İçeriğe geç

My and My

Bölüm 2 · 6 dk okuma

My and My

Bölüm 2

Two

Jennie

Annemin tabakladığı böreği de masaya indirip son defa eksik bi şey var mı diye gözümü gezdirdim. Her şey harika görünüyor ve eksik hiç bir şey yok.

Lisa gelecekti,her şeyin kusursuz olması için elimden ne geliyorsa yaptım. Heyecanla bekliyordum kapının çalmasını.

“Sakin olsana kızım” Babama döndüm “heyecanlandım biraz” genişçe güldü “ilk gelişi değil” dedi.

İlk gelişi değil doğru ama her zaman da gelmez,davet ettiğimde bir bahane bulur ve sen bizim eve gel der.

“Lisanın yanında sakın yanlış bi hareket yapmayın” dememle kardeşim odaya girdi “ne abartın görmemişin bi şeyi olmuş” annem kahkaha attı “bu sefer niki haklı” gözümü kısıp babama baktım “germeyin benim güzel kızımı” dedi.

Niki’ye döndüm “Lisanın buraya gelmemesinin sebebi kesinlikle sensin” dedim. Hayretle bana baktı “oha ama abla” hafifçe sırıttım “boş konuşuyorsun kesin senden sıkıldı” başını salladı sırıtarak “senin için gelsin güya çok seviyor ya”dedi. babam araya girdi “ablana cevap verme” babamın uyarısından dolayı biraz susmuştu.

Mutfağa annemin yanına gittim yanağını öptüm “Lisanın yanında bizimle ilgilenmeyin olur mu?” Bardağı bırakıp bana döndü “tamam da neden?” dedi. “Onunla ilgilenin utangaç ya biraz” kahkaha attı “tamam kızım” dedi.

Lisa’nın bana anlatmadığı şeyler var buna eminim ama sorunca sorun yok diyor. Bazen cevap vermeye bile tenezzül etmiyor,buraya neden gelmek istemediğini sordum ve ‘zamanım olmuyor’ dedi.

Her gün yan yanayız buna zamanı var,çalan kapı düşüncelerimi böldü.

Saçlarımı düzeltip kapıyı açtım,elinde tutuğu poşet ve gergin olunca titreyen elleriyle karşımda duruyordu. Genişçe güldüm “hoş geldinnn” kısaca sarıldı “hoş buldum güzelim” dedi.

İçeriye geçmesi için kapıdan çekildim “gergin görünüyorsun” yanağımı öptü “heyecanlandan dolayı” dedi.

Salona doğru adımladı annemler onu görünce ayağa kalktı,koro şeklinde “hoş geldinnn” dediler. Uyarılarımı ciddiye aldıkları için içten içe gülüyordum.

Selamlaşma faslı bitince yemeğe geçtik,annem ve babam önlerinde ne varsa Lisa’ya uzatıp “bundan da ye kızım” diyorlardı. Tamam ilgilenin dedik de bu kadarını bende beklemiyordum.

“Lisa dünyada ki ilk günün falan mı?” Kardeşimin saçma sapan esprisiyle ona döndüm,bakışlarımla tehdit ettim. Lisa hafifçe gülüp önüne döndü.

Niki yanıma yaklaştı fısıldayarak “Anneme bak utanmasa eleriyle yedirecek” dedi. Yanımda olduğu için ayaklarımı ayağına bastırdım acıyla mırıldandı. Tam konuşacakken “kes sesini” dedim,kahkaha attı “okey” dedi.

Kardeşimi saymazsak oldukça keyifli geçmişti,babam kabanını giyip annemi bekliyordu “ev sizin çocuklar” heyecanla konuştum “görüşürüz baba” gülümseyerek bize döndü “görüşürüz kızlar” dedi. Lisa utangaç sesiyle “her şey için teşekkür ederim tekrardan” dedi. Sabahtan beri ellinci teşekkürüydü bu.

