İçeriğe geç

NEFES

Bölüm 6 · 10 dk okuma

NEFES

Bölüm 6

6.Bölüm:Şifre

Alparslan göğsünde uyuyan kıza baktı aynı acıları paylaşıyorlardı. Telefonun çalmasıyla birlikte Nefes'i yatağına yatırdı.

Telefona baktığında albayın aradığını gördü. Oturma odasındaki balkona gidip telefonu açtığında. Aldığı haberle birlikte yatağında yatan kıza baktı. Albay haberi verdikten sonra telefonu kapatmıştı. O da alayda olan Furkan'ı aradı.

"Durum ne Furkan" dedi yüzünü ovuştururken.

"Serdar konuştu komutanım bir şifre olduğunu söyledi"

"Ne şifresi işte Furkan"

"Tufan ile yaptıkları oyunda bir şifre var sanırım bir kişi. Serdar'ın onu koruması gerekiyor ama buradan koruyamayacağını bilerek söylediğini, söylediler"

"Kimmiş peki"

"Bilinmiyor" sonra devam etti Furkan.

"Hatta yakında Tahir ile düşmanlarının bu kişinin peşine düştüğü ve yakında öldüreceği söyleniyor"

"Tamam kolay gelsin Furkan" dedikten sonra Nefes'e takıldı gözleri tekrar Demir'in , o olabilir miydi?

Furkan'ın cevabını bile dinlemeden telefonu kapattı. Nefes'in yanına gidip kucağına aldı. Odasına geldiğinde açık kapıyı ayağıyla ittirip geçmesi için yeterli alanı açtı. İçeriye girdiğinde yatağa yatırdı Nefes'i daha sonra üstünü örttü.

İçeriye geçtiğinde kapalı olan balkonun kapısını açtı. Nefes'in rahatsız olduğunu anlayıp çıkardığı t-shirt ü geri giymişti zaten. O sırada Nefes'in içeride olduğunu bile bilmediği telefonu öttü.

-Şifre sensin,

-Buldum seni.

6.BÖLÜM

Kapımın hızlı bir şekilde açılmasıyla ayağa kalktım ne olmuştu şimdi.

"Kalk Nefes " diyen abime baktım.

"Ne oldu?"

"Bavulunu hazırla alaya gidiyoruz"

Abimin sinirli göründüğünü anladığım için ses etmeden bavulumu hazırlamıştım.

İçeriye gittiğimde beni beklediklerini anladım.

"Haydi gidelim"

"Ver bavulunu"

"Al Demir abi" abimin bize bir bakış attıktan sonra dışarıya çıkması bir oldu. Abimin yanına gittiğimizde beni başean aşağı süzdü üstüme giyeceğim t-shirt ü hava +99 olduğu için çıkarmış crop giymiştim.

"Oraya böyle mi gidecek bu kız ya sabır" diyerek arabanın sürücü koltuğuna oturdu. Demir ise yanıma oturdu.

"Sen niye buraya oturdun?" Diye hiç soramazdım şimdi çok uykum vardı. Pencereye yaklaşıp dışarıyı izlemeye başladım.

"Kulaklığını istersin diye aldım" diyen abime baktım.

"Teşekkürler" diyerek kulaklığı aldım.

"Nereye gidiyoruz"

"Gidince görürsün" çok sağ ol abi ya bilmiyordum ben.

Yanımda oturan Demir'e baktığımda önüne baktığını gördüm.

Geri cama döndüm kulaklığımı telefona bağlayıp bir şarkı açtım fakat sesini çok açmadım öyle uyuyamazdım.

Aklıma dün gece geldiğinde hiç birşey hatırlamadığımı fark ettim. Beynimi zorlayarak bir şeyler hatırlamaya çalıştım.

Dün gece

"Nefes" diyen Demir'e baktım.

"Efendim"

"Yeter ağlama" dediğinde kafamı sallayarak göğsünden uzaklaşıp sırtımı koltuğa koydum.

"Özür dilerim bende seni rahatsız ettim gece gece" derken gözümdeki yaşları siliyordum.

