İçeriğe geç

My and My

Bölüm 10 · 5 dk okuma

My and My

Bölüm 10

Ten

Yorum yapın yorummmm😡😡😡

Jennie

Babam arabayı durdurup bize döndü “burası mı?” başımı salladım “evet” dedim ve çıkmak için kapıyı açtım.

Lisa arabadan çıkınca babam beni çağırdı “eve bak ne lazımsa mesaj at getireyim” başımı olumlu anlamda salladım “ben burada kalacağım gece eve gelemeyebilirim” dedim.

“Tamam kızım sorun yok dediğim gibi bi telefon uzağındayım” olumlu anlamda başımı sallayıp kapıyı kapattım.

Lisa öylece apartmanın girişinde duruyordu yanına adımlayıp koluna girdim “anahtarın nerde?” cebini karıştırıp anahtarı çıkardı.

Anahtarı alıp asansöre bindik asansör durunca kapıya gidip anahtarla kapıyı açtım.

Kapıyı açar açmaz Lisa odasına gitti biraz yalnız kalmaya ihtiyacı olabilir.

Mutfağa gidip dolabı açtım yiyecek bişiler vardı ama Lisa’nın yemek yiyeceğini sanmıyorum.

Jungkook babama sakinleştirici ilaç vermiş babam onu bana verdi ve çok ağlarsa suda eritip ona içirmem gerektiğini söyledi.

Sandalyeye oturdum içim içimi yiyordu burada dururken.

Lisa annesine düşkündü ama Leo daha çok öyleydi ne zaman onlara gitsem Leo annesinin dibinde dolaşırdı.

Şimdi kim bilir ne halde…

İçeriden ağlama sesleri gelince ayağa kalktım beni kovsa bile yanından ayrılmayacaktım en azından bi süre onu yalnız bırakmamalıydım.

Kapıya gelip yavaşça tıklattım ses vermeyince kapıyı açtım yatakta oturuyordu zangır zangır titriyordu.

Yanına gidip oturdum elerini tutmak istedim ancak kendini geri çekti zorlamadım bende.

Onu konuşturup kafasını dağıtmasını sağlayacağım “nasılsın?” sorduğum soru karşısında bana öylece baktı,mantıksızdı biliyorum ama cevap vermeli iyi veya kötü.

“Bunu gerçekten soruyor musun?” başımı eğdim “haklısın..” çenemi tutup başımı kaldırdı “iyi olabilir miyim sence?” eleri hâlâ titriyordu.

“Bu sefer geçecek demeyeceğim çünkü geçmeyecek ama hafifleyecek emin ol” elini çenemden çekti “bilmiyorum Jennie” gözlerini kapattı.

Elini başına koydu “benim yüzümden oldu aptalın tekiyim” başına vurmaya başladı “yetişemedim sana anne!!!!” bağırarak kendine vurmaya devam ediyordu.

Kolunu yakalayıp onu kendime çektim “yapma Lisa canın yanacak” kollarımdan kurtulmaya çalışıyordu “onu koruyamadım!!” neyden bahsettiğini anlamıyorum.

“Dün gece öldü ama biz bu sabah gördük belki de yaşayacaktı ha Jennie?” ne cevap vereceğimi bilmiyorum “kendine yüklenme bu kadar lütfen”dedim.

Gülmeye başladı “o niye gebermiyor?” anlam vermediğim için yüzüne bakakaldım. Deli gibi gülüyordu, şu an ayağa kalkıp sakinleştirici vermem gerekiyor sanırım.

“Su içmek ister misin?” gülmeyi sonlandırıp cevap verdi “git başımdan” omzunu sıvazladım “hayır gitmeyeceğim” dedim.

Şaşırmış gibi bakıyordu “neden bu kadar kötüsün?” göz yaşlarını sildim “nasıl?” elini havaya kaldırdı “sözümü dinlemiyorsun bu kötülük” ayağa kalktım.

Kendinde değildi delirmiş gibi bakıyordu bana “Gidiyorum öyleyse” cevap vermedi yüzüme bile bakmadı.

Mutfağa gidip yiyecek bişiler hazırlayıp sakinleştiriciyi suya karıştırdım. Yemek yemezse diye cebime çikolata koydum ona da hayır der miydi bilmiyorum.

Bi süre yalnız kalmasına izin verdim yaklaşık yarım saat kadar daha sonra ayağa kalkıp içeriye gittim.

Bıraktığım gibi duruyordu tepsiyi yatağa koydum,bakışları ben ve tepsi arasında gidip geldi.

“Tost yemek ister misin Lisa?” başını olumsuz anlamda sallayıp bakışlarını kaçırdı bardağı ona uzattım.

“Tamam,sadece su içmen bile yeterli” yüzünü sildi “istemiyorum” az önce ki halinden daha sakindi “benim için biraz içemez misin?” bardağa baktı.

“Senin için mi?” başımı salladım “benim için” gözlerime baktı bugün ilk defa onu bu şekilde gördüm kendine gelmiş gibiydi.

Bardağı elimden aldı hafifçe tebessüm etmeye çalıştım bardağı dudaklarının arasına alıp bi kaç yudum aldı.

