İçeriğe geç

Müphem

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Müphem

Bölüm 6

Bölüm 6: Gece Gelen Arama ve Yükselen Nabız

Akşamın karanlığı çöktüğünde Umay odasındaki çalışma masasında oturmuş, önündeki Sınıf Yönetimi kitabına bakıyordu. Ama zihni kitabın sayfalarında değil, masanın çekmecesindeki o ikinci telefondaydı. Evde tatlı bir hareketlilik vardı. Anne ve babaları onların öğrenci evine gelmişti. Abisi Hakan ve Alper halı saha maçından dönmüş, salonda babasıyla birlikte maçı değerlendiriyorlardı.

Salondan Alper’in o neşeli, gür sesi yükseliyordu. Umay kalbinin hızla çarptığını hissetti. Aynı çatının altındaydılar. Alper salonun rahat koltuğunda otururken, Umay birkaç metre ötedeki odasında onun zihnini meşgul eden o gizemli kadındı.

Umay çekmeceyi yavaşça açtı. Gizli telefonu eline aldı. Cihaz tamamen sessizdeydi, ekranı kapalıydı.

Tam o sırada salondan Alper’in sesi geldi. "Hakan, ben bir balkona çıkıp hava alayım, kafam biraz dolu bugün."

Umay nefesini tuttu. Balkon, Umay’ın odasının hemen yanındaydı. Yavaşça ayağa kalkıp kapısını araladı, ardından pencereye yaklaştı. Tül perdenin arkasından dışarıya baktığında, Alper’in balkonda dikilip cebinden telefonunu çıkardığını gördü.

Güneşten açılmış sarı saçları rüzgârda hafifçe dalgalanıyordu. Yüzünde ciddi, biraz da sabırsız bir ifade vardı. Alper ekrana birkaç saniye baktı, ardından arama tuşuna bastı.

O an Umay’ın elindeki gizli telefonun ekranı aydınlandı.

Ekranın tam ortasında Alper yazısı yanıp sönmeye başladı.

Umay’ın kalbi göğüs kafesini delercesine çarpmaya başladı. Parmağı yeşil butonun üzerindeydi. Alper tam yan balkondaydı, arada sadece bir duvar vardı. Telefonu açsa, tek bir nefes alsa bile Alper sesin nereden geldiğini ya da ortamdaki sessizliği fark edebilirdi.

Alper balkonda telefonu kulağına dayamış, sabırsızlıkla adımlıyordu. "Aç şu telefonu..." diye fısıldadı kendi kendine. Sesi dışarıdan net bir şekilde Umay’ın odasına kadar ulaşıyordu. "Aç da kimsin anlayayım."

Telefon çalmaya devam etti. Bir, iki, üç, dördüncü çalış... Umay telefonu göğsüne bastırdı, gözlerini kapattı. Alper’in sabırsızlığını, merakının getirdiği o yüksek enerjiyi hissetmek ona inanılmaz bir heyecan veriyordu.

Arama yanıtlanmadan kapandı.

Alper balkonda derin bir nefes alıp telefonu kulağından indirdi. Yüzünde hem bir hayal kırıklığı hem de meydan okumayı kabul etmiş bir gülümseme vardı. Hızla parmaklarını klavyede gezdirmeye başladı.

Umay’ın elindeki telefona saniyeler sonra mesaj düştü.

Alper: "Açmadın. Beklediğim gibi... Ama o arama tuşuna basarken kalbinin nasıl çırpındığını hissettim anonim. Benden kaçıyorsun ama aramama izin verecek kadar da yakınımda durmak istiyorsun."

Umay perdenin arkasından Alper’e baktı. Alper mesajı attıktan sonra telefonunu cebine koyup gökyüzüne doğru baktı. Umay tülün arkasından parmaklarını klavyeye dokundurdu.

+90 538 XXX XX 16: "Açsaydım oyun çok çabuk biterdi sarışın. Seni hemen kazanırsam, merakının heyecanı çabuk sönerdi. Bırak da biraz çabala."

Alper cebindeki titreşimle telefonu hızla çıkardı. Mesajı okuduğunda balkonda hafif bir kahkaha attı.

Alper: "Çabalamak mı? Seni bulmak için bütün kampüsü altüst edeceğim, haberin olsun. Ve bulduğumda o açmadığın telefonun hesabını soracağım."

+90 538 XXX XX 16: "İyi şanslar mimar. İhtiyacın olacak. Çünkü ben düşündüğünden çok daha yakınındayım."

Alper balkondan içeri girerken Umay da sırtını duvara yaslayıp derin bir nefes verdi. Yanakları alev alev yanıyordu. Alper onu mimarlık fakültesindeki kızlar arasında aramaya devam ededursun, Umay onun hemen yanı başındaydı. Ve bu kovalamaca daha yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.