"Ben istedim" dediğinde kafamı salladım. Hem bana "Ağla Nefes" diyen kendisiydi sonuçta.

"Konuşmayacak mısın?" Dediğinde kafamı iki yana salladım. Sesim çok kötü çıkıyordu.

"Abin bana çok konuşuğunu söylemişti"

"Abim niye sana beni anlattı" konuşmak istemesemde merak ettiğim bir konuydu.

"Abinin arkadaşı abinin yarısıdır" dediğinde gülümsedim.

"Bu söz sana ait sanırım" dediğimde o da gülümsedi.

"Normalde yüzbaşıların sert olduğunu sohbet dahi edilmeyecek insanlar olduğunu duymuştum" dediğimde bana dönüp kaşlarını çattı.

"Bunu da sen uydurdun herhalde" dediğinde bu sefer ben kaşlarımı çattım.

"Hayır, gerçekten" dedikten sonra geri önüme döndüm. "Boşver"

"Tamam"

"Uykun var sanırım" esnedikten sonra kafasını salladı.

"Evet"

"Ben yatayım o zaman"

"Uykum yok" dedi bu sefer.

"Ne?" Dedim ona bakarak.

"Uykum kaçtı"

"Peki"

"Sevgilin var mı?" Diye sorduğunda öksürmeye başladım.

Tak diye sorulur mu be adam

"Neden" dedim öksürüklerimin arasından.

"Öylesine mi? Yani"

"Hıhı" dedi bana bakmadan.

"Yok" dediğimde gülümseyerek bana döndü.

"Uykum geldi yatayım ben" dediğimde beni kolumdan tutup geri oturttu.

"Biraz daha sohbet edelim" dediğinde esnedim uykusunu bana bulaştırmıştı resmen.

"Neden sana sadece abin Nefes diyor" dediğinde cevap vermeden gözlerim kapandı son hatırladığım ise Demir'in göğsüne düşen başımdı.

.

Yok artık be Nefes resmen adamın koynunda uyumuşsun.

Kızım onun koynuda gelen gidene açık herhalde.

"Amına koyayım" dediğini duydum abimin kısık sesle söylemeye çalışmıştı ama borazan gibi sesi vardı zaten şarkının da sesini kısmıştım.

"O Serdar piçinin de-"

"Sus Poyraz" dedi Demir

"Yeter sövdün söveceğin kadar sonra devam edersin"

....

"Nefes" diyen abimin sesiyle kafamı kaldırdım şu an abim beni uyandırmaya çalışıyordu ve ben arka koltukları full kaplayacak bir şekilde yatmıştım! Allah'ım lütfen düşündüğüm şey olmasın diye dua ederken kafamı kaldırdığımda duamın kabul olmayacağını anladım. Resmen Demir'in kucağında uyumuştum!

Kucağından kalktığımda şu ana kadar fark etmediğim Demir'in saçımda olan eli boşluğa düşmüştü. Dönüp ona baktığımda baygın bakışlarla bana baktığını gördüm. Bu adam hiç uyumuyor muydu?

Abim çoktan Alaya girmiş askerlerle konuşuyordu ben ise hala Demir'i bekliyordum. Hakkaten neden bekliyordum. Arabadan inip abimin yanına gideceğimde sesini duydum.

"Yıllardır yakınımdan geçmeyen uykuyu senin saçlarında buldum Nefes"

Kalbimin yerinden çıkacağını hissettim bir anda.

Allah'ım bu adam böyle konuştukça bu kalp dayanamaz ki.

Arkamı döndüğümde o çoktan yanıma gelmişti eliyle ileriyi gösterdiğinde hızlıca ilerleyerek aramıza mesafe koydum.

Odun Nefes seni hiç mi flörtleşmeyi bilmiyorsun adam sana uçuyor.

İçeri girdiğimde Enes ve Cem hemen yanıma geldi.

"Hoşgeldin" dedi n yi uzatarak Enes şu an askeri üniformasını giysede asker gibi görünen hiçbir tarafı yoktu.

