Hastaneden geldiklerinde onları Fatma Hanım karşıladı avluda. Onlar giderken onların sesine uyanmıştı. Aslı ve Fatih, Asel Hanım'ı görünce şaşkınlıkla durdular. İkisi de onun uyanık olmasını beklemiyorlardı. Asel Hanım onların önüne geçerek ikisini de süzdü. Sonra
"Nereden böyle?" diye sordu. Aslı "Marketten"
Fatih ise "Hastaneden" diyince. Asel Hanım kaşlarını kaldırdı. Aslı bir eli ile diğer elindeki ufak poşeti gösteriyordu. Avlunun ortasındaki masaya oturdu Asel Hanım. Aslı ile Fatih de arkadından gidip onun iki yanına geçtiler. Karşılıklı oturmuşlardı. Asel Hanım
"Ne oldu da gittiniz hastaneye?" diye sordu. Fatih'e yöneltti bakışlarını. Fatih gözlerini Aslı'dan ayırıp annesine çevirdi.
"Karnı ağrımış, gazı varmış, büyüyememiş galiba" dedi Fatih. Sözlerinin sonunda Aslı' ya kaçamak bir bakış atarak.
Aslı sinirle bakışlarını masadan kaldıp Fatih'e baktı. Ama sonra ona yönelen Asel Hanım'a çevirdi başını mecburen. Asel Hanım Aslı'ya yönelip "Ne oldu, nasılsın?" diye sordu. Aslı sadece "İyiyim Elhamdülillah" demekle yetindi. Asel Hanım iki elini de masaya koyup destek alarak ayağa kalktı. Kalkarken "Hadi, öyle olsun bakalım" dedi. Asel Hanım'ın ayaklanması işe Aslı ve Fatih de ayaklandı. Birbirlerine sinir ile bakarken Fatih annesinin dürtmesi ile zoraki bir şekilde gülümsemeye başladı. Aslı o an başını önüne çevirip Asel Hanım'ın odaya girmesi ile hızlıca merdivenlere yöneldi. İkisi de önce girmek için hızlı yürüyorlardı merdivende.
Fatih önce girip giyinme odasına girdi hızlıca. Aslı ise arkasından girip koltuğa uzandı. Koltuktaki örtüyü üzerine örtüp örtmemekte kararsız kaldı. En sonunda odanın sıcaklığının iyi olduğuna karar verip örtmeden kapattı gözlerini. Fatih kıza bakmadan yatağına geçti. Ama ona arkası dönük rahat edemeyince diğer tarafına döndü. Dönerken gözü yarım yamalak açık olduğu için Aslı'yı görmüştü. Üstünün açık olmasına başta aldırış etmese de sonrasında içi rahat etmeyince kalkıp üzerini örttü. Aslı Fatih' in yaptığını fark etse de bir şey demeden uykuya bıraktı kendinisini.
Sabah bütün herkes avluda kahvaltı masasındaydı. Herkes yemeğine odaklanmıştı iki kişi dışında. Asel Hanım ve Fatih, Aslı'ya odaklanmışlardı. Asel Hanım yemeğini düzgün yiyiyor mu diye bakarken Fatih' in de Aslı'ya baktığını fark edince imalı bir şekilde gülümsedi. Aslı kafasını kaldırdığında Fatih yaptığına anlam veremeyerek kafasını eğdi. Ve o da yemeğine odaklandı. Miran Ağa' nın boğazını temizlemesiyle herkes ona doğru döndü. Miran Ağa'nın yanındaki suyu alıp içmesiyle hepsi önüne dönmüştü. Ama herkes yemeğine dönünce Miran Ağa Asel Hanım'a dönüp bir şeyler fısıldadı. Kimse fark etmemişti onları.
