İçeriğe geç

Mücahid x Burak

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Mücahid x Burak

Bölüm 2

Yeni çocuk (okurken otuz kere anırıdım ama başlık bulamıyorum maalesef :1)

Burak:

Yine bir okul günü, amına koyim okul niye var ya? Tamam olsun, AMA NEDEN ERKEN BAŞLIYO diye düşünürken yatağımdan kalktım ve penceden dışarıya baktım

“Okulu sikeyim..” diye homurdandıktan sonra kıyafetlerimi üstüme geçirdim. Zaten imam hatipte okuyom, birde dersler sıkıcı.. bok gibi.. Elimle saçımı karıştırırken telefonumu elime alıp saate baktım, 07:30, “Neyseee.. şimdi gideyimde sıranın olmasını beklerken biraz daha uyurum..” diyerek yatağımın yanındaki çantamı aldım ve kapıyı kilitleyip evden çıktım. Birkaç dakika yürüdükten sonra okulun girişine geldim ve etrafıma bakındım ‘Normalde Mücahid benden önce gelirdi.? Neyse, uyuyakalmıştır..’ diye düşünüp okulun içine girdim. Üç kat çıkmak zulüm burda, ZULÜM! Bacaklarım ağrıyor. Neyse. Sınıfa girdim, Yağmur Ferhan’ın yanında durmuş birşeyler anlatıyordu, Beril ise Esra’yla oturmuş kıkırdıyordu ve Erva ile Khuryam (Böyle yazıyom valla😴) Ben sınıfa girdiğimde sohbet ederek sınıftan çıkıyordu. En arka pencere yanındaki sıranın yanındaki sırama (Mükemmel tarif etmişim dimi👉👈) oturdum ve çantamı sıranın yanındaki askılığına astıp kollarımı sıranın üzerinde çaprazladım. Sonra anlımı kollarıma yaslayıp gözlerimi kapattım

Yaklaşık yirmi dakika sonra

Birinin omzumu dürtmesiyle yavaşça gözlerimi açtım ve kimin dürttüğünü görmek için etrafıma bakındığımda Mücahid sırıtarak bana bakıyordu

“Gerizekalı Burak, uyurken sırayı kaçırdın.” Dedi sırıtarak. Sonra diğer sıralara baktım Beyza ve Khuryam dışında kimse yoktu.

“Diğerleri nerde lan.?” Dedim uyukulu sesimle, kollarımı esnetirken. “İlk ders bedende ondan.. Ne kadar da unutkansın.” Hafifçe esnedim “N’apayım? Uyandıktan sonra hiç bir şey hatırlamıyorum"

.

“Alzahimer mısın yani? Adını falan hatırlamıyor musun?” kıkırdayarak konuştu

“Geber.”

Sıramdan kalktım ve yüzüne baktım, “Hadi aşağıya inelim de gösterelim şunlara daha iyi futbol oynuyormuş.” Kendimden emin bir şekilde konuştum.

Beden dersi bitimi…

7-5 yenildik. Ya nasıl ‘Onlara kim daha iyi futbol oynuyor gösterelim’ den, ‘Nasıl da koydular bize’ ye döndük lan.. Aslında gayet normal ya, şaşırmamak lazım. Her zaman yeniyorlar.

“Offf… Çok yoruldum..” Diye sızlanırken sağ çaprazımda oturan Mücahid’e baktım, Terlerini silerken Muhsin'le konuşuyordu. Çok seksi görünüyordu.. Bi’ dakika, NEY? Başımı hemen diğer tarafa çevirdim. Ne düşündüm lan ben az önce? Gözlerimi kapattım, Allah’ım ya rabbim… Burak sen gay değilsin amına koyayım! Doğru düzgün düşün! Gözlerimi açtığımda Yağmur bana sırıtarak bakıyordu.

“Ne var be?.”

“Ne düşündüğünü biliyorum”

“Ne?”

Mücahid’i başıyla işaret edip bana göz kırptı. Cidden görmüş müydü ona nasıl baktığımı?

“Yok öyle bir şey. Tamam mı?”

“Var.”

“Yok.”

