İçeriğe geç

Mücahid x Burak

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Mücahid x Burak

Bölüm 4

Bilmiyorum

(Yrrak hatası) Burak:

Kaç dakikadır burada olduğumuzu bilmiyorum. Mücahid ve Timur’un kavgasından sonra biraz azarlanırken burada bulduk kendimizi. Beyazıt hoca, bilgisayarına bir şey yazarken göz ucuyla Mücahid’e baktım, yüzündeki bandajların dışından bile gözüken kuru kan yeniden akmaya başlayan kanlarla daha kapalı bir renk alıyordu (bu nasıl açıklama lan). Ona göz ucuyla bakmaya devam ederken başını hafifçe döndürüp bana baktı, o an birkaç dakika bakıştıktan sonra Beyazıt hocanın sesiyle irkilip başımı hocaya çevirdim.

“Evet gençler.. Kocaman adam oldunuz ama hala kavga ediyorsunuz ve birde burası İmam hatip. Yakışıyor mu sizin gibi ahlaklı gençlere bu davranışlar?”

Üçümüzde sessiz kaldık, ama ben iyi biliyordum ki şimdi burada Beyazıt hoca olmasaydı Mücahid cidden Timur’un anasını sikerdi.

“Neyse sadece tutanak yazıyorum üçünüze(normalde disiplin ve uzaklaştırma ama umursamayın siz). Ama eğer bir daha sizi kavga ederken yakalarsam ya da her hangi birinden şikayet alırsam, hepinizi disipline veririm.”

Üçümüzde onayladık. Zaten birde iki ders kaçırdık, tekrar azar yiyecektik. Ayağa kalktığımızda Mücahid bileğimi tuttu ve hızla dışarıya çıkararak revire girdi (Bizim okulda yok ama ben yarattım :3 çok istiyorum revirdeki hasta yataklarına yatıp ders asmayı 😢)

“Neden revire geldik Mücahid? kötü olan bir yerin mi var yoksa?”

“Bacaklarının nasıl titrediğini görmediğimi mi sanıyorsun Burak? Neden dikkatli olmuyorsun?”

“Ben.. Ben bilerek ya-”

“Tamam her neyse, Otur şuraya” Hasta yatağını işaret ederken bana baktı. Bende bir şey demeden yatağa oturdum. “Her şeyi ben mi söyleyeceğim? Pantolonunun dizlerini sıyır.” Hafifçe irkilerek eğildim ve pantolonumun dizlerini sıyırdım. “Mücahid, bunları kendim yapabilirim. Hem o kadar da acımıyor-” konuşurken buz gibi kremi bacağımdaki biraz, minnacık kanayan bir yere sürdüğünde acıyla inledim. Kıkırdadı ve sürmeye devam ederken konuştu “Bu kadar hassas olduğunu bilmiyordum açıkçası. Senin en yakın arkadaşın olmama rağmen.” İç çektim ve dudağımı ısırdım “Sus.. boşluğuma geldi.” başımı başka bir tarafa çevirdim. Kremi sürmeyi bitirdiğinde doğruldu ve bana baktı

“Bitti.. Ve eğer bir dahakine bu kadar dikkatsiz olmaya devam edersen bir posta da ben döverim seni. Anlaşıldı mı?”

“Bu nasıl bir cümle lan?”

“Mücahid türkçesi” dediğinde kahkaha attım. “Pekiii… Hadi sınıfa gidelim.”

“Gitmeyelim”

“Neden?”

“Zil çalmak üzere çünkü. İki dakika falan var.”

“Hee.. tamam” Dedim ve hasta yatağından kalktım. Olum ben nasıl fark edemedim bacaklarımın titrediğini? Mücahid neden fark etti? (Neden bu kadar çok soru yazıyorum amk..) Neyse. Zil çaldı, Mücahid’e baktım.

“Gerizekalı! Yine sınıfa gideceğiz zaten!” Dediğimi duyduğunda kahkaha atarak konuştu “Bende ne zaman fark edecek diyordum” İç çektim ve revirden çıktım, Mücahid hala kahkaha atarak arkamdan geliyordu. Üst kata çıktım (Şimdi Beyazıt hocanın odası ikinci katta, revirde. O yüzden yukarıya çıkıyor yani :3) Sınıfa girdim ve sıramın yanına gidip oturdum. Yağmur’a baktım “Ders ne?” Sırıtarak baktı bana “Tarih..” dediğinde kitaplıktan kitapları ve defterimi almak için kalkmışken “Ve,” dediğinde ona baktım “Ve ne?”

“Ne oldu bakayım orda?” sinsice sordu. Yanaklarımda hafif bir yanma hissettim. “Hiç bir şey olmadı..” diyip arkamı döndüm ve kitaplığa yöneldim. Kitapları ve defteri aldıktan sonra tekrar sırama geçtim. Hoca daha gelmemişti ve şuan ki sahne çok komikti, sınıftaki Ömer, Enes ve Muhsin Erva’nın Arda’yla sevgili olduğu için (HAYAL GERÇEKLEŞTİ BENİM İÇİN VIFDINMDFGBJFM) onu tahtaya yazmadığını söyleyip isyan ediyorlardı. Ama benim dikkatim Mücahid’teydi.. Sonra Tarih hocası içeriye girdi. Üçüde sessizleşti ve sınıf ayağa kalktı. Hoca selam verip oturmamızı söylediğinde Göz ucuyla Mücahid’e bakarak oturdum. Nedense derse odaklanamıyordum, aklım sürekli Mücahid’e kayıyordu. Onu düşünmeden duramıyordum. Galiba ben gay olmuştum.. (Ya şunu yazarken üç kez beynim yandı bir kez hayatı sorguladım..) Bütün ders Mücahid’i izledim. Zilin çaldığını bile fark etmedim. Tabii, Mücahid sınıftan çıktığında etrafıma bakındım, Esra, Beril ve Ferhan birlikte oturmuş yemek yiyorlardı, Yağmur Arda’nın siparişini getirmesini bekliyordu. Galiba öğle arasıydı, zaman algım yok oldu zaten. Ayağa kalktım ve sınıftan çıktım. Tam yangın merdiveninin yanından geçerken içeriden birisi bileğimi tuttu ve beni çekti.

(Burada bıraktığım ve kısa olduğu için özür dilerim ama en heyecanlı yerinde bırakmayı çok seviyorum :3 beni anladığınızı düşünüyorum :D)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.