Lyra, tapınağın derinliklerinde ilerledikçe, her adımda kendisini daha fazla kaybolmuş hissediyordu. Alev Mührü’nün sembolü, taş levhaya işlenmiş dev bir işaret gibi parlıyordu. Ellerinde hafif bir titreme vardı, ama ne gariptir ki, bir çekim hissiyle her adımında içindeki gücün uyanmaya başladığını hissediyordu. Artık geri dönmek mümkün değildi.Kaelen, sessizce arkasında yürüyordu, gözleri karanlıkta sabitlenmişti. Ancak o an bir şey fark etti: Tapınağın başka bir köşesinden gelen soğuk bir hava, sanki rüzgar bile daha derinden hissediliyordu. “Biri var,” dedi, sesinde belirgin bir tehlike hissi.Ve o anda, gölgeler hareket etmeye başladı.Lyra, ne olduğunu anlamadan önce, tapınağın derinliklerinden bir figür belirdi. Siyah pelerinini savururken, kaşlarını çatmış bir şekilde ortaya çıkan bu kişi, Kael’den başkası değildi.Kael, Lyra’ya doğru adım attı. Gözleri, onun gözlerinde bir tezat arıyordu: Karşısında, karanlıkta büyüyen bir gücü, ama bir o kadar da kaybolan bir umudu görüyordu.“Sen… sensin,” dedi Lyra, sesi titreyerek. “Sen… Gölge misin?”Kael, gözlerini kısmadan cevap verdi. “Hayır, ben de senin gibi biriyim. Fakat seninle kaderimizi birleştirecek olan, o mühürdür.”Kaelen’in vurguladığı her kelime, Lyra’nın içinde bir yankı gibi çınlıyordu. “Mühür mü? Ama ben sadece bir köylüydüm… Ne işim var ki bu kadar büyük bir güçle?”Kael, derin bir nefes aldı ve yavaşça yürüyerek yaklaşmaya devam etti. “Bizim işimiz, bu dünyayı eski kötülüklerden korumak. Ama aynı zamanda, seni bu gücün sahibi olmaya ikna etmem gerekebilir… çünkü bir seçim yapmalısın. Ya benimle olursun, ya da… Gölge seni yutar.”Kaelen’in sesi sertti, ama aynı zamanda ona bir tür yaklaşım vardı. Lyra, Kael’in karanlık güçleri hissettiğini anlamıştı, ama yine de içinde bir şey ona güvenmeyi söylüyordu. O anda tapınakta bir patlama sesi duyuldu. Zemin titredi, ve tapınak yerle bir olmaya başlıyordu.“Gölge geliyor,” dedi Kael, kaşlarını çatmış bir şekilde. “Eğer bu tapınakta kalırsak, bu güç bizi yok eder.”Lyra, kael’e bakarak kararlı bir şekilde cevap verdi: “O zaman birlikte çıkmalıyız. Seninle ya da sensiz, bu tapınaktan kurtulmalıyım.”İki genç, aynı kaderin peşinden sürükleniyordu, ama hangisi doğruydı? Kael’in karanlık geçmişi ve Lyra’nın geleceği… Zamanla her şey netleşecekti.Ve o an, tapınaktan kaçarken, beklenmedik bir olay oldu: Gölge, tapınağa çökmek üzereydi.
Bölüm 4
Kaderin Kesişen Yolları
