İçeriğe geç

NEFRETLE BAŞLAYAN AŞK

Bölüm 18 · 3 dk okuma

NEFRETLE BAŞLAYAN AŞK

Bölüm 18

Denizin sesi

18. BÖLÜM — “Denizin Sesi” 🌊❤️

Muğla'daki evlerinde birkaç gün geçmişti. Evin kutuları yavaş yavaş açılmış, odalar düzene girmeye başlamıştı.

Sabah güneşi pencerenin kenarından içeri vururken Tuğçe erkenden uyandı. Bir süre tavana baktıktan sonra aklına dün söyledikleri geldi.

“Yarın yine denize gidelim mi?”

Tuğçe hemen yataktan kalktı.

Tuğçe: Semih! Kalk!

Semih yorganın altından başını çıkardı.

Semih: Yine ne oldu?

Tuğçe: Denize gideceğiz.

Semih: Daha sabahın sekizi...

Tuğçe: Olsun! Hem bugün bütün gün sahilde kalacağız.

Semih gözlerini ovuşturup gülümsedi.

Semih: Senin deniz sevdan bitmeyecek galiba.

Tuğçe: Asla!

Semih: Tamam. Ama kahvaltı yapmadan hiçbir yere gitmiyoruz.

Tuğçe: Tamam!

Tuğçe mutfağa koştu. Kahvaltı hazırlarken bir yandan da müzik açtı. Semih de ona yardım etmeye başladı.

Kahvaltıda peynir, zeytin, yumurta ve çay vardı.

Tuğçe: Bugün telefonları da fazla kullanmayalım.

Semih: Neden?

Tuğçe: Çünkü sadece ikimiz olalım istiyorum.

Semih birkaç saniye ona baktı.

Semih: Bu fikir hoşuma gitti.

Kahvaltıdan sonra çantalarını hazırladılar. Havlularını, güneş kremlerini, su şişelerini ve yiyeceklerini çantaya koydular.

Tuğçe aynanın karşısında saçlarını toplarken Semih kapının yanında bekliyordu.

Semih: Hazır mısın?

Tuğçe: Bir dakika!

Semih: Yarım saattir bir dakika diyorsun.

Tuğçe: Güzel görünmek suç mu?

Semih gülerek başını salladı.

Semih: Değil. Ama denize gideceğiz, kırmızı halıya değil.

Tuğçe: Çok konuşma, hadi!

Sonunda evden çıktılar.

Arabayla sahile doğru ilerlerken pencereler açıktı. Ilık rüzgâr içeri giriyor, Tuğçe müziğe eşlik ediyordu.

Bir süre sonra deniz göründü.

Tuğçe: İşte geldik!

Semih: Sabırsız seni.

Sahile vardıklarında Tuğçe hemen arabadan indi.

Tuğçe: İlk giren ben olacağım!

Semih: Yine mi yarış?

Tuğçe: Evet!

Tuğçe koşmaya başladı. Semih de arkasından koştu.

Tuğçe denize ilk ulaşan kişi oldu.

Tuğçe: Kazandım!

Semih: Daha suya girmedik.

Tuğçe: Olsun, yine de kazandım.

Semih yanına gelip suya girdi.

Tuğçe elleriyle suyu Semih'e doğru attı.

Semih: Başlattın yine!

Tuğçe kahkahalarla kaçmaya başladı.

Semih: Kaç bakalım!

İkisi uzun süre denizde oynadılar. Bazen birbirlerine su sıçratıyor, bazen de sadece yan yana yüzerek açık denizi izliyorlardı.

Bir süre sonra kıyıya çıktılar.

Tuğçe havlusuna sarılıp kuma oturdu.

Tuğçe: Yoruldum.

Semih yanına oturdu.

Semih: Biraz dinlen.

Tuğçe: Ama sonra tekrar gireceğiz.

Semih: Tahmin etmiştim.

Öğle vakti hazırladıkları yiyecekleri çıkardılar. Sahilde oturup yemek yerken Tuğçe ufka baktı.

Tuğçe: Semih...

Semih: Hı?

Tuğçe: Burası gerçekten bizim hayatımız oldu.

Semih gülümsedi.

Semih: Evet.

Tuğçe: Eskiden sürekli bir şeylerden korkuyorduk. Şimdi ise burada oturup denizi izliyoruz.

Semih: Çünkü artık geçmişi geride bırakıyoruz.

Tuğçe onun elini tuttu.

Tuğçe: Sen yanımda olduğun sürece her yere gelirim.

Semih: Ben de seninle her yere gelirim.

Öğleden sonra sahilde yürümeye karar verdiler.

Tuğçe deniz kabukları topluyor, Semih ise bulduğu güzel taşları ona veriyordu.

Tuğçe: Bunu da eve götüreceğim.

Semih: Evde artık deniz kabuğu müzesi kuracağız.

Tuğçe: Fena fikir değil.

Bir süre sonra küçük, sakin bir koy buldular.

Tuğçe: Buraya daha önce hiç gelmemişiz.

Semih: O zaman burası bizim gizli yerimiz olsun.

Tuğçe gülümsedi.

Tuğçe: Sadece ikimizin bildiği bir yer.

İkisi tekrar denize girdi.

Bu kez konuşmadan, yan yana yüzdüler. Denizin sesi ve uzaktan gelen kuş sesleri dışında hiçbir şey duyulmuyordu.

Akşamüstü güneş batmaya başladığında sahile geri döndüler.

Tuğçe kuma uzandı.

Tuğçe: Bugün hiç bitmesin istiyorum.

Semih yanına uzandı.

Semih: Bitse bile yarın yine geliriz.

Tuğçe: Söz mü?

Semih: Söz.

Güneş ufukta kaybolurken Tuğçe başını Semih'in omzuna yasladı.

Tuğçe: Seni seviyorum.

Semih onun elini tuttu.

Semih: Ben de seni seviyorum.

Bir süre sessizce denizi izlediler.

Sonra Tuğçe ayağa kalktı.

Tuğçe: Hadi eve gidelim.

Semih: Neden?

Tuğçe: Çünkü yarın tekrar denize gideceğiz ve çantaları şimdiden hazırlamam lazım.

Semih kahkaha attı.

Semih: Sen gerçekten durmayacaksın.

Tuğçe: Asla! 😂

El ele tutuşup sahilden ayrıldılar.

Arabaya doğru yürürken Tuğçe bir kez daha denize dönüp baktı.

Artık Muğla onlar için sadece yeni bir şehir değildi.

Birlikte kurdukları hayatın en güzel başlangıcıydı. ❤️🌊

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.