Sırtım sert bir şekilde yerle buluştuğunda ağzımdan istemsiz bir ‘’ah’’ sesi çıktı.Tepemde dikilen Komutan Hwang’la göz göze geldim.
H:Her geçen gün daha iyi oluyorsun Lee.
Nefes nefese kalmış bir şekilde:
T-Teşekkür ederim Komutan Hwang. Dedim.
Kalbim güm güm atıyordu.Ama bu sadece eğitimden kaynaklı değildi.Komutan Hwang’ın gece gibi sonsuz,okyanuslar gibi ıssız gözlerine her baktığımda böyle oluyordu.
Bir kere daha ayağa kalktım,savaş pozisyonunu aldım.Başımla işaret verdim hazır olduğumu.
Bana doğru atıldı.Dirseğiyle vurmaya hazırlandığı hamlesini sezdim ve kaçtım.Kickflip’ini blokladım.Yumruklarını durdurdum.
Her geçen gün daha iyi olduğum doğruydu.Yediğim darbeler kadar darbe vurabilmeye başlamıştım.
Tam ayağımla bir darbe daha indirmiştim ki dengemi kaybettim.Ben düşerken darbenin etkisiyle Komutan Hwang’ı da düşürmüştüm.
Durumu sonradan fark ettim.Başım yere çarpmamıştı.Komutan Hwang hızlı davranmış ve başımın altına elini koyarak beni korumuştu.
Üzerimdeydi.Tam anlamıyla.Yere dayadığı eli sayesinde üst vücudu yukarıdaydı ama alt vücudu tamemen benim üzerimdeydi.
Nefeslerimiz birbirine çarpıyordu.
----------------------------------
Silahımı hazırladım ve nişan aldım.İşaret parmağımı tetiğe yerleştirdim ve tetiğe bastım.İki yüz metre ötedeki hedefi on ikiden vurmuştum.Gururla hafifçe gülümsedim.Başımda dikilen Komutan Bahng’in dudakları yukarıya doğru hafifçe kıvrıldı.
B:Aferin Kim.Şimdi dört yüz metre ötedeki hedefi vur.
S:Nasıl isterseniz Komutan Bahng.
Dedikten sonra konumumu değiştirdim.
B:Kim.
S:Efendim Komutan Bahng?
B:Bu hedefi on ikiden vuramazsan sırtında ağırlıkla 50 şınav çekeceksin.
S:Peki Komutan Bahng. Dedim sıktığım dişlerimin arasından.
Ardından atış yapmak için nişan aldım.Parmağımı tetiğe yerleştirdim ve tetiğe bastım.Kahretsin!Sıyırmıştı!
B:Kim.
S:E-Evet,Komutan Bahng?
B:Şınav pozisyonunu al!Derhal!
S:Peki Komutan Bahng. Diyerek şınav pozisyonunu aldım.
B:Size üstünüzde bir ağırlıkla 50 şınav çekeceğinizi söylemiştim diye hatırlıyorum.Değil mi,Kim?
S:Evet,Komutan Bahng.Söylemiştiniz.
B:O zaman dediğimizi yapalım. Diyerek ben hala şınav pozisyonundayken sırtıma oturdu.Ani şokla kalakaldım.
S:K-Komutan Bahng...
B:Evet?
S:Ne yapıyorsunuz?
B:Ne olacağını söylemiştim.Şimdi 50 şınav çek.Başla! Diye bağırdığında panik ve güçlükle şınav çekmeye başladım.
B:Bir!
B:İki!
B:Biraz hızlı ol Kim!
S:Bu siz benim üzerimdeyken biraz zor Komutan Bahng.
B:Benim yapabileceğim bir şey yok Kim.Atışı isabetli yapamadınız.
Dişlerimi sıktım ve şınav çekmeye devam ettim.
*Yarım Saat Sonra*
Sonunda cezam bitince rahat bir soluk aldım.Resmen sırtımda beş tonluk ayıyla 50 şınav çekmiştim!Cidden çok yorulmuştum ve bir an önce koğuşa gidip dinlenmek istiyordum.
B:Kim! /Geldi yine kodumun komutanı.Yine ne istiyorsun be?!/
S:Efendim Komutan Bahng?
B:Yoruldun mu?
S:Evet Komutan Bahng? /Gotum çıktı senin yüzünden/
B:O zaman yarın sabaha kadar arazide koş!Koşmazsan sırtında ağırlıkla 100 şınav daha çekeceksin.
S:/Kodumun komutanı.Bir sikmediğin kaldı./(onu da yapar merak etme)
S:Peki Komutan Bahng. Dedikten sonra hızlı tempoda koşmaya başladım.
*İki Saat Sonra*
Cezamın bitmesine daha vardı ama bedenimin buna dayanabileceğini pek sanmıyordum.Birkaç dakika sonra bedenim ağırlaşmaya,gözlerim kararmaya başladı.Ardından yere yığıldım.
----------------------------------------------------------------------
Uyandığımda revirdeydim.Başımı sağ tarafa çevirdiğimde Komutan Bahng’ı gördüm.
S:K-Komutan Bahng... dedim halsizce.
B:Uyanmışsın.İyi misin? Yorgunca başımı onaylar anlamda küçük bir hareketle salladım.Her yerimin aşırı derece fena ağrıması dışında iyiydim.
B:Antrenman yapabilecek durumda mısın? KÜTÜK.
O sırada şifacı odaya girdi.
Ş:İyi durumda ama biraz daha dinlenirse iyi olur.Bir ağrınız var mı? Son sorusu bana yönelikti.
S:Her yerim ağrıyor...
