Sabah kalktığımda duyduğum ilk şey gök gürültüsü olmuştu.Ne olur ne olmaz tüm ışıkları kapattım ve prize bağlı olanları prizden çıkardım.Hemen duşa girdim.Duştan çıkınca dişlerimi fırçalayıp saçlarımı kuruttum.Saçlarımı topuz yaptım ve giyinmek için odama gittim.Giyinmeden önce yatağımın başındaki ışığı prizden çekmediğimi gördüm.Hemen prizden çektim ve odanın kendi ışığını açtım.Dışarıda gök gürültüsü olduğu için olabildiğince az ışık yakıyordum.Işığı prizden çıkarttım.Ama hemen sönmedi.5-6 saniye boyunca açık kaldıktan sonra kendi kendine bir anda kapandı.”Herhalde enerji depoladı ondan öyle oldu” diye düşündüm.Dolabımı açtım, siyah eşofmanımı ve bordo renkli,askılı tişörtümü giydim ve tekrar banyoya gittim.Saçımdaki topuzu açıp taradım ve elime düzleştiriciyi aldım ve uçları kıvırarak düzleştirmeye başladım.Ben saçlarımı düzleştirirken abimin sevgilisi Emily’nin seslerini duydum.Bizde mi kalmıştı?Annem nasıl izin vermişti?En önemlisi,birisinin yatağında mı,yoksa koltukta mı,birisiyle beraber mi,yoksa yalnız mı yatmıştı? Bunları düşünmek istemediğim için saçlarıma odaklandım.Saçımı hızlıca bitirdim.Ben banyodan çıkmak için kapıyı açmak için uzanırken emily kapıyı açtı.”Bu saatte uyandığını bilmiyordum ufaklık” diyerek daha yeni yaptığım saçımı bozacak bir şekilde kafamı sevdi.Ters ters baktım.Ama sonra abimin sevgilisi olduğunu hatırlayıp yüzüme zar zor bir gülümseme getirdim.Bana bakıp kıkırdadı.Ama gözlerinde zerre samimilik yoktu.Dolabı açıp sertçe daha yeni koyduğum düzleştiriciyi geri aldım. “Ben saçımı odamda yapacağım” diye sert bir sesle banyodan çıkıp kapıyı kapattım.Sinirlerimi bozmuştu.Makyaj masamın başına oturdum ve düzleştiriciyi prize taktım.Saçımı bir daha şekillendirdim ve makyajımı yaptım.Doğal bir makyaj yapmak istedim.Aslında biraz daha abartacaktım ama -saçımdan dolayı- zaman kaybetmiştim.Çantam zaten hazırdı.Bugünkü dudak kombomu çantaya attım.Sonra çantamdan kulaklığımı ve “Lana del rey” kasetimi çıkardım.Kulaklığın ucunu kasetin kenarındaki yere taktım.Kulaklığımı taktım,çantamı sırtıma aldım ve aşağıya indim.Annemin yağmurlukların olduğu yere para ve “Daphne için” yazan bir kâğıt koyduğunu gördüm.Bugün işe erken gitmişti.Parayı ve siyah yağmurluğumu aldım.Yağmurluğumu giydim.Tam çıkacakken abim aşağıya indi. ”Günaydın prenses” dedi.Tam geri “günaydın” diyecektim ki abimden sonra aşağıya inen Emily’i gördüm.”Günaydın aşkım” diye cevap verdi.Nasıl yani?Abim bana dememiş miydi? Umursamıyor gibi davranarak hissettiğim kıskançlığı gizledim ve abime dönüp “Günaydın ve görüşürüz abi” dedim.Ben kapı kulpuna uzandığım an abim beni durdurdu “Öyle kolay kaçamazsın” dedi ve sırıttı.Yanıma geldi,yanağımı öptü ve “Sana da günaydın ilk prensesim” dedi.Mutlu oldum.Kıskançlığım gitmişti.”Baybay” diyerek evden çıktım.Bu havada yürüyerek gidecektim.Yağmur hâlâ yağıyordu ama gök gürültüsü yoktu.Yağmurluğum yeterliydi.