Yusuf amca bana babalık ve annelik yapmıştı. 6 yaşımdan 14 yaşıma kadar o bana bakmıştı, lakin 15 yaşımda beni sokağa bırakmıştı. Belki de o zaman benim hayatımın miladı olmuştu, her şey beni sokağa attıktan sonra başladı.
O ZAMANLAR
"Anne! Anne." diye haykırdım, yağmuru havada kimse beni umursamıyordu bile, bir kaç kişi bana iğrenerek bakıp gidiyordu, üzerimde diz kısımları yırtık gri bir eşofman, üstümde siyah bir tişört vardı. Yaz mevsimin deydik belki, ama benim içimde delicesine yağmurlar yağıyordu. Dolu olan ela gözlerim, bakımsızlıktan arap saçından farkı olmayan gri saçlarım bembeyaz çamurla bulanmış bedenim ile tam bir rezalettim. Yanıma bir adam geldi, siya smokinli esmer, bal kovanını aratmayacak gözler, uzun kirpikleri ve kömürden daha siyah saçları ile çok güzel gözüküyordu. Tahminim 20, 19 yaşlarındaydı. "Senin böyle bir yerde ne işin var. Akdeniz sana göre değil küçük kız, yakınlarda bir pansiyon var seni oraya bırakayım mı?" diye sordu karşımdaki kişi, ismini bile bilmediğim bir adamdan adres alacak değilim. "Gerek yok sağolun kendi başımın çaresine bakabilirim size ihtiyacım yok." Ah hayır kendi başımın çaresine bakamam bunca sene yetimhanemizdeki adam Yusuf amca bana baktı ve ardından beni sokağa attı yani buraya attı yürüdüğüm için başlangıç noktamdan çok uzaktaydım. "Aptal kız üzerindeki kıyafetlerden göründüğü kadarıyla biri seni hırpalamış niye inat ediyorsun" doğrudur kaçarken bir bir kaç yaşıtım beni hırpalamıştı bu yüzden dudağım patlamıştı ve kaşımda bir çizik açılmıştı, Çocuk çakıyla berber gibi çizik attı kaşıma. "İnat ettiğim yok bayım eğer gitmezseniz bağırırım ve tahminim yüksek ses sizi rahatsız ediyor, lütfen gidin." Lütfen ne Meral mal mısın? "Gitsene lan" de gider zaten. " Bak küçük dahi işimi zorlaştırma gel seni şu pansiyona bırakayım. Üzerini görmüyor musun? Yaraların iltihap kapacak çocuk!" Pardon ben miyim çocuk sensin ulan çocuk! "Pardon, bana çocuk diyorsunuz ama pek yaşlı görünmüyorsunuz!" tam tekrar konuşacaktım ki. "Haklısın cinnet kız 19 yaşındayım, bir görevden sonra senin gibi biriyle görüşmek beni de üzüyor aslında minik kız." Ulan sensin minik "15 yaşındayım be. Amma lak lak ettin çık! Senin gibilerden yardım isteyecek kadar düşmedim! İşte bu kızım yapıştır. "Bak cinnet kız! Sinirleniyorum ne kadar inatçı bir şeysin sen, annen baban keçi falan mı?" Olamaz beynim acil durum çanlarını çalıyor birisi ailem hakkında konuştu. Hadi be gözyaşım al götür buraları. Zaten yağmur yağıyor bende ölücem ya! "Tamam ağlama sorun yok ne dedim ki?" konuşamadım o an "Benim ailem öldü yurttan attılar beni Meral ben" dedim adamın yüzündeki pişmanlığı gördüm elime doğru bir kolye uzattı. "Ben Bartu, Bartu Alaca küçük kız" bana incili bir kolye verdi ve boynuma taktı.
6 YIL SONRA(GÜNÜMÜZ)
Evet 21 yaşındayım. Ocak ayına geldik günlerden 9 Ocak. 3 gün sonra doğum günüm. Pekte önemli olmayan bir gün tabii. Bu arada bu restorantta çalışıp maaşla kendime 1+1 ev aldım. Amerikan mutfak Mezitli'de minik bir ev. Şuan bir işim yok. Babam ve annemden kalan miras ve bir miktar param var. Evimde son model bilgisayar, telefon ve televizyon var. Yani işsizim dediğim bir yayıncıyım. Kick, Twitch, İnstagram, Discord gibi uygulamalrda yayınlar açıyorum. Genel YouTube yayını açmam ama bazenleri açıyorum. Genelde her hafta sonu açarım. Ama bir yayınımdaki söz aklımda kaldı aslında. "Abla yatırım yap" Tamam bu çok mantıklı o yüzden mirasa dokunmadan bütün paramı borsaya vericem, yani yatırım dediği bu olsa gerek değil mi?
