İçeriğe geç

NEON TOKYO-Texting

Bölüm 18 · 3 dk okuma

NEON TOKYO-Texting

Bölüm 18

18.Bölüm:14 Şubat Özel Pt 2

Lin×Leon "Selam,hala geliyorsun değil mi?"Leon'dan gelen bu mesaj Lin'i heyecanlandırmıştı ama aynı zamanda da Leon'un neden kendisini davet ettiğini de merak ediyordu.Normalde tüm planları beraber yaparlardı ama bugünkü plan hakkında Leon tek kelime bile söylememişti.Gidip kendi öğrenecekti artık...Leon'un evine vardığında kapı zilini çaldı,kısa bir beklemenin ardından da kahverengi saçlı oğlan kapıyı açmıştı.Kahverengi saç tutamları her zamanki gibi yüzünü gölgeliyordu ve umursamaz bir tavırla kapının kenarına yaslanmıştı.İlk defa elinde "şu lanet elektro gitarı" yoktu ve bir dakika... Leon normalden daha mı özenli duruyordu? "Şey...selam?"diyen Lin'e karşılık gülümsedi Leon: "Hoşgeldin!İçeri gelsene?"Bunu duyan Lin çekinerek içeri girmiş Leon da arkasından kapıyı kapatmıştı,genç kız salona yöneldiğinde içerisinin her zamanki gibi dağınık olduğunu görmüştü,tipik Leon'du işte!Ama asıl dikkatini çeken başka birşey vardı.Kocaman bir masanın üstünde tek bir gül ve iki tane de ramen vardı.Lin hafifçe kıkırdadı: "Bu nedir?"dedi masayı işaret ederek. "Gül?" "Ve ramen,çok uyumlular doğrusu." "Ne bileyim...direkt gül vermek çok klişe olur dedim." "Yanisi ramenle beni tavlamaya mı çalışıyorsun?" "Hey,ramen gayet iyi bir seçenek!Hem...kırılıyorum bak."dedi Leon dudağını büzerek, kahverengi saçlı oğlanın bu hareketine ise Lin yine gülerek cevap verdi: "Başka birşey yok muydu?" "Şikayet edeceksen ramenimi geri ver."dediğinde Lin alaycı bir şekilde göz devirdi: "Neyse ne...tam olarak bu neyin girişimi?" "Kısacası...benimle çıkar mısın demek."Yutkundu,Lin ise inanmaz gözlerle Leon'a bakıyordu. "Şaka mı yoksa ciddi mi?" "Ne şakası!Gayet ciddiyim ben..." "İyi o halde..."diyen Lin masadaki güle uzanmış ardından da tekrar Leon'a dönmüştü: "Seninle çıkarım."Leon Lin'in bu cevabını duyunca dona kalmıştı ama anın şokunu yavaş yavaş üzerinden attığında bir tebessüm yüzüne yayılmıştı: "Gerçekten mi?" "Evet,gerçekten...ama gülü elden verseydin daha memnun olurdum."Leon güldü: "O da başka zaman artık...şimdi oturup ramenleri mizi yiyelim mi?" "Olur,çok açım!" Chester×Ember Chester bu gece Ember'la olan buluşması için ayırttığı masada oturmuş bekliyordu,arada da saatine kaçamak bakışlar atmaktaydı.Ember yaklaşık beş dakika gecikmişti...derin bir iç çekti,olsun bu bir sorun değildi,beş dakikadan ne olacak değil mi?Bu düşünceler zihninden geçerken Ember koşarak yanına yaklaşmıştı,yüzünde bir tebessümle: "Selam Chester! Üzgünüm geciktim ama gerçekten sebeplerim var...taksiyle gelirken yanlış yerde indim ve yolu bulmak için başkalarına sorup durdum ama sanırım onlar da yolu yanlış tarif etti...sonra az kalsın restoranın bodrumuna iniyordum ama geldim."Chester gergince gülümsedi: "Önemi yok,geldin ya." "Oh,sevindim..." "O zaman...sipariş verelim mi?"Ember onaylarcasına kafa sallayınca,ikili yemek siparişlerini verdiler,birkaç dakika sonra da yemekleri gelmiş ve tabaklar önlerine konulmuştu: "Of çok iyi görünüyor ya..." "O halde gömülelim hadi!" Zane×Luna Zane önce buz pistinde kayan çiftlere baktı,tatlı ve mutlu çiftlere...sonra da önünde neşeli bir şekilde kayan Luna'ya,nereden düşmüştü ki buraya?Buz pateni hiç ona göre değildi,kaymaya çalışıp da yere çakılırsa herkes ona güler diye çekiniyor ve kenarda oturuyordu. "Hadi Zane!Çok eğlenceli bak!"dedi Luna gülümseyerek kollarını ona doğru açarken. "Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim..."Luna Zane'in elini çekiştirerek: "Lütfen ya...hem buz pateni çok romantik birşey! Filmlerde oluyor ya hani çiftler el ele tutuşup kayıyor sonra biri düşüyor diğeri belinden tutuyo-" "Şimdi beni düşürüp romantik an mı yaratmayı düşünüyorsun?"Dedi Zane sorgularcasına tek kaşını kaldırarak. "Hayır da...olursa da bir şikayetim yok."Sırıttı.Luna'nın söylediği onca şeyden sonra bile Zane hala bu duruma pek sıcak bakmıyordu,başını hayır anlamında iki yana salladı ama sonra genç kızın somurttuğunu görünce dayanamayıp boştaki patenlerden bir tanesini giyip piste çıkmıştı,bu deneyim onun için korkunçtu! "Lanet olsun ya..."Üstünde durduğu buz ona ihanet etmişti adeta,sendeledi.Düşeceği anda Luna'nın koluna tutunmuş ve dengesini sağlamıştı: "Daha önce hiç buz pateni yapmadın değil mi?" Zane,"Evet..."diye mırıldandığında Luna da Zane'in ellerini avucunun içine almış ve gözlerinin içine bakıp konuşmuştu: "O halde gel biraz beraber kayalım." "Peki..."Bir süre Luna'nın rehberliğinde sessizce kaymaya devam ettiler ama Zane bu sessizliğe pek dayanamamış başta kararsız olsa da en sonunda cesaretini toplayıp bu sessizliği bozmuştu: "Özür dilerim,çok beceriksizim.Belki diğerleri kadar iyi kaysaydım daha çok eğlenirdin."Cümlesini kurarken gözleri hemen yanlarında kayan çiftlere kaymış bunun üzerine de üzülüp derin bir iç çekmişti. "Sorun değil,onlar gibi olmana gerek yok...ben seninle eğleniyorum." "Gerçekten mi?" "Hıhım,çok iyi gidiyorsun."gülümsedi,Luna'nın gülümsemesi Zane'in içini öyle ısıtıyordu ki... "Böyle düşünmene sevindim...iyi madem kaymaya devam edelim." "Olur sevgilim."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.