٭
İlahi bakış açısı.
Lalisa uzun bir zamandır odasından dışarı çıkmamıştı.Ne yemek yiyordu, ne de su içiyordu.Ölüden bir farkı yoktu.En yakın arkadaşı olan Jennie, onun için endişeleniyordu.
Elinden geldiğince ona yardımcı olmaya çalışıyordu.Üst kattan gelen ağlama sesiyle gözlerini yumdu Jennie.
Onu böyle görmeye artık dayanamıyordu.
Koltukta oturmuş, sehpanın üzerine koyduğu usb belleğe baktı.Uzun zamandır bunu Lalisa'ya vermek istiyordu.Ama arkadaşı daha toparlanamamışken, ona bunu vermesi doğru olur muydu bilmiyordu.
İçinde ne vardı bilmiyordu.Bakmamıştı.Onların özeliydi bu.Sıkıntıyla nefesini verip, ayağa kalktı.Markete gidip bir kaç eksiği alacaktı.Birazda kafasını dağıtırdı.
Askılıktaki montunu giyip, dışarı çıktı Jennie.Kapı sesini duyan Lalisa, ayağa kalktı.Odasına kısaca baktı.Her yerde o vardı.Nefes alamadığını hissetti bi an.
Onun adını anmayalı, duymayalı kaç ay ya da kaç yıl olmuştu bilmiyordu Lalisa.Masanın üzerindeki kar küresine baktı.Doğum gününde almıştı Jungkook ona.
Evinin her yerininde bir anı vardı.Her bir anı onu bir kaç yıl öncesine götürüyordu.Yine öyle olmuştu.
Flashback
"Kook, doğum günümde yanıma olucak mısın?" diye merakla sormuştu Lalisa sevgilisine.Yarın doğum günüydü.Jungkook'un yanında olmasını istiyordu.
"Üzgünüm güzelim.İşlerim daha bitmediği için bir süre daha buradayım" diyerek yanıtlamıştı Lalisa'yı.Peki diyerek kapatmıştı telefonu.
Uyumaya karar verip, gözlerini kapatmıştı.Uyumazsa ağlayacağını biliyordu.Sabah tanıdık bir koku burnuna gelince gözlerini heyecanla açtı.Gelmişti, onu doğum gününde yalnız bırakmamıştı.
Kollarını sıkıca boynuna doladı.Jungkook gülerek sarılışına karşılık verdi.Öpmeye doyamadığı dudaklarınıda öpmüştü."Doğum günün kutlu olsun güzelim" diyerek aldığı hediyeyi uzattı.
Birlikte hediyeyi açtılar.Lalisa gördüğü şeyle gözleri kocaman açılmıştı.Kar küresi almıştı ona.7 yaşındayken babasından almasını istediği ama almadığı kar küresinin tıpa tıp aynısıydı.Gözleri dolarken tekrardan sevgilisine sarıldı.
"Teşekkür ederim...".
Flashback end
Gözlerini elinin tersiyle sildi.Daha fazla dayanamayıp, yatağına uzandı.Orada da Jungkook'un yazdığı mektup karşılamıştı onu."Tam 3 yıl önce.Ölümünden 3 ay önce yazılmış..".Canının yanacağını bile bile mektubu okumaya başladı.
Sevgilim,
Seni çok özledim.Lütfen beni babanla aynı kefeye koyma.Sana kırgınım.Hemde çok.Beni yalnız bıraktın.Söz vermiştin.Beni asla bırakmayacağına dair.Beni sevmiyor musun artık?.Çok mu tiksinilesiyim gözünde?.Beni artık yanına yakıştırmıyor musun?.Çok mu çirkinim?.Seni utandırdığım için özür dilerim sevgilim.Ama lütfen beni görmeye gel.Söz veriyorum, gelirsen daha fazla çabalayacağım.Sen gel, yeter ki beni yalnız bırakma..
Seni her zaman seven sevgilin Jeon Jungkook.
Lalisa gördüğü yalvarışlarla daha şiddetli ağlamaya başlamıştı.Bu sırada eline başka bir mektup gelmişti.
Beni ihbar ettin.Neden ettin?.
Aklına gelen anıyla elleri boğazına gitti.Nefes alamıyordu artık.
Flashback
"Yemin ederim yenerim Lalisa!" demişti Jungkook.Lalisa hızla kendisini geri çekti.Aklı bozuk bir saat gibi Jungkook'un bağımlı olduğunu söylüyordu.
"Aynı babam gibisin.İstemiyorum, defol!" diye bağırmıştı Lalisa ağlayarak."Hayır,hayır,hayır.Ben o adam gibi değilim duydun mu?.Yemin ederim bilerek olmadı.Babam verdi.Yemin ederim".Jungkook o an tüm gururunu bırakıp, Lalisa'nın karşısında diz çöktü.
"Söz yatarım hastaneye.Beni haftada 1 ya da 2 kez görsen yeter" diyerek ayaklarına kapandı Jungkook.
"Hayır!".Lalisa'nın bağırışına polis sireninin sesi karışınca,hayalkırıklığı ve şokla Lalisa'ya baktı Jungkook.Bunu cidden yapmış mıydı?.Onu...Onu cidden ihbar mı etmişti?.İnanmak istemiyordu buna Jungkook.
Jungkook kollarından tutulup götürülürken, arkalarından baktı Lalisa.Şimdiden pişman olmuştu bu kararına.Ağlayarak yere çöktü."Aptal..".
