İçeriğe geç

Noktalar ve Virgüller

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Noktalar ve Virgüller

Bölüm 2

KIRMAK

_____________________________________________

Poablo Neruda: "İyi insanlar kırıldıkça içine kapanır, dışarıdan bakanlar ukala zanneder." diyor. Ve Dostoyevski ekliyor: "İnsanlar seni çözemedikleri zaman ön yargılarını kullanırlar..."

_____________________________________________

İnsanlar çok kırıcı, ben de öyle miyim acaba?

Ben sevdiklerime söylediğim şeylerin ardından gözlerinin içine bakıyorum 'Acaba onları kıracak bir şey yaptım mı?' düşüncesiyle.

Ben mi çok kırılganım?

İnsanlar kırmaya mı meyilli?

Onlar tahta bir kutuyken ben bir kürdan mıyım?

İşleri bittiğinde neden kenara atılıyorum?

Çok mu sorguluyorum?

Sorularımın neden bir sonu yok?

Yoksa ben de mi sonsuzum?!

Ben burada sonsuza kadar yaşayamam ki!

Burada gaddar insanlar var!

Katil hepsi de...

Benim, senin, onun katilleri...

Yoksa sen de mi bir katilsin!?

Benim duygularım zaten ölmüş, ruhum bitkisel hayatta; yaşayan tek parçam bedenimken lütfen onu da öldürme!

Katil olmadığını söyleme bana!

Katilsin işte sen de!

KATİL!!!

Bekle, bekle, bekle...

Bekle dedim sana!

BEK-LE!

BEKLE!!!

Ben de mi katilim yoksa?!

Aman Allah'ım ben de mi birilerinin ruhunu öldürdüm yoksa?!

Diğerlerinden ne farkım kaldı ki o zaman?

Ben de birilerini kırdıysam hapsedilen insanlardan ne farkım var ki?

Ben de mi hapsedilmeliyim?

Evet...

Ben de hapsedilmeliyim!

Gerçi...

Bir şey değişmez pek...

Zihnimin hapishanesinden fiziksel bir hapishaneye geçmiş olurum sadece.

Zihnim hapisken bedenimi hapsetmeniz neyi değiştirir ki?

EVET!

Doğru ya!

Artık diğer insanları kıramam!

Beni hemen hapsedin!

"Hey taksi!"

"HEY TAKSİ!"

"Beni en yakın hapishaneye bırakır mısınız taksici amca?"

"Neden bana öyle bakıyorsunuz ki, sizi kırdım mı yoksa 'taksici amca' diyerek?"

"Amacım sizi kırmak değildi! Gerçekten değildi!"

"Özür dilerim..."

Taksi şoförü başını yola çevirdi ve aklında bir kaç tahtanın eksik olduğunu düşündüğü kızı istediği gibi en yakın hapishaneye getirdi.

"Hapishane bekçisi abi!"

"Beni hapishaneye atın!"

"Sizi kırdım mı hitap şeklimle?"

"Özür dilerim..."

Genç kız, kalp kırmanın suç olmadığı gerekçesiyle hapishaneden kovulmuştu. Kalbi kırık olarak...

Neden kovulmuştu ki?!

Ne güzel artık insanları kırmayacaktı!

O hapishane bekçisi abi var ya o!

'Ah, ah!'diye geçirdi içinden...

'Bir elime düşse!'

'Nasıl beni hapishaneye almaz!'

'Ben birilerinin kalbini kırarsam yine, o zaman ne olacak?!'

Kız bunları düşünedursun etrafındaki insanlar kendi kafalarında onu deli olarak görüyorlardı.

Biri hariç...

Hapishane bekçisi abiye olan siniriyle kafasını hızla çeviren kız ona bakan altmışlı yaşlardaki teyzeyi gördü...

Sorun teyzenin ona bakması değil, gülümseyerek bakmasıydı...

'Beni deli mi sandı ne?'

'Yok canım...'

'Bana mı bakıyor bu teyze?'

'Vallahi bana bakıyor...'

Gözlerini belerterek bakıyordu genç kız yaşlı kadına.

"Teyze! Bir şey mi oldu? Niye bakıyorsun öyle?"

"Hayır! Yoksa seni de mi kırdım! Özür dilerim, çok özür dilerim..."