Kahvaltıdan sonra erkekler şirkete giderken Miran Ağa ne kadar Fatih'in evde kalmasını söylese de Fatih evde sıkılacağını söyleyerek ikna etti babasını. Evin hanımları kapıda sıralanmış kocalarını uğurlarken Aslı odalarına çıkmaya yöneldi. Ama Asel Hanım'ın çağırması ile sıkkınlıkla kapıda Fatih'i bekkemeye başladı. İçinden Fatih'e söyleniyordu.
Fatih ne kadar eli çabuk olsa da bu sefer yavaş olmak gelmişti içinden. Tam hazır olmuş çıkacakken kapıyı araladığında arkası dönük olan Aslı'nın kapıya gittiğini görünce tekrar girdi odaya ve biraz daha oyalandı.
Diğer Hanımlar Fatih'in geç gelmesine şaşırmışlardı. Onlar çardakta oturmuşları. Ama Aslı ile evin çalışsanları kapıda bekliyorlardı. Tam Asel Hanım Fatih'e bakmak için kalkmışken Fatih'in odadan çıkmasıyla geri oturdu. Aslı Fatih'in geldiğini gördüğünde içinden şükrederek evin çalışanlarından Fatih'in ceketini aldı eline. Bunu ne kadar yapmak istemesede bütün gözler onun üzerinde olduğu için düzgün yapmalıydı. Fatih erken gelse önemsemeden eline verecekti ceketini ama şimdi herkesin odağı onlar olmuştu. Fatih yavaş yavaş geldi Aslı'nın karşısına. Fatih küçümser bir bakışla
"Ne oldu sende mi benim cazibeme takıldın" dedi.
Aslı ona sinir olarak ceketini ona giydirdikten sonra düzeltiyormuş gbi yaparak omuzlarına uzattı elini. Ve o sinirle kollarını cimdikledi. Fatih a başta şaşırıp ve kızıp kaşlarını çatsada. Sonrasına onu sinir etmek hoşuna giderek sırıttı. Fatih'in sırıtışı Aslı'yı sinir etse de o duygusuz suratıyla odalarına yöneldi.
Fatih arabasına sırıtarak girmişti. Aynada kendini sırıtırken görünce kaşlarını çatıp yüzünü düzeltti. Uzun zamandır kendini böyle görmüyordu. Görünce şaşırsa da onu Aslı' nın güldürdüğü gerçeği ile yüzleşmemek için o anı kafasından silmek istedi.
🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻
Gün boyu yeni gelin ziyaretleri olmuştu konağa ve Aslı kimseyi tanımadığı için kafası çorba olarak gezmişti. Adları aynı olanları karıştırmamak için çokça çaba sarfetti. Günün sonunda akşam olurken ikindi namazını kılıp odasından çıkmamaya karar verdi. Kıyafetlerini nereye koyması gerektiğini düşürken. Odayı bir güzel inceledi. Ama fark ettiği şey ile sinir olmuştu. Daha dün üzerinde yattığı koltuk odada yoktu. Günün çoğunluğunda olduğu odaları düşündü. Evet bir kaçında normalden fazla koltuk vardı. Ve onların elbette geri yerlerine konması lazımdı. Ama bir kaç gün daha sürecek olan bu ziyaretler boyu onların oralardan geri gelme gibi bir imkanı yoktu. Aslı nerede yatacağını, giyinme odasındaki boş dolaplara kıyafetlerini döşerken düşünüyordu. Ama her şeyi düşünse de tek çare Fatih'in yatağında yatmaktı. Ama bir anda aklına gelen ile ayağa fırladı. Hızlıca odadaki bütün dolaplara baktı ama bir tek fazladan yorgan ve yastık bulamamıştı.
Kıyafetlerini dolaba yerleştirdikten sonra diğer bavulunu açarak ondaki bir kaç kıyafeti de yerleştirip o bavuldaki katlanabilir rafı çıkardı. Dolabın kenarına onu da yerleştirip kitaplarını dizdi. Bavullarını kapatıp dolabın üzerine koyduktan sonra çalan telefonunu alarak büyük yatağa oturdu.