Babamlar çıkınca salonda tek kaldık,yanına oturdum ellerini yüzümde gezdirdi “Jenniee” aynı ses tonuyla “Lalisaa” dedim. Bakışları derinleşince daha da yaklaştı “seni seviyorum” diye fısıldadı.

“Durun burada çocuk var” sesin geldiği tarafa baktık “ne çocuğu niki?” dedim. Sırıtarak kendini gösterdi,göz devirdim “defol git buradan” Yüzsüz gibi koltuğa oturdu “nasıl katlanıyorsun ablama ya” dedi.

Lisa gülmemek için zor duruyordu “asıl ablan nasıl katlanıyor bana?”dedi, kardeşimin ağzı aralandı “nasıl kıvırdın helal olsun” diyip alkışlamaya başladı. Lisa kahkaha attı “sen ne anlarsın velet” konuşmaya dahil oldum “hadi çık evden” dedim.

Beni duymamazlıktan geldi “ablam, Lisa senin yüzünden buraya gelmiyor dedi öyle bi şey varsa söyle terk ederim burayı” dedi yalandan “boş konuşma”dedim. Bana döndü “bende senin yüzünü görmek istemediği için gelmiyor dedim” kardeşimin yine eceli gelmiş.

Lisa’ya baktım hafifçe sırıtıyordu,kardeşim bunları söylüyor ve sen sırıtıyor musun?

Ona nasıl bi ifadeyle baktım bilmiyorum ama kendini düzeltip konuştu “Niki defolup gider misin kardeşim?” dedi. Niki kahkaha attı “nasıl korku salmış aslan ablam” dedi ve ayaklanıp evden çıktı.

Lisa tekrardan ellerini yüzümde gezdirdi “kardeşinin dedikleri doğru değil” cevap vermedim. Doğru değilse neden gelmiyorsun? Ailemden mi rahatsız oluyorsun? Yoksa benden mi? bunları ona sormak isterdim ama yapmayacağım.

Konuşur musun benimle?” bozuntuya vermedim “ne konuşalım” saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdı “seni ne kadar sevdiğimi falan” gülmemek için alt dudağımı ısırdım.

“Utanınca çok güzel oluyorsun jennie” tek kaşımı kaldırdım “ne yani utangaç mı olayım?” başını hızla saladı “öyle demek istemedim ne olursan ol seni seveceğim” cevap vermeyince panikle konuşmaya devam etti “ben aslında öyle de” sözünü kestim .

“Tamam ya,benden korktuğuna inanacağım az kaldı” genişçe güldü “yüz ifaden beni öldürecekmiş gibi duruyor” cidden öyle mi duruyordum? Fark etmedim bile.

Hayatım boyunca asla utangaç biri olmadım sesizlik bana göre değil,kimseden çekinmem. Çekinebileceğim tek kişi karşımda duruyor,o da onu kırmaktan.

“Lisa neden böylesin ya” duruşunu düzelti “nasılım?” o kadar ciddi görünüyor ki kahkaha atmamak için zor duruyordum.

“çok iyi kıvırıyorsun sana trip atamıyorum” hafifçe güldü “trip atacak konun yok” durdu ve devam etti “çok iyi kıvırıyorum çünkü üç yıl dans eğitimi aldım!!!” ciddiyetle söylediği için kahkaha attım.

“Ne gülüyorsun jennie?” başımı salladım “ya taklit yapıyorsun ya da cidden anlamıyorsun” dedim gülerek.

Tebessüm ettti “anlıyorum jennie,kardeşinin dediklerine bozulduğunu,buraya gelmek istemediğim için bana sinirli olduğunu hepsini anlıyorum” aramızda ki hava anında yok olmuştu “her neyse bunları konuşmayalım” dedim.

Bu güzel günü mahvedemezdim,ayağa kalktım “kahve yapıyorum sade içiyordun dimi?” genişçe güldü “unutun mu?” bende güldüm “evinde bana kahve yaptırmıyorsun,eee haliyle buraya da gelmediğin için” dedim.

