İçeriğe geç

MUTASYON

Bölüm 1 · 2 dk okuma

MUTASYON

Bölüm 1

Arayış

“Siz yapılanları unutabildiniz mi?Beni… beni unutabildiniz mi?”Onlara en çok sormak istediğim soru buydu.Evin içinde sağa sola adım atarken, elimde yetimhaneden kalma o yıpranmış fotoğrafa bakıyor, bu soruyu durmadan kendime tekrar ediyordum. Kendime sormaktan aklım delirme noktasına gelmişti. Bir kâğıt parçasından bana gülümseyen bu çocuklar… Bir o kadar özlem, bir o kadar delilik taşıyordu içimde. Öfkemle sevgim savaşıyordu.Yenilmeyecektim.Ne öfkemin ne de sevgimin tek başına kazanmasına izin veremezdim. Bunun için onlara ulaşmam gerekiyordu. Ama nasıl?Günlerdir… aylardır arıyordum. Belki de senelerdir.Bazen rüyalarımda bile onları arıyordum. Hepsini ayrı ayrı… Tam bulacağım anda, güneşin yüzüme yansımasıyla rüyalar son buluyordu. Ama bu sefer farklıydı. Bu son, onlarla birlikte gelecekti; hissediyordum. Her hissettiğimde göğüs kafesim daralıyor, vücudum geriliyordu.Beynimle savaşmayı bırakıp dolaptan bir şort, bir ceket aldım. Hızlıca üzerime geçirdim, kulaklığımı takıp evden çıktım. Oraya gidiyordum. Her gün gittiğim yere… O karanlığa. O çığlık seslerine.Korkarak, eskimiş telden kapıyı titrek ellerimle itip içeri adım attım. İlk saniyelerde başım dönüyordu; ağaçlar birer canavara dönüşüyor, nefesim kesiliyor, gökyüzü etrafımda dönüyordu sanki. Beni bu kabustan elimi tutup çıkaran, etraftaki kahkaha sesleri oluyordu.Kıvırcık saçlarını rüzgâra bırakmış, elindeki çamuru Çakıl’a bulaştırmak için koşan Ayza’yı gördüğümde derin bir nefes alıyordum.Yetimhanenin yıllar içinde kurumuş, kırılmış tahta kapısını yavaşça açtım. Parmak uçlarımda, sessizce ilerledim. Etrafta benden başka kimse yoktu. Kimsenin buraya girmeye cesaret edemediğini biliyordum ama yine de olabildiğince sessizdim. Sanki içeride korkarak uyumaya çalışan küçüklüğümü ürkütmemeye çalışır gibiydim.Merdivenlerden yavaş yavaş çıkarken yanımda küçük Ayza’yı gördüm. Uyuyamamıştı. Benimle birlikte adım atıyordu sanki. Geleceği değiştirebilecekmiş gibi, benimle beraber yürüyordu.Birlikte müdürenin odasına vardık.O, bir anda arkasını döndü ve yok oldu.Ben tek başıma kaldım. Hızlı atan kalbimle baş başa.Kapıda durdum. Elimi tahta kapının yuvarlak koluna götürdüm, yavaşça çevirdim ve ittim. Örümcek ağlarını çekerek içeri girdim. Cam kenarında bir çocuk vardı. Arkası dönüktü. Siyah, yoğun saçları vardı.Meraklı adımlarla yaklaştım. Elimi omzuna koydum.Tepki vermedi.Sallamaya başladım.Hâlâ tepki yoktu.Omzundan tutup kendime doğru çevirdim.Buz gibi bir ifade…Bembeyaz bir ten…Açık gözler…Korkuyla geri çekildim, yere düştüm. O cansız beden de önümde yere yığıldı. Geri geri giderek ayağa kalktım. Sessiz, yavaş çıktığım merdivenleri bu kez bağırarak, koşarak indim.“Cansız beden…Ay Işığı Yetimhanesi’nde cansız çocuk bedeni…Müdürenin odasında cansız erkek çocuk bedeni…”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.