yerden kalktım ve yatağımın üzerinde olan telefonumu aldım ve balkona yerime gittim ve tekrar oturdum.
Telefonumu açtığımda. Gelen mesaj beni şaşırtmıştı.
Matematiğin Babası: Neden uyumadın? Ve neden balkondasın?
Adlı bir mesaj gördüm. Hocam sen beni mi dikizliyorsun? Kafamı karşı eve kaldırdım ve Karan Hoca da ben gibi balkondaydı. Üzerine siyah tişört ve gri eşofman giymişti ve bir elinde sigara bir elinde de telefon vardı. Balkon parmaklıklarının üzerine duran bir adet de bardak vardı. Büyük ihtimalle kahve-sigara yapıyordu.
Kafamı tekrar telefona götürdüm ve
Ben: Uykum yok Hocam ondan uyumadım.
Matematiğin Babası: Yarın ki derste uyursan ben sana o zaman sorarım.
Ben: Yok Hocam uyumam.
Matematiğin Babası: Onu yarın göreceğiz Eslem.
Ben: Peki.
Matematiğin Babası: Hadi geç içeri. Hava biraz esiyor.
Ben: Tamam Hocam.
Matematiğin Babası: Perdeni kapamayı unutma.
Ben: Olur Hocam kapatırım. İyi geceler.
Matematiğin Babası: Sana da iyi geceler Eslem.
Karan Hocanın sohbetinden çıkıp telefonumu kapattım. Oturduğum hamakta kalktım ve balkondan içeri girdim. Perdeyi tuttum ve kapatırken Karan Hocayla bakışmayı unutmadım.
Ehehehehehhe
Aaaaaa o neydi öyle olummmmm. Aklıma anneme mesaj atmak geldi ve "Ben uyuyorum" yazıp attım. Mesaj attıktan sonra odanın ışığını kapattım ve yatağıma girip uyumaya çalıştım. Lakin uyuyamadım bu gün Karan Hocayla olanlar geldi aklıma. Beni spor odasına kilitleyip duvarla arasına alması sokakta sarılması. Yok yok Eslem sen kendini kandırıyorsun. Kandırıyormuyum yoksa. Hayri ya her şey bariz bir şekilde ortada benim yaptığım bisi yok. Bunun olup olmayacağını zaman gösterecek. Zaman. Neyse uyusam iyi olacak. Olmayacak hayallerimle sabah olmasını diledim. Ve uykunun kollarına kendimi bıraktım.
♡♡♡♡♡♡♡
Bu bölümde böyleydi biraz uzun tutmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Fikrinizi yorunlwrda belirtin. Yorum ve oy vs vs yapmayı unutmayın. Bir dahaki bölüm de görüşmek üzere kendinize cici bakın.
Seviliyorsunuz...
Yeni bölümle geldim. Umarım diğer bölümü beğenmişsinizdir. Bu bölümde Eslem'in hayatından bahsedeceğim biraz. Umarım beğenirsiniz. İyi okumalar dilerim...
Seviliyorsunuz...
Bölüm şarkısı: Ferdi Özbeğen-Başkası mı var
Biraz eski bir şarkı ama ben seviyorum.
♡♡♡♡♡♡♡♡♡
İkisine bana şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Eminim ki böyle bir şey diyeceğim akıllarının ucundan bile geçmedi. Bende bu sessizlikten sıkıldığım için "Bir şey söylemeyecekmisiniz?" Dedim. Gözlerim ikisinin arasında gidip geliyordu. Transa mi girdiler?
Naz "Bindallını ne renk seçeceksin?" Dedi. nE ben şok oldum. Gözlerimi pörtletip Naz a baktım. Hatice ise bana sırıtmakla meşguldü. Bende , Naza cevap olarak "Olmayacağını bildiğin halde neden soruyorsun?" Dedim. Hatice enseme bir tokat yapıştırdı ve "Eslem ateşin yok dimi kanka?" Dedi. "Yok ya nerden çıkarıyorsun böyle şeyleri?" Dedim. Naz , Haticeye "Hatice , Karan Hoca , Eslemin ayarlarıyla oynamış belli ki" dedi ve göz kırptı. Bende "Onu bunu bırakın da sınıfa çıkalım. Bu günde bir bitse de eve gitsek" dedim.
