İçeriğe geç

New in Hawkins

Bölüm 1 · 4 dk okuma

New in Hawkins

Bölüm 1

Hawkins?

Bugün hem mutlu hem mutsuz uyanmıştım.Los Angeles’dan -LA- ayrılmak istemiyordum.Bir yandan şehir hayatından sıkılmıştım.Belki de Hawkins’i çok sevecektim? Siyah eşofman altımı giydim.Bana bol geliyordu.Bu yüzden çok seviyordum. Annem “çöp poşeti gibi” dese de giyiyordum.Üstüme bordo tişörtümü giydim.Doğal bir makyaja siyah göz kalemi ekledim.Saçımın dalgarıno çok seviyordum.Bu yüzden onları doğal hallerine bıraktım.Saçım katlı kesime sahipti.Bu sayede katları belli oluyordu.Kolyemi taktım,kulaklığımı elime aldım.Sırt çantamı taktım ve bo ş olan elime bavulumu alarak aşağıya indim.Evet.En çok eşyayı ben götürüyordum.Orada tarzıma uyan eşyalar bulabileceğimi sanmıyordum.Çantamın ön gözüne tüm kasetlerimi koymuştum.Arka gözde ise plaklarım ve makyaj malzemelerim vardı.Müziğe bağımlıydım.Bence bu iyi bir bağımlılık,değil mi? Hemen aşağıya indim,abimin sıkıla sıkıla beni ve annemi beklediğini görünce istemsizce gülümsedim.Yanına gittim ve “Ben hazırım” dedim.Saçımı dağıtacak bir şekilde kafamı sevdi.Sinir olduğumu biliyordu.Öfleye pöfleye arabaya doğru ilerledim “Tamam tamam kızma şaka yaptım” dedi abim.”Kızmadım zaten” diye bir yalan attım.”Öyle olsun bücür” dedi bana.Bücür mü? Kendisi 24,ben ise 17 -haftaya cuma 18- yaşındaydım.”Haftaya cuma görüşücez abi” dedim.”Vay be,reşit olacaksın yani.Şaşırtıcı” diye yanıtladı.Ardından annem Sophia’nın sesini duydum “Didişmeyin bakayım” diye sitem etti.Abimle beraber gülümsedik.Hemen bavulları bagaja yerleştirdik.Ben sırt çantamı yanıma aldım.Arka koltuğa geçtim ve sırt çantamı yanıma yerleştirdim.Abim arabayı süreceği için sürücü koltuğuna oturdu.Annem ise öne,abimin yanına oturdu.Babam yoktu.Çünkü kendisi bizim yerimize başka bir kadını seçmişti.Kadının adını bile bilmiyorduk.Umrumda bile değildi.Anneme bağıran bir adamı mı düşünecektim? Abim arabayı çalıştırdığı an kulaklığımı taktım.En sevdiğim şarkı olan “Every breath you take” kasetini çantamın ön gözünden çıkarttım ve kulaklığımın bağlama kısmını köşedeki deliğe taktım.Şarkıyı tekrara ala ala yol boyu dinledim.Bir insan aynı şarkıdan hiç mi sıkılmazdı? Garip bir şekilde sıkılmıyordum.Belki de çok sevdiğim içindir.Abimin “geldik” dediğini duyunca kulaklığımı çıkardım,çantamı sırtıma aldım ve abimin park etmesini bekledim.Park edince arabadan inip bagajı açtım.Herkesin bavulunu çıkarttım.Kendiminkini elime aldım ve annemden anahtarı istedim.Hemen eve doğru ilerledim.Annem arkamdan odamın neresi olduğunu bağırarak söyledi “En üst kat soldan ikinci oda” “tamam” işareti ile odama çıktım.Ne büyüktü ne de küçük.Beni en mutlu eden şey Plak çaların odamda olmasıydı.Her şeyimi yerleştirdim ve altıma siyah,düşük bel ve ispanyol paça kotumu giydim.Üstüme koyu mavi,askılı V yakalı bluzumu giydim.Altın rengi kolyemi değiştirdim ve diğer bütün gümüş rengi takılarımı taktım.Kıyafetlerimi dolaba yerleştirdim.Sıra makyaj malzemelerimdeydi.En sevdiğim kısımdı bu.Plak çalara “The Smiths” plağını yerleştirdim ilk açılan şarkı “There Is a Light That Never Goes Out” oldu ve kendi kendime konser verirken makyaj malzemelerimi masaya yerleştirdim.