Jin elini çenesinin altına koymuş salonu inceliyordu yanında Namjoon vardı ailesi ile birlikte düğünün başlamasını bekliyorlardı.
Jin "gerçekten çok güzel olmuş Taehyung'un dediği kadar güzel gerçekten de yüzyılın düğünü oluyor" dedi herşey mükemmel düşünülmüştü Yoongi Taehyung ne dese emir kabul edip yapmıştı ve yeni hayatlarına kusursuz bir başlangıç yapıyorlardı
Namjoon Jin'e yaklaştı "bizim düğünümüz daha güzel olacak merak etme "dedi. Jin'in hiçbir hayalini gerçekleştirememişti bu delta için büyük bir sorundu en azından iyi bir baba olduğunu ona kanıtlamayı umuyordu.
Jin "düğün falan hiç inanki hiç umurumda değil sadece bebeğimi bir an önce kucağıma almak istiyorum" dedi.
Namjoon Jin'i kendine doğru çekip sıkıca sarıldı "ama ben yinede büyük bir düğün istiyorum bu güzel omeganın benim olduğunu tüm dünya bilmeli" dedi.
Jin kasığına giren ağrıyla yerinde kıvrandı Namjoon hemen anlamıştı bebeği babasını koruyordu hemde diğer babasından alışmıştı artık bu duruma "tamam tamam çekiliyorum kızma"dedi bebeğine, masadaki herkes duyduklarıyla korkuyla Jin'e döndü.
Jin sorun yok iyiyiz dedi annesi Namjoon'a dönüp " lütfen biraz uzak oturursmusun Jin'e yapışıp durma bebek istemiyor işte Jin'nin canı yanıyor sonra, sana göre hava hoş tabi" dedi.
Namjoon göz devirerek sandalyesini biraz yana çekip uzaklaştı bir delta olarak karşısında böyle konuşulması sinirini bozsada Jin üzülmesin diye sabrediyordu.
Bir süre sonra tören başlamış nikah kıyılmış Taehyung'un şahidi Jin olurken Yoongi'nin şahidi tabikide Namjoon olmuştu Taehyung ve Yoongi ilk danslarının ardından konukların masalarını gezmeye başladılar tabii ilk geldikleri masa deltanın masasıydı
Jin arkadaşına sarıldı tebrik etti "biz fazla kalamayacağız durumu biliyorsun" dedi.
Taehyung" tabi tabi nasıl rahat ederseniz geldin ya nikahında yanımda oldun şahidim oldunya bu bana yeter"dedi artık Jin'e bir şey demiyordu o da bu yaramaz bebeğin yapacaklarından korkuyordu
Jin ailesi ile birlikte eve gelmiş odasında dinleniyordu elini karnına koydu keşke Namjoon'da yanımda olsa dedi "yoksa babayı isyemiyormusun" dedi,artık bebeği vardı kendini hiç yalnız hissetmiyor onunla konuşuyordu ama kimse Namjoon'nun yerini dolduramıyordu onun yeri başkaydı
Bir süre sonra kapının sesini duydu kim gelmişti ki yavaşça yatağından kalkıyordu ki Jimin kapıdan başını uzattı "delta geldi yanında birisi daha var"dedi.
Jin "ona neden delta diyorsun onun bir adı var Namjoon" dedi
Jimin "bir sürü Namjoon vardır ama delta dünyada bir tane var" dedi.
Jin göz devirdi " senin bu güç merakın bizi bitirdi be "dedi Jimin oralı olmadı deltanın eşine kim ne diyebilirdiki artık Jin'e eskisi gibi takılmıyordu " neyse işte alışkanlık benimki hadi seni bekliyorlar" dedi
Jin başıyla onayladı " tamam geliyorum şimdi" diyerek dikkatlice yatağından kalktı ve salona ilerledi.
Salona indiğinde annesi, babası ve jimin yan yana oturuyorlardı tanımadığı bir kadın salondaki tekli koltuklardan birindeydi Namjoon ayaktaydı endişeli görünüyordu Jin'i görünce hemen yanına geldi Jin eliyle dur işareti yapmıştı. bebeğin canını yakmasından korkuyordu
Jin'in annesi ayağa kalktı Jin'e "gelyanıma otur"diyerek elini tutup yanına oturttu yabancı kadını Jin'e tanıttı "bu bayan Hana ailesinden aldığı özel güçleri var" dedi.
Jin anlamaz bir şekilde ona bakıyordu "büyücü yani" dedi bayan Hana "sen istersen öylede diyebilirsin ben büyücü değilim maddenin ötesini görebiliyorum ruhları görebiliyor onlarla konuşabiliyorum" dedi.
