İçeriğe geç

NERDESİN!

Bölüm 3 · 4 dk okuma

NERDESİN!

Bölüm 3

KİMSİN SEN

Karşımdaki kişi Yusuf amcadan başkası değildi. Karşımda küstah bir gülümseme ile bana bakan miladım, 15 yaşında ölen bir çocuktan ne beklenir ki? Bazıları için yaşadıklarım azdı çok azdı, ama onlar benim yaşadıklarımı yaşamadı aileleri ölmedi! Yetimhanede büyüyüp hafızasını kaybetmedi! 15 yaşımda bir hafıza kaybı geçirdim ve 7 ile 15 yaşım arasındaki hiç bir şeyi hatırlamıyorum. "Hey beni neden buraya getirdiniz!" Bartu bana baktı, ben bu çocuğun ağzını burnunu kırardım ama yani! Yok abi ben soru işareti koyup bitirenlerden değil nokta koyup bitirenlerdendim. Bu kimdi karşımda be! Karşımdaki yaşlı adam hemen lafa atladı "Bak kızım peşinde bir seri katil var. Adından belli oluyor zaten. Adamın adı Yılgı, 27 yaşında, tahmini olarak seninle tanışmak isteyecek ve seni kandıracak yani gerçek adını sana söylemez. Araştırmalarımıza göre tam adı Yılgı Ölmez. Baba adı Kenan Ölmez, hiç duydun mu isimleri?" "Tabii ki duymadım ne saçmalıyorsunuz!" Koşar adım hızlıca alan kan kaçmaya çalıştım ki Bartu üzerime atladı, refleks olarak elimin tersiyle ani bir tokadı Bartu'nun yanağına indirdim. Beni yere düşüreceğini öngörüp hızla dönüp yüzüne tekmemi geçirdim, bu tekme onu rahatsız etmiş olmalıydı ki oda benim aşırı düzenli saçlarımdan tutup yere fırlattı. Yere kapaklanınca fark ettim ki burnum kanıyordu, dayanamayıp cebimden çakıyı çıkardım. Pardon ama bana hanfendilik dersi veren bir annem olmadı. Kimsede insanlara bıçak çekmemem için sebep vermedi. Bana korunmayı sokaklar öğretti.

ve sokaklar bana kavgada bıçak çekilmez diye bir kanun koymadı, sadece kendini savun yaşa dedi. Elimdeki bıçağı hızla koluna sapladım, biliyorum acımasız bir insanım çok yakın olduğum insanları bile tek yamuk yapışlarında hayatımdan çıkarırım ki bu adam burnumu kanattı, benim adaletim acımasızlığımdı. Madem burnumu kanattın o zaman bende senin koluna çakı saplamayı bilirdim, ne de olsa bana kimse acımayı, merhameti, sevgiyi öğretmedi bende yeşermez öyle duygular. "Ah, lanet Meral keşke annen senin gibi bir kızı doğurmasaymış." duyduklarım lütfen şaka olsun, ne dedi o az önce! Tamam bilin ki adaletimin sesi acımasızlığımdır, elindeki çakıyla canını da çok acıtmak süründürmek için bıçağı çevirdim. Bıçak koluna saplıyken soğuk kanlılıkla çakıyı çevirdim. Susmuştu herkes bir kaç kişi geldi önüme göremedim kimseyi elimdeki çakıyı sertçe çekip yüzüne çok derin olmayan kesikler attım ardından bıçağı hızlıca karnına sapladım, belkide onlarca kez böyle devam ettim. Bir kaç kişi belirdi yanımda beni sakinleştirmeye çalıştırdılar yani denediler. Bartu hızla ayağa kalktı sözsüz nerden çıktığı belli olmayan kavga için elimden çakıyı alıp gözümün biraz altına bir x işareti kazıdı. aynı benim ona yaptığım gibi resmen yanağımı biçti! "Pislik Bartu Alaca seni bulacağım pislik şerefsiz!" Hemen çakıyı yere atıp kaçtı karnını tutarak kaçması bir şeyler başardığım anlamına geliyordu.

