İçeriğe geç

Numara Komşusu 2 (Texting)

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Numara Komşusu 2 (Texting)

Bölüm 8

7❤️

Sena, Mete'nin montunu iyice düzletirken hâlâ içeride oturup gerginlikle tırnaklarını dişleyen Mert'e seslendi. ''Mert! Gözünü seveyim gel artık. Bir saattir kapıda bekliyoruz.''

''Geliyorum, geliyorum.'' dedi ama yerinden kıpırdamadı. Sonra tırnaklarını dişlerinin baskısından kurtarıp oturma odasından çıktı. Daha doğrusu sadece kapısına gelip başını dışarı doğru çıkardı.

''Karıcığım, sen bensiz gitsen olmaz mı? De ki kocam hasta olmuş, hastaneye kaldırdık falan. Olmaz mı?''

Sena boş bir bakış attı. ''Saçmalama Mert. Hadi gel artık. Hem bu kadar gerilmene gerek yok. Kerem her şeyi halledeceğim demedi mi?''

Mert aydınlanmış bir suratla ailesinin yanına gitti. ''Dedi di mi?Vallaha dedi.'' Sevinçle eğilip, oğlunu kucağına alıp döndürdü.

''Ya baba! Bunlar için büyüdüm ben!'' diye isyan etti Mete. Haklıydı. On üç yaş çok büyük bir yaştı. Oğlunu yere indirdi ve ayakkabılarını giymeye koyuldu.

Kerem'e güvenerek son dualarını da edip evden çıktı.

❤️❤️❤️

Ve sonunda büyük veli toplantısı başlamıştı. Kocaman konferans salonunda onlarca belki de yüzlerce veli toplanmıştı. Hepsinin karşısında -sahnede- elinde mikrofonla duran ve dakikalardır ses denemesi yapan bir adet gıcık bir müdür vardı.

Gökhan, Nazlı, Kerem, Pera, Mert ve Sena en önde yan yana dizilmiş bir şekilde oturuyorlardı. Hemen yanlarında ise öğretmenler vardı. Şanslarına biraz geç gelseler bile en önde boş yerler bulabilmişlerdi.

''Ses! 1! 2!'' Müdürün bilmem kaçıncı ses denemesine Gökhan artık dayanamadı ve yükseldi. ''Lan yeter, yeter! Duyuyoruz dedik işte!'' Nazlı elini Gökhan'ın omzuna atıp fısıldarcasına ''Sakin ol Gökhan.'' dedi. Gökhan karısının sesiyle biraz sakinleşmeyi başarmıştı. Ama o müdür bir kez daha ses denemesi yapacak olursa kalkıp o mikrofonu müsait bir yerlerine sokacaktı.

Müdür, boğazını temizledi. Neyse ki bu sefer ses denemesi yapmadan konuşmaya başladı. ''Hepiniz hoş geldiniz saygıdeğer velilerim.'' Alkış...

''Bu toplantının iki amacı var. Birincisi çocuklarımızın durumunu konuşup değerlendirmek, ikincisi de bu okul için velilerin ne yapması gerektiği.''

Gökhan, Nazlı'nın kulağına eğildi. ''Para isteyecek yani. Gör bak şimdi.'' dedi memnuniyetsizce.

''Öğrencilerin durumunu öğretmenleri sizinle paylaşacak. Bana düşen kısım da çocuklarımızın okulu için yapılacaklar. Öncelikle takdir edersiniz ki okul çocukların ikinci evidir. Tabii aynı zamanda oldukça masraflıdır. Örneğin yemeleri, içmeleri, temizlik için okuldaki hademelerin ödemeleri, ısınmaları... Hepsi çok masraflı.''

''Sanki çok ısıtıyorsunuz da! Kızım okulda üşüyormuş. Siz ise doğal gazı yeni çalıştırmışsınız. Kışın ortasına geldik, ortasına!'' diye araya daldı Kerem.

Müdürün rengi attı ve hemen savunmaya geçti. ''Sadece bozuktu. Ancak tamir edebildik.''

''Yalan söylemeyin!'' diye cılız bir ses yükseldi kapının girişinden. Mete... Herkesin gözleri irileşti. Bu sıpanın ne işi var lan burada, diye düşündü Mert. Mete'nin arkasından Yağız belirince nasıl geldiği belli olmuştu.

Mete ne yaptığını bilircesine sahneye doğru emin adımlarla ilerledi. Müdürün hemen karşısına geldi. ''Mikrofonu verir misiniz müdür bey?'' dedi nazikçe.

Müdür neye uğradığını şaşırırken Sena oğluna aşağı inmesi için sesleniyordu ama nafile. Çocuk kafasına bir şey koymuştu ve gerçekleştirmeden durmayacaktı. Ne yazık ki bu huyu bana çekmiş diye düşündü Sena.

Yağız onlara yaklaşınca Mert yanındaki boş yeri gösterdi. Yağız da hemen o boş yere oturdu. ''Ne oluyor Yağız?'' diye sordu Mert hayret içinde.

Yağız sırıtıp omuz silkti. ''Mete bana bir şeyler anlattı. Sonra buraya gelmesi gerektiğini söyledi. E bana da mantıklı gelince onu kaptığım gibi buraya getirdim. Bakalım neler söyleyecek şimdi.''

Ulan... Şu koca ailede bir tane normal insan yoktu ciddi ciddi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.