İçeriğe geç

Nine Daisies

Bölüm 4 · 12 dk okuma

Nine Daisies

Bölüm 4

4. Bölüm - Beklenmedik Sürpriz(ler) - HYPNOTIC DATA/Odetari

"CAHİT!" dedi Can. Cahit? Nisa kapıya koştu. Biz de arkasından yetiştik. "NİSA SAĞLIK KUTUSUNU GETİR". Ne oluyordu lan böyle. Şaşkınlığımı üzerimden henüz atamamışken kapının eşiğinde yatan Cahit'i gördüm. Elindeki kanamayı rahatça görebiliyordum. "NİSA ÇABUK OL!". "Ne oluyor la?" Ateş'in sesi tedirgin geliyordu. Toprak ve Can, Cahit'i taşıyıp salona getirdiler ve yere yatırdılar. Nisa da sağlık kutusunu getirmişti. "Nasıl oldu bu?" dedi Ateş. Can kesik kesik de olsa cevap verdi; "Cahit... ablası... dershane çıkışı... kavga-". "Tamam sakin." dedi Toprak. Anladığım kadarıyla Cahit dershane çıkışında ablasını korumak için ablasının arkadaşlarıyla kavga etmişti. Zaten kendisi de bunu doğruladı; "Ablam nerede?". Bunu çok yavaş söylemişti. "Sesini keser misin artık kan kaybediyorsun" dedi Toprak. Nisa bana bakıyordu, ağlamak üzere miydi? Bu olay çok ani olmuştu. "Ambulans çağırsana." dedim. "O-Olmaz." dedi Cahit. "Nedeenn?". "Polisler öğrenebilir yapamayız.". "Oha o kadar mı kötü, arayın hemen ambulansı." dedi Ateş. "Eğer olmaz dediyse olmaz abi.". Toprak ilk kez bu kadar ciddiydi gerçekten. "Tamam kolonya dökücem yarana.". Cahit, Can her kolonya döktüğünde daha fala bağırdı. O kadar canı mı yanıyordu? "Tamam bitti ağlama" dedi Ateş. Cahit güldü ama yine de iyi olduğunu söyleyemezdim. Nisa, Cahit'i dik oturması için kaldırdı. İlk defa Cahit'in elini tutmuştu ama şakanın hiç sırası değildi o yüzden "Oğoğoğo" diyemedim.

