İçeriğe geç

Mutluluğun Yalanı

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Mutluluğun Yalanı

Bölüm 3

3.Bölüm:Korku Treni

Biletlerimizi aldıktan hemen sonra yerleştik yerlerimize. Uzun zamadır, hatta 6 yıldır binmediğimiz için çok heyecanlıydık. Başlamasına dakikalar kala telefonum çaldı. Arayan annemdi. Hemen telefonu açtım. "Efendim anne" dedim hızlıca. Çünkü başlamasına çok az kalmıştı. "Annecim nerdesiniz? Eve geldik yoksunuz." Dedi telaşla. Annem bu ayrı eve karşı olduğu için hergün bize gelip yokluyordu bizi. "Lunaparktayız kızlarla anne" dedim. "Telefonları kapatın başlıyoruz" dedi görevli. "Anne şimdi oyuncağa bindik inince arayım ben seni hadi öpüyorum" dedim ve annem bir şey söylemeden kapattım. "Korkuyorum. Binmeyelim dedim size." Dedi Şifa. "Offf abartma. 5 dakika sonra dışardayız."dedi Sare. Hemen ardından oyuncak başladı. İskeletler,cadılar her şey vardı. Evet baya korkmuştum.

Gizli bir dosttan:

Bu kızlar bugün buradan çıkamayıp benimle gelicekler. Ha ha ha üzgünüm kızlar ama 1 yıl önce kaybolan çocuklar gibi sizde benimle geliceksiniz.

Erva'dan:

"Aaaa!" Diye çığlık attı Şifa. Hemen sonra korku treni durdu."Ne oluyor?" Diye bağırdı Şifa. "Nolcak oğlum şimdi devam eder korkutmak içindir." Dedim. "Ya da kalmışızdır burdaa!" Diye bağırdı Şifa. Evet hala devam etmedi. Sanırım haklı. Hemen arkadan gelen köpek sesleriyle irkildik. "K-köpek sesi mi o?" Dedi Şifa. " H-hemde gerçek köpek sesi." Dedi Sare. Ve beni de korkutmayı başardılar bravo. "Tamam sakin olun şimdi iniyoruz ve çıkışa doğru yürüyoruz." Dedim. "Ben bir adım atamam." Dedi Şifa. Köpek sesleri yakından gelince hemen kalktı. "Evet Erva haklı hadi gidelim." Dedi hızla. Sare,"bir an önce çıkalım şurdan" dedi. Hemen sonra yürümeye başladık. "Daha 4 dakika 36 saniye vardı. Biraz fazla yürümemiz gerekiyor." Dedi Sare. Farkındaydık. Bende o kadar korkuyordum ki inalatamam. Ama kızlar korkmasın diye onları eğlendirmem lazım olduğu için korkmuyormuş gibi yapmak en doğrusuydu. "Ya nediyeceğim telefondan birilerini arasak ya" dedi Sare. "Haklısın elimizde telefon var ve kimseyi aramak yerine sadece yürüyoruz." Dedim. "Tamam ben ararım." Dedi Şifa. Telefonunu çıkardı. Ekranını açmaya çalıştı fakat açılmadı. "Kahretsin şarjım bitmiş." Dedi. "Tamam sorun yok ben hallederim." Dedi Sare. O da telefonunu çıkardı ama onun da ekranı açılmadı. "Nasıl ya şarjım 84 tü imkansız kapanması bozuldu mu telefonum?" Dedi. "Tamam sakin olun hallediyorum" dedim ve telefonumu çıkardım. Şükürler olsun benimki açıldı. Fakat şarjım bir di. Hızla annemi aradım. "Anne!" Dedim bağırarak. "Kızim ne oldu? Sesin çok kötü geliyor. Nerdesiniz annecim? Birine bişey mi oldu?" Diye soru yağmuruna tuttu beni. "Anne zamanım çok az birazdan telefonum kapanacak biz korku tün-" dıt diye bir sesin gelmesiyle telefonu kulağımdan çektim. "Ya hay ben böyle şansın varya" diye söylendim. "Sonsuza kadar kaldık işte burda" diye söylenmeye başladı Şifa. "Tamam tamam yürüyelim illaki çıkışa gidicez sakin olalım." Dedim. Ve yürümeye başladık.

"Yaklaşık 17 dakika 33 saniyedir yürüyoruz farkında mısınız?" Dedi Sare. "Sanki biraz önce burdan geçmiştik." Dedi Şifa. "Ya ışık yok bişey yok nasıl bulalım yolumuzu?" Diye söylenmeye başlamışken arkamızdan gelen bir sesle donup kaldık. "Sakin olun hanımlar ben sizi buradan kurtarıcam" dedi gizemli ses. Sonrasında burnuma gelen birşeyle gözüm kapandı. Açamıyordum gözlerimi. Burnumda keskin bir koku vardı. Korkmaya başlamıştım. "Götürün!" Diye bir emir geldiğini hatırlıyorum sadece. Sonrası ise koca bir boşluk. Nereye gittiğimizi bile bilmiyorum. Umarım yardımsever birileridir de gerçekten buradan çıkarırlar bizi. Şuan tek dileğim bu...

Yazardan: nasil buldunuz bölümü? Yorumlarda belirtirseniz çok sevinirim. Oylama yapıp hikayenin devamı için takip etmeyi ve hemen haber almak için kütüphaneye eklemeyi unutmayın😘

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.