İçeriğe geç

Myosotis

Bölüm 2 · 9 dk okuma

Myosotis

Bölüm 2

Okyanusta Ki Çakıl Taşı

Bir çöl kadar sıcak, bir buzul kadar soğuktum.Karanlığın içinde ki aydınlık, umudun yeşerdiği yerde ki umutsuzluktum.Bir dağ kadar sert, bir çiçek kadar da kırılgandım.Fırtınalarım da serzenişim yatarken, gökkuşağım da sevincim ve huzurum gizliydi.Saçlarım da anılarım, gözlerimde bilmediğim kaderim vardı.Zıtlıklarımın beni oluşturduğunu çok geç anlamıştım.Ne kadar yüksekteysem o kadar da alçaktaydım ben.Benim dengem buydu, ta ki dengemi bozan biriyle tanışana kadar...

'' Hoşgeldin, biz de seni bekliyorduk! '' diyen sesle odak noktam değişti.Uzun sarı saçları ve yemyeşil gözleriyle gülümseyen kız bir an bile düşünmeden bana sarılıvermişti.Gerginliğim bir nebze olsa da azalırken kız geri çekilip arkasında ki kızların görüş açıma girmesini sağlamıştı.

İçeri girdiğim de bavulumu köşeye koyarken aynı zaman da evi inceliyordum.Ev ne çok büyük ne çok küçüktü.İki oda vardı, odalar salona bakıyordu.Amerikan küçük bir mutfak, beyaz eşyalar ve kapısı açık küçük bir banyo vardı gördüğüm.Arkamı döndüğümde başta sarışın kız olmak üzere sırasıyla hepsiyle göz göze gelmiştim.

'' Evet bu kadar bakışma yeter, ben Rüya memnun oldum. '' diye söze girdi sarışın kız.Kıpır kıpır olduğunu belli eden ellerini bana uzattı, bir an olsun düşünmeden elini sıkarken diğer kızın sesiyle bakışlarım ona döndü.

'' Ben de Eylem hoşgeldin tekrardan, tanışmak için seni bekledik. '' dedi ve gülümsedi.Kahverengi kısa kıvırcık saçları, kahverengi gözleriyle uyumlu çilleriyle tatlı gözüküyordu.Rahat tarzıyla sanki kendi evinde gibi durması hoşuma gitmişti.Kendimi yabancı hissetmeyecek olmam beni rahatlatıyordu.

'' Irmak, '' dedi elini uzatan sona kalan kız.Boyalı kızıl saçları ona farklı bir hava katmıştı, diğerlerine göre daha ciddi bir yapısı vardı.Bizden daha büyük olduğu belliydi.Onunda elini sıktıktan sonra sıra bana gelmişti.

'' Adım Mavi, memnun oldum.''

'' Tanıştığımıza göre artık odalarımızı seçelim mi? Aksi takdir de yorgunluktan bayılacağım ve ben bayılırsam sizin üstünüze kalır, '' diyen Rüya'ya hepimiz gülümsemiş ve başımızı sallayarak onu onaylamıştık.

Bavulumu alıp ilk gördüğüm odaya girerken arkamdan Irmak'ta gelmişti.

Odalar iki kişilikti, Irmak kendi köşesine giderken bende kendi köşeme geçmiştim.Bavulumdan kıyafetlerimi çıkarmaya başlamıştım.Makyaj malzemeleri, kıyafetler ve ilaçlarımı yerleştirdikten sonra bavulumu odanın boşta kalan kısmına yerleştirdim.Çantamdan telefonumu çıkarırken ekranda ki annemden gelen cevapsız çağrılarla duraksadım.Salonun köşesine geçip annemin numaralarını tuşladım.

'' Yaşıyor Vedat gel, '' sesiyle aramama yanıt veren annem benimle değil babamla konuşuyordu.''Geliyorum bekleyin '' diyen babamla birlikte annem '' Anlıyorum kızım bizsiz yaşıyorsun ama biz sensiz yaşıyor muyuz hiç merak etmiyor musun ? '' dedi.'' Anne nasıl söz öyle, kusura bakmayın telaştan ismimi bile unutabilecek haldeydim. '' dediğimde anlamsız bir sessizlik oldu.'' Nasılsın kızım, nasıl oralar beğendin mi? '' diyen soran babamla birlikte sessizliğin yerine benim heyecanla kampı anlatışım almıştı.Annem arada sözümü kesip '' Sonunda anne sözü dinledin ya ondan bak ne güzel oldu '' laflarıyla gülüp devam ediyordum anlatmaya.