Arayan abisiydi. Aslı telefonu açtığı an abisi
"O adam sana nasıl davranıyor?"
Diye sormuştu. Devamında Aslı geçiştirse de "O adam gerçekten dengesiz" diye geçirdi içinden Aslı. Telefon ile konuşurken okunan akşam ezanı ile vaktin nasıl su gibi akıp gittiğine şaşıran Aslı ayağa kalktı. Ve telefonu namaz kılacağını söyleyerek kapattı. Zaten abdesti olduğu için üzerini düzeltip giyinme odasına girdi. Kıyafetlerinin arasına koyduğu secdadeyi alıp telefonundan kıbleye baktı. Secdadeyi kıbleye doğru serip namazına niyetlendi.
Aslı namazını bitirdikten sonra her namazdan sonra zamanı oldukça okuduğu hatmine devam etti. Odada kimsenin olmamasını fırsat bilerekten dışından okumaya başladı. Fatih odaya girdiğinde yorgun ve aç olduğu için sessizdi. Odada duyduğu Kuran sesine alışkın değildi ama hoşuna gitmişti. Giyinme odasının kapısının yanında oturup Aslı'yı dinledi. Aslı okumasını bitirdiğinde özenle Kuran'ı yerine koydu. Fatih Aslı'nın sesi kesilince hızla kalkıp elini yüzünü yıkamaya lavaboya girdi. Aslı odadan çıkınca lavabodan gelen su sesi ile Fatih in geldiğini anladı. Onun yüzünü görmemek ve ona görünmemek için odadan çıkıp mutfağa yardıma indi. İnerken de bir yandan sesini duymamış olması için dua ediyordu. Mutfakta Derya ve çalışanları görünce Derya'nın yanına gitti. Derya ile güle güle sofrayı hazırladılar.
Fatih onun güldüğünü ilk defa görmüştü. Ama Aslı Fatih ile göz göze gelince hemen yüzündeki gülümsemeyi soldurdu. Fatih ona sinir olsa da yanında konuşan kardeşi ve babasına yöneldi. Sofra hazır olduktan sonra çalışanların çağırması ile erkekler de sofraya oturdu. Derya ile Aslı ellerini yıkayıp geldiklerinde yan yana oturmak istemişlerdi. Ama tam Aslı oturacakken Miran Ağa'nın boğazını temizleme sesi ile Aslı mecburen kocasının yanına oturdu.
Yemeği yerken Aslı elinin Fatih'in eline değmesi ile hemen çekti elini Fatih bu hareketine ne kadar sinir olsa da "Mecburen katlanıcam onun gönlünü alıcam" diye içinden geçirerek kendini tuttu.
Yemek bitimi herkes odasına çekilirken Aslı ile Derya gönüllü olaraktan yardımcılara yardıma mutfağa geçtiler. Yine güle güle eğlenerek bu işi de bitirip onlar da odalarına geçti. Ali Ağa ile Fatma Hanım, Fatih ile Aslı'nın balayıyı hakkında konuşuyorlardı. İkisi de ortak karar olarak Fatih kafa dinlemeye gittiği eve veya bir otele karar kıldılar. Kendileri karar versinler diyerekten onlara iki seçenek sunmayı düşünüyorlardı.
Fatih odaya girdiğinde üzerini değiştirip yatağa uzandı. Ama arkasında döndüğünde o koltuğu göremeyince hızlıca doğruldu.
