Gece Anlatıyor.
"Bu sefer yüzeye çıkıcaz. " Yüzeye mi? Daha çalınmamış bir taş varmıydı. Kızlara haber vermeliydim. "Gece sen benimle geliyorsun. Diğerleri o bücürün kaçmadığından emin olmak için kapılarda bekleyecek." Başımı anladığımı göstermek için aşağı, yukarı salladım. "Peki nereye gidicez?" Gizem bir kahkaha patlattı. "İnan bana bu diğerlerinden çok daha kolay olucak. Hedefimiz 15 yaşında bir çocuk."
Sema Anlatıyor.
Behlül aç artık şu telefonu hadi. Bir yandan son hızda araba sürüyor, bir yandanda Behlül'e ulaşmaya çalışıyordum. "Sema birazcık yavaşlasan." Dikiz aynasından arka koltuğa gömülmüş Ela' ya baktım. "Olmaz!" Dedim. Hastane buradan çok uzaktaydı. Rüya öne atıldı. " Neden kestirmeden gitmedik ki?" Cidimiydi. " Çünkü orada çok fazla çevirme ve ışık var, ordan çok fazla araba geçiyor, bizim de ne vaktimiz var ne de ehliyetimiz. Acemi sürüş belgemiz bile yok!"
"Bu araba kimin ozaman?" Diye sordu Çisem. Güldüm. "E... Mafya ordusunun kraliçesi olduğum için benim sayılır. Çünkü sahibi her kimse kraliyete çalışıyor." Bunları söylerken yola değil Çisem'e bakıyordum. Ela parmağıyla yolu gösterdi ve "Sema!" Diye bağırdı. Hemen başımı çevirdim. Önümüzde bir tır vardı ve aramızdaki mesafe çok azdı. Hemen direksiyonu kırdım. Ama direksiyonu 2 anlamda da kırdım. Neyse en azından tıra değil ağaca çarptık. Hem suç bende değildi. 1. Suçlu arabanın sahibiydi. Direksiyonu tamir ettirmesini biz söyleyecek değiliz ya. 2. Suçluda ormanın ortasından geçen bir yol yapmayı akıl eden kişiydi. En azından yaralanmamıştık. "Sema ehliyetini nerden aldın diyicem diyemiyorum. Ben sana nasıl kızıcam şimdi..." O Çisem'in bile ağzını bozabiliyorum. Vay be.