İçeriğe geç

Nine Daisies

Bölüm 3 · 6 dk okuma

Nine Daisies

Bölüm 3

3. Bölüm - Çilekli Milkshake - Heavy Metal Lover/Lady Gaga

Mesaj atan kişiler arasında bir de Atlas vardı. Nisa kimin ne kadar mesaj attığına bakmak için bildirimleri açtı. Alp sadece 2 kez aramış ve 13 tane mesaj atmıştı, geri kalan 54 arama ve bin küsür mesaj Atlas'a aitti. Nisa "Ben bir Atlası arıyım." dedi. Aradığı gibi de açtı. "Buluşalım mı ?", "Bu gün Defne'yle dışarı çıkacağım olmaz.", "Peki sonra görüşürüz..." Nisa telefonu kapattı. "Ben artık gidiyim." dedi Evren, "Bizde tam çıkıyorduk beraber inelim. Hatta sen taksi ile giderken bizi de bırak." dedi Nisa. Evren de olur dedi ve taksi çağırdı. Gelmesini beklerken nereye gideceğimizi sordu. "bir tane kafeye bırakırsın bizi." dedi Nisa. Nisa'nın cevabı üstüne telefonundan birine mesaj atığını gördüm ama kim olduğunu göremedim. Telefonunu kapatınca "Tamam taksiciye söylerim en yakın yerde bırakır." dedi. Taksiye bindik ve sonunda kafeye geldik.

❀❀❀

Biz indik ve kafeye oturduk. Nisa ile dizinin yeni bölümünü izlerken Atlas ve çetesi içeriye girdi. Nisa beni bıraktı ve onların yanına gitti. Tüh Ateş gelmemiş ti. Nisa onlarla konuşurken bende gördüğüm her şeyi enişteye anlattım çünkü canım sıkılıyordu.

Vırak'ınki (Alperox)(npc) kişisine mesaj atın

-Nisa beni bıraktı gitti...

-Nereye gitti? (A)

-Atlas'larla konuşuyor.

-BAKSANAAA HALA KONUŞUYO!

-Ne oldu? Siz neredesiniz?

-Kafe. NEYSE HALA KONUŞUYORLAR!!!!! Atlas sarılmaya çalışıyor.

-Erkek mi?

-Nisa itti. Bir şey ısmarlıyor zorla. Kahve ve kek aldılar.

-Adı üstünde kek o.

-Hala konuşuyorlar, sıkıldım.

-Abi de artık gel.Konuşacaklarımız var de. Çek kolundan getir.

-bekle dedi.

-Nisa'nın yanına gittim bana verdi yiyecekleri, "Otur ben gelicem tamam mı?"dedi dövcek beni...

-Kıskandım benimle konuşmak için böyle özen göstermiyor. Sevgilisi olmama ramen...

-Tamam. Bensiz dedikodu yapıyorlar... Konuşmanın arasında Alpkaan geçti ama gülüyorlar... Nisa bana bakıyor korkuyorum... Özür diliyorlar. Atlas sarılmaya çalıştı. Nisa itti tamam.

-Atlas'a gıcık kaptım.

-Diğerleri gitti Atlas kaldı.

-Gülüyorlar. ATLAS NİSA2YI DIŞARI ÇIKARTIP KÖŞEYE İTTİ!!!

-Lan.

-BİR TEK NİSA GÖZÜKÜYOR ATLASIN SADECE ELİ.

-...

-Atlas geri adım attı. Nİsa bağırıp küfür ediyor. Atlas özür dileyip elini tutuyor. Nisa itti. Geliyor çok sinirli. Geldi bay.

-BEKLE NE DEMİŞ?????

"Nisa iyi misin? çok sinirli gibisin.", "Boş ver evde anlatırım toparlan gidiyoruz.". Acaba Nisa neden bu kadar sinirliydi. "Atlas nereye gitti?" dedim bir anda. Ne oluyordu üçüncü sınıftan beri çok yakınlardı. "Defne sana toparlan dedim! Acele et." dedi Nisa bende hemen toplandım. Evde demişti fakat yolda anlatmaya başladı:

Atlas sevgilisi olduğunu bile bile Nisa'ya "Benimle sevgili ol." demiş. Nisa ilk başta kibarca olmaz demesine ramen ısrar etmiş en sonunda Nisa da sinir krizi geçirmiş.

