Sabah olmuşdu. Okulda gezi vardı normelde babam asla o geziye göndermezdi beni ama bu sefer gönderdi. Akşamdan hazırladığım bavulu alarak okulun yolunda ilerledim.Genellikle ailem yüzünden pek arkadaşım yoktu otobuste en arka tarafta oturdum. Okuma sıralaması yaptılar ve benim ismim söylendi "Eylül" el kaldırdım. Ormanda çadırlar kuruldu her kes kendi çadırnı kurup kendi yiyeceklerini yiyecekti. Bu yakın arkadaşlar için diyildi ama onlar tek çadırda uyuyup hep birlikde yiyeceklerini yiyolardı. Tabiki bende arkadaşım olmasını isterdim 19 yaşındayən lise 2 deydim ama hala arkadaşım yoktu arkadaşı bırakın ailem yüzünden artık 19 yaşındaki bir yetişkin olamıyordum. Çok can sıkıcıydı. Evden kaçmak için Neyi bekliyorum bilmiyorum? Doktor olmak için okuyordum kesinlikle en başarılı doktor olacağım. Yemek bitdikten sonra akşam için odun toplama görevi bendeydi. Yolda odunları tolayarak yürürken nefes sesleri duydum ilk başda korkdum sonra yavaş yavaş oraya taraf ilerledim. Orada bir insan vardı vurulmuşdu çok korktum geri dönmek istedim ama ben bir doktordum yardım eda bilirdim ilk hastam onu kamp alanına götürmek istedim ama benden büyüktü onu taşıyamazdım. Etrafa bakmaya başladım külübe falan varmı diye. Evet kabul çok fazla dizi izledim. Ama gerçekten bir külübe vardı. Onu oraya doğru sürükledim. Yerde sürüklenme izleri kalıyodu odunlarıda külübeye getirdim yaktım elinde bir bıcak vardı qaliba kurşunu çıkarmışdı. Bende bıcağı kızdırarak yarasına batırmayı düşündüm. Bu aslında tıpda en iyi ve en eski yöntümdi. Onu dağladım bu zaman uyandı. Ama tam deyil yarasını temizlemem için su ve sarmam için bir şeyler lazımdı. Evde kimse yoktu onu burada bırakmakta istemiyirdum ama başka çarem yoktu üzürimde odunları bağlamak için gerirdiyim bir bez parçası vardı. Onunla yarasını sardım ama yinede mikrop kapa bilirdi kampa döne bilirsem orada bazı malzemler var. Ayağa kalktım yarı uyanık şekilde. İsmimi sordu bunu cavaplıcak zaman yoktu hemen koşarak kamp alanına gitdim kamp alanına külübede yakmadığım odunlardan alıp geldim. Kamptan kimseye bir şey söylemedin tıbbi malzemeler olan çadıra girip kolonya sargı bezi birde su aldım bunları alıp koşarak kendi çadırıma gitdim. Oradan sırt çantamı alıp içine yiyecek bir şeyler koydum ve gizlice kamp alanından uzaklaşdım. Oraya vardığımda durumu giderek kötüleşiyordu kolon yayı döküp üzerinide sardım. Biraz ateşi vardı ve etrafta battaniye yoktu. Bende kendi paltomu onun üzerine örtdüm. Aldığım sudan biaz beze dökerek alnına koydum hava kararmışdı oda ayılmışdı. Ben se uyuya kalmıştım. Uyandığımda o bana yaklaşmış bakıyodu kendimi geri doğru itdim çünki korkmuşdum. Ben geri gitdikçe o bana yaklaşıyodu. Sırtım duvara çarpdığında nefes almayı unutdum. Bana yaklaşdı ve cebimdeki telefonu alıp uzaklaşdı yeniden nefes almaya başladım korkudan ölücekdim neredeyse. Telefonumdan birini alıp kalın sesiyle konuşmaya başladı. Telefonumla konuşup bitirdikten sonra bana dönüp telefonu uzatdı titreyen elimle onu aldım. Yine kalın sesiyle konuşmaya başladı.
***: Adın ne? Ve neden beni kurtardın.
Eylül: ismim Eylül çünki ben bir doktorum
***: Doktormu? Senin maksimum 20 yaşın vardır ne doktoru daha ikinci senende falansın deyilmi.
Eylül: nolmuş yani doktor olacağım işte. Ayrıca sende bana ismini söylemelisin sonuşda seni ben iyleştirdim bana ismini söyle.
Umut: ismim Umut. Bana bak küçük doktor benim varlığımdan kimseye bahs etmeyeceksin duydunmu.
Eylül: düydüm merak etme kimseye söyle meyeceyim neyse acıkmış olmalısın al.
çantamdan annemin hazırladığı tostun birini ona verdim. Gözlerimin içine bakarak elimden aldı ve yemeye başladı bende kendi tostumu yemeye başladım. Sadece vakıyoduk konuştuğu falan yoktu bende pek konuşan biri deyilimdir . Sonra birden ayağa fırladın camdan baktım hava kararmışdı büyük ihtimalle yokluğumu fark etmişdirler hemen ayakkabılarımı giyinip ona çantamda getirdiyim. Yiyecekleri verip hoşçakal yarın yine geleceyim diye bağırarak gitdim.Onun konuşmasına izin vermeden gitdiyim için yarın yine gelecektim sakince kamp alanına koşmaya başladım kamp alanına biraz uzaktaydım. Vardığında sesizleşmeye başladım herkes kamp ateşinin etrafında toplanmışdı. Sesizce çadırıma girip uyudum benim yoklumu fark etmemişdiler braz üzüldüm. Sabah oldu. Uyanır uyanmaz yine çantam bir şeyler koyup koşarak kulubeye gitdim. İçeri girdiğimde Umut ve yanında bir kaç silahlı adamlar verdı. Korkudan geri adım atıp sadece hareketsiz kaldım. Onun adamlarıymış ban yaklaşarak "seni bekliyodum küçük doktor" dedi şimdi bayılıcam. Kaçıracaklarını sandım hatda kaçıracaktılarda alın dedi. Ona iyilik yapıp onu kurtarmışdım ama o nemiyapdı. Adamlar bana yaklaşdıkça korkuyodum. Sonra kendime gelip arkamı dönerek koşmaya başladım tüm hızımla koşuyodum. Kamp alanına varmışdım yokuşdan indiyimde kamptaydım tam inecekken ayaağımı burkup aşağı düşdüm. Beni gören okuldaki çocuklar yardım etmeye başladılar onlar kamp alanına inmediler. Sadece Umutu gördüm biraz endişeli bakan gözleri vardı qaliba bu geziden sonra bir birimizi hiç görmicektin şu an onu iyleşdirdiyim için ilk başarım aşkımdan kaçdığım içinse kayıbım olucakdı...



