Anne, Feride'yi uyandırdı. O orta katta yatardı kız kardeşleriyle. Abileri ise üst katta.
Ablası İpek ve kız kardeşi Sinem çoktan sofraya geçmişlerdi. Abileri hâlâ uyuyorlardı.
"Feride abilerini uyandır sofraya gel." dedi annesi.
"Tamam annecim." dedi Feride uyku sersemi.
Yukarı çıktı. Abilerinin kapısını çaldı. Ses gelmeyince girdi içeri. İlk önce büyük abisini dürttü.
"Emre abi kalk! Hadi annem kızıcak bak sofrada bekliyorlar bizi."
Ortanca abisinin yatağına doğru ilerledi.
"Alp abi. Uyansana. Ya hadi kalk artık! Bizi bekliyorlar aşağıda. Üçe kadar saymalarını istemezsin herhalde!"
Abisi fırlayarak kalktı yataktan. Hemen elini yüzünü yıkadı ve üstünü giyinmek için kıyafet odasına gitti.
"Caner abi! Emre abi! Üçe kadar sayacaklar kalksanıza be!"
İkiside fırlayarak kalktı. Onlarda ellerini ve yüzünü yıkadılar ve kıyafet odasına gittikler.
"Soyunuyorum aptallar kapıyı tıklatın artık!" dedi Alp abisi. Feride gülmeye başladı. O sırada korkulu ses duyuldu. Bu en büyük abileriydi. Bu köşkte onun sözü babadan çok geçerliydi. Adı Efe.
"Üçe kadar sayacağım. Gelmeyen 9 hafta boyunca cezalı odada tutulur." dedi Efe.
Efe bunları söylerken Feride abilerini uyarıyordu. Abileri, Efe'nin sözü biter bitmez giyindiler.
"3..."
"Abi çekilsene! Koluma niye basıyorsun?" dedi Caner, Alp'e.
"2..."
İnmek üzerlerdi.
"1..."
"Fırlatın beni abilerim!" dedi Feride. Son anda yetiştiler. Feride'nin biraz suyu çıkmıştı ama bu çok önemli değildi.
"Kızım üst katta benim kol saatim var onu getirir misin?"
"Baba saçmalama ya... Az önce geldim ya ordan!"
"Beni kızdırma Feride! Hadi!"
Feride sıkıla sıkıla merdivenleri çıktı. Saati alıp babasının koluna taktı.
Herkes sonunda sofraya oturdu. Anneleri söze girdi.
"Dün İpek erkek bir arkadaşına borç olmayarak 50 kuruş vermiş."
"Su alacaktı. 50 kuruşu mu sakıncacağım insanlardan. O para da geri alınmaz yani."
"Senin o parayı borç olarak vermemen değil zaten sıkıntı."
"Ney o zaman anne?" dedi İpek cevabını bildiği halde.
"Bir erkeğe vermen. Bir erkeğe vermen de tam bir sıkıntı değil. Erkek bir arkadaşına vermen sıkıntı."
"Çok uzattın anne ya. Bir cümleyi koskocaman paragrafa çevirdin."
"Laflarına dikkat et istersen küçük hanım!"
"Nerem küçük ya benim? 17 yaşındaki bir kızın neresi küçük olabilir. Ayrıca kötü birşey demedim ben. Abi söylesene sende birşey." dedi Efe'ye bakarak.
"Susun artık. Ve yemeğinizi yiyin." dedi.
Herkes susup yemeklerini yedi. İlk kalkan İpek oldu.
"Ellerinize sağlık. Efe abi ben odama çıkıyorum size afiyetler olsun."
Efe, İpek'i kafasıyla onayladı. Birkaç dakika sonra küçük kızları Sinem kalktı masadan.
"Ellerinize sağlık. Efe abi ben bahçeye çıkıyorum size afiyetler olsun."
Efe onu da kafasıyla onayladı. Daha sonra Caner, Emre ve Alp kalktı aynı anda. Ve aynı anda şunu söylediler.
"Sizler saygıyla ve afiyetle yiyin yemeklerinizi. Efe abi biz dışarı çıkıyoruz."
Bunu aynı anda söylediler. Onlar için çok kolaydı. Doğduklarından beri üçlü kombo gibi gezdikleri için o zamandan beri ağızları alışmıştı.
Efe onları kafasıyla onaylamadı bu sefer. Onaylamayınca da hiçbir yere kıpırdamadılar.
"Efe abi?" dedi Caner.
"Nereye peki tam olarak? Korumalar harekete geçmeli. Bizim dostumuz da düşmanımız da şöhretimizden büyük." dedi.
"Karakolun iki sokak ardındaki bara gidiyoruz." dedi Emre.
Efe kafasıyla onayladı. Onlarda giyinmek için odalarına geçtiler.
Ayağa kalktı Efe. Annesi ile babasına konuşmaya başladı.
"Ne zamandan beri kahvaltıda bu tarz konular açıyoruz biz? Bu ne terbiyesizlik! Kızın moralini bozunca içinin yağları eridi mi bari?! Yemeğini zehir ettin kızın. Bak. İki lokma bile almamış aynı duruyor tabak. Peki sen baba? Ya bir konuda bizlerin arkasında duruyorsun ya da annemle bir olup bizleri ezikliyorsun. Ama az önce naptın? Heyecanla bir kaos çıkar diye izledin! Sırıta sırıta baktın İpek ve anneme. Hoş mu sizin bu yaptığınız? Değil. Hiç değil. Ama İpek hoş birşey yaptı. Arkadaşının ufacık bir paraya ihtiyacı vardı o da verdi. İnsanlık etti."
"Affet oğlum. Akıl edemedik o sırada."
"Akılla bir işiniz yok zaten sizin. Aklınız da yok. Efe odasına gider."
Kendisini de kafasıyla onaylayıp odasına çekildi.