Olaydan yaklaşık on beş dakika sonra Atlas ve Evren de geldi. Ama Cahit'in durumu yine de kötüydü, kanaması durmuştu fakat ablasını sayıklıyordu. "Ablanı arayacağız şimdi merak etme." dediler ama bir işe yaramadı. "Görmeden inanmam." dedi. Bunun üzerine Toprak Yeşim ablayı aradı. "Nerdesin Yeşim?". Yeşim abla fısıldayarak cevap verdi; "Kursun yakınındaki bir çöp kutundayım.". "Ne-". "Gitmelerini bekliyorum, eğer beni bulamazlarsa... Dur galiba gidiyorlar.". "tamam şimdi çık ordan.". Çıkamıyorum mal sıkıştım!" o sırada Cahit telefonu aldı "Abla..." Konuşmasıyla bayılması bir oldu. İnsanların neden bayıldığını bilmediğim için bir tık komik geldi ama öyle bir ortamda gülemezdim. Toprak Yeşim'e konum göndermesini söyledi ve Can'ın arabasına gittiler. Nisa benim olayları anlamakta zorluk çektiğimi bildiği için kolumdan çekip arabaya kadar sürükledi. Arabaya binince Evren'in Cahit ile evde kaldığını fark ettim. Mantıklıydı çünkü hepimiz arabada sıkışırdık. Şaka şaka. Ben düşünürken Geldiğimiz için araba durdu ve Can arabadan hızla inip Yeşimi aramak için çöpleri kurcalamaya başladı. Ateş ve Toprak ta ona yardım etmek için arabadan indiler. Yanımda sadece Nisa vardı. Bir anda kahkahalarla gülmeye başladım. Nisa "Neye gülüyorsun lan?" dedi ve kıkırdadı. Bende " ÇÖPLERİ KURCALAYAN KÖPEKLERE BENZİYORLAR! ŞUNLARA BAK!" dedim. Nisa'da gülmeye başladı. O sırada Can'ın Yeşim'i çöp kutusundan çektiğini gördüm. ( Not: Can ve Yeşim yaşıt, Bizden iki yaş büyükler. Söylememiş olabilirim.) Yeşim çöpten çıktığı için öne oturdu bu yüzden Ateş arkada oturmak için geldi. Ben toprağın yanına oturur sanıyordum ama benim kapımın açıldığını fark ettim. A-, hayır şimdi Nisa yarım saat shipliyecek! "Kaysana uçmamı bekliyorsun?" dedi Ateş. "Evet, uç hadi!" diye dalga geçip kenara doğru gittim. Nisa'ya baktığımda kaş göz yapıyordu. Nisa'nın kulağına bu konu hakkında konuşmazsan sana birşeyler ısmarlarım diyecekken Toprağın telefonu çaldı. Arayan Evren'di. "Babamın kliniğine gidiyoruz, eve geldiğinizde biz olmazsak korkmayın yani." dedi Evren. Toprak da "Tamam daha sonra görüşürüz." dedi ve kapattı. Eve geldiğimizde Can bizi indirdi bizde vedalaşıp eve girdik. "Yeşim abla feci kötü kokuyorsun lütfen duş al, ben sana giysi veririm..." dedim. Ve bana sarılmaya çalıştı. O anki korkuyla 13 katı koşa koşa çıktım. geldiğimde Nisa : "Şu zekaya bakar mısınız. Kanka niye 2. asansöre binmedin lan?!" dedi. Boş boş sırıtınca Nisa kapıyı açtı ve eve girdik. Yeşim banyo yaparken ben ona kıyafet hazırladım. Çıktığında kıyafetlerinin odamda olduğunu söyledim ve kendi kıyafetlerini koyması için iki poşet verdim. (Bir tanesi plastik bir tanesi karton. Görüntü önemli.) Giyinip aşağı indiğinde "Size teşekkür etmek için yemek ısmarlayayım. Ne yemek istersiniz?" dedi. Nisa ile birbirimize baktık."CALİFORNİA ROLL!!!" "ÇİĞ KÖFTEEEEE!!!!!" diye bağırdık. Nisa'ya aynı şeyi düşünüyoruz sandım diye bakışlar atarken Nisa: "CALİFORNİA ROLL!" dedi. Güldük ve Yeşim taksi çağırdı. Sushicinin önünde indik. Nisa'yla gözlerimiz parlıyordu. Hemen üç kişilik bir masaya oturduk ve sipariş verdik. "Üç tane California Roll lütfen!" .

Sushileri yedik. Sıra ödemeye gelmişti. Hesap gelince yeşim "OHA BU HESAP NE ULAN!!!" diye bize baktı. Bizde Nisa ile güldük. Takside "Bana neden fiyatları söylemediniz ki? Bilseydim çiğköfte alırdım.." dedi. "Boş ver zaten sen de beğendin, benden bile önce bitirdin." dedim ve güldüm. Yeşim iç çeki ve bizi evimizin önümde indirdi.

