Sabah uyandığımda Umut yanımdaydı. Yavaşça ayağa kalkıp kapıya gitdim. Tabiki kapalıydı uzun süren çabalardan sonra Umutun cebine bakmak aklıma geldi. Bakmaya gitdim yaklaşdıkça kalp atışlarım yükseliyordu korkudanmı aşktanmı orasını bilmiyorum. Elimi yavaşça pantolonunun cebine yaklaşdırdım cebine soktum anahtar elime deydi onu yavaşça çekmeye çalışdım ve sonunda anahtarı almışdım. Kapıyya yavaşça yönelip kapıyı açtım tam çıkaken kapı kapandı ve Umut beni kapıyla arasına aldı.Kalp atışlarım hızlanıyodu kesin ölücem diye bir hiss sardı beni ve Umuut konuşmaya başladı.
Umut: Nereye Eylül hanım.
Eylül: öylesine dışarıya çıkıyodum. Uyandıysan birlikte çıkalım.
Umut: Öylemi dışarı çıkmadan seni bi güzel sevmeyelimmi?
Eylül: Gerek yok niye seviyorsun ki hiç gerek yok.
Umut: Ama böyle olmaz bence biz seni sevelim.
Eylül: yaaaa sevme-
Sözümü bitirmeden öpdü beni. Ben tabiki sadece duruyodum gözlerimi kapayıp duruyodum karşılık falan vereyim yok. Bu da adamı sinirlendirmesinmi. Tutdu beni yasladı duvara birazda orda öpdü. Baktı yine benden tıkyok bu sefer daha sert öpmeye başladı. Hayvan oğlu hayvan dudamı ikidir kanatıyor tabi kide canım yanmaya başlayınca itmeye başladım ama bir santim bile kıpırdamı yordu. En sonunda tüm gücümle itip yine basdım tokatı ama bu akşamki gibi sıradan bir tokat deyildi 5 parmamın beşide suratında kaldı. Sinirden deliye dönen Umut helvamı kavursun diye hizmetçisine seslendi dedim buraya kadar sıkacak kafama. Yaptıklarından sonra kafama sıkmasını tercih ederdim....