İçeriğe geç

Mr.Husband |tk|

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Mr.Husband |tk|

Bölüm 11

11

Kapıyı tıklattım.

"Gir."

Sakin olmaya çalışarak derin bir nefes verdim ve sahtece gülümsedim. İçeriye girdiğimde karşımdaki artık her bir ayrıntısı -sabahtan beridir 30. çağırılışım olması nedeniyle- ezberlediğim adamı gördüğümde suratım gerilmişti.

"Dinliyorum Bay Kim."

Her zaman olduğu gibi ayaklarını masaya yerleştirdi ve koltuğunda geriye yaslanarak bedenimi süzdü. Kravatını biraz genişletti.

"Memnun kaldın mı?"

Kaşlarım havalanmıştı.

"Anlamadım, neyden?"

Aynı şekilde kaşlarını kaldırdı ve bakışları masasındaki bardağa giderken -dudaklarını büzerek- eline aldı. Bir eliyle siyah bardağın kulpunu tutarken, bir elinin işaret parmağını bardağın çevçevesinde gezindiriyordu. O durumdayken arsızca gülümseyerek gözlerime baktı.

Ne demeye çalıştığını anlıyordum.

"Minik hediyemden bahsediyorum, güzelim."

Sabahki...

Nedensizce konuyu değiştirme isteği dolmuştu içime. Bay Kim'in dolmasından(!) daha iyidir diye düşündüm.

"Ben kimsenin güzeli değilim, efendim."

Dudağını büzüp kafasını salladı.

"Evet, çünkü benim güzelimsin."

Ayaklanmıştı. Bana doğru biraz yaklaşırken kahvesinden biraz yudumladı.

"Sizli bizli konuşmayı ne zaman bırakacaksın?"

Biraz yaklaştım suratına.

"Böylesi daha iyi."

Bir yudum daha aldı. Suratını alaycı bir gülümseme kaplamıştı. En başta anlayamasam da yanıtı ile anlamıştım.

"Tabii, insanın böyle fantezileri olabilir..."

Kaşlarım havalandı. O sırada ağzındaki yudumu yutkunmuş, tam konuşacağım sırada bakışlarımı oynayan adem elmasına çekerek dediklerimi unutturmuştu.

Cidden, ne diyecektim ben?

Bakışlarım tekrardan gözlerini buldu. Alt dudağımı -kuruduğu için- dilimle ıslattım.

O an, istemsizce onun cazibesine kapılmıştım ve bunun getirisi olarak işler biraz... iş yerindeki Jeon Jeongguk'un klasiğinden çıkmıştı.

"Ne olmuş yani? Sizin yok mu böyle fantezileriniz...?"

Kaşları havalanırken suratını şaşırmış fakat gururlu bir gülümseme doldurdu. Dilini dudağının yanında azıcık gösterirken kafasını salladı.

Bana doğru bir adım daha yaklaştı ve aramızda sadece santimetreler bıraktı.

"Var..."

Sesi olabildiğince sessiz geliyordu. Ama o anın hazzı ile yüzüme vuran sıcak nefes, o sessizliği kulağıma doldurmayı başarmıştı. Kulağıma yaklaştı ve bir yandan da elini belime yerleştirdi.

"Sensin."

Dudağım yukarıya kıvrılmıştı.

Tam kahve bardağındaki gözüme çarpan son yudumluğa göz gezdirirken Bay Kim bardağı dudaklarının arasına yerleştirmişti.

"Ben de içmek istiyordum."

Duraksadı fakat hemen ardından ise bardağı biraz daha havalandırarak son yudumu ağzına doldurdu.

O anda bana doğru baktı ve belimdeki elini kaldırarak çenemin altına yerleştirdi. Suratımı kendisine göre ayarlarken aniden dudaklarımı birleştirdi.

Şaşkınlıkla kalakalırken dudaklarımı ayıran dil ile irkildim ve ağzıma dolan sıvı ile gözlerimi kocaman açmadan edemedim. İstemsizce yutkunmuştum.

Bay Kim benden ayrılırken, o saniye boğazımda hissettiğim sert tat ile yutkunduğum sıvının kahve olduğunu anlamıştım. Çenemdeki elini indirdi ve cebine yerleştirdi. Suratında o -alaycı ama bir yandan arsız ve gururlu- gülümseme vardı.

"Paylaşmayı seven bir insanım. Sonuçta hayatımızı paylaşacağız. Bir yudum kahveden zarar gelmez, değil mi?"

Suratım kıpkırmızı olmuşken yutkundum utançla. Boğazımı temizledim. Elim hemen arkamdaki kapının kulpunu kavrarken sinirle karşımdaki bedene isyan ettim.

"Pisliksin Kim Taehyung! Pislik!"

Dışarıya çıkıp, kendi çalışma odama doğru -şirket koridorunda- yürürken arkamdaki sesi hiç umursamadan hızlandım.

"Bir daha söyler misin, sevgilim?"

Duyduğumla arkamdaki adama doğru bağırdım. Haliyle -şirket çalışanları başta olmak üzere- bakışlar da üzerimize çekilmişti. Fakat bunu ikimiz de umursamıyor gibiydik.

"Ben kimsenin sevgilisi değilim lan! İt!"

Tekrardan arkama döndüm ve hızla yürümeye devam ettim. Bay Kim'in göz açısından yok olmama rağmen yüksek sesini duyabiliyordum.

"Evet, çünkü benim sevgilimsin Jeon Jeongguk!"

.

.

.

Bana da bi tane kth lazım

thanxx✌️💅🏻

Bölüm sonu

2 yorum