İşim bitince göz kalemimi ve rujumu tazeledim.Plaklarımı ve kasetlerimi masaya yağdım.İki ayrı kutum vardı.Birine plakları,diğerine ise kasetlerimi koydum.Yatağa fırlattığım kulaklığımı aldım.Plak çalardan plağı çıkardım ve plakların olduğu kutuya koydum.Yanıma kasetlerden birini aldım ve abim Jake’in odasına gittim.Benim odamın hemen yanındaydı.Kapıyı tıklattım.Abim bağırdı “Bir dakika bekle Daphne,eşyalarımı yerleştiriyorum” Benim olduğumu nasıl anlamıştı? Bir süre sonra kapıyı açtı ve “Noldu?” Diye sordu.”Beni okula bırakır mısın?” Dedim.”iyi de bugün gitmeyeceksin,unuttun mu?” Dedi.”Dersler çoktan bitmiştir,yarın ilk günün olsa olur mu?” Diye ekledi.”tamam.O zaman ben gidip pijamalarımı giyeyim-“ derken annem seslendi “Daphne beraber markete gidelim mi bebeğim?” “tamam anne,bekle iki dakika” diye yanıtladım.Abime döndüm ve sordum “kapıyı benim tıklattığımı nasıl anladın?” Abim gülümsedi.”Çünkü sen kapıyı 1-2-1-3 tıklatma olarak tıklatırsın” diye cevap verdi “Oha,ben bile hatırlamıyorum bunu,sen nerden hatırladın?” Dedim şaşkınca.”Benim B12 eksikliğim yok Daphne” dedi bana.Benim de yoktu ki.Sadece bazı şeyleri unuturdum.”Tamam tamam,sensiiin” dedim ve annemin yanına,aşağıya indim.”Hadi gidelim anne” dedim.Annem,abimin mutfak masasına bıraktığı araba anahtarını aldı ve abime seslendi “Sen evden çıkacak mısın Jake?” Abim bir süre boyunca cevap vermedi.5 dakika sonra “Yedek anahtarı alın siz.Hawkins kızlarının bana ihtiyacı var,çıkıcam dışarı” dedi.Annemle beraber gülerek yedek anahtarı almaya,salona gittik.”Biz gidiyoruz abi” diye haber verdim ve annemle beraber markete gitmek için arabaya bindik.Bu sefer ön koltuğa,annemin yanına oturmuştum.Markete doğru yola çıktık.Bu kısa yolculukta yanıma boşuna kulaklığımı ve kasetimi almıştım.Yol boyu annemle konuştuk,sohbet ettik.Annem bana “Sevgili bulursun artık buradan” diyince duraksadım.”Hiç düşünmüyorum” dedim.Dudaklarını büzdükten sonra bana dönüp güldü.”şaka yaptım kızım,sen istemezsen zorlamam” dedi.Gülümsedim.”zaten beni isteyen biri de olmaz” diye mırıldadım.Annem duymamıştı.Markete vardığımızda annemle beraber arabadan indik.İçeri girip gerekli şeyleri aldık.Poşetler ağırdı.Arka koltuğa poşetleri koyduk.Bir tane poşetten protein bar çıkardım ve yolda onu yerken annemle sohbet ettik.Eve geldik,abim yoktu.Annem gülümseyerek “Sanırım Hawkins kızları abini sevdi” dedi.Kıkırdayarak “Ne demezsin” dedim.Eşyaları yerleştirdik ve ben yemek hazırlarken annem evi temizledi.Akşam abim geldi,yemek masasına otururken abim gezdiği kadarıyla Hawkins’i bize anlattı.Güle güle yemek yedik.Yemek bitince annem “Ben bulaşıkları hallederim.Siz keyfinize bakın” dedi.Abimle beraber salona geçtik,televizyonu açtık ve sitcom olan “Friends” izlemeye başladık.Bir süre sonra uykum geldi.Anneme ve abime iyi geceler dileyerek odama gittim ve pijamalarımı giydim.Yatağıma uzanıp uykuya daldım.

Bölüm sonu

2 yorum