O sırada karşı odadan çıkan Rüya beni görünce duraksamış, tip tip bakmaya başlamıştı.Kendini gösterip elindeki çantayla kapıyı işaret etmişti.Telefondan gelen annemlerin sesi yüzünden konuşmadığını anlamıştım ancak onu anlayamıyordum.Onu anlamadığımı anlayınca sessizliğini bozup '' Hâlâ hazır değilsin geç kalacağız çabuk ol '' dedi ve geri çıktığı odaya girdi.

Nereye geç kalacağız bilmeden acaba?

Annemlere arkadaşlarla dışarı çıkacağımızı söylediğimde yine bir sessizlik oldu.Arayan onlardı, açmayan bendim haliyle suçlu da bendim ancak açtıkları telefonda iki de bir konuşmayan da benim ailemdi.'' Arkadaşlarla? '' diye soran anneme karşılık evet diye cevap verdim.'' Vedat bu kız arkadaşlarıyla vakit geçirecek, git bak acaba güneş batıdan mı doğmuş bugün?'' diye dalga geçen anneme karşılık babam cidden bakmaya mı gitmişti.Hiç mi arkadaşımız olmamıştı bu kadar şaşırıyorlardı ?

'' Anne geç kalıyorum diyecek bir şeyiniz var mı? '' diye sorduğumda annem ciddileşmişti.'' Şaka yapmıyor Vedat bu kız.'' derken hâlâ benimle konuşmuyordu annem.

'' Anne? '' diye seslenmemle '' Tamam kızım git eğlen sen bakma annene'' diyen babamla vedalaşıp kapatacakken annem garip bir ses tonuyla babamı durdurmuştu.

'' Kağıdın yanında mı? '' diye sordu annem.

Duraksadım hatırlamamalıydım.Bir kez olsun unutmalıydım.

'' Evet '' diyen sakin ses tonumla annem bu sefer beni teselli edercesine konuştu.'' Her şey güzel olacak.Kağıdı yanından ayırma olur mu? Bizi meraklandırma nolursun.Bir şey hissedersen tedirgin olursan ara hemen geliriz tamam mı? Kamp başkanı Rıfat Bey zaten biliyor seninle de tanışacak en kısa zamanda, ondan da yardım alırsın tamam mı? Seviyoruz seni kendine iyi bak ve ilaçlarını aksatma! Doyasıya eğlen ve bizi unutma kızım kaç yaşında insanlarız, tek çocuğumuz var o da bizi aramıyor'' dedi, gülümsediğini hissediyordum ve bu bana güç veriyordu.''Kendinize iyi bakın, '' derken telefonu kapatmış pencereden yavaş yavaş kararan havaya bakıyordum.

'' Ama yok ben çıldıracağım, beni gömün şuraya derhal ! ' diyen sesin sahibi odasından Eylem ile çıkan Rüya'ydı tabii ki.Irmak'ta odasından çıkmıştı, galiba sesleri duymuştu.

Evin üstünden uçan kuşta duyduysa şaşırmam, Mavi.

'' Noldu Rüya? '' diye soran Irmak'a istinaden cevap veren Rüya ile duraksadım.'' Az önce hazırlan dedim bu kıza yok hâlâ hazır değil.Geç kalamayız, akşam yemeği yedikten sonra acilen kampı gezmeliyiz.Hepimiz hazırız Mavi koş hazırlan da diyemiyorum bu kısacık sürede kim hazırlanabilir? ''

'' Daha saat altı, en geç yarım saatte hazırlanır.Restaurant, kafeler ve mağazalar gece bire kadar açıkmış hem nereye geç kalıyoruz acaba? '' dedi Irmak

'' Düğünüme '' diye cevap veren Rüya ile duraksadık.Daha çok gençsin ne düğünü?

'' Kız evlenmiyorum garip garip bakmayın bana.Yaz aşkı falan bulurum da gelecekte evlenirim diye düşünüyordum buraya gelmeden.Fazla romantik kitap okudum ve yaz aşkı başka bir seviye bence.Bulurum demi? '' dediğinde Eylem konuyu değiştirip '' Bu arada kendisi geldiğinden beri hazırlanıyor, eşyalarını bile yerleştirmedi.Gerisini siz düşünün, neden hazırlanamayacağını düşündüğünü anlamışsındır Mavi. ''

Eee yuh ama, koskocaman bir buçuk saat olmuş ya.

'' Mavi sende hazırlan da çıkalım o zaman, malum birileri gelecekte ki düğününü hayal ediyor geç kalmasın. '' diyen Irmak ile gülmüştük.Hızlıca odaya girip giyeceklerimi ayarlamış, sade bir makyaj yapıp çantamla odadan çıktım.

