İçeriğe geç

My and My

Bölüm 12 · 7 dk okuma

My and My

Bölüm 12

Twelve

1ay sonra

Lisa

Yeni hayatıma alışmak üzereyim hata alıştım bile diyebilirim. Jennie haklıymış acı gitmiyor ama hafifliyor,alışıyorsun.

İlk günlerde ki gibi ağlamıyorum,kardeşlerim eve geldiğinden dolayı ağlamaya fırsatım olmuyor da diyebilirim.

Neyse ki teyzem haberi duyar duymaz yanımıza geldi ve Lana'ya bakmak için burada kaldı.

Teyzem yaklaşık on yıldır tek yaşıyor,annem boşanma aşamasındayken onun yanında kalıyordu.

Severek evlenmişti evlendiği adamın bi kızı vardı iki yaşındaydı,teyzem ona öz kızı gibi baktı,büyüttü,sevdi.

Eniştem hastalığından dolayı vefat etmişti,vefat etiğinde kızı Jisoo on yaşındaydı. Etrafında ki baskılarına rağmen teyzem ona bakmaya canı gönülden istemişti.

Şimdi o başka şehirde çalışıyor ama eminim ki teyzemin baskılarına dayanamayıp buraya gelecek.

Her gün arayıp buranın güzelemesini yapıyor,onu özlüyor hata ağladığına bile şahit oldum.

"Abla saçımı bağlar mısın?" sesin geldiği tarafa dönüp güzeler güzeli kardeşime baktım.

Elinde toka ve tarağıyla dudaklarını büzmüş bana bakıyordu "bağlarım güzelim" tarağı alıp konuşmaya devam ettim "neden dudaklarını büzdün?" saçını gösterdi.

"Leo abim saçını öreceğim dedi ama canavara benzedim" gülmemek için alt dudağımı ısırdım.

Saçları kabarmıştı sanırım örgüyü beğenmeyip açınca bu hale geldi.

Dolu gözlerle bana bakıyordu "sorun değil güzelim ben şimdi seni prensese çevireceğim" bi anda bağırdı "az önce güldün" dedi.

"Çok tatlı göründüğün için güldüm" hızla başını salladı "ver tarağımı teyzem yapsın" tarağı ona uzattım.

Tam arkasını dönüp gidecekken teyzem içeriye girdi,Lana'yı o halde görünce yalandan kızmış gibi yapıp bana baktı.

"Benim balımı neden üzüyorsunuz? Sen bi Leo iki bak atarım sizi evden" hafifçe tebessüm ettim "Leo yapmış ben dokunmadım" Lana teyzeme döndü.

"Ablam bana güldü ama ablamı atma evden" teyzem gülmemek için kendini tutarken kardeşimi kucağına aldı.

"Leo'yu atalım o zaman" Lana başını olumlu anlamda salladı "onu atabilirsin" diyince ikimizde kahkaha attık.

Aralarında yaş farkı çok olsa da Lana ve Leo anlaşamıyorlardı gerçi Lana onun sabrını hep zorluyordu.

Kapı çalınca açmak için ayağa kalktım teyzem Lana'yı bırakıp "ben açarım" dedi.

Merak etiğim için peşinden gittim kapıyı açar açmaz "kızım" diye bağırıp sarılması bir oldu.

Jisoo teyzeme sıkı sıkı sarılıp yanağından öptü geri çekilip bu sefer benim yanıma geldi.

Beni baştan aşağı süzüp "ruh olmuşsun sen" dedi. Ve ardından bana da sarıldı,aramızda fazla mesafe olsa da iletişimizi hiç kesilmemişti.

Arayan taraf hep oydu hayatında ne olursa olsun bana anlatıyordu.

Geri çekilip bu sefer Lana'yı kucağına aldı "seni çok özledim" sıkıca sarmalayıp içeriye doğru geçti.

Teyzemin gözleri parlıyordu,dolu dolu bakıyordu.

İçeriye geçip koltuğa oturduk "temeli geldin dimi kızım?" Jisoo hemen cevap verdi "artık işime buradan devam edeceğim" teyzem sevinçle bana baktı.

"Sizin kiracıları çıkarıp oraya yerleşelim burası küçük" kiracılar diye bahsetmiştim ona.

O adamın çocuklarının orada oturduğunu söyleyememiştim...

Hâlâ yaşıyor olması sinirlerimi bozmaya yetiyordu ne ölüyor ne de kalkıyor.

"Daldın gittin" hafifçe tebessüm ettim "halledeceğim teyze" başını salladı "bak kiralarına çok varsa eğer diğer ayların parasını öderim" başımı olumsuz anlamda salladım.