Aslı'nın nerede yatacağı kafasını karıştırdı. Hemen kalkıp dolapları aramaya başladı. O da dolaplarda fazladan yorgan ve yastık bulamamıştı. Açılan uykusunu geri getirmek için düşüncelerle yatağa girdi. O hâla düşünürken Aslı içeriye girdi. Fatih, Aslı' ya yönelip onun harketlerini takip ederken Aslı Fatih yokmuş gibi davranıyordu. Aslı giyinme odasına girdiğinde Fatih'in gözü kapıda kalmıştı. Fark ettiği an önüne dönüp gözlerini sıkıca kapattı. Aslı'nın uzun süre çıkmaması dikkatini çekti. Ayağa kalkıp giyinme odasının kapısının önüne geldi. Kapının hafif olmasını fırsat bilerek içeriye bakınmaya çalışacaktı. Başta biraz kötü hissetse de "Ne olsa helalim" diyerekten içeriye baktı. İçeride kitap okuyan Aslı'yı görmeyi beklemiyordu. Aslı dolabın yanına oturmuş kitaba odaklanmış bir şekilde kitabını okuyordu. Bir anda imalı bir şekilde sırıtmaya başladı Aslı. Fatih onu o şekilde görüş olmanın verdiği değişik hisse anlam veremedi. Fatih, Aslı normal haline dönünce o sırıtmayı bir daha görmek için kapının duvarına yaslanıp onu izlemeye başladı. Sonrasına ne yaptığını idrak edince kaşlarını çatarak yatağına yattı. Bugün çok sersem ve dalgın davrandığını düşünerek kendi yorgunluğunun Aslı'dan daha önemli olduğunu düşündü ve kendini uykunun kollarına bıraktı.
Aslı, Fatih uyuduktan sonra saate bakarak ayağa kalktı ve aralık kapıdan Fatih'e baktı. Fatih üst kısmına bir şey giymeden yattığı için göğüs ve karın kasları hafif açık olan örtüden gözüküyordu. Aslı "Tövbe Estağfurullah" diyerek kapıya yöneldi. Kapıyı yavaşca açarak onlara en yakın misafir odasına geçti. O odadaki bir koltuğa yatıp üzerine elindeki uzun yeleğini örttü. Yarın mesleğine devam edeceği için dünden daha mutlu bir şekilde daldı uykuya.
Sabah kalktığında huzurluydu. Yatağında doğruldu. Ama nerede olduğunu hatırlayınca geri dünkü haline döndü. Hızla üzerini düzeltip odadan çıktı. Kendi odalarına gittiğinde Fatih'in hareketlenmesi ile hızlıca giyinme odasına girdi. Hastenede üzerine doktor önlüğü giyeceği için üzerine onun boyutlarında bir yelek giyerek uygun bir kombin yaptı kendine. Eline diş macunu ile fırçasını alıp dışarı çıktı. Karşısında yeni uyanmış saçı başı dağınık ve sersem Fatih Ağa'yı görmeyi beklemiyordu. Fatih de karşısında Aslı'yı görmeyi beklemediği için şaşkındı. İkisi de şaşkınlıktan öyle kalakalmışlardı. Aslı kendine galip hızlıca lavaboya girip işlerini halletmeye başladı. Fatih de giyinme odasına girip üzerini değiştirdi. İkisi de aynı anda çıkınca bi' değişik gelmişti Fatih'e. O da daha yeni fark ettiği Aslı'nın üzerini süzdü.
"Kolları mı ince onun?" diye mırıldandı. Aslı ne kadar duysa da umursamadı. Eline giyeceği yeleğini giyip hızlıca çıktı odadan. Fatih de daha açılmamış uykusunu açmak için lavaboya girdi. Aslı aşağıda mutfak işlerine yardım ederken Derya ise onun güzelliğini övüyordu. Fatih mutfağın yanından geçerken duymuştu Derya'yı. Ama içinden "Neresi güzel?" diyerek sofraya yöneldi.