'' Maviş gir koluma,'' diyen Rüya ile ayakkabılarımı giydikten sonra evden çıkmıştım.Irmak ve Eylem arkamızdan sohbet ederek geliyordu.

'' Kısa süre de bu kadar hızlı hazırlanman beni etkilemedi değil.Yaz aşkı diye seni mi alsam ben, '' dediğinde göz kırpmış gülümsemiştim.

Eylem ve Irmak bize yetiştiğinde meydana gelmiş etrafımıza bakınıyorduk.

'' Bence çok yorulduk düşünmeden bir restauranta girelim.Sonra bakarız nereye gideceğimizi. '' diyen Eylem'e katılmış hızlıca bir restauranta girmiştik.Siparişlerimizi verip beklerken kızlar sohbet ediyor bense alışık olmadığım bu ortamda istemesem de kendimi fazlalık olarak görüyordum.En son ne zaman birileri ile dışarı çıkmıştım? En basitinden ne zaman bu kadar sohbet etmiştim birileri ile.Ben fazlalık değildim, buraya aittim ve öyle yapacaktım.

Çantamdan çıkardığım kağıda hızlıca göz gezdirmiştim.Çok bakmak istemediğim için detaylıca okumamış, geri hızlıca çantama katlayıp koymuştum.

Kağıt mı hafiftir yoksa üstünde yazılanlar mı?

Siparişlerimiz gelirken Eylem bana dönüp '' Fazla sessizsin, hep öyle misin yoksa bugünlük mü? '' diye sordu.Bugünlüktü, ama her günüm bugün gibiydi.'' Alışık değilim böyle ortamlara, arkadaşlık ilişkilerim biraz zayıf.'' dediğimde Irmak arkasına yaslanıp bana baktı.

'' Benimde çok arkadaşım yoktur, az ve öz olması taraftarındayım.Ve bende aşırı sessizim normalde ama bazen bazı ortamlar da bu özelliğimi devre dışı bırakıyorum.Buna ihtiyacım var senin de var.Bize katıl, sohbet et kendini uzaklaştırma.'' dediğinde kafamı salladım.

'' Gözleriniz lens mi hanımlar? '' sesiyle konuyu değiştirdi Irmak ben ve Rüya'ya bakarak.Rüya gülüp gözlerini açabildiği kadar açtığında '' Bu şahane gözler mi lens olacak, güldürme beni canım. '' dedi.

Eylem çoktan yemeğe başlamıştı ki Rüya'nın dediğiyle bıçağını Rüya'ya tutup '' Oymadan güzel mi kötü mü bilemem.Hem belki lens, kanıtlamak gerek.'' dediğinde Rüya ona dehşetle baktı.

'' Şaka yapıyorsun? '' diye sorduğunda Eylem kafasını iki yana sallarken Rüya Irmak'a döndü.'' Irmak'ım en güzel sevdiğim su sensin, beni bu hırçın dalgalı kıvırcıktan korursun değil mi? '' diye sordu.

'' Yemeğine başlamazsan korumam, sonuçta düğününe geç kalacağız ve geç kalırsak cezalandırılman gerekir.Gelin yoksa düğünün anlamı ne ? ''

Sohbet edip birbirimizi tanımak için sorular sormuş yemek faslı bitmişti.Hesabı ödemiş, meydana geri dönmüştük.'' Evet nereye gideceğiz? '' diye soran Eylem ile Rüya çantasından kampın dağıttı başka bir broşürü çıkardı.

'' Birkaç gün dinlenme ve alışma zamanı için boş bırakılmış, ardından her hafta konserler olacakmış.Tiyatrolar falan hep haftaya başlıyor.Açık hava sineması var liste de birkaç gün sonra.Ormanda kamp, Paintball, doğa yürüyüşü, Geleneksel 63.Ege Lezzetleri Festival'i, Bayan Kardelen Seyircioğlu Resim Sergisi gibi birçok etkinlik var fakat daha bunlara var.O yüzden bence meşhur kamp ateşinin olduğu yere gidelim.Sahilin orda büyük bir ateş var, gitar falan dinleriz iyi olur hem serindir orası.''dedi Rüya

Anlaşıp karar verdikten sonra sahile inmiştik.Ateşin etrafı çok kalabalıktı, grup grup takılanlardan gitar çalıp şarkı söyleyenlere her yer insanlarla doluydu.Rüya'nın peşinden giderken kulağımın çınlamasıyla kalakaldım.Elllerim de ve ayaklarımda ki his kaybını anlamlandıramadan Eylem durmuş yanıma gelmişti.

'' İyi misin? '' diye sorarken diğer kızlarda geri dönmüştü ki his kaybı yok olmuştu.

