"Birbirimize soru soralım, cevaplayamayan içsin."
Gözlerimi içki ve kadehlere yöneltirken onun da bakışları dönmüştü. Üzerimden biraz ayrılırken elini içkiye götürdü ve kadehleri doldurmaya başladı. Onu izlerken elinin titrediğini fark etmiştim. Sanırım düşündüğümden daha sarhoştu.
"Önce sen başla o hâlde."
Dudaklarımı birbirine bastırdım. Aslında bu oyunu ben önersem bile aklımda belli bir soru yoktu. Fakat merak ettiğim bir şey vardı.
"Yaşınız kaç?"
Doğrusu bu biraz saçma bir soru gibi görünebilirler ama aslında hiç de değildi. Çünkü Bay Kim'in yaşı, hiç bir makalede veya hiç bir dergide yazmıyordu. Hatta yaşlı olduğunu söyleyen bir makale bile vardı. Tanıştığımız yaklaşık 2 hafta süresince hiç yaşını öğrenememiştim.
Tam cevap vereceğini düşündüğüm sırada dilini yanak içinde gezdirdi ve kafasını iki yana salladı. Elini kadehine uzattı ve dudaklarının arasına yerleştirirken tek seferde içti.
"Ne yani? Gerçekten söylemeyecek misin?"
Kafasını iki yana salladı.
"Sıra bende."
Doğrusu gerçekten ne soracağını merak ediyordum. Çünkü sonuçta, benim hakkımda her şeyi biliyordu. Arkadaşlarımı, ailemi, öz geçmişimi...
Ki bana kalırsa bunlardan ziyade, daha kendi çıkarına uygun bir şey soracaktı.
"Neden sana yardım etmeme izin vermiyorsun?"
Bahsettiği yardım, şişliğimden kaynaklıydı. Önceden olduğu gibi, şu an da dikkatini çekmiş olmalıydı. Onun benim üzerimdeki kuvvetli etkisinden çok, aklımdan geçen bazı sahneler sebep oluyordu.
Aslına bakarsak, cevap vermekte o kadar da zorlanacağımı sanmıyordum. İçmekten çok, yanıtlamayı istiyordum. Zira bu gece sarhoş olan kişi, ben olmayacaktım.
"Size güvenemiyorum. Bana eskileri hatırlatıyorsunuz."
Kaşları istemsizce çatılmıştı. Tam konuşacağı sırada lafını böldüm ve onu zorlayabilecek bir soru düşünmeye çalıştım.
"Beni önceden tanıyordunuz, değil mi?"
Evet, içime böyle bir his vardı. Çünkü bulunduğumuz durumun, bana bu kadar çok alışmasının, sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi davranmasının tek nedeni buymuş gibiydi. Bu sadece absürt bir teori. Ama aklımı kurcalıyordu işte.
"Hayır. Tanımıyordum."
Cevaplamasına rağmen içkisini yudumlamıştı. Bu hareketinin anlamını hâlâ çakamazken yüzüm anlamayan bir mimiğe bürünmüştü. Neden bu cevap beni tatmin etmemişti?
Kadehini masaya vurduktan sonra kimin tersiyle ağzını sildi ve yüzüme sokuldu. Evet, şu an tam da istediğim kıvama gelmiş gibiydi. Tamamen sarhoş olmuş gibiydi. Tabii benim yanımdakilerin aksine tüm parti boyunca içtiklerinin haddi hesabı olmayınca... bu hâl oldukça normaldi.
"Sana hatırlattığım eskilerinde ne var Gguk?"
Yutkundum. Yüzümdeki zafer gülümsemesi solmuş, Kim Taehyung'un gözlerine kenetli kalmıştım sadece. Gözleri parlıyordu. O kahve gözlerde parıldayan ışık kalbimi ısıtmıştı bir anlığına.
Öyle güzel bakıyordu ki. Onu güvenmek istiyordum.
Onun gibi olmadığına inanmak istiyordum.
Sen iyi birisin, değil mi Kim?
Buna inanmak istiyorum.
Tekrar ve tekrar yutkundum. Boğazımda hissettiğim alakasız düğüm bu işimi daha da zorlaştırıyordu. Elim yaşlandığında masanın üstündeki dolu olan kadehe giderken ince ucunu kavradım ve dudaklarıma götürdüm.
Tam içeceğim sırada elimi kavradı ve durdurdu. Kadehi biraz aşağıya indirmek durumunda kalmıştım. Kaşlarım azıcık havalanırken karşımdaki güzel yüzün güven verici gülümsemesine dikkat kesildim.
"Sarhoş olmanı istemiyorum."
Kadehi kavradı ve kendisi içti. Her bir yudumun boğazından akıp gidişi hipnoz olmamı sağlamış, dilimin altındaki çoğalan ıslaklığı fark ettiğimde doluca yutkunmuştum.
"Neden?"
Dudaklarını yaladı ve gözlerime baktı dolu dolu. Bakışlarında bir şeyler saklıyor gibiydi. Benden bir şeyler...
"Çünkü sarhoşken ne kadar seksi olduğumu biliyorum Jeon Jeongguk."
Gözlerim yavaş yavaş anlam yüklemesi ile büyürken dudaklarımı aralamasan edememiştim. O ise gözleri yavaşça kapanırken alnını omzuma dayamış, ellerini belime sarmıştı.
Benim aklımda ise sadece tek bir gerçek dolanıyordu.
Onun yanındayken hiç sarhoş olmadığım...
Biliyordum.
Seninle önceden tanışıyorduk Kim Taehyung. Gözlerindeki ışığın 'benden bir şeyler' barındırdığını biliyordum.
Sen bana, beni hatırlatıyorsun. Geçmişimi.
Keza ben, gözlerinde yansımamı görüyorum.
.
.
.
Niye bu kadar karısık bitti ben de bilmiom sonradan halletcez bu arada reflection en sevdigim tbh sarkısı