Kahvaltıdan sonra Aslı, Fatih ile muhatap olmamak için hızlıca büyük kapıya yürüdü. Tam kapı açılırken Fatih de arkasındaydı. Ona yetişmişdi. Aslı yürüyerek gitmek istediği için arabanın olduğu tarafa değil de diğer tarafa yürüdü. Fatih onun o tarafa gitmesine kızarak arkasından gitti. Kolundan tutup kendine çevirdi. Ve bir şey demeden arabaya doğru götürmeye başladı. Aslı ne kadar dirense de ne laflar etse de gücü yetmiyordu Fatih'e. Fatih babasına belli etmeden onu arabaya bindirip arabayı kilitledi. Ve hâla tek bir laf bile etmiyordu. Aslı en sonunda "Lan!" diye bağırdı. Fatih'in bakışlarından sonra koltuğa sinse de kapıyı zorlamaya başlayıp "Ben yürüyecem" diye inat etmeye başladı. Fatih gür sesiyle
"Ben senin kocanım ne demek öyle bekar kadınlar gibi tek başına serseri dolu sokaklarda yürümek?"dedi.
Aslı ise"Benim gideceğim yerler tekin hem biz sadece kağıtta evliyiz bir kaç ay sonra boşanacağımız belli niye sanki öyle değilmiş gibi davranayım ki?" deyip devamında da ekledi.
"Hem kocam olsan bile bu öyle evcil hayvanın gibi yanından bir an bile ayrılmayacağım anlama gelmez"
İlk laf Fatih'e biraz ağır gelse de. Lafını söyleyip kapıların kilidini açtı.
"Tamam yürü o zaman ama benim namusum olduğunu bilerek yürü."
Aslı duyduğu laf ve anladığı imâ ile yüzünü buruşturdu. Hızla kapıyı açıp çıktı. Fatih o çıktığı gibi gaza basıp gitti. Aslı ise biraz orada durup biraz önce konuştuklarını düşünürken kafasını dağıtıp yürümeye başladı.
🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻
Aslı hastaneye girip odasına geçti ve askıdaki önlüğünü aldı üzerine. Sonra gözüne masasının altındaki bir kutu vişne suyu takıldı gözüne. Onu gördüğü gibi yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu. Sonra aklına hastane çıkışı Fatih'in aldığı 10 kutu vişne suyu geldi.
Hastanedeyken Cihan bu kutunun haberini vermek için mesaj atınca Fatih de görmüştü ve gelirken o yüzden girmişlerdi markete. Aslı bir tanesini içip kabını çöpe attıktan sonra daha hiç randevusu olmadığı için odasından çıktı. Yetim çocuklarla eğlenmek için, okul dönüşlerinde yetim çocuklarla ödev yaparak eğlenmek için ayırdığı büyük odaya gitti. Kapının hizasında duran Selma, Aslı tam kapıyı açacakken koşarak gidip sarıldı. Aslı şaşırsa da karşılık verdi.
"Ne oldu, hayırdır? Alt tarafı 1 hafta gelmedim."
Aslı'nın sözünden sonra Selma yüzünü tatlı yapmaya çalışarak "Ben seni bir gün görmesem özlüyorum, o nasıl laf"deyip tekrar sarıldı. Sonra konuşa konuşa kantine indiler. Cihan, Burak ve Ayten de orada olunca beşli oturup uzun bir sohbete daldılar. Ama en sonunda ilk randevusu olan Aslı olunca mecburen ilk sohbetten ayrılan o olmuştu. Kantinden hızla çıkıp odasına geçti. Ve gelecek olan hastasını beklemeye başladı. Gelen kız çocuğu ile yüzüne bir tebessüm yerleştirdi. Yanındaki annesi ile beraber gülümseyerek girdiler içeriye. Küçük kızın gülümsemesindeki acı belli oluyordu net bir şekilde. Aslı da ne olduğunu sorup muayene edip ilaçları yazarken alttaki kutudan bir vişne suyu çıkarıp küçük kıza uzattı. Küçük kız mutlulukla teşekkür edip aldı vişne suyunu. O mutluluğu görünce Aslı daha da mutlu oldu. Kız arkasını dönünce
"Bekle bitir de öyle çık göz hakkı olmasın" dedi. Kızın annesi gülümseyip Aslı'ya baktı. Aslı'yı süzerken Aslı sadece yüzündeki tebessüm ile mutlulukla vişne suyunu içen kıza bakıyordu...
___________________________
DEVAM EDECEK...