Uyandığımda bir arabadaydım. Yanımda ve önümde birileri oturuyordu. A, doğru ben en son bayıltılmıştım. Çaktırmadan yüzlerine baktım. Yanımda oturan beni odamda kıstıran yakışıklı ama bir o kadar da sapık çocuktu. Eteğim ve çizmenin arasında kalan bacağıma parmağıyla daireler çiziyordum. Eli çok damarlıydı ama bana sanki narin bir bebeğe dokunur gibi okunuyordu. Fakat biliyordum ki hareket eder ve yanlış birşey yaparsam beni öldürecekti. Bir psikopata güven olmaz.
Kafamı oynatmadan gözümle şoföre baktım. Sarı saçlı çilli çocuk... Ah o kapalı dediği yolda kaza yapsın yüzünü şeytan görsün
Diğer tarafa baktım ve yaıkışlılıkta Nirvana olmuş çocuğu ciddi biri sanarken arabada saçma salak bir şarkı çalması ve onun dans etmesi bence çok ciddi değildi. Yolu çok göremiyordum. Gördüğüm tek şey binalardı. Tanıdık gelmemişlerdi.
Korkarsam ölme ihtimalim vardı. Ben bir idoldüm, rol yapabilirdim. Yavaş yavaş sanki yatağından yeni uyanan bir bebek gibi esneyerek ve kollarımı açarak uyandım.
-Hımmm, günayydııınn
Öndeki dans eden çocuk kahkahayı bastı. Şoför olan da gülmemek için kendini zor tutuyordu. Yanımdaki sapık ise sanki uzaylı görmüş gibi bakıyordu.
Onun yüzüne yaklaştım gözlerim yarı kapalı bebeksi bir sesle,
-Miyabaaaaa :)
Gülümsedi.
Öndeki çocuk gülerek arkaya döndü.
-Off banada verin, fena kafa yapıyormuş verin lan! :)
Yanımdaki çocuk sanki mikrop uzaklaştırır gibi elini açıp çocuğun yüzüne koydu ve yavaş yavaş itti
-S*ktir git başka b*k iç Hyunjin
Adının Hyunjin olduğunu öğrendiğim çocuk dudaklarını büzüp bebek gibi baktı.
-ama hyung yütfeen noyuyy biyazcık icim.
Gülemem gerekiyordu tekrar yanımdaki çocuğa baktım. Belli ki ciddi biriydi. O zaman otoritesini bozan birini sevmezdi. Kendimden tiksindirtsem bırakırmıydı acaba? Huyuna gitsem biraz yanında kalıp ilk bulduğum fırsatta kaçsam olur? Zaten JYP bütün Seul'ü ayağa kaldıracaktır. Ama ben bu yakışıklı yüzün ardında bir tilki yattığını bilirim. Planlı ve temkinli davranırsam kaçabilirim. EVET plan başlıyor.
-Neden kaçırıyorsun beni prensim..
Ellerim bacaklarına gitti yavaşça okşadım.
-Benimle oynama küçük. Canını acıtmak istemiyorum.
Daha çok sıktım.
-O zaman soruma cevap ver..
Fısıldayarak söylemiştim ancak öndeki çocukların bizi dinlediği yoktu. Sanırım onlar bile bu sapığın tersinden korkuyordu. Fakat ben cesur olduğumu söylemiştim.
-Nerede konuşmak istersin?
Hafif sırıttım. O ise hala buz gibi soğuktu.
-Evimizde..
Wtf! Ow bunu düşünmemiştim.
-Evimiz?
-Sen ben ve diğer üyeler.
Kafam karışmıştı. Ben ne yapıyorum ki burda ne arıyorum...