'' Temiz hava çarptı seni bence.İyi değilsen ama geri dönelim yarın çıkalım, '' diyen Irmak'la göz göze gelmiştim.

'' Hayır iyiyim, bir an yürüyemedim kulağım çınladı.O kadar muhtemelen temiz havadan.''dediğimde gülümsedi ve tekrar ilerlemeye koyulduk.Daha sakin bir yere geçip oturmaya karar verdik.Rüya o kadar hazırlıklı gelmişti ki yanında örtü getirmişti, kumlara serdiğinde Eylem direk kendini yere attı.

Eylem bizim kafadan, yoruldu ve vücudu iflas etti olur öyle.

Dalgaları dinledik bir süre, arkadan gelen gitar sesiyle bıraktık kendimizi öylece.Hepimiz sankikonuşuyorduk, sessizdik ama aynı zamanda değildikte.'' Bu kampa biriyle tanışmak için girmedim, '' diyen Rüya ile hepimiz ona döndük.''Anne ve babamın evliliği biraz sıkıntılı, ben ve ablamlara çok düşkünler ama birbirlerine değiller.İki ablam var ve ikisi de evli.Tek çocuk benim şuan evde ve her akşam kavgalarını dinlemek istemediğim için katıldım bu kampa.Dönem bitti ve daha çok Antalya'da onlarla kalamazdım.''dediğinde sesinde ilk defa bir hüzün vardı.

'' Tabii yakışıklı erkeklere hayır demem orası ayrı '' dediğinde güldük.'' Her ne sebepten geldiysen iyi ki burdasın ve gerisiyle değil ilerisiyle ilgileniyoruz.Kasma benim gibi, düğününe odaklan sen.'' diyen Eylem ile gülümsemişti Rüya.Ancak o sırada farkettim ki aslında dördümüz de farklı farklı sebeplerden buraya gelmiştik.Irmak'ın gözlerinde anlamadığım duygular vardı, o buraya tatil için gelmemişti.Eylem burdaydı ama aynı zaman da kopuktu.Rüya ailesinden kaçmak için gelmişti ve ben ise unutulmaz bir zaman geçirmek için gelmiştim.Hayatım da hiç yaşamadığım duyguları yaşamak için, dahası kendimi keşfetmek için buraya gelmiştim.

Sessizlik tekrardan bizi buldu.Dalgalar geçmişimizi berraklaştırırdı ve biz geçmişte bazılarımız ise gelecekte kaybolduk.Gitardan bilindik bir şarkı çalmaya başlayınca ise birlikte sesin geldiği yöne döndük, insanlar dans etmeye başlamıştı.Ve nasıl olduğunu anlamadan şarkıya bizde eşlik etmeye başladık.

' Bugün çok yorulmuşsan,

Her yerde arayıp yine de bulamamışsan'

Bağıra bağıra ilk defa bir şarkıya eşlik ediyordum.Rüya bize sarılıp sarsarak söylüyor, Irmak ilk defa tüm ciddiyetini bırakıp eğleniyor ve Eylem ise sürekli fotoğrafımızı çekiyordu.Rüyada gibiydim ve ilk defa yaşıyor gibi hissediyordum.Gülümsemem bir kez olsun beni yanlız bırakmıyordu ve ben tüm kötü düşüncelerden arınmış bir şekilde tüm benliğimle Mavi'ydim bu gece.

'O seni unutmuş, sen unutamamışsan

Kalbinin kuşu uçmuş sen tutamamışsan '

Ve kalakaldım.

Kulaklarımda çınlama , ellerimde ve ayaklarımda his kaybı yoktu ama gözlerim bir çift gözde kaskatı kesildi.Gözlerim ilk defa hissizleşirken kalbim ise ilk defa hissediyordu.

' Haydi gel, haydi gel içelim !

Derdini al da gel, haydi gel içelim ! '

Göz göze geldiğim anlık bir bakışmanın bu kadar uzun sürmesi nedendi? Her şeyden kopmuş gibiydim, sadece o ve ben varmış gibiydi.Onun gözleri de bir kez olsun ayrılmazken sadece sustuk ve birbirimize bakmaya devam ettik.Mavi gözlerim kahverengi gözlerinde kayboldu, derin okyanusa atılan bir çakıl taşı gibi.Ve hiç beklemediğim bir şey yaptı.

' Bu evrende bir tozsun, tarih seni unutsun! Haydi gel içelim'

Gülümsedi ve ben bu tarihi unutmadım.

***

MYOSOTİS

-UNUTMA BENİ-

' Kağıt mı hafiftir yoksa üstünde yazılanlar mı? '

YAZAR : LUNA PİENA

Bölüm sonu

2 yorum