İçeriğe geç

Nothing New (Texting)

Bölüm 27 · 4 dk okuma

Nothing New (Texting)

Bölüm 27

27.🌙

Selamlamalammm

Nasılsınız efendileeer

Uzun zamandır bu kadar enerjik hissetmiyordum

Şükür bugün her şey yolunda gibi...

Tabii bu durumu hemen değerlenirip size bölüm yağdırma kararı aldım hemen

❗️Bundan sonra hep şimdiki zamanda ilerleyeceğiz, geçmişe gidiş bitti haberiniz olsuun yıldızlarııım❗️

İyi okumalar🤍

🌙

***

Aybora: Dün geldiğin için teşekkür ederim

Gerçekten buna çok ihtiyacım vardı

Yıllar sonra ilk defa rahat uyuyabildim

Ben uyanmadan önce gitmişsin...|

Keşke biraz daha kalsaydın|

Sabah senin o güzel yüzüne bakarak uyanmayı tercih ederdim ama olsun|

Bu kadarı da yeter bana|

Mehir: Rica ederim.

Tek bir günlüğüneydi zaten.

Bir daha rahatsız etmezsen sevinirim.

Aybora: Bu tepkinde o kadar haklısın ki...

Sadece açıklamama izin versen olur mu

Tek bir şans ver

Beni dinle

Biliyorum haksızdım çok yanlış şeyler yaptım, çok yanlış tercihler yaptım, yanlış kararlar aldım

Her biri için pişmanım

Yine de bir kez olsun beni dinler misin

Mehir: Aybora ne anlatırsan anlat seni affetmeyeceğim.

Bana yaptığın şey hafife alınacak bir şey değildi.

Sen de farkındasın zaten.

Aybora: Evet farkındayım

Sadece dinlemeni istiyorum

Bahane gibi düşünme sakın

Sadece gizli saklı bir şey kalmasın istiyorum

Mehir: Peki.

Anlat ne anlatacaksan ama karşılığında bir şey bekleme benden.

Aybora: Bir şey beklemeye hakkım yok zaten

Teşekkür ederim dinlemeye karar verdiğin için

Doğum gününü kutladığımız günü hatırlıyor musun

Mehir: Bana o kar küresini aldığın gün...|

Nasıl unutabilirim ki|

Mutluluktan saatlerce ağlamıştım|

Büyükannemin hediyesiyle tıpatıp aynıydı...|

Ağlamam durana kadar sarılmıştın bana|

Hayatım boyunca kimse bana o şekilde sarılmamıştı|

Bunu asla unutamam|

Her şeyi unutsam bile o hissettirdiklerini unutamam|

Hayır. Hatıramıyorum bir şey.

Aybora: Sıkıntı yok

Demek ki o kadar da değerli ve unutulmaz bir gün değilmiş senin için...

Ben her saniyesini hatırlıyorum|

Neyse...

İşte aslında her şey o gün başladı diyebilirim

Okulu bırakıp işe gittiğim dönemlerde biraz sıkıntılı bir durumun içindeydik

Babamın işleri pek iyi gitmiyordu

Ona destek olmak zorundaydım

Birçok toplantıya gidip yatırımcı arayışına girdim

Kaza yaptığım gün de çok sıkıntılı geçen günlerden biriydi

Tabii o kaza her şeyi daha beter hale getirdi

İşe gidemedim

Babam tek başına mücadele etmek zorunda kaldı

Ben iyileştikten sonra direkt ona destek olmaya gittim bir daha da hiç okula dönemedim zaten

İşe döndüğüm gün de senin doğum gününün gecesiydi işte

O günden sonra kendimi tamamen işe kaptırdım

O zamanlarda çok iletişim kuramıyorduk artık seninle

Ara ara gelip görmek bile bana çok iyi geliyordu ama işte sonra her şey daha da karmaşıklaştı

Yaza doğru tamamen iflas etme noktasına gelmiştik

O sırada bir teklif aldık

Gökçe'nin babasından...

