İçeriğe geç

Nefret etmem gereken çocuk

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Nefret etmem gereken çocuk

Bölüm 10

Bölüm 10:

Notu arkamda saklamaya çalıştım ama Kaan çoktan görmüştü.

"Göster," dedi tekrar.

Sesinde bu kez tartışma kaldırmayan bir ton vardı.

Yavaşça kâğıdı uzattım.

Kaan okudu.

Yüz ifadesi anında değişti.

Sertleşti.

Ama sadece öfke değildi bu.

Bir şey daha vardı.

Endişe.

"Bu…"

Devam etmedi.

"Söyle," dedim.

Bana baktı.

Ama gözleri kaçıyordu.

"Bu doğru değil."

"Ne doğru değil?"

Kaan bir adım geri attı.

Sanki konuyu kapatmak ister gibi.

"Aylin, bunu şimdi konuşamayız."

Bu cümle içimi daha da soğuttu.

"Ne demek konuşamayız?"

"Çünkü zamanı değil."

Sinirle güldüm.

"Harika. Mesajlar, videolar, takip edilmek… ama ‘zamanı değil’ mi?"

Kaan sessiz kaldı.

Ve bu sessizlik beni daha çok korkuttu.

---

O gün okuldan sonra Kaan beni beklemedi.

Bu ilk kez oluyordu.

Ve garip bir şekilde canımı acıttı.

---

Eve dönerken telefonum titredi.

Yeni mesaj.

Bilinmeyen numara.

"O sana hiçbir şey anlatmayacak."

Yutkundum.

Bu kişi artık sadece tehdit etmiyordu.

Konuşuyordu.

Beni yönlendiriyordu.

---

Gece yarısı, dayanamadım.

Kaan’ı aradım.

İlk çalmada açmadı.

İkinci de.

Üçüncüde sesi geldi.

"Aylin?"

"Ne saklıyorsun?"

Direkt konuya girdim.

Sessizlik oldu.

Sonra Kaan çok alçak bir sesle konuştu:

"Sen nereden…"

"Ne fark eder?"

Sözünü kestim.

"Ne saklıyorsun Kaan?"

Bir süre cevap vermedi.

Ardından derin bir nefes aldı.

"Okul değişmeden önce… bir olay oldu."

Kalbim hızlandı.

"Ne olayı?"

Kaan’ın sesi değişti.

Daha karanlık bir tona büründü.

"Biri zarar gördü."

Sessizlik çöktü.

"Biri mi?" dedim.

"Evet."

"Kim?"

Kaan cevap vermedi.

Ama ben o sessizlikte cevabı hissettim.

Bu olayın merkezinde biri vardı.

Ve o kişi hâlâ bitmemişti.

---

Ertesi gün okulda her şey daha farklıydı.

Koridorlar daha sessiz gibiydi.

Ya da ben artık her şeyi daha fazla fark ediyordum.

Dolabımı açtığımda içinden bir fotoğraf daha düştü.

Bu kez eskiydi.

Solmuş bir etkinlik fotoğrafı.

Kaan…

Ve yanında tanımadığım bir çocuk.

Altında yazı vardı:

"Geçmişi hatırlamıyor musun?"

Kalbim sıkıştı.

Tam o sırada Mert arkamda belirdi.

"Aylin… bunu görmen lazım."

Elinde telefonu vardı.

Ekranda aynı fotoğrafın bir başka açısı.

Ama bu kez daha netti.

Ve yanında yazan isim beni dondurdu:

"Kerem."

Mert bana baktı.

"Bu kişi… okula geri döndü."

O an anladım.

Bu hikâye sadece mesajlarla başlamamıştı.

Bu, geçmişten gelen bir hesaplaşmaydı.

Ve biz fark etmeden onun tam ortasına düşmüştük.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.