Jin'e yaklaştı Jin'in aurası onu etkilemişti jin her zaman etkileyici bir insan olmuştu ama şimdi hamile kaldıktan sonra herkesi etkileyen bir aurası olduğunu oda hissediyordu bunun bebeğinden kaynaklandığını biliyordu.
Jin "bana bebeğimin türünü söyleyebilir misin?" Diye merakla sordu.
Hana transa girmiş gibiydi Jin onun bakışlarından biraz korkmuştu " o çok güçlü ilk defa böyle bir ruh görüyorum " dedi herkes dikkatle büyücü Hana'yı dinliyordu
Jin "onu görebiliyor musun" dedi sesinde heyecan vardı. "Türü ne ve sağlığı o iyimi" diye sordu gerçekten bebeğini merak ediyordu "babası bile feromonunu alamıyor doktorlar ultrasonda göremiyor kan değerleri olmasa hamile olduğumu bile anlayamayacak tık "dedi
Hana "işte bu çok garip babanın feromonlarını almaması mümkün değil" Namjoon'a dönerek " babanın o olduğuna eminmisin "dedi.
Namjoon sinirle yerinden kalktı öfkeyle kükredi "sen ne demeye çalışıyorsun tabikide benim bu nasıl soru sen benim eşim hakkında böyle konuşamazsın parçalarına ayırırım seni" dedi sonlara doğru genzinden bir hırıltı çıkmıştı belliki deltasıda kızgındı. Jimin şok olmuş gözlerle deltayı izliyordu demek bir delta sinirlenirse böyle görünüyor diye geçirdi içinden çok korkmuştu kurdu bile içinde korkuyla köşesine çekilmişti.
Aynı zamanda Jin'in babasının gözleride kırmızıya dönüşmüştü onun alfasıda çocuğuna yapılan bu hakarete kayıtsız kalamazdı odadaki en güçsüz alfa olan jimin bile huyungunu koruma iç güdüsüyle saldırmaya hazır görünüyordu.
Hana panikle "yanlış anladınız beni" dedi hayatının en kötü gününü yaşıyordu bu kadar baskın kurdu bir arada nadir görürdünüz ve şu an sadece Jin'in merhametine güvenmekten başka çaresi kalmamıştı.
Jin kendine bakan Hana'nın yardım dileyen bakışlarına tepkisiz kalamadı araya girdi " sakin olun lütfen şu an konumuz bebeğimin durumu gerisinin bir önemi yok onuda anlayın ve sakin olun onu yeterince korkuttunuz "lütfen
Hana Jin'e yaklaştı gözlerinin içine minnetle baktı sonra başını öne eğdi yere uzanabilirmisin
Namjoon birden atıldı "olmaz koltuğa uzansın" dedi Jin deltasının bu ilgili tavrı ile gülümsedi "sorun değil zaten fazla uzun sürmeyecek değilmi" dedi büyücü "evet yani umarım öyle olur" dedi
Jin salonun ortasında bulunan halının üstüne uzandı Hana yanında getirdiği çantasından mumlar çıkardı tek tek yakıp Jin'in etrafına dizdi sonra tütsüler çıkardı birini tam başının üstünde ikisini omuzlarının üstüne sonuncusunuda ayak ucuna yakıp koydu sonra Jin'in ayak ucuna geçti ellerini havaya açarak birşeyler mırıldanmaya başladı ama hiçbir şey olmuyordu büyücü Jin'in etrafında dönmeye başladı yine tılsımlı kelimeler fısıldıyordu sonra yavaşça eğildi elini Jin'in karnına koyu ne olduysa o anda oldu büyücü olduğu yerde dondu kaldı başı geriye gitti bir rüzgar etraftaki mumları tütsüleri söndürdü etrafa ölüm sessizliği yayıldı kimse tek kelime edemiyor yerinden kıpırdayamıyordu
Büyücünün başı geri eski haline döndü gözlerini açtığında orda birşey yoktu sadece bembeyazdı sonra Hana donuk bir sesle konuşmaya başladı.
" Benden ne istiyorsunuz , benim türümü soruyorsunuz bunun ne önemi var ben dünyaya barış getirmeye geliyorum türler arasındaki bu güç savaşına son vermeye geliyorum babalarım beni korumanıza gerek yok korkmayın ben ikinizide korurum şimdiye kadar kimseye zarar vermedim vermemde rahat olun, o doktor kendi içindeki kötülüklerden dolayı kendine zarar verdi evet onun ölmesini ben sağladım çünkü Jin babamın canını yaktı o polisler onlarda Jin babamı ağlattılar canını yaktılar Namjoon babamda Jin babamı ağlattı ama ona birşey yapmadım çünkü Jin babam engel oldu o bizi seviyor dedi kimse benim olduğum bir yerde kendinden güçsüz bir türü ezemez aşağılayamaz üzemez buna izin vermem şimdi söylüyorum bir defa söyleyeceğim sonrada hayatımıza normal bir şekilde devam edeceğiz ben beta,omega alfa,delta,sigma yada gama değilim ben thita'yım "konuşan Jin'in bebeğiydi Jin gözleri dolmuş Namjoon'a bakıyordu olanlar mantık sınırlarını çoktan aşmıştı ama korkmuyordu içinde bir huzur vardı biliyorduki deltasıda böyle hissediyordu kaç ebeveyn doğmadan bebekleri ile konuşabilmiştiki ama onlar konuşmuşlardı bu bir mucizeydi onların mucizesi.