Aslında nasıl içtiğini biliyorum.

“Bak ya hâlâ laf atıyor” daha da güldüm “düştün dilime” dedim. Uzunca gözlerime baktı “yapsana kahveyi” başımı olumsuz anlamda salladım “nasıl içtiğini söylemedin” ayağa kalktı “her iddiasına varım ki biliyorsun” geri çekildi “Jennie”dedi. Şu an o kadar güzel görünüyordu ki.

“Vazgeçtim sen yap” yerine oturdu “ben misafirim” dedi. Gözlerine kaçamak bakışlar attıp mutfağa gittim.

Lisa kahveyi hep iki ölçek fazla atar,öyle olunca da ben içemiyorum bardağın yarısı telve ve iğrenç oluyor. Lisa sade ve ağır kahve hastası,sabahları ağır kahve kokusu gelir bütün evden.

Kahveler hazır olunca içeriye adımladım,beni görünce ayak ayak üstüne attı “aferin köle” dedi gülerek,kahveyi sehpaya bıraktım “gün gelir devran döner horoz doma-“ lafımı kesti “tamam tamam sus” koltuğa oturdum.

“Tamamlasaydım ya” başını olumsuz anlamda salladı “gün geli-“ tam devam ediyordum ki,tekrar lafımı kesti “tamam köle de benim amele,maraba hepsi benim sus” kahkaha attım “bence horoz yerine ördek olmalıydı” dedim.

“Yanılıyorsun kedi olmalıydı” hızla başımı salladım “o zaman devran dönene kadar kedi hep şey?” dedim.

Yaptığım imayı anladığı için genişçe güldü “şeytan gibisin” sırıttım “iltifatın için teşekkür ediyorum” gözlerini kıstı,tam konuşacağı esnada telefonum çaldı.

Hoparlöre aldım “efendim jeon” “Jennie bu akşam bize geliyorsun” tuhaf tuhaf telefona baktım “neden yaa” “yanında o iti de getir onunla tanıştığından beri biricik kuzenini unuttun” Lisa’ya baktım “ne güzel konuşuyorsun it falan” dedi.

“Niye hoparlöre alıyorsun kızım” kahkaha attım “yabancı değilsin” dedim. Bi süre sesi kesildi “ya hani biz ayrılmaz ikiliydik hani kan kardeşim olmuştun” tekrar güldüm “abartma jeon” dedim.

Sadece iki gün buluşmadık.

“Hata bende sizi tanıştıranda kabahat” göz ucuyla Lisa’ya baktım “kapat şu telefonu oe” dedi. “Seninle konuşmuyorum,bir tanecik kuzenimle konuşuyorum” Lisa telefonu elimden aldı “şerefsiz bende senin kuzenin değil miyim?” Jeon kahkaha attı “sen baba tarafısın” bunu söylemesiyle,Lisa telefonu yüzüne kapattı.

Sinirle telefonu koltuğa koydu “ne gülüyorsun jennie?” yüz ifadesine daha da güldüm “kıskanıyor musun?” dedim.

Başını olumsuz anlamda salladı,telefonum tekrar çalınça benden önce davranıp eline aldı.

‘Jeonnn🩶’ yazısını görünce meşgule aldı “benim meşgule atığımı düşünecek” dedim. “Az bile ona hata engeleyeceğim” saçmala der gibi baktım.

Telefonumu aldım elinden. Jeon benim teyzemin oğlu ve Lisa’nın da amcasının oğlu,bizi o tanıştırdı o yüzden.

Jungkook'la beraber büyüdük kardeşten farksız. Lisa'yı on dört yaşındayken tanıdım teyzemlerdeyken o da oradaydı.

Lisa ve jungkook hiç bi zaman

bir biriyle düzgün konuşmazlar. Jeon hep onu sinir eder çünkü.

Okuduğunuz içim teşekür ederim💕🤍

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.