Eve geldiğimizde Nisa'yı koltuğa bırakıp mutfağa gittim. İkimizinde en sevdiği içecek olan çilekli milkshake yapacaktım. İyiki markete gittiğimizde çilek almışlardı. Hazırlayıp Nisa'nın yanına gittim. "İyiki çilek almışsınız Nisa."," Evet çilek önemli. Dergiden ne çıktı? sevdin mi?" Ne dergisi? Hatırladım! Sabah zorla aldırdığım dergiden bahsediyordu. Dergiyi tamamen unutmuştum. "AAA UNUTMUŞUM HEMEN AÇALIM!!!" dedim ve odama koştum. yatağımın üstünden dergiyi aldım ve salona uçtum. ( gerçekten) Sehpanın önüne oturdum ve dergiyi açtım. "ÇIKARTMALAR ŞAKA MI AŞŞIRITATLILAR NİSAAA ABK!!!!!" Nisa güldü " Evet sevimliler." Hemen elimin yanındaki kuromi çıkartmasını aldım ve Nisa'nın kafasına yapıştırdım. Güldü ve çıkartmayı atıp telefon kılıfına yapıştırdı. Sanırım bu daha mantıklı.

Ben dergi ile uğraşırken Nisa uyumuştu. Yorgan mı getirseydim acaba? Yok. "NİSAAAAAA UYAAAAAN VE YATAĞINDA UYUUUUUUUUUUUUU!!!!!!!!!" Nisa gözlerini açtı, dünyaya hoş geldin Nisa. "Ne bağırıyorsun? Uyandım tamam!" Dedi ve gitti. Şu an biri ne halin varsa gör demiş gibi hissediyorum. Neyse. Odama gidip yatağıma uzandım ve birşeyler izlemeye başladım. İzlerken uyumuşum.

❀❀❀

Uyandığımda Nisa evde yoktu. Yazılım kursuna gitmişti ve ben evde yalnız kalmıştım. Dünkü kıyafetlerimle uyuduğumu fark ettim ve üzerimdekileri değiştirdim. Aşağı inerken telefonum çaldı. Arayan Ateş'ti. Bu saatte neden arıyordu ki? Onun kursta olması gerekiyordu. Yoksa birine birşey mi olmuştu? Hemen aramayı açtım. "Ne yapıyorsun? Dün Nisa sinirliymiş galiba." Bunun için mi aramıştı beni? Şaka mısın ulan?!! "Evet dün Atlas'a kızdı biraz. Önemli bir şey yoksa kapatacağım." dedim. Nisa'ya sorması daha mantıklıydı. Atlas anlatmıştır zaten. Nisa'nın durumunu merak ediyorsa ona sormalı. "Evde tek misin?" dedi bir anda. "Evet? Neden sordun?" evde tek olup olmamdan ona ne ki? Aklımda deli sorular... "Sen neden kursa gitmedin Ateş?", "Aaa kurs mu vardı bu gün? Tüh unutmuşum." Oyunculuk 0. İnsan biraz inandırıcı yapar. Yalan söylüyorsan belli etmeyeceksin aslanım. "Gelmemi ister misin? Birşeyler izleriz falan. Hatta sen gitar seviyordun onu da getiririm." Ne gitar mı dedi o? "Hemde elektro gitar." Bak şimdi kalbimi çaldı işte. "Evet gel!" gitar çalan Ateş mii? HAHAHA HARİKA OLUCAK! Bir dakika, o benim gitar sevdiğimi nereden öğrenmişti? Ona hiç söylemedim ki. Neyse sorun değil Nisa falan söylemiştir. "10-15 dakikaya gelirim, görüşürüz.", "Görüşürüz."

Zile sesini duydum. Yavaş yavaş kapının yanına gittim. Kapıyı açtığımda kurye vardı. Galiba aldığım figür gelmişti. HARİKA!! Hemen kargoyu aldım ve bıçakla açtım. Sonunda 76 gündür beklediğim o anime figürü gelmişti. Figürü elime alıp incelerken kapı tekrardan çaldı. Kapıyı açtığımda o gelmişti. GİTAR! Ateş'te oradaydı. "Ne duruyorsun, girsene içeri." dedim. Kafasını salladı ve içeri geldi, gitarı koltuğa koydu. Ben figürü odama koymak için odama gidiyordum. "Nereye?" diye sordu. "Odama gidiyorum. Figürü koyacağım. Gel istersen." Geldi. Gelmemesi lazımdı çünkü hello kitty'li pijamalarım ve peluşlarım dağınık bir şekilde duruyordu. Hemen yetişti, biraz yavaş olsa ne kaybederdi ki? Odaya girdiğim gibi pijamaları yatağın altına ittim. Umarım görmemiştir, umarım görmemiştir, umarım gör- "Hello kitty'li pijama ve peluş ha? Dışarıdan Daha az çocuksusun." Güldü. Elimdeki figürü yüzüne atmamak için kendimi zor tuttum. Yavaşça kafamı çevirdim ve "Kapat çeneni yoksa seni öldürürüm!" imalı bir bakış attım. İşe yaradı ve sustu. Görev tamam artık figürümü yerine koyabilirim. Çıkartılacak ders: Pijamalarınızı katlayın.