İner inmez Nisa ile markete koştuk. ÇÜNKÜ BU GÜN PİJAMA PARTİSİ YAPACAKTIK! Hemen elimize gelen bütün her atıştırmalığı aldık. Tabiki benim zorum ile dergi de aldık. Alışverişimizin bin küsür tuttuğunu fark ettim. Ama sadece 8 cips, 12 tane içecek, 7 tane çikolata, 3 tane kitap, 2 dergi, 7 jelibon, 29 tane sürpriz yumurta ve daha içinden ne çıktığını bilmediğimiz şeylerden almıştık. 3 poşet ile eve gittik. İçeri girdiğimiz gibi poşetleri sehpanın üstüne fırlattık. Nisa filmi seçerken ben yorgan, yastık ve peluş oyuncakları getirip koltuğa fırlattığımda Nisa filmi seçmiş olacak ki koltuğu hazırlamaya başladı, o sırada tabak ve bardakları getirdim. Nisa hazırlamaya devam ederken yiyeceklerimizi tabaklara döktüm ve bağırdım "PARTİ BAŞLASIN!"

2. filmin en güzel kısmında Alpkaan aradı; "Şu telefonu Nisa'ya ver!" dedi. Neden zırlıyordu gene bu? Telefonu Nisa'ya verdim. "Niye telefonlarına bakmıyorsun ya??", "Pijama partisi yapıyoruz ve filmin en güzel kısmını bölüyorsun sus!", "Dur kim ile yapı-" cümlesi bitmeden Nisa telefonu elime attı. Benim telefonumu da kapattığını fark ettim. Akıllanmaya başlamış, helal kız!

4. filmde fotoğraf çekmek için telefonumu açtım. Yeşim Cahitin iyileştiğini söylemek için 3 kez aramış sonra mesaj atmış geri arayıp filmi bölersem Nisa beni döver. O yüzden dans eden kedi emojisi attım. "Cahit iyileşmiş". dedim. Nisa da "Tamam ne güzel." dedi. Soğuk yapma ulan! Kafasını bile çevirmedi. Yanii fotoğraf çekersem fark etmez! HAHAHA!!! Hemen fotoğrafımızı çektim ve Nisa'yı da etiketleyip paylaştım. Paylaşmamdan birkaç dakika sonra Fotoğrafı birinin beğendiğini gördüm. Annem bu saatte uyanık mıydı? SİKTİR! ATLAS BEĞENMİŞ! "NİSA ATLAS ÇEKTİĞİM FOTOĞRAFI BEĞENMİŞ!!" Nisa'yı üzmeseydi kesin heyecanlanırdı! Şimdi shipleyemeyeceğim! üf! Nisa cevap vermiyor bağımlı ya! "Nisa! baksana." dedim. duymadı ve izlemeye devam etti. 6. filmin sonunda uyuya kaldım.