4 Ay Sonra

Yanağımdaki yarabandı kalkmıştı. Yaram kabuklanmıştı artık yayınları açabiliyordum. 2 ton fondötenle tabii yarayı kapamalıydım 4 ay boyunca tatildeyim diyerek yalan söylemiştim ekiple aramın bozulduğunu söylemiştim. Evet o olaydan sonra onlarla ilişkimi kestim, hiçbiriyle hiç konuşmamış evde sürekli yatıp yayın açıyordum. Tabii nerden geldiği belirsiz postalar yollanıyordu. "Selam Meral, beni tanıdın mı? Sen beni tanıyamazsın Meral'im." "Meral, Meral'im sadece benimsin Meral" "Benim Meral tanımadın mı cidden hey ben ⁂ tanıdın mı?" Bütün Mektupların isim yeri silinmişti yani biri eliyle orayı sürtmüştü ve bu yüzden okunmuyordu. "Ah ev tek başına çok sıkıcı" sözlerim mantıksızdı bu aralar iyi değildim. Yemek yapmak için dolabı açtım ki düşündüğüm gibi bomboş bir dolapla karşılaştım. Hemen hızlıca çok dekolteli olmayan kolları parmaklarıma kadar olan modern İspanyol kol yeşil elbise bana çok güzel olmuştu. Hızla markete adımlamaya devam ettim,

"Hey selam Meral'im" aniden söylenen ses yüzünden korktum adam 1.95 veya 1.94 boylarındaydı 1.77 olmama rağmen adama kafamı kaldırarak bakıyorum. Güneş gibi saçları, mavi gözleri ile tiki kızların istediği bir erkekti ve bana sahip olma sıfatı kullanıyordu. Meral'im derken fark etmiştim. Mektupları o yazmıştı "Tatlım araştırdım hafıza kaybı geçirmişsin Tolga ben hatırladın mı bilmiyorum ama Yetimhanede hem beraberdik hatırlayabiliyor musun Meleğim?" Bu adam kimse büyük ihtimalle zamanında çok değerli bir yeri varmış bende ki bana meleğim diyor. "Tolga bey sizin kim olduğunuzu adımı nerden bildiğinizi bu garip hitaplarınızı kabul etmiyorum lütfen buna bir son verin!" Uzun zamandır üslubuma dikkat ediyordum ki insanlara ağız burun dalmayayım. Ama adam bak aklın sıra bana benim hafız kaybı geçirdiğim sürede değerli biri olduğunu söylüyor. Yemezler azizim!

"Ah Meral'im oysa bana aşık olduğunu sen bana söylemiştin ağlayarak ciddi misin sen?" ne! Bir dakika ben tiki kız mıyım! Ah hayır en büyük korkum tiki kızlardan olmak, cidden ergenken buna mı aşık oldum? Allah'ım fark ettim ki ben senin sayılı mal kullarındanım!

"Ne ben mi sana aşıktım? Ben sana, ney mişim?" "Aşıktın bana kızım çok peşimde dolandı.14 Mart çok özel bir gün bizim için nasıl unutursun! İlk öpüştüğümüz gün." Ne ben birde bu muşmula ile öpüşmüş müyüm? ah tamam yalanın foyası çıktı ben aşık olmam veya insanlarla fiziksel temaslarda bulunmam! Beni aptal sandı. "Adı bile belli olmayan kişi birincisi ben aşık olmam ve insanlarla fiziksel temas da bulunmam! Lütfen bana yetimhaneye gidip eski çocuklara baktırmayın. Yalan söylediğiniz açık ortada!" Bir anda kelimemin bitmesiyle hızlıca ağzımı kapamaya çalıştı. Ciddi miydi kolonyalı peçete ile mi beni bayıltacaktı. Ah ne eski taktikler. Elini ağzımdan uzaklaştıracaktım ki vücudumun kabul edemeyeceği bir şeyle karşılaştım. Vücudumda elektrik hissediyordum, yüksek voltta elektrik hissediyordum bir anda gözlerim karanlık ile buluştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.