"Vallahi kırmak istememiştim seni, hatırlamıyorum ama gerçekten istemeden kırmışımdır seni..."

Yaşlı kadının gülümsemesi büyüdü...

Büyüdü...

Büyüdü...

En sonunda bir kıkırtı kaçtı hafif pembeye boyanmış dudaklardan.

"Sen de bendensin ya kızım, ona gülüyorum!"

Yaşlı kadın hem kahkaha atıyor, hem gözünün yaşını siliyor, hem de konuşmaya çalışıyordu.

Genç kızın gözleri doldu gayriihtiyari...

Düşünce seline kapıldı yine...

'Bana mı gülüyor o?'

'Evet, evet bana gülüyor...'

'Ben gülünç bir insan mıyım acaba?'

'Kesin öyleyim. Baksana kadıncağızın haline, gülmekten katıldı...'

Düşünceleriyle birlikte gözleri de doldu...

Taştı hatta...

Onun bu halini gören yaşlı kadın sonunda gülmesine bir son verip kıza söylenmeye başladı.

"Güzel kızım niye ağlarsın ki? Ben, sen ağla diye mi güldüm? Beraber gülelim diye güldüm!"

"Sen, benden de beter çıktın yahu! Ne ağlak şeymişsin sen öyle!"

Bunları duyan genç kız daha da çok ağlamaya başladı.

Sokağın ortasında yere çökmüş çocuk gibi ayaklarını sağa sola sallayarak ve elleriyle gözlerini kapatmış ağlayan bir genç kız görürseniz gülmeyin.

Çünkü bu kız tam olarak bunu yapıyor.

Kızın bu hâlini gören yaşlı kadın şakayı şamatayı bir kenara bıraktı ve yere, kızın dizinin dibine çöktü.

Birilerinin onları izlemesi şu an ikisinin de düşündüğü son şeydi.

"Aa! Kızım kalksana yerden, üşüteceksin!"

Kız ellerini gözlerinden çekti ve kadının sözleri ile kendine bir çeki düzen verip ayağa kalktı.

"Şey... Siz öyle gülünce... Ben komik bir durumdayım sandım da... Kusura bakmayın lütfen, özür dilerim. Kalbinizi kırdıysam da ayriyeten özür dilerim..."

Yaşlı kadının gözlerinde sıcacık bir gülümseme belirdi, kalplere kadar ulaşırdı bu sıcaklık...

Nitekim öyle de oldu...

Genç kızın içi sıcacık olmuştu...

Aynı fırından çıkmış taze ekmek gibi...

Taze ekmek mi?!

Hani!? Nerede!?

Kızın sağa sola deli danalar gibi bakmasıyla yaşlı kadın da kızla birlikte bakındı.

"Ne oldu kızım, bir sorun mu var?"

Genç kız, fırından yeni çıkmış sıcak ekmek kokusuyla sarhoş olmuş bir şekilde mırıldandı:

"Taze ekmek..."

Genç kızın son anda ağzını eliyle kapatması bir işe yaramamıştı...

Kadın onu duymuştu...

Korka korka başını yaşlı kadının olduğu tarafa doğru çevirdi...

Bir de ne görsün...?

Yaşlı kadın dünyadaki en tatlı kedileri izlermişçesine bakıyordu genç kıza...

Yaşlı kadın genç kızı koluna taktı ve yarı sürükleyerek taze ekmek kokusunu takip etmeye başladı.

"Benim de karnım acıkmıştı zaten. Gel seninle iki lafın belini kıralım; taze ekmek yiyelim, çay içelim." dedi yaşlı kadın.

Genç kız önce ekmek lafını duyup kafasını hızlı hızlı salladı onaylarcasına...

Ama aklına bir soru takılmıştı...

İki lafın belini kırınca... Canları yanmaz mıydı o lafların...

_____________________________________________

Aklıma ne gelirse yazıyorum gelişigüzel bir şekilde.

Hayatım gibi yazdıklarım da bir çizgide değil.

Yüzünüzde ufacık da olsa bir tebessübe sebebiyet verdiysem mutlu olurum...

Önceki bölümde de dediğim gibi, hatalarım ve kusurlarım affola...

Gününüz ve geceniz iyi geçer umarım, en içten dileklerimle...

18 Nisan 2023, 19.12

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.