-3 hours later-
Sonun da okul çıkışı olmuştu sonun da eve gidecektim. ŞÜKÜRRRR. Kızlarla vedalaştım ve okuldan çıktım. Naz ve Haticeyi , babaları almıştı. Bende kendim gidecektim eve. Kulaklıklarımı taktım ve Sezen Aksu-Tutuklu şarkısını açtım ve yürümeye başladım. Ne de olsa ben eve gidene kadar 25 dakika geçerdi. Şarkılarımla dolu dolu 25 dakikaaaa. Otobüsle gidebilirim ama yürümeyi tercih ediyordum.
Ben Eslem DAĞDELEN 18 yaşındayım. 12. Sınıf sayısal öğrencisiyim. Mimar olmak istiyorum. Annem Esila ÜNLÜ 36 yaşında Diş Doktoru. Babam o ise ben 5 yaşında iken bizi bırakıp başka bir kadınla yurt dışına gitti bir daha da onu hiç görmedim görmekte istemiyordum. Bu yaşıma kadar baba sevgisi görmedim annem de zaten hayatına başka birini almadı. Baba sevgisi görmediğim gibi anne sevgisinden de çoğu zaman mahrum kaldım annem yanımda olmasına rağmen. Çoğu zaman hastanede ya da hastane imkanı çok olmayan yerlere seminer gibi vermek için şehir dışında olurdu ben çok kalabalık yerleri sevmediğim için onunla gitmezdim o gittiği zaman 1 haftadan önce dönmedi ve ben evde kalırdım.
Annemin ailesi ben yeni doğduğum zamanlarda yeni ölmüşlerdi trafik kazası yüzünden. Dayım da ya teyzem yoktu.
Baba tarafı deseniz Annem boşandıktan sonra hiç görüşmedik ve Denizliden başka bir şehire yani Aydına yerleşmiştik. Bu Aydın da çok güzel bir hayat sürüyorduk, annem işinde gücünde ben ise okuyordum.
Neyse eski defterleri açmak gelmiyordu içimden. Midem bulandırdı eskileri düşündükten sonra. Hayatımda yerini asla edilemeyeceği kişileri düşünmek istemezdim.
Sezen Aksunun şarkısı bittikten sonra
Gülşen- Bir taraf seç adlı şarkısı geldi.
Kalbinde biliyor ödünç alınmaz aşk
Neden hep zoru seviyor
Neden olanla yetinmez aşk
Gündelik heyecanmıydı söyle
Bir anlık bi telaş
Kalbinde kanıyor aykırı bir aşk
Bir taraf seç o ben olayım
...
Tenimi kokunu , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Tenimi kokuna , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Yanlış varsa götürür hayat doğruları
Yine de sorarım elbet kendime hep aynı zor soruları
Gündelik heyecanmıydı söyle
Bir anlık bir telaş
Hakkım da değilsin üstelik
Kalbinde kanıyor aykırı bir aşk
Bir taraf seç o ben olayım
...
Tenimi kokuna , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Tenimi kokuna , dokuna
Günahına bulayıp yarım bıraktın
Ya kuşan zırhını ya soyun gel
İnadına yenilip , kalmasın aklın
Şarkılar sırasıyla çalmıştı ve bende evin yakınlarına gelmiştim. Evimizin karşısındaki evi yeni boşaltmışlardı. Sağ ve solumuzdakilerde yaklaşık 6 aydır boştu ama karşı ev okullar açılmadan hemen önce boşaltılmıştı. Oturan çiftler ise öğretmendi tayinleri çıktığı için gitmişlerdi.
Bu arada bu mahallede benden başka çocuk da yoktu. Oturan çiftlerin çoğu yaşlı ve yeni evlilerdi çocukları var ise de burada değillerdi. Evin önüne geldiğimde çantamdan anahtarlarımı ve kulaklıklarımın kutusunu çıkardım ve kulaklıklarımı çıkararak kutusuna koydum ve cebime salladım.
Anahtarı kapının deliğine soktum ve çevirdim. İçeri girdim hemen odama çıktım ve çantamı çıkarıp çalışma masamın üzerine koydum.
Üzerimi çıkardım ve rahat şeyler giydim. Annem daha bu saatte gelmezdi. Zıkkımlanma saatim geldiği için telefonumu ve kulaklıklarımı şarja takıp hemen mutfağa indim ve kendime noodle hazırladım ve yedim. Yemeğimi yedikten sonra kendime soğuk kahve yapıp odama çıktım ve balkona çıktım.