"İyi" dedim ona bakarak daha sonra hepsinde gözüm gezindi. "Siz"

"Mavi gözlü sarışın yengemiz gelmemiş" diyen Cem'e döndü abimin gözleri Cem buradan sağlam çıkarsa şükretsin artık.

"Şu esmer bomba nerede asıl" diyen Enes'i eş geçerek abime yöneldim Cem'i dövmeden onu buradan götürmeliydim.

"Abi kalacağım odayı göstersene" dediğimde bana baktı daha sonra Cem'e dönül yüzüne sağlam bir yumruk geçirdi. Görev başarısız.

Haketti ama.

İç sesime yine de hak vererek Demir'in elindeki bavula yöneldim almaya çalıştığımda bavulu yukarı kaldırdı.

Kızım o bavul en az sen kadar!

"Alsaydım" dedim ona bakarak.

"Ben götürürüm Nefes"

"Derya" dedim onu düzelterek.

"Derya" dedi beni onaylayarak.

"Abi gidelim hadi" dediğimde abim bana baktı daha sonra etraftakilere baktığında hepsinin bana baktıklarını görmesiyle tepesi atmıştı.

"Önünüze dönün ulan angutlar" diye bağırmasıyla hepsi önüne döndü. O sırada Fırat'ın yanına gelen kadınla gözlerim açıldı.

Abla erkek olsam var ya

Kahverengi saçları ve ela gözleriyle çok güzel gözüküyordu. Üzerine giydiği mini kırmızı sırt dekolteli elbisesiyle buraya ait olmadığını haykırır cinstendi.

"Ömür abla sizsiniz sanırım" dediğimde güldü.

"Sen de Deniz misin?" Dedi bana bakarak cevap vermeme izin vermeden devam etti. "Kız çok güzelsin sen maşallah" diyerek beni etrafımda döndürdüğünde. Abime baktım Deniz in sarışın mavi gözlü olduğunu anlatmadınız mı? Allah aşkına dercesine.

"O benim kardeşim" dedi abim bize bakarak.

O sırada yaşlı ama yaşına göre yapılı bir vücudu olan bir adam görüş alanımıza girdi.

Ömür ablanın "Baba" diye bağırmasını tabi ki de beklemiyordum. "Mehmet Albay" dedi abim kulağıma "Ömür ablanın babasıdır"

"Anladım" dediğimde abimde kafasını sallayıp yüzümden uzaklaştı.

"Sen Derya olmalısın" diyen Mehmet Albaydı.

"Evet "

"Bende Mehmet Yılmaz" elini uzattı. Bende uzattığı elini sıktım.

"Nasılsın kızım" dediğinde ona döndüm "Kızım" bu kelimeyi bir babadan duyamayalı çok uzun süre olmuştu.

"İyiyim sağ olun , siz nasılsınız?"

"Bizde iyiyiz kızım ne olsun" dediğinde gözleri timde gezindi sonra bana döndü.

"Ben bizim kerataları bir alayım siz tanışın" dedi Ömür ablayı göstererek.

"Biz tanışırız baba" dedikten sonra beni bir banka çektiğinde onların yanından uzaklaşmıştık. Ona baktığımda gözlerini benden ayırmadığını gördüm.

"Odam nerede?" Dudağımı oynatarak sorduğum soruya o da aynı şekilde cevap verdi.

"Ömür biliyor" kafamı Ömür'e çevirdiğimde bize baktığını gördüm. Yani ikimize, ilişkimiz o kadar ilerlemedi.

Biz dedin olmuş bir şeylerrr

İç sesime tekrardan ya sabır çekerek Ömür ablaya döndüğümde harika birşey görmüş gibi bir bana bir de Demir'e bakıyordu.

"Ne oldu abla"

"İlk önce bana abla deme" dediğinde kafamı salladım o ise yerinde dikleşmişti.

"Alparslan ile sevgili misiniz?"

"Hayır" dedim telaşla ne bu sevgili soruşturması böyle! İkidir karşıma çıkıyordu.

Ömür abla ise cevabımı beklemeden yanındaki su şişesinden su içmeye başlamıştı. Lıkır lıkır içiyor ablayı ateşte mi bekletmişler anlamadım.