"Ben haledeceğim bugün" hafifçe güldü "tamam yavrum istersen kızım da gelsin seninle"

Jisoo hemen itiraz etti "yol yorgunuyum uyumam lazım yarın gideriz" sırttım "nasıl işten kaçıyorsun" gözleri açıldı.

"İftira atıyorsun bana hanımefendi" ayağa kalktım "sen uyu ben kendi işimi kendim hallederim" dedim dalga geçerek.

O da ayağa kalktı "uyuyacağım da nerde?" koltuğu gösterdi "burası çok küçük" haklıydı.

Benim evim 1+1 öğrenci evi gibi tek farkı ben öğrenci değilim.

"Benim odamda yatak var orada uyu" pis pis sırıttı "tamam" dedi ve odama doğru gitti.

Bende anahtarımı alıp evden çıktım,bi an önce onunla konuşup eve dönmem lazım.

...

Kapıyı çalıp açmasını bekledim yaklaşık beş dakika sonra kapı açıldı.

Kapıyı açan kızıydı beni görünce göz devirdi "niye geldin?" onu dinlemeden içeriye girdim "annen nerde?" cevap vermeyip yüzüme bakıyordu.

"Annen hangi odada?" dalga geçercesine güldü "ilk ben sordum niye geldin?" derin nefes aldım.

Yaşı oldukça küçüktü ergendi hata ve beni çıldırtmaya çalışıyordu ama ben kendimi onunla bir tutmayacağım.

Sonuçta o da çocuk daha.

Oturma odasına kapıyı çalmadan girdim beni görünce hemen kendini düzeltti "Alex'i emziriyorum görmüyor musun?" duymamazlıktan gelip karşı koltuğa oturdum.

Sehpada duran şişe dikkatimi çekti elime alıp ona baktım "sen çocukların olduğu ortamda bunları mı içiyorsun?" kırmızı olan gözleriyle gözlerimin içine baktı.

"Acımı anca hafifletiyor" kahkaha attım "sen o adam için mi acı çekiyorsun?" akan göz yaşlarını sildi.

"O adam dediğin çocuklarımın babası sen nasıl bu kadar rahatsın vicdansız" sinirle gözlerine bakmaya devam ettim.

"Benimle düzgün konuş öncelikle, buraya senin derdini dilenemeye gelmedim" bebeği kucağından indirdi.

Dağılan saçları,şişen gözleri,etrafın dağınıklığı, anne figürü tamamen ortadan kalkmıştı.

Tekrar bana baktı "ne için geldin o halde?" etrafa baktım "evimi terk etmen için" gözleri şakınlıkla açıldı.

"Burası babanın evi senin ne hakkın var?" tekrar güldüm "tapusu bende ya bugün çıkarsın ya da yarın polislerle beraber çıkarsın" ağlamaya başladı.

"Ben nereye gideceğim bu çocuklarla?" omuz silktim "bundan önce nerdeysen oraya" ağlaması şiddetlendi.

"Bundan önce baban bize ev tutmuştu şimdi o da yok" Alex annesinin ağladığını görünce o da ağlamaya başladı.

Onu işaret ettim "sakinleş ve onu da sakinleştir" nefesini düzene sokmaya çalışıp bebeği kucağına aldı.

Alex'e bakıp alnından öptü "anneciğim ben nasıl size bakacağım?" göz devirmemek için zor dursam da bunu yapmadım.

Gözleri beni buldu "kardeşlerine nasıl bakacağım? onlar daha çok küçük" duruşumu düzelttim "onları çok düşünmüyormuşsun gibi davranmayı kes"

Ayağa kalktım "düşünseydin evli bi adamla yatıp çocuk yapmazdın" o da ayağa kalktı "bana söz verdi boşanıp seninle evleneceğim dedi" alkışladım "sende enayi gibi inandın"

Bakışlarını yere çevirdi "ben sana defalarca kes dedim seni de aldatıyor" sesim biraz yükseldi "ama sen ne dedin? Babanı kıskanıyorsun dedin rezil kadın" dememle Alex tekrar ağlamaya başladı.

Sanırım sesimden korktu onu kucağında sallamaya başladı "yalvarırım bizi ortada bırakma en azından baban uyanana kadar" o uyanmayacak.

"Umrumda değilsiniz açıkçası" Lisa ağlayarak içeriye girdi annesine baktı "biz sokakta mı kalcağız anne?" o kadın kızının saçlarını öpüp sarıldı.