Şemsiye taşımayı sevmezdim.Bu yüzden kulağımda Lana Del Rey’in sesi ile okula doğru yürüdüm.Okula girince grupla karşılaştım.Nancy ile dedikodu yapa yapa sınıfa gittik.Ders İspanyolca idi.En hızlı geçen ders falandı herhalde.Zil çalınca Nancy,Jonathan ile sınıf kapısında buluştu.Onlar diğer sınıfa giderken ben de dolabıma yöneldim.Bir sonraki ders edebiyat olduğu için sadece defterimi ve kalemliğimi aldım.Eşyalarımı sınıfa yerleştirdim ve Mikeların yanına gittim.Hala Lucas’ın Max’e aşk dolu baktığını görebiliyordum ama sustum.Sohbetimiz güzel ilerliyordu.Hem sohbet ediyor,hem de yürüyorduk.Popüler kızlar eleven’a çarptı.”Önüne baksana ya” dedi bana da ilk gün çarpan kız.Eleven’ın omzuna kolumu attım arkadaşça.Onu kendime çektim.Kulağına “sen boşver onları” diye fısıldadım.Sarışın kız duymuş olacak ki bana “Efendim?Boşvermek mi?Bizi mi?” dedi aşağılayıcı bir ses tonuyla.Umursamadım. ”Tatlım yalnız okulun yarısı bizi istiyor.Kiminle konuştuğuna dikkat et” diye uyardı beni.Yüzümde minik bir gülümseme oluştu.Niye olduğunu bile bilmiyordum.Kafamı “evet” anlamında salladım ve kolumda el,yanımda diğerleri ile onlardan uzaklaştım. … öğle arasından bir ders öncesiydi.Ders müzikti.Sınıfa erken girmiştim.Sınıfa girer girmez karşımda bir elektro gitar vardı.Geçen sene çok çalardım -çalarken söylerdim de-Ama bir anda vazgeçmiştim bu sevdadan.Hala hatırlıyordum.Ama gitara dokunmadan sırama geçtim.Hocanın ve diğer öğrencilerin gelmesini beklerken kafamı sıraya koydum.Biraz öyle durduktan sonra kapının açılması ve Eddie’nin içeri girmesi ile kafamı kaldırmam bir oldu.Eddie içeri girince elektro gitarı eline aldı.”Master of Puppets” şarkısının ilk notalarını çaldığı an gözlerimde bir ışık belirdi.Eddie çalarken eskiden çaldığım o müziği ve notaları bir daha hatırladım.Masadaki parmaklarımı eskiden tellerde yaptığım gibi hareket ettirdim.Kafam istemsizce sallanıyor,parmaklarım bir gitar çalıyormuş gibi hareket ediyordu.Eddie fark etmiş olacak ki bana döndü ve “Çalabiliyor musun?” Diye sordu.”Bir sene önce bıraktım.Hem çalıyor hem söylüyordum.Ama bir süre sonra hevesim kaçtı sanırım.” Yanıtladım. “Elektro mu normal mi?” Diyince duraksadım.“Elektro” diye yanıtladım. ”Normal.Her ikiside” ekledim.”Denemek ister misin?Bence hatırlıyorsundur” diye öneride bulununca ayağa kalktım ve yanına yürüdüm.Gitarı vermesi için ellerimi uzattım.Gitarı elime verince o hissi hatırladım.Eskiden çalarken çok mutluyken nasıl bir anda bırakmıştım? “Ne çalayım?” Aklımda bir şarkı önerisi yoktu. “hmm…”Bring me to life?” Bu şarkıya bayılırdım.Gerçi eskiden.Şarkıyı duraksamadan çalmaya başladım.Çalarken,bir yıl önce neden bıraktığımı hatırladım.Elektro gitar çalarken daha sert bir tarza sahiptim.Koyu göz makyajları,ağır metal ve rock,siyah veya koyu renkli kıyafetler seviyordum.Şimdi biraz değişmiştim.Sakin müzik seviyordum ama evde hala eski ağır metal plaklarım ve kasetlerim vardı.Belki de öyleyken daha mutluydum? Bu tarza bir anda geri dönmek garip olmaz mıydı? Bu düşünceleri kafamdan atmaya çalıştım ve gitara odaklandım.O kadar odaklanmıştım ki ben çalarken odaya giren Steve’i fark etmemiştim bile.