B:Yani biraz daha dinlenmesi gerekiyor?
Ş:Evet.İsterseniz kendi odasında da dinlenebilir.
B:Teşekkür ederiz.Onu ben götürürüm.
Ş:Peki o zaman.Geçmiş olsun. Dedikten sonra odadan çıktı.O çıktıktan sonra yatakta doğrulmaya çalıştım ama Komutan Bahng beni durdurdu.Anlamaz bir şekilde ona baktım.Ardınan bir elini bacaklarımın altından,diğer elini de sırtımdan geçirip beni kucağına aldı.Şokla ona baktım.
S:Ne yapıyorsun?!
B:Birincisi,komutanınla düzgün konuş.İkincisi,seni odama götürüyorum.
S:Komutan Bahng,birincisi kendim yürüyebilirim.İkincisi,beni neden kendi odanıza götürüyorsunuz?
B:Bu halde yürüyebileceğini snamıyorum.Ayrıca sessiz bir yere ihtiyacın var ve koğuş biraz sesli bir ortam.Benim odam daha sessiz.
S:Ama-
B:Aması yok,Seungmin. Adımı delta sesiyle söylemesi susmama sebep oldu.Ardından beni kendine biraz daha bastırdı.
B:Başını göğsüme yasla.
S:İste-
B:Başını göğsüme yasla. Diye tekrarladı sert bir ses tonuyla.
Deltasına boyun eğip başımı onun göğsüne yasladım.Bu pozisyonda olmak beni geriyordu ama kurdum huzurluydu.Kurdum daha fazla temas etmek istiyordu deltaya.Kurduma karşı çıkamayıp boyun eğdim ve kollarımı de deltanın boynuna doladım.
Yazardan
Delta betanın bu hareketine karşı gülümsedi.Odasının önüne gelince yavaşça kapıyı açtı ve içeriye girince kapıyı ayağıyla kapadı Ardından yatağına doğru ilerledi ve betayı nazikçe yatağa bıraktı.Dolabına doğru ilerlerken:
Soyun.
Seungmin şokla:Ne?!Neden?!
B:Hala üniformalarınlasın.Böyle rahat edemezsin.
S:H-Hayır.Ben böyle iyiyim.
B:Seungmin. Deltasının sesini kullandığı için beta susmuştu.
B:Dediğimi yap ve soyun.
Beta yavaş ve utangaç bir şekilde üstünü çıkarmaya başladı.Delta da dolabından siyah oversize bir t-shirt alıp betanın yanına oturdu.Betanın bembeyaz tenini görünce kontrolü kaybedecek gibi hissetti.Artık betanın üstünde sadece siyah boxerı vardı.Delta dayanamayıp elini betanın beline atıp kendine çekti ve burnunu betanın boynuna gömdü.Beta bu hareketle geri çekilmek istedi ama delta izin vermeyerek betayı daha fazla kendine bastırdı.
S:Ne yapıyorsun?!Bırak beni!
B:Uslu dur.
S:Bırak beni!
Delta onu biraz daha kendisine bastırdı ve dudaklarını betanın boynuna temas ettirdi.Beta bu temasla kaskatı kesildi.Birkaç saniye sonra kendine gelebilmişti.Ardından ellerini deltanın göğsüne koyup onu ittirmeye çalıştı.Delta betayı daha fazla zorlamamak için betayı bıraktı.Seungmin yatakta biraz geri gitti.
B:Al. Diyerek siyah s-hirtü betaya uzattı.Seungmin anında t-shirtü alıp hızlıca üzerine geçirdi.Dizlerinin üzerine kadar gelen t-shirt bembeyaz bacaklarını açıkta bırakıyordu.Bahng Chan bu görüntüye dayanamayarak tekrardan elini betanın beline attı ve kendine çekerek kucağına oturttu.
-----------------------------------------------------------------------
J:NEĞH?!
F:Sus Ji!Temizlik cezası mı yiyelim yine?
J:Değer be Lix!Tekrar anlat bakayım!
F:Daha kaç kere anlatmam lazım Ji!Antrenman yaparken düştüm,o da benim üstüme düştü o kadar!
J:O kadar mı?Tabii ki o kadar değil!Resmen öpüşecektiniz işte!
F:Yürü git Jisung!Ben duş alacağım.
J:Benim sesimi kesemezsin.Shipledim gitti bile!Neyse,ben gideyim de Minnie’mi stalklayayım sen duş alırken!
Kıkırtılar eşliğinde hoplaya hoplaya koridora çıktı,gözden kayboldu.
---------------------------------
Saçımı havluyla kurularken banyodan dışarı çıktım.Üzerimde sadece siyah şortum vardı.Ben kendime giyecek t-shirt ararken kapı çalındı.
Jisung’un geldiğini düşünerek gelmesini söyledim.Ama kapıda Komutan Hwang vardı.
F:Ko-Komutanım? Komutan Hwang’sa hiç alakadar olmadan beni süzüyordu.
Önce karın kaslarımdan başladı incelemeye.Ondan sonra da önce göğsüme,sonra yüzümde duraksadı gözleri.
H:Yeterince ilerlediğini düşünüyorum Lee.Bundan sonra benden ve diğer komutanlardan özel ders alacaksın.
F:T-Teşekkürler Komutan Hwang?
H:Senin koğuşundaki Han Jisung’a da haber ver.Onu da eğitime alıyoruz.Sen,Han,Kim ve Yang birlikte bizden ders alacaksınız.Cumartesi öğle yemeği saatinden sonra avluda ol. Dedi ve gerisingeri dışarı çıktı.