"Bilmiyorum anneciğim" Lisa bana döndü "bizi evden çıkarma polisleri çağırma" o an içimde bi şeyler uyandı.

Vicdan...

Hiç olmayacak yerde hiç olmayacak zaman da gelmişti bu his,karşımda çaresizce duran bu çocuklara karşı vicdanım sızlıyordu.

Bi şekilde onları başka yere yerleştirmem gerekiyor ne olursa olsun onlar çocuk.

"Eşyalarınızı toparlayın" dedim. O an Lisa'nın eleri titredi yanıma gelip ellerimi tutu "lütfen yapma okulda ki arkadaşlarım benimle dalga geçecekler" ellerimi kurtarıp geri çekildim.

"Yarın sizi başka bi eve götüreceğim" Lisa'nın ve annesinin yüz ifadesi anında değişti.

Cevap beklemeden arkamı dönüp çıkmak için hareketlendim,peşimden birilerinin geldiğini hissediyordum.

Dış kapıdan çıkarken arkamdan seslendi "Lisa" arkamı dönüp başımı 'ne var' anlamında salladım.

Bu ergenin ne diyeceği belli olmuyordu.

Mahçup şekilde gözlerime baktı "Teşekkür etmek istedim" dürüst olmalıyım ki bunu beklemiyordum.

"Rica ederim" bi şey daha söylemek ister gibi parmağını kaldırdı "söyle" dedim.

Elerini cebine koydu "okul gezisi için para isteyecektim de boşver" cebimi karıştırıp ne kadar para varsa çıkardım.

Parayı ona uzattım "al bunlar sende dursun ben okula gidip geziyi haledeceğim" elimde ki parayı alıp tebessüm etti.

"Babam bize veriyordu aslında ama bi aydır hastanede olduğu için eve bi şeyler alamıyoruz" başımı salladım "anlıyorum" dedim.

Asansör açılınca binip düğmeye bastım.

Leo'ya bişiler alıp buraya bırakması için mesaj atmam gerekiyor en azından bugünlük yemek yiyebilmeleri için.

Maddi anlamda sorun çekmiyorum,küçüklüğümden beri çalışıp durumları düzeltmiştim tabi birazı o adam sayesindeydi.

Telefonum çalınca cebimden çıkarıp arayana baktım.

Jennie

Bu süreçte bana çok destek oldu ilk hafta yanımda kaldı daha sonra teyzem gelince gitmek zorunda kaldı.

Ama her gün aradı beni iyi hissettirmek için elinden geleni yapıyordu, nankörlük edemem.

Arada yanıma geliyordu beraber yemek yiyorduk,henüz ilişkimiz hakkında konuşup bi yere varamadık ama şimdilik her şey güzel ilerliyordu.

Arkadaşlarım da bu şekilde ilgiliydi,hepsine ayrı ayrı minnettarım.

Aramayı kapatıp mesaj attım.

Siz: Şu an telefonu açmak için müsait değilim.

Siz : Acil bişi değilse buradan konuşalım

Jennie🤍 : hayır acil değil sadece nerede olduğunu merak etmiştim.

Siz : yoldayım eve geçiyorum

Jennie🤍: senin evine yakın bi yerdeyim sana uğramak istiyorum

Siz : tabi sen geç istersen ben gelmek üzereyim

Jennie🤍 : tamam💕

Mesajına tepki bırakıp telefonu cebime koydum. Apartmandan çıkıp arabama bindim evim buraya çok uzak değildi zaten yürüme mesafesindeydi.

Eve varmadan önce markete durdum arabadan inip markete girdim.

Jennie'nin bağırsak hassasiyeti olduğu için evde ki her atıştırmalığı yiyemiyordu,makarnayı bile onun için özel alıyordum.

Gözümün çarptığı glütensiz atıştırmalıkları sepete attım,kasaya gidip ödemek için kartımı çıkardım.

Kasada ki kadın ürünleri geçirip bana baktı, hafifçe tebessüm etti "bende glütensiz besleniyorum" başımı salladım "geçmiş olsun" dedim.

Kasanın arkasında bulunan çikolatalara gözüm çarpınca bi kaç tane alıp geçmesi için ona uzattım.

Çikolataya bakıp tekrar bana baktı "bunların içinde glüten var sizin için zararlı" başımı olumsuz anlamda salladım.

"Diğerlerini kız arkadaşım için aldım" bakışlarını kaçırıp ürünleri geçti "iyi günler" dedim.

Az önce bülbül olan kız şimdi tek kelime etmiyordu. Yüzümde ki tebessümle marketten çıktım.

-

Akış nasıll

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.