-Eddie’nin parmağını kendi dudaklarına götürüp eddie’yi susturduğunu görene kadar- müzik bitince eddie’ye baktım.Bana gülümsedi. ”Nerede saklıyordun bu içindeki metalciyi,daph?” Diye sordu şakayla karışık bir şekilde “biz de deriniz” diye ekledim ve gülüştük.Steve bana döndü.”Başım ağrıdı gerçekten” diye memnuniyetsiz bir şekilde konuştu.”Tamam tamam ilaçlarını almayı unutmazsın” diye yanıtladım.Eddie elini ağzına götürdü.Gülecekti ama gülemiyordu.”Şaka yaptım,sakin.” Dedi Steve gülümseyerek.”Güzel çaldın ama benim tarzım değil” ekledi.Ona teşekkür ettim.Fakat dikkatimi bir şey çekmişti. “Benim tarzım değil” dediği zaman yalan söylüyor gibiydi.Umursamadım. Diğer öğrenciler ve hoca gelince yerimize geçtik.Hoca Eddie’ye tahtaya kalkması ve bir parça çalmasını söyledi.Eddie gitarı aldı ve “I was made for lovin’ you” şarkısını çalmaya başladı.Tüm sözleri kendi kendine mırıldanan steve’e baktım.Kesinlikle yalan söylüyordu.Sese odaklandım.Fakat bir anda ses boğuklaştı,notalar tiz bir şekilde çıkmaya başladı.Işıklar söndü,bir anlığına herkes kayboldu.Duvarlarda sarmaşık gibi siyah şeyler vardı ama sarmaşık değildi.1-2 saniye sonra ses yine güzel,herkes etrafımda ve duvarlar tertemiz oldu.Yüzüm soldu,Ellerim soğudu ve boğazım düğümlendi.Hayal gördüm diye kendimi geçiştiriyordum ama çok gerçekçiydi gördüklerim.Steve bana garip bir bakış attı.”İyi misin?” Diye fısıldadı.Kafamı salladım “Sadece notaları hatırlamaya çalışıyorum” diye yalan attım.İnanmıştı.Kafasını sallayarak yanında oturan arkadaşı ve önünde oturan kızla muhabbet etmeye devam etti. … Eve gelince kapıyı Emily açtı.”Burda mı kalacaksın?” Diye sordum.Onu istemiyordum.İçimde bir his vardı ve bu hisler iyi anlamda değildi.”Evet.Ev bulana kadar” ev bulmak mı?Nasıl yani? “Ev bulmak?” Diye sordum. ”Kiracım evde istemedi,ben de başka bir ev bulmak zorundayım.Bu süreç boyunca kalacak bir yere ihtiyacım var” dedi.Nedensizce üzülmüştüm.”Abimle evde yalnız mısınız şu an?” Dedim.Kafasını sallayınca Emily’nin kıyafetine baktım.Üzerinde havlu vardı.”duş mu aldın?” Diye sordum.”Aslında sabah almıştım ama şimdi bir daha almam gerekti.” Diyince duraksadım ve içeri girdim.Ben odama çıkarken abimin PANTOLONUN FERMUARINI ÇEKEREK aşağıya indi.Neler olduğunu anında anladım.Abimle selamlaşıp odama gittim.Eskiden dinlediğim rock plaklarından birini plak çalara taktım.Pijamalarımı giydim,makyajımı çıkardım ve saçımı topuz yaptım.Şarkı daha bitmeden aşağıya indim.Yemekler hazırdı. ”Sen mi hazırladın?” Diye sordum Emily’e “Hepsini?” Diye ekledim.”Evet” yanıtını alınca şaşırdım ama güldüm.Teşekkür ettim.Abimler masaya oturdu.”Annemi beklemiyor muyuz?” Diye sordum. ”Annem bugün geç gelecekmiş.Not bırakmış” diyince kafamı salladım ve masaya oturdum.Normalce yemek yedik.Kendi bulaşıklarımı yıkadım ve banyoya gidip elimi yıkadım.Odama çıkınca plağın 3.kez çaldığını gördüm ve “dur” tuşuna bastım.Bilgisayarımdan “F•R•I•E•N•D•S” izledim.İzlerken çantamı da hazırladım.Bölüm bitince bilgisayarımı kapattım ve yatağıma uzandım.Gece saat 3 gibi plağım çalmaya başladı.O anlık rock müziğin sesiyle uyandım.Hala “dur” tuşuna basılı duruyordu ama müzik çalıyordu.Plağı çıkarttım ve masama fırlattım.Korkmuştum ama gizledim.Gözlerimi kapattım ve bugün olanları düşünerek uyudum
Bölüm 5
Bir şeyler oluyor?
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.