Uyandığımda karşımda Nisa ve Can vardı. Can niye burdaydı lan? Neyse. Birşey hakkında konuşuyorlar ama zerre anlamıyorum yeni uyandığım içindir umarım... Uyandığımı fark ettiklerinde uzun süre birbirimize boş boş baktık. Can Nisa'ya inşallah duymamıştır der gibi bakıyordu. Ne konuştular acaba? En sonunda Nisa "Günaydın kanka." dedi. Bende "Günaydın gülüm!" diyip gülümsedim o sırada Can da günaydın dedi. "Sağol abe. Nisa mısır gevreği var mı?", "Var ama süt yok.". HAYIIIR! OLAMAZ!!! Rüyamda mısır gevreği reklamı çekiyordum ama bana yedirtmiyorlardı! Parasını öde diyip durdular, canım çekti ya! "Neyse o zaman..." dedim ve geri yatıp kafamı yorganla kapattım. Nisa "UYUMA LAN!" diye bağırınca korkup kalktım. Trip ata ata yorganımı vesaire odama götürdüm. Karnım aç ulan! Açım ben! koşa koşa mutfağa indim ve buzluktan küçük küp şeklinde buz ve donmuş çilek altım. En iyi haziran kahvaltısı. Bir kaseye dökerken seslerden dolayı Nisa oturduğu yerden ne yaptığıma bakıp " Yiyecek başka şey mi kalmadı Defne?" diye soru. Can ile güldüler. "Varsa bile bunun tadı daha güzel!" dedim hemen."Tamam." dedi Nisa, bende masaya oturdum ve onları dinledim. Hehe. Nisa Yeşim ile Canı shipliyordu. "SHİP! SHİP! SHİP!!!", "Tamam anladık gemi." dedi Can cevap olarak. Bir anda kahkahalar atmaya başladım. Nisa da bunun üstüne "Evlilik ne zaman??" dedi. Büyük ihtimalle Nisa şakasına dedi ama ben ciddiye almış gibi: "OHA ÇÜŞ NE DİYORSUNUZ??!!!!!" dedim. Can da "Biz sadece arkadaşız!" dedi. (MİRACULOUS!) "AY GÖTÜM!" dedi Nisa. Daha fazla güldüm... "Yaşıtım olan herhangi bir kız arkadaşım olamaz mı?" dedi can. "Olamaz. Yaşıtsanız çıkmanız lazım." dedim. Kapıdan, hahahaha soğuk espiriler! "Benim kız olan arkadaşım Nisa- ay bir de sen." dedi can. "Oyuşpu!" beni unutuyordu neredeyse. Bir dakika. YEŞİM'E ARKADAŞIM DEMEDİ İHİMAL VAR!! "Ayiip" dedi Nisa. İ ile söyledi nedenini bilmiyorum. İngilizce klavye, hahahaha soğuk espiriler iki. Can iç çekti ve göz devirdi. Hemen dalga geçmem lazım. "IYY PİCK MEE!!" dedim vurgulu bir şekilde. "Neyse uzatmayın kimseyi sevmiyorum!", " Except for us, us us us us.", "Şaka yapmayı kess. Yoksa ikş- iş ciddiye binecek. Gerçekten.". "Ulan daha konuşamıyorsun!" demeyi çok isterdim kii Nisa bizi zorla kitapçıya götürdü. Hello kitty'li pijamalar ile manga alma keyf... Herkes bana bakıyor... Çok gerici ulan! "Nisa niye kıyafetlerimi değiştirmem için zaman vermedin?". "Çünkü iki saat kombin yapmakla uğraşıyorsun. Seni beklerken kapanırdı burası." tamam haklı olabilir ama... Aması yok haklı. 20 tane manga ve 4 figür aldım Nisa da 8 tane falan manga aldı ve eve döndük.

Bir anda kapı çaldı gelen Cahit'ti vee yanında 3 velet vardı. Tam kapıyı geri kapatacakken Nisa tuttu. "Bir işim var bu tatlışlara bakabilir misiniz?" dedi Cahit. Ne tatlışı bunlar 3 küçük yaratıktan başka bir şey değil! "Asla ola-" Nisa sözümü kesti "Tabiki bakarızz!". Sus Nisa! Cahit teşekkür etti ve sarıldılar. Bir dakika sarıldılar! Nisa kapıyı kapattı ve ben konuşmaya başladım "ENİŞTEYE SÖYLİYECEĞİM!!!" duymazdan geldi... Mesaj yazmak için cebimi yoklarken ne göreyim. En küçük bebe telefonumu almış! İyi ki şifre var! Hemen koştum ve bebeden telefonumu aldım. Derin bir nefes verip anime izlemeye başladım. Bir anda kanat değişti ve football başladı. N'oluyor lan! Etrafa bakındım, çocuk kumandanın üstüne oturup zıplıyordu? Bu nasıl aktivite? Çocuktan kumandayı almaya çalıştım ama beni ısırdı. Yamyam bebe! Nisa neredeydi be? Merdivenlerden ayak sesleri duyunca baktım ama Nisa değildi. Kız velet benim Miku figürümü almıştı ve oynuyordu. Ne? kız velet benim Miku figürümü mü almıştı? "Onu bana ve-" cümlemi tamamlayamadan kız figürü fırlattı. Hayır... Ani şok ve sinir ile dizlerim tutmadı ve düştüm. Figür kırılmıştı. "SEN NE YAPTIĞINI SANIYORSUN BEBE?!" diye bağıracakken velet ağlamaya başladı. "KıRıLdI bU!" NEDEN ACABA??? Hemen koltuktan telefonumu alıp hesap sormak için Cahit'i aradım. "ULAN NEREDESİN LAN SEN?", "Hastanede kan tahlilinin çıkmasını bekliyorum. Bir şey mi oldu?", "EVET BU VELET BENİM FİGÜRÜMÜ KIRDI!", "hangisi?", "KIZ OLAN!", "Öf gene mi birşeyler kırdı döveceğim artık onu!","EVET LÜT-" arkadan Nisa bağırdı "Dövmeğ", "Neyse sen linkini falan at ben alırım sana çok bağırıyorsunuz.", "NE ALAKA? LİNKİ ATIYORUM!" ve telefonu kapattım. Velet sussun diye Nisa "Hadi döner sipariş edelim!" dedi. Onlar alırken ben linkini attım ve telefonu fırlatıp oturdum. Biraz daha yaramaz çocuk görürsem katil olacağım!

