İçeriğe geç

Nar Çiçeği - TAMAMLANDI

Bölüm 13 · 6 dk okuma

Nar Çiçeği - TAMAMLANDI

Bölüm 13

13. Bölüm

Zeynep

Hamza'ya bağırdıktan sonra gözlerime öyle bir bakışı vardı ki büyük bir hata yaptığımı o an anladım. İnsanların bakışından ne yapacağımı bilememiştim. Hamza'nın yaptığı şey dedikoduları daha da çıkılmaz bir hale getirecek diye korkmuştum. Kimsenin yüzüne bakamayacak gibi hissediyordum.

"Özür dilerim."

Dudaklarının arasından çıkan özürle ne yapacağımı bilemedim. Özür dilemesi gereken kişi bendim. Ancak ağzımı açıp kuru bir özür bile dileyememiştim. Gözlerini bir kez daha gözlerimden akan yaşlara değdirip arkasını döndü. Babamın karşısında ellerini önünde bağlayıp bir şeyler söyledi. Ama o an kulaklarım anın getirdiği panik yüzünden uğuldadığı için babama ne söylediğini duyamadım. Babam sadece kafasını sallamakla yetindi. Hamza tekrar koca adımlar atarak uzaklaşmaya başlamışken abim de peşinden gitti. Az önce olanlar hiç olmamış gibi herkes bir anda normale dönmüştü. Meryem'lere veda edip evin yolunu tuttuk. Eve geldiğimizde hemen odama çıktım, üstümü başımı değiştirdim. Kimseyle konuşacak gücüm yoktu. Yatağıma yattığımda yaptığım hata bir kez daha yüzüme vuruldu sanki. Elimden ağlamaktan başka bir şey gelmiyordu.

...

İbrahim

Zeynep'in Hamza'ya attığı tokatla sanki yerimde mıhlanmıştım. Koskoca adam o kadar kişinin içinde küçüldü sanki. Duramadı dönüp gidecekken babamla yüz yüze geldi. Efendice ellerini bağlayıp konuştu.

"Benim babam öleli çok oldu Fehmi baba. Eğer rızan olursa Zeynep'le evlenmek isterim. Gönül isterdi ki böyle olmasın, bu şekilde çıkmayayım karşına. Ama Zeynep'e denk görmedim kendimi. Ondan uzak durdum aklını karıştırmak istemedim. Dayanamadığım noktada kimse görmeden konuşmaktı amacım. Sadece konuşmak. Seni temin ederim ki Zeynep'in gözünden yaş getirmem, ona kıyamam. İznin olursa anamla birlikte gelmek istiyorum. Ancak Zeynep'in rızası da önemli benim için. Lütfen çıkan dedikodulara güvenme. Olur mu baba?"

Babam da oldukça şaşkındı ama bu şaşkınlık Hamza'nın konuşmasından ziyade Hamza'nın ellerinin, konuşurken dudaklarının titrediğini görmesinden kaynaklıydı. Başını olumluca salladı.

"Tamam evladım." Eliyle omzunu patpatlamıştı.

"İzninle baba." Hamza babamdan gelen onayla derin bir nefes alıp uzaklaşmaya başladı. Babam sessizce mırıldandı.

"Peşine git oğlum, harap etmesin kendini."

Cevap vermeden peşinden gittim. Eve kadar koşar adım giden adamı takip ettim. Koca koca adımlarına yetişmeye çalışırken nefes nefese kalmıştım. Kapının önünde duran arabasına bindi. Yalnız kalmasın diye son bir gayretle arabaya attım kendimi. Beni görünce afalladı. Gözlerinin feri gitmiş gibiydi. Elleri, dudakları hala titriyordu.

"Sür kardeşim. Konuşalım seninle."

"Konuşacak havamda değilim İbrahim, sonra."

"Birlikte susarız. Nereye gideceksen geleceğim gece gece yorma beni. Yarın düğünüm var."

Ağzının içinde sabır çekti, arabayı çalıştırdı.

Dakikalardır yoldaydık ama nereye gittiğimizi bilmiyordum. Köyden çıkmıştık, hatta bir üst köyü de geçmiştik. Yanında sessizce bekledim. Sadece Hamza'nın sessiz iç çekişleri duyuluyordu arabada. Duymamış gibi yaptım. Sonunda bir yerde durdu. Arabadan indik hemen. Bagajdan bir battaniye aldı. Çadırın olduğu torbayı görünce, "Yok artık." dedim.

"Sen ne boka geldin peşimden bu gece burada kalacağım ben."

"Şimdi küfür ettireceksin bana. Ne bu oğlum hemen derbeder haller? Ne olmuş yani?"

Ben konuşunca sinirlendi. Yanağındaki minicik kızarıklığı işaret ederek bağırmaya başladı.

"Bunu görüyor musun? Bak bu Zeynep'in vazgeçtiğinin ispatı! Zeynep'in pişmanlığı bu. Ben aylarca adını anmadım onun, görünce yüzüne bakmadım. Tam oldu dedim lan, onu da aptallığımdan kaybettim. Ben ister miydim böyle olmasını? Zeynep'e laf geleceğini düşünsem alır götürür müydüm?"

Gidip sarıldım.

"Şşş... Zeynep senden vazgeçmez. Çok korktu ondan öyle yapmıştır. Harap etme kendini. Ayrıca burada kalamazsın. Düğünümde karşılıklı çiftetelli oynayamayacaksak ne anladım ben o düğünden."

"Ben ne diyorum sen ne diyorsun be İbrahim."

"Bak onu bunu bilmem ama orada bozuntuya vermeden konuşman iyi oldu. Düğünde de karşılıklı oynadık mı kimsede konuşacak hal kalmaz. Zeynep şimdiye pişmandır zaten. Gel hele bir gidelim. İstersen Zeynep'i getireyim bir konuşun."