Evimiz iki katlıydı ben yukarı katta ve balkonu ana yola bakan odada kalıyordum. Tabi annemin odasının da balkonu vardı ama o arkaya bakıyordu. Odam siyah ve beyaz renk ağırlıkları fazla olan bir dekorasyona sahipti. Çalışma masam , kitaplığım , yatağım , bir koltuk ve iki tane de puf vardı biri siyah ve biri beyaz.
Balkona çıktım ve odam havalansın diye balkon kapısını açtım. Kapı dediysem de sürgülü iki tarafa açılan cam kapıydı.
Balkonu kendi zevkime göre dizayn etmiştim. Balkon demirleri beyazdı ve üzerine abartı olmayacak şekilde yapay çiçekli sarmaşıklarla süslemiştim. Bir kaç saksı ve bitki türü vardı. Bir masa iki sandalye ve bir hamak vardı. Balkon benim için ideal büyüklükteydi.
Masama oturdum ve kahvemi içmeye başladım. Kahvenin bitmesine yakın eve poşetleri gelen annemi gördüm ve hemen aşağıya indim kapıyı açtım ve elindeki poşetlerini yarısını alarak mutfağa gittim.
Poşetleri masaya bıraktım ve anneme "Günün nasıl geçti anne?" Dedim. Annem de "İyiydi ama yorucuydu. Ya senin güzün nasıldı güzel kızım?" Dedi. Walla anne ne sen sor ne ben söyleyeyim Karan Hocayla neyse "İyiydi Anne dersler işte aynı" dedim. Tam mutfak kapısından çıkacakken Annem "Eslem karşıya komşu taşınıyormuş. Dün iki kişi evi geziyorlardı. birisi Hikmet amca evin sahibi idi diğerini tanımıyorum" dedi. Bende uzatmadan "Hayırlısı Anne" dedim ve mutfaktan çıktım.
Odama çıktım. Kitap ve defterlerimi alıp balkona çıktım. Ders çalışmaya niyet ettim dedim ve başladım.
♡♡♡♡
Ders çalışmaya başladığımda saat 17.14 idi şimdi ise saat 19.45 idi. Resmen nefes almadan ders çalışmıştım. Kafamı kaldırdığımda karşı eve nakliye arabası gelmişti ve mobilyaları eve taşıyorlardı. Pek dikkat etmedim ve toparlanıp odaya geçtim.
Akşam yemeği için anneme yardım etmek için mutfağa indim. Annem "Eslem karşı eve mobilyaları getirmiş" dedi tabakaları masaya yerleştirirken. "Gördüm anne" dedim. Annem ise "Bi yarım saat önce çöp atmak için dışarıya çıktığımda gördüm. Hikmet amcayla selam verdim , yerleşmiş komşumuz. Galiba öğretmenmiş" dedi. Bende "Seni görmedim dışarıya çıkarken" dedim."Ben seni gördüm derse baya dalmışsın" dedi annem de. Yemek yemeye başladık.
Yemek yerken Annemi doktor arkadaşı evlerine kahve içmek için arayıp davet etmişti. Anneme söyleyip ben gitmeyecektim. Sonunda yemeği yemiş ve sofrayı topmaıştık. Annem ise hazırlanıp çıkmıştı ve beni anlayışla karşılamıştı.
Annemin gittiğin de saat 20.50 idi. Bende kendime kahve yapıp odama çıkmıştım. Telefonumu alıp balkona çıktım. Üzerime siyah crop ve altıma dar bir short giymiştim.


(KOMBİ BU)
Hava biraz esiyordu ama çok değil. Nakliye arabası gitmişti ve evin ışıkları yanıyordu. Ama perdeler kapalıydı. İçimden gelen bir dürtüyle. Gece yürüyüşü yapmak geldi ve içeri girip üzerime bir ceket aldım.

(Ceketi siyah farz edin)
Saçımda dağınık topuz yapmıştım.

Temsili.
Kulaklıklarımıda alıp aşağıya indim. Siyah spor ayakkabılarımın giydim ve evin anahtarlarını da alıp evden çıktım. Anneme haber vermene gerek yoktu sanırım. Küçük bir kaçmaktan bisi olmaz dimiggggggg?
Kapının önünde durduğumda karşı evin alt katta olan camının perdesinin birinin yarısına kadar aralık olduğunu ve bir karaltı olduğunu gördüm.
Biraz korkmuştum. Biri beni mi dikizliyordu yoksa bana mı öyle geliyordu. Yok ya Eslem kimse yok dimi ya dimi dimi.