Kızgın bir şekilde aşağıya indim. "Hello kitty sevmem benim kişiliğimi değiştirmiyor tamam mı Ateş?!!" gereksiz bir gerginlikle söyledim. Sanırım korktu çünkü özür diledi. "Sen istediğini aç." dedim soğuk bir sesle. O sırada açlıktan karnım guruldadı. Kahretsin! Ateş gene güldü. Oturduğum yerden kalktım, yanına doğrun ağır adımlarla gittim ve sol kulağına doğru eğildim. "Sen her şeye böyle güler misin ha? İnsanı delirtme burda! Seni kendi gitarın ile parçalarım." dedim. Sonra şirin bir yüz ifadesiyle ile ona gülümsedim. Omzuna elimi koydum ve biraz sıktım ( biraz ) "Anlaşıldı mı? Yoksa daha detaylı anlatıyım mı Ateş?", "Anlaşıldı efendim!" dedi. Oturdum ve açtığı filmi değiştirdim. Neden? Çünkü gıcıklık olsun. Sadece Nisa bana gülebilir. Biraz sonra Ateş'in de karnı guruldadı. Dalga geçmek için katıla katıla güldüm sonra bir anda sustum ve Nisa'yı aradım.

Şu an moladaydılar ve bana yardım edebilirdi. Telefonu açtı, "Ne oldu kanka? Acıktın dimi?", "Evet acıktık ne yapacağım yardım et...", "Acıktık derken? Evde kim var?", "Ateş bize geldi.", "Ateş mi geldi ooo.", "Evet? Hadi yardım et bana.", "Hehe, tamam o zaman buzdolabından tavuğu al ve ateşe koy." Nisa bunu dedikten sonra bir tava aldım ve ocağı yaktım. "Evet, ateşe koydum kanka." Arkadan Ateş bağırdı. "NEE BANA MI KOYDUUN!!" Nisa duymuş olacak ki güldü. Gülmekle kalmadı, diğerlerine de anlattı. Ve onlarda güldüler. Sakince Ateş için ısıtacağım iki tavuk parçasını tekrar kaba koydum. Isıtırken Ateş'in beni izlediğini fark ettim. "Pardon neye bakıyorsun? Haa, tavukları diyorsan kendime hazırlıyorum." cevap vermedi. KONUŞ! "Cevap versene bir şey soruyorum!", "Boş ver... Hadi gel sana gitar çalayım." yok kalsın. "Yemek yiyeceğim ben. Çalma." masaya oturdum. "Bana yok mu?" sence var mı? Salak. "Ben mi hazırlayacağım sana? Açsan git hazırla." korkma, şaka şaka. "Peki." dedi ve buz dolabından yumurta aldı. Pişirip tabağa koydu ve karşıma oturdu. Sessizce yemeğimi yedim. Sonra zil çaldı. Koşarak kapıya gittim. NİSA GELMİŞTİ YAŞASIN!!!!! Nisa içeri girdiğinde diğerlerini de arkada gördüm. Can ve Toprak da gelmişti. Nisa'nın kulağına fısıldadım: "Bunlar niye geldi?" Nisa'da benim kulağıma fısıldadı: "Ateş niye geldi??" cümlesini bitirdiğinde kotluğa oturdu. Bunların hepsi neden kapıda dikiliyor be? Soya çekim! İçeri gel demeden gelmiyorlar. Bir kaç dakika durdular bende kapıyı yüzlerine kapattım. Nisa güldü ve kalkıp kapıyı açtı. "Gelsenize." dedi Nisa ve eve girdiler. Hepsi koltuğa oturdu. "Ee ne yapıyoruz? ". Cümlesi bitmeden kapı çaldı. " Ben bakarım bekleyin. "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.