Dışarı çıktım, karşımda bir adam gördüm bana çok tanıdık gelmişti aslında. Siyah saç, bal rengi gözler, esmer ten rengi . Bu adam Bartu olabilir miydi. Adam beni görünce kaçmaya başladı, bende boş boş durur muyum başladım kovalamaya. Tabi başıma neler geldi. Bir sokağa girdim ve evet karşımda kanlı canlı Bartu vardı. Onu sıkıştırmıştım. Bana baktı, bir zamanlar karşılaştığımızda ben sefil haldeydim fakat sanırım işler değişti. Üzerindeki uzun kollu kirlenmiş beyaz tişört ve siyah bol bir kot pantolon vardı üzerinde. "Bartu, sen misin?" bana uzun uzun baktı bu sırada benim üzerimde siyah ve göz alıcı bir elbise vardı. Evet ben üşümeyen bir insanım ve parayı bulunca bakımıma özen göstermeye başladım. "Sen kimsin niye beni takip ediyorsun ve en önemlisi adımı nerden biliyorsun?" Bana karşı tepkisiz bakıyordu. bakışlarından hiç bir şey anlaşılmıyordu, rol mü yapıyordu acaba?
"Bartu Alaca ben Meral 6 yıl önce şu kolyeyi verdiğin kişi" Elimdeki kolyeye bakıp sahte bir şaşkınlıkla bana baktı. Sanırım 6 yıl sonra beni bu halde bulmak onun aklını karıştırmıştı, ne de olsa çok değiştim. "Meral, Küçük kız. Çok büyümüşsün."
"Ne işler karıştırıyorsun Bartu Alaca?"
"Hah, 6 yıl önce tanıştığım neyin nesi olduğunu bilmediğim bir kıza neler karıştırdığımı söylemek aptallık olur doğrusu."
"Bak sen şuna Bartu Bey! Sana 'benim sana ihtiyacım yok' demiştim bakıyorum da çok sefilsin, beni otele bırakacak adamın ekmek alacak parası kalmamış. İşte ben buna gülerim dostum, çok acınası bir haldesin Bartu Alaca. Senin böyle bir yerde ne işin var, yakında bir pansiyon var sizi oraya bırakmamı ister misiniz bay sürüngen."
Bastır kızım, damardan gir hayatını değiştiren adam bu adam. Bana burukça gülümsedi ve kolyeye baktı.
"Çok yakışmış Meral." What the fuck! Ne diyor bu fare!
"Evet dökül bakalım, Nasıl bu hale düştün?"
evet uzun uzun anlattı tabii dinlemedim kısaca bu borsaya girmiş bütün para puf olmuş.