"YEVEK GELVİİİİ!!!" diye bağırdı en küçük velet. Oturduk ve yedik. Çocuklar saçma sapan bağırmaya devam etti. Ortanca velet kendi yemeğini bitirip bana saldırdı. Dayanamayıp çocuğun gırtlağına yapıştım. O sırada Cahit ve Nisa içeri girdi bende sarılma taklidi yaptım "y sen çok şirinsiin!", ""Ayyy çok iyi anlaşıyorlar!" dedi Cahit. "Dimi dimi aynen." dedi Nisa. "Hadi gidiyoruz artık.", "Burada kalalım!" dedi çocuk. "HAYIR GİT YETER BE!"diye bağırdım. Cahit "Ama bak ablalar yorulmuş." falan dedi ve gitti. KUTLAMA!

"Nisa çilek almaya gidelim.","Tamam."

En güzel çilekleri aldık ve kasaya gittik. "İki kilo çilek mi?" dedi kasiyer dalga geçer gibi. "Evet?" dedim. ve sonra ödedik. Çok pahalı tuttu... Neyse artık milkshake yapabilirim! Ama hayır evde süt yok. Nisa'ya söylersem neden markette söylemedin diyip bana kızar. Bir ses var sanki? Merak ettim ve uğultunun geldiği yöne baktım. Kahretsin! Yedi tane köpek arkamızdan koşarak geliyordu. "NİSA KOŞ!"

Koştuk ve koştuk ama peşimizi bırakmadılar. Tam pes edecekken kapüşonlu bir adam ( veya kadın bilmiyorum) köpeklere birşeyler fısıldadı. Ne yaptı bilmiyorum ama işe yaradı ve köpekler korkup kaçtı. "Şey teşekkü- ADAM NEREYE GİTTİ NİSA?! ADAM YOK!" Korkuyla Nisa'ya baktım. Az önce yok olan adamın durduğu yere bakıyordu. "O bana çiçekleri veren adamdı." dedi. "Boş ver adamı eve gidelim ben korkuyorum!" ve eve gittik.

Ben çilekleri buz dolabına koydum ve Nisa'nın yanına oturdum. O sırada Cahit'ten mesaj geldi: "Figürü sipariş ettim." Nisaya söyledim: "Nisa Cahit figürü almış.", "Hemen de sipariş etmiş jentilmen" bir süre güldük sonra aklıma teşekkür etmek geldi ve "Sağol" yazdım. film izlemeye devam ettik. Ve gene bildirim geldi. Evren guruba bir link atmıştı:

Her türden insanın olduğu topluluk isimli guruba mesaj atın

-https/otlet.oda/www.com.tr (erven)

-bu ne? (defdef)

-Annemin arkadaşı bu otelin sahibi ve bize 1 hafta beleş tatil hediye etti (erven)

-YAŞASIN TATİL! (defdef)

-neresi burası? (ates)