“Ona nasıl baktığını gördüm, Var”

Sinirle iç çektiğim sırada Mücahid yanımıza geldi ve bana baktı “Ne oluyor lan burda? Ne didişip duruyonuz?” Ona doğru döndüm “Yağmur’un saçmalıkları, okuduğu kitabı anlatıyordu da..”

“Bir kitap için Neden didişesiniz ki?”

“Dedim ya işte, Yağmur saçmalıyor.”

Yağmur’a ‘Sakın bir şey söyleme nolur!’ der gibi baktım. O da bana kabul etmiş gibi bakarak Mücahid’e döndü “Merak etme be, Benim okuduğum cinayet kitaplarını anlatırken saçmaladım işte. İşine bak sen.” Mücahid bir bana bir Yağmur’a baktıktan sonra Muhsin ve Müjdat’ın konuşmak için seslenmesiyle onlara baktı ve sonra yanlarına gitti. Yağmur bana sırıtarak konuştu

“Tanrım! Sonunda dileklerim gerçek oldu! Sınıfımızda gay var!” diye mutlu bir şekilde mırıldandı. Ben ise gözlerimi devirerek iç çektim “Ben gay değilim” Yağmur mutlu bir şekilde mırıldanırken Ümmügül hoca geldi ve Konuşmaya başladı “Sit down please. Çocuklar derse başlamadan önce sınıfımıza yeni gelen bir arkadaşınız var. O kendisini tanıtsın. Timur (ciddi), İçeriye gelebilirsin.” Dedi, Sonra içeriye 1.83 boyunda olduğunu düşündüğüm, esmer saçlı biri içeriye girdi ve kendini tanıtmaya başladı, “Merhaba, Ben Timur, 16 yaşındayım. Tanıştığıma memnun oldum.” Dedi ve sıramın arkasındaki onun için koyulmuş boş sıraya oturdu. Hoca dersi anlatırken Timur’un bakışlarının üzerimde olduğunu hissediyordum ve bu beni öyle bir rahatsız ediyordu ki… Sonra zamanın nasıl geçtiğini anlamadan zil çaldı ve Timur yanıma geldi “Tanışabilir miyiz?” diye sordu sıcak bir gülümsemeyle. Ona baktım ve hafifçe gülümsedim “Tabii.. Adım Burak” Beni süzdükten sonra tekrar yüzüme baktı “Memnun oldum Burak. Bana okulu gezdirir misin? Okulda nerenin nerede olduğunu bilmek istiyorum da.” Ayağı kalktım

“Sana okulu gezdiririm, küçük zaten..” (Evet ya, 5 katlı bir okul küçük) Sınıftan çıktım, Timur’da beni takip etti.

5 dakika sonra… (Niye beş dakika sonra, çünkü Burak’çığımız sadece genelde kullanılan yerleri gösteriyor

Son kata çıkıp konferans salonunun kapısını açtım “Burası da konferans salonu, burada genellikle saçma şeyler veya yetenek sizsiniz gibi etkinlikler yapıyoruz. Ama bu sene hiç kullanmadık.” Dedim sıkılmış bir sesle. Timur konferans salonuna girip biraz inceledikten sonra bana döndü “Burada kör nokta var mı? Yani kameraların görmediği bir yer falan?” Ona baktım ‘Neden soruyor ki? Neyse ne Burak, çok soru soruyorsun!’ diye düşündüm “Var tabii ki, hocaların bile bilmediği (!) bir yer var.” Konferans salonunun en arkasındaki koltukların yanındaki küçük merdivenleri çıktım ve sağımdaki kapıyı açtım “Burası kör nokta, hatta burada hiç kamera yok.” Timur içeriye girerken konuşmaya devam ettim “Öğlen araları, telefon getirenler buraya gelir ve takılırlar. Onun dışında sevgili olanlarda buraya ge-” Timur bir anda arkamdaki duvara itti ve beni kendisi ile duvarın arasına sıkıştırdı “Bunlar benim umrumda değil, benim umrumda olan sensin Burak” Ona şaşkın bir şekilde baktım “Ne yapıyorsun lan sen! Bırak beni!” diye çıkışarak onu itmeye çalıştım ama nafile, işe yaramıyordu.

Bölüm sonu

1 yorum