İçeriğe geç

Müphem

Bölüm 33 · 3 dk okuma

Müphem

Bölüm 33

Bölüm 33: Sahte Yalanın Aşılmaz Ağları

Hakan’ın odasına geçip kapısını sertçe kapatmasıyla salonda kalan o birkaç saniyelik ağır sessizlik, bükülen gerçeklerin ve atılan yalanların ağırlığıyla eziliyordu.

Alper hâlâ cam kenarında, bir heykeli andıran o gergin duruşunu bozmamıştı. Umay ise odasının kapısının önünde durmuş, omzunun üzerinden Alper’e doğru bakıyordu. Bir aydır aralarına örülen o aşılmaz buz duvarları; bir gece kulübünün mor ışıkları altında, alkolün getirdiği o yakıcı cesaretle ve salonun ortasında patlayan bir yalanla darmadağın olmuştu.

Alper, çenesini sıkarak adım adım Umay’a doğru yürüdü. Hakan’ın uyanmasından veya duyup dışarı çıkmasından çekindiği için adımları son derece sessiz ama duruşu bir o kadar heybetliydi. Umay’ın tam önünde, aralarında sadece birkaç santim kalana kadar durdu. Yüzündeki öfke, şaşkınlık ve teslimiyet birbirine karışmıştı.

"Ne yaptın sen?" diye fısıldadı Alper, sesi adeta boğazından bir hırıltı gibi çıkıyordu. "Ne diye Can’ı karıştırıyorsun? Hakan yarın gidip o çocukla muhatap olsa ne olacak Umay?"

Umay başını yavaşça kaldırdı. Alkollü gözlerindeki o hafif uyuşukluk gitmiş, yerini Alper’i kendi elleriyle çizdiği sınırlar içine hapseden o tehlikeli, zafer dolu bakışa bırakmıştı. Dudaklarında muzip bir tebessüm belirdi.

"Ne yapsaydım sarışın?" dedi Umay, sesini olabildiğince alçaltarak. 'Sarışın' kelimesini bir ay sonra ilk defa kullanışı, Alper’in göğsünde aniden elektrik çarpmış gibi bir etki yarattı. "Gerçeği mi söyleseydim abime? 'Abicim, arkadaşın Alper benim ona attığım anonim aşk mesajlarını öğrendi, bana abi rolü kesip kaçtı' mı deseydim? Bunu mu istiyordun?"

Alper duyduğu bu doğrudan cümle karşısında afalladı, nefesi göğsüne tıkandı. Umay onu tek bir yalanla hem abisinin gazabından korumuş, hem de kendi oyununun içine tekrar çekmişti. Alper, Umay’ın bu hamlesiyle Hakan’a karşı kıskanç, korumacı ve "tripli" bir abi dostu rolünü üstlenmek zorunda kalmıştı.

"Sen gerçekten tehlikelisin," dedi Alper, gözlerini bir an bile Umay’dan ayırmadan. Sesi bu kez o kadar sert değildi; içinde derin bir kabulleniş ve sarsıntı vardı. "Beni böyle bir yalanın içine çekmeye hakkın yoktu."

Umay bir adım daha atarak Alper’in göğsüne doğru hafifçe yaklaştı. Üzerindeki o hafif vanilya kokusu ve gece kulübünün içki kokusu birbirine karışmıştı. Alper geri çekilmek istedi ama arkasındaki koridor duvarı kaçışını engelledi.

"Seni bir yalanın içine çekmedim Alper," dedi Umay, bakışlarını Alper’in dudaklarına kaydırıp tekrar gözlerine dikerek. "Seni tam da olmak istediğin yere koydum. Madem benim 'abim' gibi davranmak istiyordun, madem beni bir erkekten kıskanan korumacı abi rolü oynamak istiyordun; al sana harika bir senaryo. Şimdi bu rolü sonuna kadar oynamak zorundasın."

Alper, kızın bu muazzam cüreti karşısında ne diyeceğini bilemedi. İçindeki o "Hakan’ın küçük kardeşidir" direnci, Umay’ın bu stratejik ve zeki hamleleriyle her geçen saniye eriyip gidiyordu. Umay onu sadece bir anonim kız olarak değil, gerçek hayatta da köşeye sıkıştırmayı başarmıştı.

"Yarın gidiyorum ben," dedi Alper, sesindeki o titremeyi gizlemeye çalışarak. "Bu evde daha fazla durmayacağım."

Umay kıkırdadı. O kıkırtı, Alper’in bütün sinir uçlarını uyarmaya yetti. Umay elini kaldırıp Alper’in gömleğinin yakasını düzeltir gibi yaptı. Parmaklarının sıcaklığı, Alper’in tenini bir alev gibi yaktı.

"Kaç bakalım sarışın," dedi Umay, sesindeki fısıltıyla Alper’in aklını başından alacak kadar yakınına gelerek. "Ne kadar kaçarsan kaç, abimin karşısında o 'kıskanç abi' rolünü oynamaya devam edeceksin. Ve ne zaman bir erkeğe baksam, gözlerin hep üzerimde olacak. İyi uykular... Ve yalan değildi... Can gerçekten benimle flört ediyor, yani abim konuşsa bile bir şey anlamaz."

Umay arkasını dönüp odasına girdi ve kapıyı yavaşça kapattı. Kilit sesinin ardından koridor tekrar o derin sessizliğe büründü.

Alper duvara yaslanmış bir halde öylece duruyordu. Kalbi göğsünü yırtarcasına çarpıyordu. Elini yakasına götürdü, Umay’ın dokunduğu yere bastırdı. "Can gerçekten benimle flört ediyor" cümlesi, zihninde koca bir felaket sirenı gibi ötüyordu.

Bir aydır kurguladığı o katı koruma kalkanı, Umay’ın tek bir gecede attığı bu ustaca adımlarla yerle bir olmuştu. Alper artık sadece bir kaçan değildi; Umay’ın kurduğu o tehlikeli, flörtöz ve geri dönüşü olmayan oyunun tam ortasında mahsur kalmış bir esirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.