İçeriğe geç

NEVERA

Bölüm 4 · 2 dk okuma

NEVERA

Bölüm 4

Bölüm 4 YANKI

Gölün yüzeyi kabardıkça yansımam bozuldu. Bir an kendi gözlerimin içine baktım… sonra o ben olmaktan çıktı. O bakışlarda bir yabancılık vardı, ama aynı zamanda ürkütücü bir tanıdıklık. Sanki o yüzü bir zamanlar görmüştüm ama nerede, ne zaman? Bir laboratuvarın camında mı? Bir rüyanın içinde mi? Yoksa... içimde mi? Zihnimde yankılar çarpıştı. “Hatırlamaya çalışma,” dedi ses, artık daha yakın, neredeyse nefesimin yanında. “Çünkü hatırlarsan... beni de hatırlarsın.” Kalbim deli gibi atıyordu.Gölün ışığı bir anda söndü. Ve orada, karşımda ben vardım. Ama bu ben değildim. Aynı yüz, aynı duruş… sadece gözleri tamamen siyahtı. Işık yoktu, sadece sonsuz bir boşluk. Bir adım attı bana doğru.Ben de bir adım geri. O anda koşmaya başladım. Zemin altında yankılanan mavi damarlar, her adımımda parlayıp sönüyordu. Ama o şey, her defasında biraz daha yaklaşıyordu sessizdi, ama gölgenin bile gölgesi gibiydi. Her nefesimde, bir anlığına onun nefesini de duyuyordum benim nefesimle aynı ritimde. “Lira!” diye bağırdım. Hiç ses yoktu. “Lira, yardım et!” Arkadan bir yankı geldi. “Melodi…” dedi o şey. “Beni burada bıraktın.” Bir an sendeledim.Bacaklarım titredi, toprak altımdan çekiliyormuş gibi hissettim. Tam o anda Lira’nın sesi patladı zihnimde kesik, metalik ama güçlü: “Sağa dön, hemen! Seni göremiyor titreşim alanını daraltıyorum!” Koşarken göğsüm yanıyordu. Bir duvar gibi yükselen karanlık bir yapı gördüm taş mıydı, metal mi, anlamadım. Lira’nın sesi yönlendirmeye devam ediyordu: “İçeri gir! Giriş solda, hızlan!” Bir an arkamı çevirdim. Varlık neredeyse ensemdeydi ama artık benim siluetim değildi. Her gölgeye dönüşüyor, her şekli taklit ediyordu. Kendimi yapının içine attım. Kapı gibi bir şey kapanmadı ama duvar arkamdan sıvılaştı, beni içeri hapsetti. Bir sessizlik…Sonra dışarıdan boğuk bir çığlık.Sonra hiçlik.Nefes nefese yere çöktüm. “Lira…” dedim, sesi zor çıkararak. “Burada güvendesin,” dedi “Ama sadece bir süreliğine. Nevera seni fark etti artık.” Gözlerimi kapattım.Karanlığın içinden kendi kalp atışımı duydum ama tek değil. Bir ritim daha vardı. Sanki gezegenle aynı anda atıyordu. “Buradan çıkmanın bir yolu olmalı…” dedim fısıldayarak. Lira’nın ışığı yavaşça titredi. “Var,” dedi. “Ama seni buraya getiren yol, seni geri götürmeyebilir.” Bir an sustum. Sonra ayağa kalktım, ellerimi duvara koydum. “Fark etmez,” dedim. "Yeter ki bir yol olsun.” Ve Nevera’nın duvarları yankı yaptı sanki o da duymuştu. “Bir yol her zaman vardır…” dedi uzaktan, boğuk bir ses. “…ama her çıkış, bir şeyini geride bırakır...”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.