"Demir ile aramızda bir yakınlık yok" dediğimde ağzındaki suyu yere tükürdü.

"Ne?" Dediğinde ona baktım.

Abi ne dedim ben şimdi.

"Kızım" dedi oturduğumuz bankta beni kendine çevirdiğinde yüzündeki şaşkınlık ifadesi beni de şaşırtmıştı. Ne oluyodu abi burada

"Demir kimsenin ona Demir demesini istemez bilmiyorum anlattı mı? Ama bir olay var ve kimse bilmiyor."

"Kimse bilmiyor yani öyle mi olayı"

"Hayır. Yoksa sen biliyor musun?"

"Hayır" dedim telaşla bu adam niye böyle şeyler yapıyordu böyle.

Aşıkk

Sonra konuşmama devam ettim. "Tanımadığı birine neden anlatsın ki değil mi?"

"Zaten Demir tanımadığı birine böyle bir şeyi anlatacak adam değil" dediğinde kafamı salladım.

Bu adam bana bunu neden anlatmıştı.

.......

İlahi bakış açısı

"Demir diyor ulan sana ben sana Demir demedim daha" diyen Poyraz çok kızgındı kardeşinin yanına önceden onun hain mi değil mi olduğunu anlamak için giren bir asker olan Alparslan şu an da kardeşiyle farklı bir ilişki içerisindeydi.

"Yakınlaşmak için" dedi Demir ama bunun yakınlaşmak ve olayı anlamak gibi bir şey olmadığını dün gece anlamıştı.

"Kardeşimin hain olmadığı ortaya çıktı" dedi Poyraz. "Ondan uzak dur"

"Onu koruyabilecek en iyi kişi benim Poyraz"

"Onu bende koruyabilirim"

"O bir şifre" dedi bağırarak Alparslan "Onu benim korumam gerek bunun kardeşin olmasıyla alakası yok" daha sonra devam etti. "Ayrıca baban bu işin başı ve senin hakkında hangi bilgiler ellerinde var bilmiyoruz ama ben bu görev için Yıldırım timine atandım önceden bu tim senin sözünden geçerdi fakat artık ben varım kendine gel üsteğmen "

Sinirle yerinden kalkıp timin yanından ayrıldı Poyraz. O sırada tim deki herkes Alparslan'a bakıyordu bu olaydan hiçbirinin haberi yoktu.Furkan dışında Alparslan onun anladığını çoktan anlamıştı.

"Ne şifresi" diyen Cenk'ti elindeki silahı siliyordu yani namıdeğer şimşeği.

"Furkan" dedi Alparslan odadan çıkmadan önce "Herkese her şeyi anlat" odadan çıktıktan sonra kendini bir anda Ömür ile Nefes'in olduğu bankın biraz uzağında buldu ağacın dibine oturdu ama ağacın onlara bakmayan yüzüne oturduğu için onlar onu göremezdi fakat o onları duyabilirdi.

"Bence sizin aranızda bir şey var" diyen Ömür dü.

"Ömür vallaha yok ya" diyen ise Nefes ti

"Kızım ben anla-"derken Ömür'ün sözünü kesen ve neredeyse Alparslan'ın nefesini durduracak bir şey söyledi Nefes.

"Sevgilim var benim yani Demir ile aramızda bir şey yok" dedikten sonra ayağa kalktı Nefes "Hadi içeriye gidelim burası soğuk"

.

Söylediğim yalandan dolayı yerimde kıvranırken kendimi bir anda alayın içinde bulmuştum.

Hayır kızım aklına başka bir yalan mı gelmedi sevgilim var nedir yaa

Ne deseydim iç ses eniştem doğurduğu için Demir'den hoşlanamıyorum üzgünüm mü?

İçeriye girdiğimden beri üstümde ki gözleri hissediyorum ve bu benim büyük bir şekilde zorlanmamı sağlıyordu.

Abi ben üstüme neon ışık mı taktım.

Yanımdan gelen ayak sesleriyle sağıma döndüm o vardı. Demir gelmişti. Üstümde ki gözler bir anda gitmişti.