-antalya (erven)

-Ne zaman gideceğiz? (yorgan pransesi)

-yarın ;) (erven)

-ooo güzel (cahit ama figür alan)

-Neyle gideceğiz? (torpah)

-uçakla (erven)

-bilet aldınız mı ki? (torpah)

-kalan bütün çift kişilik yerleri aldım (erven)

-biz hava alanına nasıl gideceğiz? (defdef)

-Ben hepinizi alıcam (cam)

-Kaç gibi gelirsin ona göre kalkıyım (kel atlas)

-10 da uçağa binmemiz lazım, 1 saat havaalanına gidiş desek 7 de kalk (cam)

-peki kim kim oturuyoruz (defdef)

-sonra konuşuruz bb (erven)

-CEVAP VER!! (defdef)

Nisa "Hadi bavulları hazırlayıp uyuyalım." Olmaz mesajlara bakmam lazım "Olmaz bu filmi izleyelim zaten yarım saat falan kaldı.", "Peki gülüm seni mi kırıcam." ve bir bildirim sesi daha.

Nisa ve atlası barıştırmak isimli guruba mesaj at

"Nisa ve atlası barıştırmak"isimli guruba eklendiniz"

"erven kişisi sizi ekledi"

"ates kişisi eklendi"

"torpah kişisi eklendi"

"cam kişisi eklendi"

"cahit ama figür alan kişisi eklendi"

-bu ne ? (defdef)

-Planım basit nisa ve atlas yan yana oturacak sıkılıp konuşacaklar ve barışacaklar anlaşıldı mı? (erven)

-olmaz! o zaman ben tek kalıyorum! (defdef)

-ben seninle otururum (ates)

-ok (defdef)

-Güzel plan hahahaha (cam)

-yerleri anlamadım ben (cahit ama figür alan)

-şimdi boş olan bütün ikili koltukları ben aldım sol tarafta önden 2. sırada sen ve can. sağdan üçte nisa ve atlas onların arkasında defne ve ateş ateşlerin arkasında da ben ve toprak. basit yani. (erven)

-şimdiden anlaşalım cam kenarı benim! (defdef)

-bana fark etmez (ates)

-yarın görüşürüz o zaman ben uyuyacağım (cam)

-bb (cahit ama figür alan)

-baiii (defdef)

"Nisa kalk bavul hazırlayalım!", "İyide daha film bitmedi?", "Boş ver sonu sıkıcıymış gel.", "Hem izleyelim diyorsun hem de kalkalım diyorsun.", "Boş ver gel."

Odalarımıza gittik ve bavulları hazırlamaya başladık. Bavula kısa kollu ve ince her şeyi attım. Vee Nisa'yla aldığımız uyumlu bikinileri de koydum. Çilekli! (hey NANA!) Bavulumu yazırladım ve pijamalarımı giyindim. Bu sefer sort giydim çünkü sıcak. TABİKİ HELLO KİTTY'Lİ! Tam yatağıma yattım telefonumla uğraşıyorum aklıma papatyaları sulamak geldi. Odamdaki şişeyi aldım ve terasa çıktım. Teras hep esiyor... Soğuk. Papatyaları sulamak için eğildim ve birisi solmuştu. Diğeride neredeyse soluyordu. Olamaz... Yeterince ilgi gösteremedik papatyalara. Zavallı papatya artık daha dikkatli olacağım. Suyu döktüm. Anlık olarak biraz dışarıya bakmak istedim ve... O adam oradaydı. Papatyaları veren ve köpeklere büyü yapan adam (tahmini yoksa fısıldamayla köpek niye kaçsın?). Yüzünde garip bir gülümseme vardı. Korkmuştum, ve görmemişim gibi yapıp eve girdim. O adam neden orada durup bizim evi izliyordu? Hayır korku filmlerindeki salak kız gibi yanına gitmeyeceğim ve uyuyacağım! Dediğimi yaptım, uyudum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.