Flashback end
"Tedavi olacaktı..Aptal,aptal" diyerek kafasına vurmaya başladı.Hızla odasından çıktı.Biraz daha dursaydı kendisine zarar vermeye başlayacaktı.Jennie'ye söz vermişti.Sehpanın üzerinde gördüğü bellekle kaşlarını çattı.
Merakına yenik düşüp, belleği alıp bilgisayarına takıp, dosyaya baktı.Bir video vardı.Videoyu başlatınca vücudu kaskatı kesildi.Bu Jungkookdu.Videoyu kapatmayı düşündü bir an.Ama merakına yenik düşüp, izlemeye devam etti.
Çok zayıflamıştı.Göz altları çökmüş ve mosmor olmuştu.Çok kötü gözüküyordu.
"Imm,Sevgilim nasılsın?.Ben iyiyim bu illetten kurtulmaya çalışıyorum senin için".Biraz duraksayıp, devam etti konuşmasına."Beni görmeye neden gelmiyorsun?.İğrenç birisi miyim senin gözünde?".Hayır dedi içinden Lalisa.İğrenç olan benim.
"Yalnızım Lalisa.Diger herkes gibi sende beni bıraktın.Ama en çok senin gitmen koydu Lalisa.Onlar söz vermemişti.Ama sen vermiştin.Beni bırakmayacağını söylüyordun hani.Yalan mıydı herşey?.Hatırlıyor musun?.Bir gece kriz geçirmiştin.Beni aramıştın gelmem için.Evine nasıl geldiğimi bilmiyordum".
"Bende burada kriz geçiriyorum.Sende gelmelisin.Ben sana yardım etmiştim.Beni burada dövüyorlar ilacımı almadığım için.Sen gelirsen alırım demiştim".Jungkook ağlamaya başlamıştı."Acıtmamıştı ama.Sadece birazcık sırtım ve karnım ağrıyor.Birde senin oynamaktan asla bıkmadığın saçlarımı çekiyorlar.Gelip tekrar oynar mısın?.Söz bir daha izin vermem, beni dövmelerine".
"Eger gelmezsen ben öleceğim Lalisa.Zaten ölüyorumda.Bak".Arkasını dönüp, tişörtünü çıkardı.Dudakları şokla aralandı.Sırtında ki tüm yaraları görünce, hıçkırarak ağlamaya başladı.Pişmanlığı artık iliklerine kadar hissediyordu.
"Söz veriyorum gelirsen, ilaçlarımı alacağım.Seni seviyorum Sevgilim.Belki de artık Lalisa".
Video durdu.Zamanda Lalisa için durdu.Çok pişmandı.Kendisine zarar verse bile, asla geçmeyecekti bu pişmanlık.Arkadaşı Jennie için veda mektubu yazıp,masasının üstüne bıraktı.Ayağa kalkıp sarsak adımlarla odasından çıktı.Yaşaması için hiçbir sebep yoktu.Banyoya girip kapıyı kilitledi.Jileti alıp küvete oturdu.
Bileğine yavaşça uzun bir çizik attı.Acıyı umursamadan yeni bir çizik daha attı.Tekrar,tekrar...Ta ki bileği kandan görünmeyene kadar.Sırada diger bileği vardı.Aynı şekilde diger bileğinede çizikler attı.Beyaz gömleği kandan görünmüyordu.Gözleri kapanırken, jilet elinden kayıp yere düştü."Her şey için özür dilerim sevgilim...".
Her şeyden habersiz elinde ki poşetlerle içeri girdi Jennie.Karar vermişti.Belleği ona verecekti.Poşetleri mutfağa bırakıp, salona döndü.Sehpanın üzerine koyduğu belleği göremeyince kaşlarını çattı.Buraya koyduğuna adı gibi emindi.Birden aklına Lalisa gelirken, hemen odasına gitti.Odasında yoktu.Masanın üzerinde ismi yazan bir mektup vardı sadece.
Bakışları açık bilgisayarın ekranına kaydı.İzlemişti...Mektubu masaya bırakıp, ismini seslendi.Ses yoktu.Neredeydi bu kız?.Endişelenmeye başlamıştı.Tüm odalara tek-tek baktı.Bir tek banyo kalmıştı.Banyo kapısının önüne gelince, kötü bir şey görmemesi için dua etti.
Kapıyı açınca kilitli olduğunu fark etti.Kapı kolunu zorlamaya devam etti."Lalisa!.Aç şu kapıyı!".Ses yoktu.Onuda kaybetmek istemiyordu.Koşar adımlarla salona gidip telefonunu aldı.Hızla Taehyung'u aradı.Hemen evine gelmesini söyleyip, telefonu kapattı.Banyo kapısının önüne geldi tekrar.
"Lalisa, lütfen aç şu kapıyı!.Yalvarırım aç şu kapıyı".Gözlerinden yaşlar süzülüyordu artık.Kapı çalınca koşup kapıyı açtı.Kolundan tutup banyo kapısının önüne getirdi."Kır şu kapıyı".Taehyung dediğini sorgulamadan yaptı.Kapıyı kırıp içeri girince, ikisininde gozleri şokla açıldı.
Jennie hemen arkadaşının yanına gidip, nabzına baktı."Hayır,hayır, hayır...Bunu yapmış olamazsın..".
Kim bilir, belkide diger tarafda Jungkook'la mutlulardı.
End.
