İçeriğe geç

Nefret etmem gereken çocuk

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Nefret etmem gereken çocuk

Bölüm 8

Bölüm 8:

Koridorda bizi izleyen kişinin kim olduğunu göremedim.

Sadece arkasını döndüğünü ve kalabalığın içine karıştığını fark ettim.

Ama içimdeki huzursuzluk geçmedi.

Kaan fotoğrafı hâlâ elinde sıkıyordu.

"Bunu yapanı bulacağım," dedi tekrar.

"Belki de önemli değildir," dedim ama sesim bile inandırıcı değildi.

Kaan bana döndü.

"Aylin… biri seni takip ediyor."

Bu cümleyle birlikte içim ürperdi.

"Biliyorum."

"Hayır, bilmiyorsun."

Bir adım yaklaştı.

"Bu artık şaka değil."

Haklıydı.

Ama bunu kabul etmek bile korkutucuydu.

---

O gün okul çıkışında Kaan beni yalnız bırakmadı.

"Ben eve bırakacağım."

"Hayır."

"Bu tartışma konusu değil."

Gözlerimi devirdim.

"Ben çocuk değilim."

"Kimse çocuk olduğunu söylemedi."

Bir süre birbirimize baktık.

Sonunda pes ettim.

Çünkü onun bakışlarında inat vardı.

Ve o inadı kırmak imkânsızdı.

---

Araba sessizdi.

Kaan direksiyondaydı, ben yan koltuktaydım.

Normalde bu durum garip olurdu ama şimdi garipten çok daha fazlasıydı.

Tehlikeliydi.

"Kim olabilir?" diye sordum.

Kaan direksiyondan gözünü ayırmadı.

"Biri seni tanıyor."

"Nasıl yani?"

"Fotoğraflar, mesajlar… Bunlar rastgele değil."

Yutkundum.

"Okuldan biri mi?"

"Büyük ihtimalle."

Bu düşünce midemi bulandırdı.

---

Eve yaklaştığımızda Kaan yavaşladı.

"İnebilirsin," dedi.

Ama araç durduğunda kıpırdamadım.

"Ne oldu?"

Kaan bana baktı.

"Bir şey söylemek istiyorum."

Kalbim hızlandı.

"Dinliyorum."

Bir süre sustu.

Sanki kelimeleri seçiyordu.

Sonra yumuşak bir sesle konuştu:

"Bu olay bitsin ya da bitmesin… ben buradayım."

Gözlerim istemsizce ona kaydı.

"Ne demek bu?"

Kaan hafifçe gülümsedi.

"Anlamadın mı?"

Yutkundum.

"Anladım."

Ama içimdeki şey kelimelere sığmıyordu.

---

O gece mesajlar tekrar başladı.

Ama bu kez farklıydı.

Tek bir fotoğraf değildi.

Bir video gelmişti.

Ekranı açtığımda nefesim kesildi.

Kaan ve ben okulun arka bahçesinde konuşuyorduk.

Yakın çekim.

Net.

Ve ses yoktu.

Ama en kötü kısmı bu değildi.

Videonun sonunda bir yazı beliriyordu:

"Birlikteyken daha savunmasızsınız."

Telefon elimden düştü.

Kalbim deli gibi atıyordu.

Biri sadece bizi izlemiyordu.

Bizi adım adım planlıyordu.

Ve bu kişi artık sadece korkutmuyordu.

Bizi ayırmak istiyordu.

---

Ertesi gün okula gittiğimde Kaan çoktan beni bekliyordu.

Yüzü ciddiydi.

"Yeni bir şey var mı?"

Başımı salladım.

"Var."

"Ne?"

Derin bir nefes aldım.

"Bizi sadece takip etmiyor."

Kaan'ın gözleri keskinleşti.

"O zaman?"

"Her adımımızı biliyor."

Bir an sessizlik oldu.

Sonra Kaan çok alçak bir sesle konuştu:

"O zaman biz de onun kim olduğunu öğreneceğiz."

Ve o an anladım.

Bu artık sadece bir tehdit değildi.

Bir oyun başlamıştı.

Ve biz kurban değil, oyuncu olacaktık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.