"Teşekkürler" dediğimde kafasını sallayıp yanımda yürümeye devam etti bu rica ederim demekti sanırım.

Bende yürümeye devam ettiğimde sessizlik canımı sıktığı için konuşma başlatmaya çalıştım. "Nasılsın Demir" cevap vermedi.

"Bende iyiyim işte" dedim yine cevap vermedi.

Dilini mi yuttu bu adam

"Bizim yüzbaşı pek konuşmaz gülümsemez bile" diyen Cem'e baktım daha sonra ise yüzbaşına ama Cem'e olan öldürücü bakışlarını görmemek için geri Cem'e döndüm.

"Yaa öyle mi?"

"Evet. Hatta bir kere görevdeyken öldü sanmıştık"

"Öyle diyorsun"

Bana bakmadan yüzbaşına dönen bakışlarıyla birlikte söyleyeceği sözleri sustu.

"Ben gideyim" dedikten sonra koşarak yanımızdan uzaklaştı.

O sırada yemekhaneye geldiğimizi fark ettim abimi görüp yanına gittiğimde bir anda masadan kalkıp gitti.

"O odasına gitmiştir. Sen otur ister-"

"Hayır" dedim Enes'e bakarak "Bana odamı gösterir misiniz?"

"Ben gösteririm" diyen Demir'di elimi tutup beni bir odanın kapısına sürükleyen de.

"Ne oldu Demir bir değişiksin konuşmuyorsun bari bir yerlere çekiştirip durma" hayır kolumu acıtmamıştı.

"Bana yalan mı söyledin"

"Ne demek istiyorsun anlamıyorum seni?" Odanın kapısını açıp içeri girdi. Kapısını açtığı anahtarı ve ceketini koltuğun üzerine fırlattı. Bana yaklaşmaya başladığında ise geriye doğru adım atmaya başladım. En sonunda sırtım kapıya vurduğunda durdu. Beni kapıdan biraz uzaklaştırıp sırtımı okşamasını beklemiyordum.

"Acıdı mı?"

"Hayır" dedim net bir sesle ama kalbim her yeri inletecek şekilde atıyordu.

Eli sırtımdan belime inmişti. Beni kendine çektiğinde aramızdaki boy farkı daha çok belirmişti sanki. Şu anda onun göğsüne geliyordum çünkü.

Çok yakındık, eğer birimiz birşey yaparsa dudaklarımız birbirine değecek o dereceydi bu yakınlık.

"Senin" dedikten sonra durdu bir anda ormanı andıran o yeşil gözleri yüzümün her zerresinde gezinmeye başladı.

"Sevgilin var mı?" Kafamı hayır anlamında salladım.

Kafasını sağa doğru çevirdikten sonra geri bana döndü derin bir nefes çekti içine.

"Ömür'e niye öyle söyledin o zaman"

"Soruları sıkmıştı beni"

"Soruları sıkmıştı" evet anlamında yine kafa salladım.

"Hem sen bizi mi dinliyorsun ?"

Şu anda bu mesafeye rağmen böyle konuşmak benim için bir mucize olmalıydı.

"Peki" dedi soruma cevap vermeden.

"Peki" dedim bende onu tekrarlayarak daha sonra kuruyan dudaklarımı ıslattığımda gözleri dudaklarıma döndü yutkunduğunda belimden bir gıdım bile kıpırdamayan elinin belimi sıktığını hissettim.

"Yatayım ben o zaman" dedim bu mesafeden kurtulmak için.

"Tamam" dedikten sonra elini belimden çekti. Boşluğa düştüğümü hissettim.

Yanına geçmem için benden uzaklaştığında yanına geldim o da kapıyı açtı.

"Görüşürüz Demir"

"Görüşürüz Nefes"

Gittiğinde üstüme valizimdeki pijamalarımı giydim daha sonra ise onun koltuğun üstüne attığı anahtarı alıp kapıyı kapattım ve kilitledim. Ceketini burada unutmuştu.

Yatağıma girip yattığımda ise direk uyumuştum zaten.

.....

2018 kelimee

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.