Amman sonrasını bende dinlemedim şaşkınca bakıp terk ediyordum ki,
"Meral üşümüyor musun?" diye, sordu ulan eşşek üzerinde giyecek adam akıllı kıyafetin yok birde soru soruyor. Olay yerini terk ettim. Bugün yayınım var fakat bir sorunumuz var. Benim kod adım purple ve saçlarımı mor olarak biliyorlar çünkü peruk takıyorum. Gözlerimi siyah sanıyorlar. Fakat peruğum bugün bozuldu. O yüzden yeni bir peruk almalıyım. Koşarak siyah elbise ve siyah topuklularım ile AVM ye giriş yaptım. Koşarak peruk mağazasına girdim sadece mor peruk değil, Yeşil, Kırmızı, Sarı renkte peruklarda aldım çoğu zaman kendimi saklamam gerek çünkü peşimde bir seri katil var bunu daha yeni öğrendim ama cidden kılık değiştirmek için gerekecekti. Bir kıyafet mağazasına girip eski çağlardan bir elbise aldım. Önü kısa ve dalgalı arkası ise uzun bir elbiseydi, Cidden çok güzeldi. Bir sürü elbise alıp eve döndüm. Ve en sevdiğim zaman hazırlık. İlk olarak lenzleri taktım, Ardından fondöteni yüzüme uyguladım pudra ardından maskara ve rimen çekip peruk hazırlıklarına başladım. O kadar aptalım ki ilk peruğu takmam gerekiyordu. Pruğu takıp fondötenle bazı yerleri kapattım saçımı açık bıraktım ve bilgisayarın karşına geçip beyaz Razer kulaklıklarımı taktım. Ve yayına başladım uzun sohbetin ardından hangi oyuna başlayacağıma karar vermek için biraz kick chati ile düşündük. Ardından Valorant oynamaya karar verdik sun cudan Yağız ile Mehtabı çağırıp maça başladık. Uzun süre ardından Minecraft oynamaya başladık bu sefer yanımda Yağız, Mehtap, Mert, Bahar, Bedir vardı. Yayın sabaha karşı 6 gibi bitti aşırı uykum odluğu için sızlana sızlana yatağa gitmiştim ki aklıma makyajım geldi. Lavaboya gidip yarım saat makyajı çıkarmaya çalıştım yatağa tam uzanacaktım ki kapım çaldı. Pencereden baktığımda siyah bir adam gördüm. Bu Bartu. Bir boklar çevirdiğini biliyordum üzerime baktım. Dalgalı gri saçlar ela göz. Aslında gözlerim maviye yatkın bir ela. Gri saçlarım doğal, ve üzerimde simsiyah bir gecelik vardı kolları danteldendi dizlerimi geçiyordu parmağımdaki yüzük ile kolyem çok güzeldi cidden bir doğa harikasıydım. Kapıyı uykulu gözlerle açtım. Bartu bana el salladı ve kucaklayarak arabaya götürdü "Lan özürlü sefil hani batmıştın, hem evimi nerden buldun! Sefil Fare bırak beni!"
"Sakin ol Meral Dereli, bu yaptığım önemli bir şey."
"Önemliymiş phf, uykum var bırak lan vicdansız."
"Meral peşinde bir Seri katil var. Ben bir ajanım"
"Hadi lan ordan ajanların mersinde ne işi varmış, götünden uydurduğun şeyleri yemem ben bırak beni yarın yayınım var lanet herif uykumu almam gerek!"
"Meral ne yayını? Öleceksin kadın öleceksin bizimle gelmelisin tesise gelmen gerek."
"Tesis diye bahsettiğin şey Alman bunkerları değil dimi?"
"Meral Saçmalama!"
"Arkadaşım ondan önce beni kucağından indirir misin? Yani rahatsız oluyorum."
"Umrumda mı Meral?"
"Umrunda olmalı Bartu!"
"Olmazsa nolur Meral?"
"VİCDANSIZIN OĞLU İNDİRSENE ULAN BENİ ŞİMDİ BİR ÇAKARIM AMEL DEFTERİNN KAPANIR KOÇUM. 6 YIL SOKAKTA YAŞADIM ULAN BEN, KAYAYA VURSAM KAYA PARÇALANIR ASLAN PARÇASI, İNDİR BENİ!
"Sakin ol Meral."
Sakinlik ve ben çok ayrı şeyleriniz ve ben çok güçlü bir insanım. Kucağından hızlıca atlayıp yanağına hızlıca tokat attım araba uzakta olduğu için adamlar bizi göremezdi. Malum yerine tekme atıp onu yere düşürdüm sanırım bunların hepsini 2.5 saniye içinde yaptığım için şaşkınlık ve acıyla bana bakıyordu yerde yatıyorken elbise cebimden çıkardığım çakıyla uyarı amaçlı parmağına bir çizik attım. Tamam cebimde niye çakı var bilmiyorum. Sanırım kaşıma çakıyla çizik atan çocuk bende travma yarattı.
"Bana bak aptal sefil peşimde bir katil varsa onu öldürecek güçteyim. Katil dediğin kişi anca yürek yemişse yanıma gelir. Emin ol onunda işini bitiririm!" Tamam bunları söylerken çakıyı onu boğazına tuttuğumu bilmiyordum. Tamam üzerine oturduğumu da bilmiyordum.
"Meral üzerimden kalkıp şu çakıyı aldığın yere koyar mısın, az önce beni kestinde!"
Sesinde sitem vardı. hafifçe kıkırdadım. O ise ani bir hareketle konumu değiştirdi en yerde iken o bana doğru eğilmişti.
