Sabah kedimin üzerime atlaması ile uyandım. Gözlerimi ovuşturup, kedime baktım onu biraz sevdikten sonra yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldim. Soğuk suyu suratıma çarptığımda, bütün uyuşukluğum yok olmuştu. 2 gün önceki nöbetimin yorgunluğu hala üzerimdeydi. Kedime mama doldurmak için mutfağa yöneldim. Mama sesini duyan kedim koşarak geldi. Mamasını kabına doldurup, onu biraz sevdikten sonra önlüğümü almak için dolabımı açtım. Önlüğümü dümdüz olana kadar ütüledikten sonra üzerime geçirdim. Saçımı yapmak için aynalı masama oturdum. Saçımı istediğim şekilde ve en sevdiğim tokalarımla yapınca keyfim yerine geldi. Kendime kocaman gülümseyip, masadan kalktım. Kedimi sevip, çantamı ve anahtarımı alıp evden çıktım. Otobüs durağına doğru ilerledim. Yolda telaşla koşan bir adam sertçe bana çarpınca,ona doğru sinirle döndüm. Adam hızla özür dileyip uzaklaştı ve bende geç kalmamak adına otobüsüme bindim. Hastaneye vardığımda arkadaşım Tuana bana doğru koştu. "Vay, vay vay! Hilal hanım." Dedi gülerek. "Abartma Tuana, sadece 5 dakika geç kaldım!" Diyerek üfledim. Beraber çalışmaya başladık.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Saatler geçmiş, yorulmuştum. Hastane daha öğlen saatleri olmasına rağmen aşırı yoğundu. Bir o kadar da koşusturmalı geçiyordu. Ofisimde otururken bir anons sesi duydum.
"Hilal Yıldız hanım acilen profesörün ofisine!" Diyince, acele adımlar ile ofise ilerledim. Ofisin kapısını açtığımda karşımda duran kişi ile donakaldım. Babamın eski iş ortağı.Şirketimizi mahveden adam. Kapıyı açtığımı duyduğunda kafasını yavaşça kaldırıp, pişkince gülümsedi.
"Senin ne işin var burada?" Dedim
"Ayıp ediyorsun Hilal, hiç babanın ortağı böyle karşılanır mı?" Dediğinde çok sinirlenmiştim. Ne ortağından bahsediyordu bu?
"Sen babamın ortağı falan değilsin! Eskide kalmış bir şey ve sen hala devam ettiriyorsun. Hırsını bırak artık, babam seni unuttu bile!"
"Bana karşı bu kadar sinirli olacağını düşünmedim. Şu sinirini bırak, senden bir şey isteyeceğim." Dediğinde sinirle homurdandım.
"Ne isteğinden bahsediyorsun sen!?" Dedim.
"Babanı yeni projem için ikna etmeye çalışır mısın?" Dedi. Sinirle ona bakarken lafını duyunca göz devirip kapıya yöneldim. Arkamdan sesini duyunca durdum.
" Seni en sonunda ikna edeceğim. Öyle bir kabul edeceksin ki!" Dediğinde arkam dönük halde "Anca rüyanda!" Diye bağırdım. Sonra kapıyı sertçe çekip çıktım. Koridorda yürürken bir hemşire beni durdurdu. "Az önce bir kadın doğum yaptı. Bebeğinin bakımı için görevlendirilen ebe senmişsin." Diyince gülümseyerek onu onayladım. Yenidoğan odasına doğru ilerledim. Bana verdiği soyisim ile bebeği buldum. Rutin kontrolleri yaparken bir ses duydum. Duvarları yıkarak geçen, kulakları çınlatan bir ses. Silah sesi.