Kesinlikle kendimi kandırmaya çalışmıyorum.
Kendimi toparlayıp evin önünden ayrıldım. Telefonumu sessize alıp kulaklıklarımı takıp müzik açtım ve yürümeye başladım.
♡♡♡♡♡♡
Evden ayrılalı 25 dakikadan fazla olmuştu. Bu kadar yeter diyip eve doğru adımladım. Evin yakınlarına geldiğimde ayağıma bir küçük çakıl taşı denk geldi ve başımı eğerek onu ite ite yürümeye başladım kulaklıklarımı çıkardım ve cebime koydum.
Evin tam oraya geldiğimde biri beni aniden kendine çekti ve kafasını boynuma gömdü. Kalbim korkudan maratona çıkmıştı bile. Hemen konuşmaya başladı "Eslem neredeydin? Arıyorum , mesaj atıyorum neden bakmıyorsun haaa?" dedi. Ben şok oldum. Bu Karan Hocaydı. NEEEEGGGGGGGGG. Bu Hoca bu saatte neden burada acep?
Hemen "Hocammm" dedim şaşkınlık nidasıyla. "Burada ne işiniz var?" Dedim. Karan Hoca ise "Evim burada Eslem" dedi. Ben bir şok daha geçirdim. "Nasıl yani ?" Dedim. "Sizin evin karşısına yerleştim ama sizin eviniz olduğunu bilmiyordum. Bir haftadır otelde kalıyordum ve burayı buldum. Yani öğrencimin evinin karşısını. Akşam üstü seni balkonda ders çalışırken gördüm" dedi. Her şey teker teker anlaşılıyordu böylece.
"Söyle bakalım Eslem neden telefonlara bakılmıyor?" . "Hocam telefonum sessizdeydi ondan duymamışımdır" dedim. Karan Hoca da "Bundan sonra telefonun hep açık olsun. Ve bu saatte yanın da birisi olmadan dışarıya çıkma" dedi. Bende
"Tamam Hocam. Şey Hocam mahalledeyiz yanlış anlaşılır" dedim.
Karan Hoca derin bir nefes aldı ve benden ayrıldı. "Peki siz bu saatte neden dışarıdasınız ?" Dedim. Karan Hoca ise "Sana ulaşamayınca endişelendim ve burada beklemeye karar verdim" dedi. "Özür dilerim Hocam bilmiyordum bir daha olmaz" dedim. Karan Hoca ise "Bir daha yapmayacak olduğun şeyler listesine yeni şeyler katılıyor" dedi. Benim aklıma hemen sınıfta yaşadığım ve sonrasında ise spor odasından ki yaşadığımız şeyler geldi aklıma.
Yüzüm yanmaya başladı utançtan. Yüzümün kızardiğına bahse girerim. Rezil rezil rezillllll Eslem. Karan Hoca "Ne oldu?" Dedi. Bende "Yok bisi Hocam" dedim. Karan Hoca da "İyi öyle olsun bakalım Eslem" dedi. Bende başımı salladım. Karan Hoca "Hadi içeri geç durma sokakta daha fazla" dedi. Bende "Tamam Hocam. Hayırlı olsun güle güle oturu" dedim.
Karan Hoca da "Teşekkürler Eslem" dedi. Arkamı döndüm ve eve adımladım. Bahçeye girdim ve kapıya yürüdüm. Anahtarı cebimden çıkardım ve kapının deliğine soktum , açtım. Kapıyı açtıktan sonra Karan Hocaya döndüm ve hala bıraktığım yerde duruyordu. "İyi akşamlar Hocam" dedim. Karan Hoca da "İyi akşamlar Eslem" dedi ve eve girdim.
Eve girdim ve ayakkabılarımı çıkarıp ayakkabılığa koydun. Odama çıktım ceketimi çıkardım ve yatağa oturdum telefonumu aldım ve sessizden çıkardım. Telefona bildirimler cevapsız çağrılar doldu. WhatsApp'a ait 20 cevapsız mesaj ve
30 cevapsız çağrı vardı.
Hepside Karan hocanın dı. WhatsApp a girdim ve attığı mesajlara baktım.
0547: Eslem neredesin?
0547: Eslem cevap ver.
0547: Neden bakmıyorsun?
0547: Endişeleniyorum Eslem.
0547: Neden evden tek çıktın?
0547: Eslem şakanın sırası değil
0547: Polise giderim bak.
