Ama hadi kanka lütfen artık, gel. diye beni çağırıyordu Berk o arada Aysude lafa atladı.
‘Ama lütfen bu film çok güzel`beni birkaç gündür bu filme götürmek için yalvarıyorlardı.Berk benim çocukluk arkadaşım Aysude ise Kuzenim ’Tamam ama sıkılırsam gelirim.`
‘Yes be idayı ben kazandım` dedi Berk.’Birde idaya mı girdiniz cidden alemsiniz.` Filme gittik bir kızın umudunu asla kaybetmemesiyle ilgiliydi sinema dan çıkarken içimde bir savaş vardı iç sesim çığlıklar atıyordu.
Sen Rosa Atasoy`sun ve annenin ölüsünüde olsa bulacaksın.’’başarabilecek miyim annemi bulabilecek miyim `dedim inanmaz bir sesle hiç kimse konuşmadı ‘Nedene sustunuz cevap versenize yoksa sizde diğerleri gibi öldüğünü mü düşünüyorsunuz inanmıyorum size ` diye bağırdım ve hızlanarak eve varırken arkamdan bağırıyorlardı `Rosa dur`
Ama hiçbirini dinlemedim o an bir yanım. Yapamam henüz daha çok küçüğüm belki de herkes gibi öldüğüne inanmalı mıyım derken.Diğer yanım O ölmedi ve bir yerlerde yaşıyor hep beni biricik kızını bekliyor ONU BUL ROSA diye bağırıyordu yine sanki içimde bir mahkeme salonu vardı ve herkes kendini savunuyordu.Ne yapacağımı bilmeden yürüyordum ayaklarım benden izinsiz hareket ediyordu. Giderken ara sokağa saptım çünkü nereye gittiği mi bilmiyordum sahi nereye gidiyordum ben herkesin öldüğüne inandığı annemin yanına mı yoksa bana inanmayan arkadaşlarımın yanına mı?
Canım sıkkın olunca her zaman gittiğim yere içinde olmadığına inanmadığım annemin mezarına gidiyordum beş dakika daha yürüyünce kendimi bu lanet olası yerde buldum yine .Mezarın başında durdum ‘’anne’’ diye bağırdım cevap veren olmadı ‘’sen yaşıyorsun değil mi anne dedim’’ cevap gelmedi yağmuru yada çamuru dinlemeden dizlerimin üzerine oturdum ‘’anne ben ne yapacağım bana kimse inanmıyor kimse anlamıyor’’ dedim.Cevap gelmedi sadece yağmur sesi ve gök gürlemesi.
O an anlıyordum o kadar çaresizim ki telefonum çaldı ama açmadım sırtımı annemin mezarına yaslamış oturuyordum belki biraz inanca ihtiyacım vardı belki biraz güvene ne kadar kendime anlatamasam da anne sevgisine ihtiyacım vardı her şeyden çok bir anne tarafından sarılmaya,korunmaya ihtiyacım vardı oyuncağı kaybolan küçük bir çocuk gibiydim kimse onunla uğraşmak istemiyor ama annesinden yardım istiyordu.
…………………………………………
Berk ‘’burada işte’’ dedi.Kahretsin benim en zor anımda nereye gideceğimi bilecek kadar tanıyorlardı beni.Bana doğru geldiler.Aysude ‘’Kalk hadi Rosa lütfen’’ yüzüne baktım.’’Neden neden ben ‘’ dedim.Berk ‘’Özür dileriz’’ dedi. ‘’Siz haklıydınız’’ dedim Aysude bana sarıldı ‘’Böyle düşünme’’ dedi. ‘’Bak’’
Dedim ‘’Bak ben bu kadarım annemin ölmediğini yalanlayıp onun her seferinde onun mezarına gelecek kadarım Berk ‘’Böyle düşünme sen sadece sığınacak yer arıyorsun ‘’ Onlara sarıldım ve saatlerce ağladım orada.En son babamın beni merak edip Aysude’yi aramasıyla kalktık beni eve bıraktılar.
………………………….
Yatağıma oturmuş düşünürken Asiye ablanın kenara koyduğu meyve tabağında ki bıçağa ilişti gözüm nasıl yani benim odama bıçak mı girdirmişlerdi.
Şaşırdım çünkü benim odama babam asla bıçak girdirmelerine izin vermezdi kendime bir şey yapacağımdan korkardı hep ama şimdi ne değişmişti unutmuşlar mıydı imkanı yoktu.Yemeğe indiğimde sordum babama ‘’Bugün meyve tabağımda bıçak vardı’’ dedim. ‘’Evet vardı’’ dedi sakince ‘’sen odama bıçak göndermezdin ki’’ hafifçe gülümsedi ‘’Artık bunu yapmayacağını düşünüyorum’’ dedi.Atığım soğuk bakış onu rahatsız etmiş olacak ki bana bakmayı bıraktı ve yemeğine odaklandı.Odama gittiğim de koluma baktım bir sürü yara iziyle doluydu bıçakla bir yara daha bıraktım onların arasına. Yarın okula gitmem gerekiyordu artık ama hiç de istemiyordum.