Sonra odada bir rüzgar esti mumlar geri yandı tütsülerden tekrar dumanlar tütmeye başladı Hana dengesini kaybedip yere düştü herkes aynı anda başını salladı saki herkes transtan çıkmış gibiydi Hana başını kaldırdı "dengemi kaybettim Jin'e döndü hazırmısın başlıyoruz"dedi.
Jin tepki vermemişti Namjoon'a baktı oda aynıydı birşey demiyordu hana ellerini kaldırdı birşeyler mırıldanmaya başladı herkes dikkatle onu izliyordu bir süre sonra Jin'in etrafında döndü tılsımlı kelimelere devam etti ama hiçbirley olmadı eğilip elini Jin'in karnına koydu ama yok birşey olmuyordu Hana ayağa kalktı "göremiyorum bebek kendini gizliyor belkide güçsüz bir omega yada betadir onlar çok daha geç gelişirler bir ay sonra isterseniz seansı tekrarlayabiliriz" dedi.
Namjoon hemen Jin'in yanına koştu onu yerden kaldırdı "gerek yok değilmi hayatım, iyisin değilmi" diye sordu.
Jin başını salldı "evet gerek yok öğrendik işte "dedi Namjoon Hana'yı gönderip Jin'in yanına döndü yanına oturdu annesi "demek betaymış bu feromonlar olmamasını açıklıyor ohhh rahatladım demekki boşuna endişelenmişim" dedi.
Namjoon" evet haklısınız belkide kurdu bile yoktur basit bir insandır böyle şeylerde oluyormuş " dedi.
Jin bişey söyleyecekken Namjoon araya girip konuşmasına engel oldu " izin verirseniz Jin'i benim evime götürmek istiyorum orda onunla daha yakından ilgilenebilirim hem doğuma kadar yanından ayrılmamam lazım "dedi
Jin'in babası araya girdi " evlenmeden asla olmaz "dedi
Namjoon " haklısınız o zaman en kısa zamanda aile içinde bir nikah yapalım doğumdan sonrada görkemli bir düğün yaparız şimdi hamile haliyle Jin'i yormak istemiyorum"dedi.
Jimin hayran gözlerle deltayı izliyordu " evet bence çok haklı delta olduğu için çok zeki " dedi Jin kardeşine döndü"senin bu üstün ırk merakın bizi bitirdi" dedi.
Ailesi onay verince Namjoon" o zaman ben gideyim bir an önce hazırlıklara başlayayım"dedi Jin'e döndü Jin ben seni geçireyim diyerek onunla beraber ayağa kalktı.
Namjoon ve Jin bahçeye çıkmışlardı Jin biraz oturalım mı diye sordu Namjoon başını salladı birlikte havuzbaşındaki masaya oturdular Jin " ne kadarını hatırlıyorsunu" dedi.
Namjoon "hepsini hatırlıyorum galiba sadece sen ve ben hatırlıyoruz bebeğimiz sadece bizim türünü öğrenmenize izin verdi diğer herkesi büyüledi "
Jin " büyüde ne demek hangi yüzyılda yaşıyoruz zihinlerini kontrol etti bence " dedi.
Namjoon "her neyse işte aslında çok mantıklı birşey yaptı beta olduğunu söyledi böylelikle kimsenin dikkatini çekmez güvende olur bende şimdi gidip thita neymiş bir araştırma yapayım"
Jin'in elini tuttu ellerinin arasına aldı "merak etme herşey düzelecek sen bol bol dinlen birşeye ihtiyacın olursa hemen beni ara tamam mı "diyerek avucunun içini öptü ailesi onları camdan izliyorlardı
Jin başını salladı "merak etme kendine dikkat et artık senden ayrı kalmak istemiyorum bir an önce nikah törenimizi yapalım" dedi.
Namjoon'nun yüzüne bir gülümseme yayıldı omegası on
dan ayrı kalmak istemiyordu içi mutlulukla doldu "hemen hazırlıklara başlıyorum sen iste yeterki dedi.