İçeriğe geç

MÜHÜRLENMİŞ RUHLAR VARİSİ - KARANLIĞIN TAHTI

Bölüm 17 · 1 dk okuma

MÜHÜRLENMİŞ RUHLAR VARİSİ - KARANLIĞIN TAHTI

Bölüm 17

Bölüm 12.

Ders salonundan çıktığımızda koridorlar her zamankinden daha soğuk görünüyordu. Öğrenciler gruplar hâlinde dağıldı ama kimse yüksek sesle konuşmuyordu. Herkes, az önce yaşananları kendi içinde tartıyordu. Ben sessizce yürüdüm. Duvarlardaki meşaleler titrek bir ışık yayıyordu. Taş zeminde yankılanan adımlarım bana ait değilmiş gibi geliyordu. Sanki akademi, beni adım adım izliyordu. Yatağımın olduğu kata çıktığımda duraksadım. Bir an için… arkamda birinin durduğunu hissettim. Döndüm. Kimse yoktu. Ama o his geçmedi. Odamın kapısını açtım. İçeri girdiğim anda hava değişti. Daha ağır, daha kapalıydı. Kapıyı kapattım ve sırtımı yasladım. Derin bir nefes aldım. Masamın üzerinde, sabah orada olmayan bir şey duruyordu. Küçük, koyu renkli bir kart. Yavaşça yaklaştım. Kartın üzerinde Alienmera mührü vardı. Altında tek bir cümle yazıyordu: “Bu akşam. Kütüphane. Yalnız gel.” Kalbim hızlandı. Kim bırakmıştı? Ne zaman? Kartı elime aldığım anda, içimde tanıdık bir baskı oluştu. Bu bir emir değildi. Bir davetti. Ve reddedilmeyeceğini biliyordum. Gözüm istemsizce kapıya kaydı. Seraphina Vaelor’un sözleri zihnimde yankılandı: “Görülmek, seçilmekten daha tehlikelidir.” Kartı masaya bıraktım. Yatağa oturdum ama yerimde duramıyordum. İçimde iki ses vardı. Biri gitmemi söylüyordu. Diğeri… çoktan yola çıkmıştı. Gün yavaş yavaş karardı. Akademinin çanı akşam saatini haber verdiğinde ayağa kalktım. Pelerinsiz, sessiz adımlarla koridora çıktım. Kimse beni durdurmadı. Kimse bana bakmadı. Ama ben biliyordum. Bu gece, Alienmera’nın bana bakacağı geceydi. Ve bu kez… yalnız olmayacaktım.

Bölüm sonu

6 yorum