Daha sonra bardağı bana uzattı “teşekkür ederim” dedim. Gözlerini sıkıca kapattı bundan sonra en az bi saat uyuması gerekiyordu.

Ama öyle olmadı on dakika geçmeden tekrar gözlerini açtı göz yaşları akmıyordu artık sadece donuktu.

“Jennie” hızla cevap verdim “efendim” konuşmakta zorlanıyordu “özür dilerim” gözlerimi ondan ayırmadım.

“Neden özür diliyorsun?” elini yanağıma koydu “her şey için” bakışlarından kendine geldiğini anlamıştım.

“Şimdi bunları düşünme” yanağımı okşadı “eskisi gibi olur muyuz?” bi anda ciddileştim “bunları düşünmek için erken” dedim.

Şu an duygusal olarak iyi değil ve ne yapacağını bilmiyor.

“Seni de kaybetmek istemiyorum Jennie” elinin üzerine elimi koydum “gitme olur mu?” başımı salladım “gitmeyeceğim” dedim.

“Özür dilerim ben nasıl anlatsa-“ lafını kestim “şu an bunları konuşmak istemiyorum” başını salladı “gitme Jennie” gözleri kapanmak üzereydi.

Beni tutup kendine doğru çekti kollarının arasına aldı saçlarımı koklayıp öptü “özür dilerim” diye sayıklamaya başladı.

O kadar sıkı kavramıştı ki beni uçacağımı falan mı düşünüyordu acaba?

Nefesi düzene girmek üzereydi ve o hâlâ “gitme Jennie” demeye devam ediyordu.

Çok özlemiştim onunla uyumayı ama bu olaydan dolayı bi araya gelmek kötü oldu.

Beni kendinden mahrum bırakıyorsun Lisa,sende özlüyorsun sende seviyorsun ne diye geri çekiliyorsun?

Bi süre sonra uyuduğunu anladım bende gözlerimi kapatıp uykunun tatlı kollarına bıraktım kendimi.

Yanımda hissettiğim hareketlilikle huzursuzca kıpırdadım gözlerimi zar zor açıp diğer tarafa döndüm.

Lisa oturur pozisyonda karşı duvara bakıyordu saçları dağılmış göz altları çökmüştü. Onu bu şekilde görmek kalbimin ağrımasına neden oluyor.

Kollarımdan destek alarak oturur pozisyona geldim.Bakışları hâlâ duvardaydı “Lisa” dememle bana bakmadan mırıldandı “hm” başımı omzuna koydum “ne zaman uyandın?” dedim.

“Hiç uyuyamadım” derin nefes aldım “beni niye uyandırmadın?” cevap vermedi.

Onun sessizliği odanın içini dolduruyordu normalde bir şeylere sinirlenir, ters cevaplar verirdi.

Başımı kaldırmadım onun yaptığı gibi karşı duvarı izlemeye başladım içeriyi sadece sokak lambası aydınlatıyordu.

“Kim bakacak kardeşime Jennie?” başımı kaldırıp göz göze gelmemizi sağladım “Sen varsın hem Leo da var, Lana yalnız kalmaz” ağırlaşan gözlerini kaçırdı “o çok küçük”

“Anneni geri getiremem keşke getirebilsem,ama söz veriyorum, bu karanlığın içinde tek başına yürümene izin vermeyeceğim” dudakları titriyordu “umarım” diyebildi sadece.

Sanki içindeki bütün ışık bir gecede sönmüş gibiydi.

Yanında otururken hiçbir şeyi düzeltemediğimi biliyordum ama yine de gitmek istemiyordum.

O ağlarken içimde garip bir şey parçalanıyordu, ne kadar uzak durmaya çalışırsa çalışsın onun böyle acı çekmesini görmek dayanılmazdı.

Beklemediğim bi anda başını dizime koydu elim refleksle saçlarına gitti yavaşça okşamaya başladım.

Bi süre saçlarını karıştırmama izin verdi daha sonra elimi tutup kalbine bastırdı “içim yanıyor ölecekmişim gibi hissediyorum” dediği şeyle beraber göz yaşlarım akmaya başladı.

Dudaklarımı saçlarına bastırdım “uyumalısın Lisa” başı hâlâ dizimdeyken elim hâlâ kalbindeyken dediğimi yapıp gözlerini kapattı.

O an sadece tek bir şey düşündüm keşke hayat, en azından bir kez, onun tarafında olsaydı.

Duvar saatine bakttım saat gece dörtü,bu saate kadar tek başına uyanık kalması beni kötü hissettirdi.

Uyumamalıydım onunla konuşup onunla ağlamalıydım o gece de bunu yapmalıydım.

Ama ben ona ‘hatırlanmaya değer bişi olsaydı hatırlardım’ demiştim belki de ilk defa içini bana dökecekti ama ben bunu engellemiştim.

Her ne kadar sarhoş olsam da o geceyi hatırlıyorum.

Ve fark ettim ki onu kaybetmekten değil, onu böyle görmekten korkuyordum…

Gelecek bölümde görüşmek üzeree💕💕

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.