İçeriğe geç

O Akşam

Bölüm 3 · 2 dk okuma

O Akşam

Bölüm 3

Hepsi yavaş yavaş gidiyordu

Üçüncü gece başladığında, artık sadece dört kişi kalmıştık: Ben, Sabrina, Sulan ve o vahşetin ortasında bir kaya gibi dimdik duran Kevin. Leo’nun da gözlerimizin önünde karanlığa gömülmesiyle birlikte akıl sağlığımızı korumak imkansız bir hal almıştı. Orman artık bizim için ağaçlardan oluşan bir hapishane değil, canlı bir kabustu.

Sisin içinde yönümüzü tamamen kaybetmiş, saatlerce nereye gittiğimizi bilmeden yürümüştük. Sonunda sığınacak küçük, terk edilmiş bir ahşap kulübe bulduk. Kapısını arkamızdan sıkıca kapatıp ağır bir ahşap dolapla destekledik. Dışarıdaki dondurucu rüzgar kulübenin tahtalarını çatırtatırken, içerideki ölüm sessizliği çok daha ağırdı.

Kızlar artık korkudan ağlayamıyorlardı bile; ruhları donmuş gibiydi. Sabrina kulübenin köşesine büzülmüş, gözlerini kapıya dikmişti. Demi, soğuktan morarmış ellerini nefesiyle ısıtmaya çalışırken Sulan’ın başını dizlerine koymuştu. Sulan ise sayıklıyor, durmadan "Sıra bize geliyor, orman bizi bırakmayacak" diyordu.

Ben ise titreyen ellerimle başımı dizlerime gömmüştüm. Tam o sırada Kevin yanıma yaklaştı. Elini omzuma koydu; eli o kadar sıcaktı ki, bu dondurucu soğukta bir insanın nasıl bu kadar sıcak olabildiğine anlam verememiştim. "Az kaldı" diye fısıldadı kulağıma, "Hepsi bitecek, güvende olacaksın." O an, bir dostun tesellisi sandığım bu sözlerin, aslında ölüm sırasının kimde olduğunu bilen bir katilin soğukkanlı vaadi olduğunu anlayamamıştım.

Gece yarısını geçtiğinde, kulübenin tavanından tuhaf sesler gelmeye başladı. Yukarıda, çatıda bir şeyler yürüyordu. Ağır, yavaş adımlar...

Sulan korkuyla çığlık atıp Demi’ye daha sıkı sarıldı. Tam o esnada, kulübenin tek küçük penceresi büyük bir gürültüyle aşağı indi. İçeri dolan dondurucu sisle birlikte odadaki tek fenerimiz de söndü. Zifiri karanlıkta sadece Sabrina’nın vahşi çığlığını ve bir şeyin hızla sürüklenme sesini duyduk.

"Sabrina! Sabrina!" diye bağırdım, ellerimle karanlığı yırtmaya çalışarak.

Kevin cebinden çakmağını çakıp ortamı hafifçe aydınlattığında, Sabrina’nın köşedeki yerinin boş olduğunu gördük. Pencere ardına kadar açıktı ve dışarıdaki sisli karanlık, arkadaşımızı saniyeler içinde yutmuştu. Üçüncü gece biterken, Kevin’ın o çakmak alevinde parlayan gözlerinde ilk kez hafif bir tebessüm görür gibi oldum. Ama o an, korkudan aklımı kaçırmak üzere olduğum için yanıldığımı düşünmüştüm...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.