Eğer Gökçe'yle nişanlanırsam bize büyük bir yatırım yapıp o çukurdan çekip çıkaracaktı bizi

Tabii babam için mükemmel bir teklifti

İki kez düşünme gereği bile duymadı

Kabul etti

Çok kızdım ona o an

Akşamına gittim çalışma odasına

Her şeyi anlattım

Seni, nasıl sevgili olduğumuzu, birbirimizi ne kadar sevdiğimizi, hayatımda senden başka kimsenin bir yeri olmadığını söyledim ona

Kızdı, bağırdı, çağırdı

Umursamadım

O an tek düşünebildiğim sendin

Babama bunu asla yapmayacağımı söyleyip odasından çıktığım gibi annemle karşı kaşıya kaldım

Ağlıyordu

İki elimi birden tutup önümde diz çöktü ve yalvardı bana

O görüntü asla aklımdan çıkmıyor

Hayatımız sana bağlı oğlum demişti bana

Sırf bir gençlik aşkı için aileni öldürecek misin, ailenden vaz mı geçeceksin gerçekten dedi

Her şey o kadar canlı ki hâlâ kafamda

O an bir şey diyemedim, yapamadım, karşı çıkamadım

Başka çarem yokmuş gibi hissetmiştim

Gençliğin de verdiği aptallıkla bunu yapmak o kadar da kötü olmaz diye düşünmüştüm

Aptalcaydı

Asla kabul etmemeliydim

Ama ailem karşımda yıkılırken ve tutunabildikleri tek dal benken...

Ne bileyim

Yapamadım işte

Kabul ettim

Karşılığında tek bir gün istedim onlardan, seninle geçirebileceğim son bir gün...

Sonrasını biliyorsun işte

Bağlarımız tamamen koptu

Senden haber almadım

Yalan olmasın almak da istemedim

Çünkü sen aklımda o kadar çok dolaşırken bir de üstüne seni görürsem ya da seninle ilgili bir şey duyarsam yapamazdım, dayanamazdım o duruma

Mehir: Neden Aybora

Neden bahsetmedin bana bunlardan

Neden bu kadar zorluğu tek başına omuzlamayı tercih ettin

Benimle paylaşabilirdim

Belki beraber düşünürdük bir şeyler

Bir çözüm bulurduk belki

Tam bir aptalım ben

Hiç anlamadım

Sadece benden sıkıldın sandım, banden nefret ediyorsun sandım

Bu bana ne kadar ağır geldi haberin var mı senin

Aybora: Tahmin edebiliyorum ama o zamanlar böyle şeyleri seninle paylaşamazdım

Zaten fazlasıyla zor geçen bir hayatın varken bir de seni kendi dertlerimle boğamazdım

Buna hakkım yoktu

Mehir: Hep her şey yolundaymış gibi davranıyordun

Sen bana anlatmadan ben nasıl bilecektim neler yaşadığını

Aybora: Dediğim gibi sen yavaş yavaş iyileşmeye başlamışken her şeyi mahvetmek istemedim

Mehir: Ama her şey daha beter oldu Aybora

O zaman her şeyi anlatsaydın belki o yaşadıklarımın hiçbirini yaşamayacaktım ben

Aybora: Sormaya çok korkuyorum

Neler yaşadığını, nasıl o duruma düştüğünü sormaya deli gibi korkuyorum

O yükü taşıyabilir miyim bilmiyorum

Mehir: Anlatacağım Aybora

Her şeyi anlatacağım

Senin de cezan bunları öğrenmek olacak

Ama şimdi değil

Anneni henüz yeni kaybetmişken olmaz|

Zamanı gelince ben sana her şeyi anlatacağım

Umarım bu defa kaçmazsın

Aybora: Bana neyi reva görürsen hazırım ben

Yeter ki yanında kalabileyim

Yine ve yine özür dilerim her şey için

***

Bölüm sonuu

Ne düşünüyorsunuz bakalım Aybora'nın yaşadıkları hakkında (Bence her şeye rağmen Mehir'e anlatmalıydı her şeyi)

Görüşürüüüz

Bölüm sonu

1 yorum