Gibi bir çok mesaj vardı. Hepsine de görüldü attım ve Karan Hocanın numarasını "Matematiğin Babası" olarak kayıt ettim ve sohbetinden çıktım ki profili gözüme takıldı. Erkoların klasik arabanın kaportasına yaslanmış ve yandan çekilmis bir foto vardı. Arkadaki manzara resmi de gözümden kaçmadı Hocam. Sonra Hocayı dikizlemekten var geçtim.
Saat daha 22.00 dı. Bir duş alsam iyi gelecekti. Hızlıca kıyafet seçtim dolabımda ve odamdan çıkıp koridorda ilerledim odamda banyo yoktu. Ve banyoya vardım ve kısa bir banyo yapıp çıktım. Üzerime gecelik olarak bunları giydim ve saçıma havluyu sararak odama gittim.

(Gecelik)
Odama gittiğimde dolabımda saç kurutma makinesini çıkardım ve makyaj masama oturdum. Uzun kahverengi saçlarımı kurutmaya başladım. 15 dakikanın sonunda uzun gür saçlarım kurulmuştu. Makyaj masamın başından kaltim ve saç kurutma makinesini yerine koydum ve susadığım fark ettim ve mutfağa indim. Şu içtim ve kendime portakal suyu koyup tekrar odama döndüm.
Saat daha çok erken olduğu için aklıma kitap okumak geldi ve yarım bıraktığım kitabımı alıp balkona çıktım ve hayatıma oturup bacaklarımı kendime çektim.
Bir süre kitap okumuştum ve baya dalmıştım ve beni korkutan ses telefonumun bildirim sesiydi. Hemen oturduğum yerden kalktım ve yatağımın üzerinde olan telefonumu aldım ve balkona yerime gittim ve tekrar oturdum.
Telefonumu açtığımda. Gelen mesaj beni şaşırtmıştı.
Matematiğin Babası: Neden uyumadın? Ve neden balkondasın?
Adlı bir mesaj gördüm. Hocam sen beni mi dikizliyorsun? Kafamı karşı eve kaldırdım ve Karan Hoca da ben gibi balkondaydı. Üzerine siyah tişört ve gri eşofman giymişti ve bir elinde sigara bir elinde de telefon vardı. Balkon parmaklıklarının üzerine duran bir adet de bardak vardı. Büyük ihtimalle kahve-sigara yapıyordu.
Kafamı tekrar telefona götürdüm ve
Ben: Uykum yok Hocam ondan uyumadım.
Matematiğin Babası: Yarın ki derste uyursan ben sana o zaman sorarım.
Ben: Yok Hocam uyumam.
Matematiğin Babası: Onu yarın göreceğiz Eslem.
Ben: Peki.
Matematiğin Babası: Hadi geç içeri. Hava biraz esiyor.
Ben: Tamam Hocam.
Matematiğin Babası: Perdeni kapamayı unutma.
Ben: Olur Hocam kapatırım. İyi geceler.
Matematiğin Babası: Sana da iyi geceler Eslem.
Karan Hocanın sohbetinden çıkıp telefonumu kapattım. Oturduğum hamakta kalktım ve balkondan içeri girdim. Perdeyi tuttum ve kapatırken Karan Hocayla bakışmayı unutmadım.
Ehehehehehhe
Aaaaaa o neydi öyle olummmmm. Aklıma anneme mesaj atmak geldi ve "Ben uyuyorum" yazıp attım. Mesaj attıktan sonra odanın ışığını kapattım ve yatağıma girip uyumaya çalıştım. Lakin uyuyamadım bu gün Karan Hocayla olanlar geldi aklıma. Beni spor odasına kilitleyip duvarla arasına alması sokakta sarılması. Yok yok Eslem sen kendini kandırıyorsun. Kandırıyormuyum yoksa. Hayri ya her şey bariz bir şekilde ortada benim yaptığım bisi yok. Bunun olup olmayacağını zaman gösterecek. Zaman. Neyse uyusam iyi olacak. Olmayacak hayallerimle sabah olmasını diledim. Ve uykunun kollarına kendimi bıraktım.
♡♡♡♡♡♡♡
Bu bölümde böyleydi biraz uzun tutmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Fikrinizi yorunlwrda belirtin. Yorum ve oy vs vs yapmayı unutmayın. Bir dahaki bölüm de görüşmek üzere kendinize cici bakın.
Seviliyorsunuz...