"Çakı hala elimde Bartu ben olsam ani hareket yapmam."
şuan kıkırdayan taraf oydu, dudaklarıma bakan gözlerini gördüm, oğlum sen bittin. Hemen onu üzerimden indirip yüzüne yumruğumu geçirdim, geçirdim, geçirdim... yaklaşık yüzüne 14 yumruk attım, burnu kanıyordu ve dudağı patlamıştı, ibret olsun diye çakıyı çıkarıp avucunun içini aşırı derin olmayacak kadar kestim. Tabi bunları sadist gibi yavaşça yaptım.
En sonunda sadistçe güldüm ve karnına attığım tekmeyle onu terk ettim, gece gece bu kadar aksiyon yeterli. Koşarak yalın ayak eve gittim. hasretini çektiğim yatağa kendimi atınca mutlu oldum. Çakım kan olmuştu, çakı cidden çok güzeldi siyah bir çiçekliydi. elbisem ani hareketlerim yüzünden baya yırtılmıştı, yani dizimin bayağı üzerindeydi o yüzden çok sevdiğim geceliğimi çıkartıp başka bir pijama aldım. buda gecelik tarzıydı elbiseydi. Elbiseleri çok sevdim, nedenini bilmiyorum ama elbiseleri çok severim. Elime aldığım gecelik beyazdı, altlarına doğru beyaz güller vardı çok yakışmıştı. ben ise uyumlu olsun diye papatyalı kafamı sıkmayacak bir taç aldım. yatağıma girmek için merdivenleri çıkmam gerektiği için ofladım. yatağımın olduğu yer çıkıntılıydı. merdiven oraya doğru gidiyordu ve yanında pencere vardı. yatağımdan bütün evi görebiliyordum. Yatağımda bir not buldum. Bu annemin intihar notuydu. Okuma yazmayı ilk öğrendiğimde okumuştum bu notu notta "Kızım, eşim biriciklerim büyük sorunlarımız var ben Meral'a bakamıyorum ona yeterli değilmiş gibi hissediyorum ve peşimde bir katil var . katil beni bu sabah aradı ve onun ellerinde ölmek yerine kendim ölmeyi tercih ettim. Kendinize iyi bakın ailem. ve biricik kızım." evet gayet üzücü bir nottu. Notu bir kavanoza atım kendimi uykunun rahat kollarına bıraktım.
12 OCAK GÜNÜ(DOĞUM GÜNÜ)
Evet bugün doğum günümdü. Çok fazla kargo gelmişti, takipçilerim göndermişti. 15 dakika sonra yayına başlayacağım için hızlıca hazırlandım ve bilgisayarımın başına geçtim. Yayında eğlenceli vakitler geçirdik ve çok güzel hediyeler aldım. Cidden aşırı mutluydum çok güzel şeyler yollamışlardı. Yayın bittikten sonra peruğu çıkarıp banyo yaptım.
Kapı çaldı bende kalan hediyeleri getiren mehtap sandığım için bir bornozla kapıyı açtım fakat karşımdaki yüz beni hiç mutlu etmedi. Karşımdaki kişi bana şaşkınca bakan Bartu'dan başkası değildi. Utanç denen duyguyu benim yerime yaşayan Bartu
"Hazırlan çıkıyoruz." bende malım ya hemen kapıyı kapatıp gardolabımdan beyaz elbiseyi aldım. Altı beyaz güllerle kaplıydı. Uyumlu olsun diye güllü bir taç taktım. Koşarak kapıya gittim. Kapıyı açıp Bartu'nun yanına gittim. Elimi tutup beni arabaya götürdü ve ön koltuğa oturttu. Sürücü koltuğuna geçip hızlıca bir köy yoluna sürdü. Ardından bembeyaz bir tesis gördüm. Tesisin önünde durduk ve tesise girdik. Bartu parmak izin gösterip içeri girdi yanında bende vardım. Girdiğimde Mehtap, Mert, Bahar, Yağız ve Bedir karşımda duruyordu. Nereye geldik ya. Bir dakika karşımda biri daha var yoksa o mu...
EVET BİTTİİİİ LÜTFEN OKUYUN VOTE ATIN PARA KAZANAYIM SPOTİFY PRE ALIYIM O ZAMAN SÖZ HER GÜN BİR BÖLÜM GELİR NOĞLAR