Suratıma baktı aval aval. Sanırım ne kadar ciddi olduğumu tartıyordu.

"Ya Zeynep istemezse konuşmayı?"

"İster ister. Hadi götüm dondu. Oğlum yarın benim düğünüm var lan! Evleniyorum ben! Damat olacağım üşümemem lazım."

Sonunda rahatlatıp güldürebildim. Omzunu sıkıp arabaya doğru ittim. Sonunda arabaya yerleştiğimizde derin bir nefes aldı.

" Vazgeçmemiştir benden değil mi?"

"Kardeşim hakkında seninle daha fazla konuşmak istemiyorum, abiyim ben. Akıllı ol suyunu çıkarma. Sür şu arabayı davul gibi şiştim yemin ederim."

Sonrası sessizlik içinde geçmişti. Eve yaklaştığımızda Hamza'ya evin arka tarafındaki çınar ağacının altında beklemesini söyledim. Heyecandan dili tutulmuş gibi başını sallayıp duruyordu. Eve girdiğimde odaları dinledim, herkesin uykuda olduğuna emin olunca Zeynep'in odasına geldim. Kapıyı tıkladım ses vermedi ama sanki hıçkırık seslerini duyuyordum. Sessizce kapıyı açıp girdim. Zeynep yatağında kıvrılmış huzursuz bir uykuda gibiydi. Gözyaşları kapalı göz kapaklarına rağmen akıyordu. Saçlarını sevdim irkilse de uykusu bozulmadı. Hafifçe seslendim. Kıpırdandı bir kaç kez sonrasında gözlerini açtı. Odadaki loş ışık bile gözlerinin kırmızılığını gizlemiyordu.

"Abi, ben ne yaptım?"

Hıçkırıklarının arasında sitem etti aslında bana sorduğu bir soru yoktu.

"Hata yaptın güzel kızım. Her insan hata yapabilir. Erdemli olup özür dilemen lazım biliyorsun değil mi?"

Başını salladı.

"Ya giderse, ya affetmezse beni?"

"Bunu ona sormaya ne dersin? Çınar ağacının altında seni bekliyor ben kapıda olacağım geç kalmak yok tamam mı kızım?"

Heyecanla kalktı yerinden. Bir duraksadı ama hemen gidip dolaptan bir hırka aldı. Saçlarını havalandırdı. Koşar adım odadan çıktı. Kafamı sağa sola sallayıp peşinden çıktım. Elbette yanlarına gitmeyecektim. Ama inşallah sesleri kapıdan duyulur diye dua etmekten kendimi alamadım.

...

Hamza

Ağacın altında stresten bir sağa bir sola yürüyordum. Kendi kendime konuşma provaları yaparken omzumda hafifçe bir baskı hissettim. Birden arkama dönmemle Zeynep'e çarpmam bir oldu. Az kalsın düşecekken belinden yakalayıp kendime yasladım. Bir anda birbirimize sarılıp aynı anda konuştuk.

"Özür dilerim."

"Özür dilerim."

Zeynep'in gözleri ağlamaktan kızarmış dudakları şişmişti. İbrahim'in izlediğini bildiğimden öpücük çalamadım kırmızı dudaklarından. Sarılmayı da kısa kesmek zorunda kaldım.

"Zeynep ben böyle olsun istemedim. Sadece konuşmaktı amacım, ben böyle olmayı hayal bile etmemiştim. Seni, bizi iki kuruşluk insanların diline düşürdüğüm için beni affet."

"Sen beni affet aşkım. Canını yakmak istemedim."

Bunu söylerken eli kalbimin üstündeydi. Asıl kalbimin acıdığını anlamıştı. Alnına bir öpücük kondurdum.

"Abin evlendikten sonra istemeye geleceğim. Seni telli duvaklı gelinim yapacağım. Kabul mü?"

Göğsümden hafifçe iteledi.

"Öküz müsün Hamza? Başka bir şey sorman gerekmiyor mu?"

Gözlerine bakarken gözlerimi hafifçe kıstım. Ne demek istediğini düşünürken bir aydınlanma yaşadım. Ellerini tutup boynuma yerleştirdim. Bende ellerimi beline sardım. Hafif sallanırken şarkı söylemeye başladım. Sesimi duyunca gözleri kocaman oldu. Bu cüsseden böyle bir ses beklemiyordu belli ki. Gülümseyip alnımı alnına yasladım. Söylediğim şarkı eşliğinde dans eder gibi salınmaya devam ettim. Alınlarımızı ayırmadan şarkının bir bölümünü son kez tekrar ettim.

"Aah nazlı Zeynebim

Beni sevmen hayal bilirim

Ilık rüzgar savurur

Saçların bahar mevsimim." *

"Canım, canımın yangını. Evlenir misin benimle?"

"H-Hamza"

"Dudaklarından çıkacak tek bir sözcüğe ihtiyacım var Zeynebim."

"Evlenirim Hamza'm. Seni çok seviyorum."

"Seni çok seviyorum."

Zeynep'ten beklediğim sadece bir evet iken bir de sevdiğini söyleyerek beni o an dünya üzerindeki en mutlu adam yapmıştı. O mutlulukla İbrahim'in bizi izlediğini unuttum ve dudaklarımı Zeynep'in dudaklarına yapıştırdım.

"Höst lan!"

.....

Merhaba,

Öncelikle Hamza'nın söylediği şarkı eski bir şarkı değil ama bana bu hikayenin isminin ilhamını veren şarkı olduğu için siz eski bir şarkı olarak düşünün lütfen. ☺️

Bölüme gelince umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum. Keyifli okumalar.

Sevgiler. ❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.