İçeriğe geç

Müphem

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Müphem

Bölüm 9

Bölüm 9: Gece Yarısı Dondurma Kaçamağı

Umay telefonu yastığının altına itip yataktan kalktı. Evin içindeki o durağan havayı dağıtmak, biraz nefes almak istiyordu. Üzerindeki rahat bol tişörtü düzeltip odasından çıktı ve salona doğru yürüdü.

Salonda Hakan masadaki çizim paftalarının üzerine eğilmiş, hırsla cetvelle ölçü alıyordu. Alper ise koltuğa uzanmış, eli şakaklarında dalgın dalgın tavana bakıyordu. Muhtemelen aklı hâlâ az önce mesajlaşan o gizemli analizci kızdaydı.

Umay kapı eşiğine yaslandı. "Abi..." dedi tatlı, hafif çekingen bir sesle. "Çok sıkıldım ya. Aşağıdaki dondurmacıya gidelim mi birlikte? Size de iyi gelir, kafanız dağılır."

Hakan başını çizimden bile kaldırmadan, elindeki pergelin ucuyla masayı işaret etti. "Umay hiç sırası değil abim ya. Şu paftayı gece yarısına kadar yetiştirmem lazım, hoca yarın sabah ilk derste kontrol edecek. Bittiğimi görüyorsun."

Umay tam "Peki o zaman..." deyip odasına dönmeye yelteniyordu ki Hakan arkasına dönüp koltukta yatan Alper’e baktı.

"Alper abinle gidin işte," dedi Hakan rahat bir tavırla. "O zaten sabahtan beri tavanı izleyip yatıyor, projeye de hayrı kalmadı. Hem o da bir hava almış olur, kızı yalnız göndermeyeyim şimdi bu saatte."

Umay’ın kalbi bir anda boğazında atmaya başladı. Şaşkınlıkla gözleri büyüdü. Alper ile baş başa, gecenin bu saatinde dondurma almaya gitmek mi? Bu plan dahilinde olan bir şey değildi!

Alper 'dondurma' lafını duyunca yerinde doğruldu. Bakışları kapıdaki Umay’a kaydı. Yüzüne o her zamanki iç ısıtan, çapkın tebessüm yerleşti. "Bana uyar valla. Kafam patlamak üzereydi zaten, buz gibi bir dondurma iyi gelir."

Alper koltuktan doğrulup üzerindeki hırkasını aldı. Umay’a doğru bir adım atıp gözlerinin içine baktı. "Yürüyelim mi bücür? Şortunu giy de çıkalım, dışarısı sıcak zaten."

Umay yutkunmaya çalıştı ama boğazı kurumuştu. Salondaki o birkaç metrelik mesafede mesajlaşmak kolaydı ama şimdi onunla yan yana, gecenin sessizliğinde yürüyecekti. Ya heyecandan elini ayağını birbirine dolarsa? Ya Alper onun bu gerginliğinden bir şey sezerse?

"T-tamam..." dedi Umay fısıltıyla. "Üzerime bir şeyler alıp geliyorum."

Umay odasına doğru koşar adımlarla geçerken Alper arkasından hafifçe kıkırdadı. "Kız hâlâ çocuk gibi utangaç ya, Hakan bu kızı hiç büyütmeyelim biz, hep böyle kalsın."

Hakan güldü. "Öyledir bizimki. Hadi gidin gelin de bana da sade kaymaklı getirin!"

Umay odasında aynanın karşısına geçtiğinde yanaklarının al al olduğunu gördü. Kalbi göğüs kafesini delercesine çarpıyordu. Masadaki gizli telefonuna baktı. O telefonda Alper’e kök söktüren özgüvenli anonim kızla, şu an kapının önünde spor ayakkabılarını bağlayan utangaç Umay aynı kişiydi. Ve şimdi, o iki dünya ilk kez bu kadar tehlikeli bir şekilde teğet geçmek üzereydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.